Jump to content
Sign in to follow this  
teoka

Allah'ın Kelimesi Olarak İsa Mesih

Recommended Posts

"Bütün Ben'im! Bütün, Ben'den çıktı ve Bütün Bana erişti.

Ağacı yarın; Ben oradayım; Taşı kaldırın; Ben'i orada bulursunuz...."

 

Thomas İncili

 

 

Kur'an'ın inzali ile başlayan ve mevcut insanlık çevriminin kapanışını müjdeleyen son nübüvvet tebliği bir çok yeni hüküm getirmekle beraber geçmişten gelen çeşitli hükümler hakkında da rehberlik etmiş ve bundan ötürü de ilk etapta Kur'ani ve ilhami açıklamalar yapan Hz.Muhammed ile Arap coğrafyası içerisinde, sonrasında ise entelektüel bir düzeyde ve daha evrensel bir planda çeşitli alim ve düşünürler vasıtasıyla mevcut Musevi ve İsevi şeriatları savunanlarla bilgi ve yorum münazaraları gerçekleşmiştir.

 

Şüphesiz ki bunların belki de en önemli ve devamı olanlarından birisi de İsa Mesih'in durumudur: Bir şekilde İsa Mesih mevzuu, içine Museviliği de dahil ederek üç İbrahimi dini aynı çerçeveye sokan çok yönlü bir konudur. Burada İsevi ve Muhammedi itikat Musevilikten ayrılarak Mesih'in İsa olduğunda birleşirlerken onun konumu ve öğretisi noktasında her iki inanç da ayrılır ve kendi itikadi yönelişlerine giderler.

 

İsa'nın ortaya koyduğu -İsa ile irsal olan- Yasa'nın -bugüne ulaşması yönünden- netliği doğal olarak hala daha tartışılmaktadır: Gerek Katolik Kilisesi'nin baskıcılığının dayattığı sert yaklaşımın -doğal olarak- dönem dönem yozlaştırılarak -ortodoksiden uzaklaştırarak- sağlam bir biçimde temellendirilememesi gerekse de bazı ekollerin (-irticai bir tarzla- İsrailiyata, Roma'nın Paganist kültürüne, Grek Felsefesi ile karışmış Eflatunculuğa, kısmen ulaşılabilen Hermesçiliğe ya da siyasal yönden çok güçlü bir dönem geçiren Muhammedi etki gibi) bir çok etkiye maruz kalması diğer inançlarda olduğu gibi İsevilikte de bir çok ayrılığa sebep olmuştur.

 

Mesih'in bakire Meryem'den doğmuş olmasının durumu, atası Davud vesilesiyle Kral soyundan oluşu ya da fakir bir marangoz oluşu, teslis inancını dillendirip dillendirmediği, çarmıha gerilip gerilmediği gibi konuların haricinde, hakikat açısından bir önem arz etmeyip Papalığın yanılmazlığı ve İncillerin doğruluğu konusunda şüpheler yaratması bakımından önem kazanan Kutsal Kase, Kutsal Kan ve Maria Magdalena ile evliliği gibi konular aslında tarih boyunca popülerliliğini hiç kaybetmemişse de özellikle Mesih'in kişiliği ve dünyeviliği son dönemde daha avami bir düzeyde pek tartışılır olmuştur.

 

Doğrusu biz bu tür spekülatif konularla çok da ilgili olmadığımızı itiraf edeceğiz; fakat inancımız olan tek Kadim Din'in bilgi yoluna dair yapılmış bir takım değerlendirmeleri İsa'nın şahsında "Allah'ın Kelimesi" [1] olması bakımından Kur'an ışığında yorumlamaya ve böylece sevgi yoluna ait en büyük yorum olan İseviliğin İsa tarafından ortaya konulmuş Yasa'sını görmeden reddetmek yerine aramak ve kendimizce bazı sahalara ulaşmak niyetindeyiz. Bu yönüyle maksadımızı Gelenek'in (Kadim Din) daha geniş bir perspektifte anlaşılması gayreti olarak sunabiliriz.[2]

 

Kur'an'da İsa'nın hüviyetine dair en önemli ifade kuşkusuz onun "Allah'ın bir kelimesi" olmasıdır ki onun "sevgili öğrencisi" Yuhanna da yazdığı İncil'in başına bu ifadeyi koyar.

 

Metodumuzun Kur'an ile temellendirilmesi bu durumda olumsuz olarak değerlendirilmemelidir; çünkü gerek Ahd-i Atik'in gerekse de Ahd-i Cedid'in muharref yönlerine dair ifadelerin sıklığı konusunda, tahriflerin mana olarak mı yoksa kelime düzeyinde mi olduğu konusunda ayrıca şüphelerimizin olduğunu ve mümkün mertebe elimizdeki kaynakları karşılaştırmalı inceleyeceğimizi belirtmeliyiz. Bunu yaparken merkezi olarak tasavvufi bakışı ele almak ve ayrıca mistik doktrinin araçlarından istifade etmek niyetindeyiz.

