Jump to content
Sign in to follow this  
Guest Suzie

İncil'de ve İsa'nın Yaşamında Oruç

Recommended Posts

Guest Suzie

Kutsal Kitap'ta bildirildiği şekliyle oruç tutmanın en büyük amacı kendini alçaltmaktır. Oruç tutmak kendimizi alçaltmanın Kutsal Kitap'ta gösterilen yoludur. Kutsal Kitap boyunca Tanrı, halkından kendilerini alçaltmalarını istemiştir. Tanrı, bizlere kendimizi alçaltmanın basit ve pratik biçimin oruç tutmak olduğunu göstermiştir.

 

Oruç tutmak, İsa'nın ve İncil'deki İnanlılar topluluğunun ve hizmetinin bir parçası olmuştu. İlk olarak İncil'de belirtildiği gibi Rabbimiz Kendisi oruç tutmuştu.

 

'Kutsal Ruh'la dolu olarak Şeria nehrinden dönen İsa, Ruh'un yönlendirmesiyle çölde dolaştırılarak kırk gün süreyle İblis tarafından denendi. O günlerde hiçbir şey yemedi. Dolayısıyla bu sürenin sonunda acıkmıştı' (Luka 4:1-2).

 

Daha önceden de açıkladığım gibi, bu sözler İsa'nın yemek yemediğini ama büyük bir olasılıkla su içtiğini göstermektedir. İsa halka dönük hizmetine başlamadan önce, iki kritik deneyimden geçti. Bunlardan ilki Ruh üzerine gelip de Kutsal Ruh'un doğaüstü gücünün misyonu için kendisine verildiği zamandı. Ama İsa hemen gidip misyonuna başlamadı.

 

İkinci deneyim, çölde kırk gün oruç tutmaktı. Yemekten uzak durdu ve ilgisini ruhsal şeyler üzerinde yoğunlaştırdı. Belli ki bu süre içinde Şeytan'la direkt, yüzyüze bir savaş içindeydi. Bu oruç aracılığıyla Şeytan'a karşı zafer kazandı. Bu örnek, eğer Şeytan'a karşı zafer kazanacaksak oruç tutmanın hayatlarımız için çok önemli olabileceğini göstermektedir. Eğer İsa'nın zafer kazanmak için oruç tutması gerektiyse bizler de aynı şeyi yaparak zafere ulaşabiliriz.

 

İsa Mesih'in her oruç tutuşundan sonra neler oldu? İncil'de Luka 4:14'te şöyle der:

 

'İsa, Ruh'un gücüyle donanmış olarak Celile'ye döndü. Kendisiyle ilgili haber bütün bölgeye yayıldı'.

 

İsa çöle gittiğinde İncil 'Kutsal Ruh'la dolu olduğunu' ama kırk gün oruç tuttuktan sonra çölden döndüğünde, 'Kutsal Ruh'un gücüyle donanmış olarak' döndüğünü söyler. Yani, Kutsal Ruh'la dolu olmakla, Kutsal Ruh'un gücüyle donanmış olmak farklı şeylerdir.Vaftizinden sonra Kutsal Ruh oradaydı. Ama Kutsal Ruh'un hayatına ve hizmetine hiç engellenmeden akmasına neden olan şey oruç tutuşuydu. Bu bizler için verilen bir örnektir.

 

İsa'nın kendisi daha sonra İncil Yuhanna 14:12'de şöyle der:

 

'Size doğrusunu söyleyeyim, benim yaptığım işleri bana iman edenin kendisi de yapacak; hatta daha büyüklerini de yapacaktır. Çünkü ben Baba'ya gidiyorum'.

 

İsa Mesih öğrencilerine de oruç tutmaları gerektiğini öğretti. Dağdaki vaazında öğrencilerine:

 

"Siz oruç tuttuğunuz zaman, başınıza yağ sürüp yüzünüzü yıkayın. Öyle ki, insanlara değil, gizlide olan Babanıza oruçlu görünesiniz. Gizlilik içinde yapılan gören Babanız sizi ödüllendirecektir' dedi (İncil Matta 6:17-18).

 

İsa, doğru şekilde ve doğru amaçlarla oruç tutanları ödüllendireceğini vaad eder.