 

İsa Rasul Kur'an tarafından sık sık övülmüştür ve bu övgü onun beşeri vasıflarının yanı sıra ilahi temsiliyetine de dairdir: Onun için Kur'an vasıtasıyla Allah; Kelime (Bi'kelimet'in min Allahi), Ruh (Ruh'un minhu), Rasul (Rasulullahi), Vech (Veciyhen fid dünya ve'l ahireti), Ayet (ayete'n linnasi), Rahmet (rahmeten minna), Mukkarrebun (minel mukarrebiyn) gibi sıfatlar yakıştırmıştır.

 

Bununla birlikte Yuhanna İncili'nde ilk ayetler şöyledir:

 

"Başlangıçta Logos [3] vardı. Logos Tanrı'yla beraberdi ve Logos Tanrı'ydı. Başlangıçta O, Tanrı'yla birlikteydi. Her şey O'nun aracılığıyla varoldu, varolan hiçbir şey O'nsuz olmadı." [4]

 

"Logos" ifadesi Grekçe'den Batı dillerine genel olarak "the word / le verbe" (kelime, söz) biçiminde çevrilmiş olmakla beraber cümlenin yapısına göre "saying" (söz, özdeyiş), "account" (açıklama, hesap verme), speech (dil, konuşma), "thing" (şey, konu) gibi kelimelerle de karşılandığı olmuştur.

 

Burada da görüleceği üzre Hıristiyan araştırmacılar genel bir mana olarak Logos'u "söz" yahut "ifade" gibi bir anlamda anlamış ve değerlendirmişlerdir.[5]

 

Bununla birlikte Gnostikler açısından Logos ifadesi sıradan bir kelime olmayıp İsa'nın ilahi yönüne, risaletine (aynı zamanda Oğul oluşuna) işaret eden Mistik bir kavramdır. Mistik anlamda Logos, Kutsal Ruh'un hem kendisi (Yaratılmamış Logos) hem de ilk tezahürüdür (Yaratılmış Logos) ki her din için dinin irsal olduğu Rasul ile özdeştir.

 

Bu durumun izahını tasavvufi ıstılahla yapmaya çalışırsak; Logos ifadesini ehl-i tasavvuf için Hz.Muhammed'in durumu ile açıklamak mümkündür: Tasavvuf anlayışında Allah'ın ilk yaratmasının sembolü olan Nur ve Akıl kelimelerinin aydınlattığı / bildiği gerçeklik (taayyün-ü evvel) "Hakikat-i Muhammediyye" diye adlandırılır. Bu durum; "ben yaratıklar içinde insanların ilkiyim", "Allah'ın ilk yarattığı şey benim nûrumdur", "ben, Âdem henüz su ile balçık arasındayken rasul idim" gibi hadislerle teyit edilmiştir. Nitekim İsa Mesih de "Alfa ve Omega / Başlangıç ve Son benim" [6] ya da "Gerçekten İbrahim yaratılmadan önce ben vardım" der.

 

Ancak burada tıpkı Hıristiyan Mistisizmi gibi Tasavvufta da ince bir ayrım vardır; Mistikler için bu durum Logos'un yaratılmış ve yaratılmamış durumlarıyla açıklanırken, sufilerce tüm varoluşun özü, aslı ve kozmik çekirdek olarak Muhammedi Hakikat ve rasul olarak gelen tarihi Muhammedi kişilik yine bir yönüyle ayrılmış ama nihayetinde bir ve aynı görülmüştür. [7] Bu durum Varlık düzeyinde ve Varoluş düzeyinde ki farklılıktan ya da bize mahsus ifade ile "konumlanış"tan ötürü böyledir.

 

Logos, Aşkın Hakikat olan Allah'ın irfani anlamda ilk taayyünüdür ki bu onun "kelime" olmasını açıklar. Nitekim "kün-ol" emri [8] doğal olarak en yüce tezahür olan Varlık'ın (Vücud) açığa çıkış iradesidir; zamansız ve (ebedi-ezeli) sonsuz olarak. Bu noktada çember sembolizminden faydalanarak söylersek "ilk olan son olandır" prensibi kendini gösterir. Hz.Muhammed'in ve Hz.İsa'nın kendilerini Adem'den önce yaratılmış ve hatta "İlk" yaratılmış olarak ifade etmeleri bu sebepledir: "Biz ilkleriz ve sonlarız."

 

Nitekim iki perspektife göre her ikisi de "Son"dur: Hz.Muhammed "Hatem'ül Enbiya" olarak son nebi iken, Hz.İsa kıyametten önceki Mesih vasfıyla sondur. Bununla birlikte Mesih olarak İsa, Muhammedi nübüvvet ile kemale eren Kadim Din'e olan ezeli intisabını Ümmet-i Muhammed'e katılarak da yenilemektedir; bu sembolik olarak onun ikinci doğuşunun farklı bir ifadesidir.

 

"Kün" emri ile tüm mevcudat bilkuvve olarak yaratılmıştır: bu yaratımın bilkuvve olmasının anlamı; etkin bir oluşturmadan ziyade İlke düzeyinde, arketipsel bir bilinme, yansıma oluşudur. Ki bu metafiziksel olarak "bilmek" ile özdeş bir yaratım olması bakımından tamamen tevhididir. Sözkonusu metafizik bilgi (marifet), Kur'ani terminolojide "kelime-kelam" olarak adlandırılmıştır ki bu nedenle sonsuz bir açılımı içinde barındırır [9], çünkü Allah'ın ilmi için ihata ve hudut hiçbir planda sözkonusu değildir.

 

Allah'ın ilk yaratımı olarak bilmesi (İlmullah) meselesinde ortaya çıkan biliş vasfı (İlim Sıfatı) Akl (İntelect / Müdrike) ile somutlaşır ki Yaratılmamış Logos'tan kasıt bu İlahi Akıl'dır. Allah'ın Zati ve sıfati isimlerini Tevhid sözkonusu iken ayırmak mümkün olamayacağından Ahadiyyet (Varlık öncesi Varlık -yokluğun ve varlığın mevcut olmadığı Hiçlik) düzeyinde O'nun Akıl ile bilmesi O'ndan ayrılmış, zuhur etmiş bir vasıf olarak görülemez, bu sebeple Akıl ve -tabii Logos- yaratılmıştır denilemez fakat Vahidiyyet (Vücud) düzeyinde O'nu sıfatları ile tanımak mümkün olduğu için İlke-Zuhur bağlamında Logos yaratılmıştır diyebiliriz. [10] Bu bağlamda ilk yaratmanın temsilleri olan Akıl, Kalem, Nur ifadelerinin tamamı Logos'a işaret eder.

 

Bununla birlikte hangi gelenekte olursa olsun Aşkın Hakikate ulaşmanın yolu Logos ile gerçekleştirilecek bir özdeşleşmedir. Nitekim Logos köprüdür. -Öyleki Papa hala daha bu köprüyü temsil eden bir vekildir.- Nasıl ki İslam'da "Beni gören Hakk'ı görmüştür" diyen Rasule iman "Muhammed'ür Rasulullah" olgusu ile şehadet etmeyi gerektiriyorsa; İsevi öğretide de "Benim vasıtam olmaksızın Baba'ma ulaşamazsınız" diyen İsa'ya -Yaratılmamış ve Yaratılmış yönleriyle; -Rab ve Oğul'a- iman, kurtuluş için gereklidir.

 

Yine belli bir yola intisab eden salikler için tasavvufi tekamülde dile getirilen "fenafir'rasul" noktası Hıristiyan simyacılığındaki Felsefe Taşı (Lapis Philosophorum) ile İsa'yı özdeşleştirme yönünden aynı tabiata ait metotlardır. [11]

 

Bu özdeşleşmenin yolu her iki gelenekte de çeşitli ritüellerin uygulanmasıyla içkin boyutta mevcut Yüce Benliğin -Mikrokozmik Akıl- hatırlanması ve anılmasıdır ki bu Muhammedi uygulamada "Sünnet-i Muhammed'in ihyası" ile Hıristiyanlıkta ise "Mesih'in taklidi" (Paskalya Yortusu ya da Ekmek Şarap Ayini) ile mümkündür; daha deruni ve yukarı düzeyde ise "Salavat-ı Şerif" [12] ve "Mesih Duası"dır.

 

Bu durumun netliği her iki gelenek içerisinde zahiri perspektifin yetersiz donanımlarından kaynaklanan birbirini yadsımayı ya da inkarı açıkça imkansız kılmaktadır: gerek İslam Geleneği içerisinde, sahih bir durum arz etmesine rağmen [13] Mistik Geleneği reddedişlerin olması gerekse de Hıristiyan perspektifi açısından Muhammedi Şeriatın, Hıristiyanlığın güney reformu biçiminde değerlendirilmesi aynı hatanın karşılıklı gelişimini yansıtmaktadır.

 

Bununla birlikte biz Renksiz Nur'a doğru olan yönelişimiz gereği Kur'ani bir emre tabi olarak Allah'ın rasullerini birbirinden ayırdetmeyiz. [14] Şöyle ki her bir rasulü, Yüce Yaradan'ın insana olan merhametinin kaynağı durumundaki rahmeti olarak görür ve değerlendiririz. Bu durum son vahyin ifadesi ile Hz.Muhammed için "alemlere rahmet" olgusunda gizliyken Hz.İsa için "insanlara rahmet" olgusunda gizlidir. Makro ve mikrokozmik planda insanın alemle özdeş oluşu zahiri ve göreceli olan bu ayrımı ortadan kaldırmakta ve Bir Olan'da birleştirmektedir. Şüphesiz ki bu da O'nun hikmeti ve sevgisi olarak Rahmeti'dir. Çünkü Allah'a giden yollar; nefisler adedincedir.