 

İLK İNANLILAR TOPLULUĞUNDA ORUÇ TUTMA

 

Oruç tutmak sadece İsa tarafından yapılan bir şey olmakla kalmamış ilk inanlılar tarafından da yerine getirilmişti. İncil Elçilerin İşleri 13:1-3'te okuyoruz:

 

'Antakya'daki inanlılar topluluğu içinde bazı peygamberler ve öğreticiler vardı: Barnaba, Niger denilen Şimon, Kireneli Lukyus, bölge kralı Hirodes'le birlikte büyümüş olan Menahem ve Saul (burada beş kişinin adı verilmektedir). Bunlar oruç tutup Rab'be tapınırlarken Kutsal Ruh kendilerine şöyle dedi: 'Barnaba'yla Saul'u, kendilerini çağırmış olduğum görev için bana ayırın'. Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnaba'yla Saul'un üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.

 

Kutsal Ruh'un buyruğuyla yola çıkan Barnaba'yla Saul, Selefkiye'ye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrıs'a geçtiler' (Elçilerin İşleri 13:1-4).

 

İnanlılar topluluğu önderleri Rab'be hizmet ediyor ve birlikte oruç tutuyorlardı. Oruç tutarlarken aralarında iki kişinin özel bir misyon için yollanması için Kutsal Ruh'tan bir vahiy aldılar. Bu vahyi alınca onları hemen yollamadılar. Hemen yollamak yerine 'yeniden oruç tutup dua ettiler ve ellerini onların üzerine koydular...' Sonra İncil bu iki adamın 'Kutsal Ruh tarafından yollandığını' söyler.

 

Burada yine, oruç tutmanın bizleri doğal olandan doğaüstü olana transfer ettiğini görüyoruz. İnanlılar topluluğu önderleri dua ve oruç tutma aracılığıyla doğal alandan çıktıklarında, doğaüstü bir esin ve doğaüstü bir otorite aldılar. Kutsal Ruh'un Kendisi onların yaptıklarının sorumluluğunu kabul etti. Bu, onların hep birlikte oruç tutmasıyla gerçekleşmişti.

 

'Pavlus ile Barnaba her toplulukta inanlılar için ihtiyarlar seçtiler. Dua ve oruçla onları, inanmış oldukları Rab'be emanet ettiler' (Elçilerin İşleri 14:23).

 

'İlk inanlılar topluluğunda müjdeyi yayan iki ana olaydan birincisi, öğrencilerin gönderilmesi, ikincisi ise yeni inanlıları ruhsal olarak yetiştirecek ve geliştirecek olan önderlerin (ihtiyarların) atanmasıydı. İlk inanlılar topluluğunun bu şeyleri ilk önce oruç tutup Tanrı'nın doğaüstü bir şekilde kendilerine yol göstermesini istemeden yapmamaları çok anlamlıdır.

 

Son olarak Pavlus'un bu olaydaki iki adamından biri olduğunu hatırlayarak onun hayatı ve misyonu hakkındaki tanıklığını okuyoruz. İncil 2.Korintliler 6:4-6'da Pavlus:

 

'Ama Tanrı'nın hizmetkarları olarak olağanüstü dayanmada, sıkıntı, güçlük ve darlıklarda, dayak, hapis, karışıklık, emek, uykusuzluk, ve açlıkta (oruç), pak yaşayışta, bilgi, sabır, iyilik, Kutsal ruh ve içten sevgide kendimizi örnek gösteriyoruz' der (İncil 2.Korintliler 6:4:6).

 

Uyumamak ve oruç tutmak birbirleriyle uyuşan şeylerdir. Pak yaşayış, bilgi, sabır, iyilik, Kutsal Ruh ve içten sevgiyle yan yana koyulmuşlardır. Bir başka deyişle, Rab İsa Mesih'in gerçek bir hizmetkarının donanımının bir parçası olarak sunulmuşlardır.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Hıristiyanlıkta iki çeşit oruç bulunur. Okaristi orucu yani şükran orucu ve ekleziyastik oruç yani kilise orucu. Bu iki çeşit orucu Katolik'ler tutar, Protestanlar tutmaz. Hıristiyanlık, çarşamba, cuma ve cumartesi günleri ile bazı yortuların arefe günlerinde oruç tutmayı teşvik eder. Hıristiyan inancına göre, Hz. İsa, çarşamba günü ele verilmiş, cuma günü çarmıha gerilmiş ve cumartesi günü de gömülmüştür.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...