 

İnna lillahi ve inna ileyhi raci'ün.

 

 

 

Ekim'2007

 

Dipnotlar:

 

[1]: Kur'an 4:171

 

[2]: Bununla birlikte hemen şunu da belirtelim ki yazılarımızda kullanmakta olduğumuz din kavramı (ed'din) Gelenek'in (Ezeli Hikmet) ifadesinden başka bir şey olmadığı gibi Kur'an'da "dosdoğru din, İbrahim'in dini, teslimiyet, Haniflik" ifadeleri ile aynı anlamda olmakla birlikte İslam ya da İslamiyet kavramlarıyla da aynıdır fakat bugün genel tarafından anlaşılan şer'i / hukuki manasıyla İslam'a biz kendimizce Muhammedilik demeyi daha meşru bulmaktayız.

 

[3]: Grekçe bir kelime olan Logos'un çeşitli spekülasyonlara sebep olan genel çevirisini almak istemedik, bunun yerine Hıristiyan Mistisizminde çok önemli bir kavram olan Logos'u olduğu gibi bıraktık.

 

[4]: Yuhanna 1-3

 

[5]: Bu konunun analizi http://www.kutsalkitaplar.net sitesinde "Logos" başlıklı makaleden iktibas edilmiştir. İngilizce inciller için bknz: The New American Standard Bible, The New King James Version, The Revised Standard Version, International Standard Version.

 

[6]: Vahiyler Yuhanna: 1:8, 21:16, 22:13

 

[7]: "Göreceli Mutlak olarak Logos" hakkında bknz: Seyyid Hüseyin Nasr, "Bilgi ve Kutsal" İz Yayıncılık, İstanbul, 2001. s:308-318

 

[8]: Kur'an 36:82

 

[9]: Kur'an 31:27 (Eğer arzda ağaç olarak bulunan şeyler kalem olsa ve deniz de -mürekkep olsa-, ondan sonra yedi deniz de ona yardım etse; Allah'ın kelimeleri tükenmez.)

 

Ayrıca kadim sembolizm gereği yazma irade ve işlevini temsil eden kalem ile Allah'ın yaratması temsil edilir ve bu nedenle Arapça'da ilk harf olan Elif eril bir biçimde -Schuon'dan larsak erkek cinsel organı ile de alakalı olarak- O'nu sembolize eder, bununla birlikte yazılan yani yaratımın manası olan Kelam veya Söz, Logos'u, Rasul'ü temsil eder ve son olarak yazma muhiti olarak hokka, mürekkep ya da Levha (İslam'da Levh-i Mahfuz, Hıristiyanlıkta ise Meryem'in Dokunulmamış Saf Bekareti) kozmosu dişil bir biçimde temsil eder. Bu durum kozmosun dişilliğini, analığını da açıklar.

 

[10]: Beş İlahi Mertebe (el hazerat'ül ilahiyye el-hamse) için bkz: İbn Arabi; Fütuhat'ül Mekkiyye, Frithjof Schuon; "İslam'ın Metafizik Boyutları" İz Yay. İstanbul 1996.

 

[11]: Başka bir makalemizden larsak: "Felsefe Taşı her şeyin başı ve sonudur ve bazı metinlerde -günümüz kimyasında geçen Azot ile alakası bulunmayan- AZOT ismi ile de anılmaktadır. AZOT; kadim dillerdeki ilk harf olan A ile başlayan ve Latin, Grek ve İbrani alfabelerinin son harfleri Z, O, T ile biten özel ve gizlenmiş bir isimdir. Böylece Yüce Sanat (Ars Manga; yani inisiyasyon) Uluhiyeti temsil eden ezelden (Elif, Alfa) gelmekte ve fizik / atomaltı tezahürü temsil eden sonsuza (Omega) gitmektedir. Doğal olarak Felsefe Taşı, kuvve halinde mevcut olan töze kavuşturan yüksek bilinç yani irfandır." Bir Kutsal İlim Olarak Simya; Es'Semavi.

 

[12]: Kur'an 33:56, ayrıca söz konusu özdeşleşme ile ilgili notlar William Stoddart'ın "Mistisizm" başlıklı makalesinden iktibas edilmiştir.

 

[13]: İslam dışında da Gelenekselci bakış açısından Julius Evola gibi istisnalar hariç tüm düşünürler için bu böyledir.

 

[14]: Kur'an 2:285

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...