Jump to content
Misafir

Diyet, Spor, Sağlık, Beslenme

Önerilen İletiler

belka

Sizi olduğunuzdan daha geniş gösteren giyim hatalarını bilirseniz, hem daha şık olabilir hem de daha ince görünebilirsiniz.

 

Zayıf ya da şişman, her koşulda zarif ve narin gösterecek şekilde giyinmenin inceliklerine ne kadar dikkat ediyoruz?

 

Giydiğimiz kıyafetleri iyi taşıyabilmek ve çevremizden iltifat almak, her zaman biz kadınların arzusu olmuştur. İnce yapılı veya kilolu olmamız fark etmez, hepimiz daima şık olmak ve beğenilmek isteriz.

 

 

BUNLARI GİYMEYİN!

Öncelikle mutlaka kaçınmanız gereken şeylere göz atalım. Mesela sert görünümlü, dik duran ve dökümlü olmayan kumaşlardan, aşırı dar ve vücuda oturan üstlerden, mini eteklerden, çok geniş ve bedene hakim olan yakalardan, çok büzgülü bluzlardan, iri desenler ve enine geniş çizgilerden kesinlikle uzak durulmalı.

 

Türk kadınlarında çok yaygın bir vücut şekline, yani ince üste ve geniş kalçaya sahip olan kadınlar, özellikle dar bodylerden kaçınmalı. Dar bodyler, kalça ve beden arasındaki farkın daha çok görünmesine neden olur. Pantolonda ise aşırı dar ve aşırı bol modeller ve belirgin kesimler giymemelidir. Dar modeller tüm hatları ortaya çıkarırken, bol modeller ise kişiyi olduğundan iri gösterir. Beyaz gibi çok açık renkler de tek başına tercih edilmemelidir.

 

BUNLARI GİYİN!

Mutlaka giyilmesi gerekenler listesinde ise bluz, elbise ve eteklerde dökümlü ve ince, pantolonda ise likralı kumaşlar başı çekiyor. Çok belirgin olmayan floral desenler ve Uzakdoğu desenleri, göğüs dekoltesini daha dar, bedeni daha uzun gösteren degaje ve “V” yakalar, hem hoş hem de modern görünüm veren asimetrik kesimler, ince ve dikey çizgili kıyafetler, koyu renkler ve çok açık renkler dışındaki tüm ara tonlar, pantolonlarda sıklıkla kalçadan belli bir darlıkta inen ve çok geniş paçaları olmayan kuplar, sağlık ve rahatlık açısından doğal kumaşlar, kotonlar ve ketenler, elbiselerde boydan kup ve diz altı modeller var.

 

Giyilecek bluzun boyu, baseni kapatırsa eteğin modeli belirginleşir ve genel görünüm daha hoş olur. Cekette ise her boyu tercih edebilirsiniz, fakat ceketle birlikte kullanacağınız eteğin boyu veya pantolonun kesimi önem taşır. Uzun bir ceket diz altı bir etekle, kısa ceket ise, düz kesim bir pantolon veya dizden yırtmaçlı asimetrik eteklerle güzel kombinasyonlar oluşturur. Bluz, ceket gibi üst grupta açık renkleri, alt gruplarda ise koyu tonları kullanarak hoş bir ikili yaratabilirsiniz. Daha uzun görünümlü bacaklar için de, diz altında etekler giymelisiniz. Uzun etek bacak boyunuzu daha uzun, bedeni ise daha kısa göstererek estetik bir orantı sağlar.

 

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş
belka

Daily Mirror Gazetesi, en iyi zayıflatan 10 yiyeceği belirledi. En iyi zayıflatan yiyecekler ve vücutta yaptıkları etkiler şöyle:

 

Esmer pirinç : B Vitamini deposu olması sayesinde proteinleri, yağları parçalıyor, hazmı kolaylaştırıyor.

 

Greyfurt : Metabolizmayı hızlandırıyor, vücut direncini artırıyor.

 

Kırmızı üzüm : Dolaşım sistemini temizliyor. İçerdiği lif, vitamin ve mineraller sayesine kolesterolün düşmesine yardımcı oluyor.

 

Salatalık : Lif zengini olması sayesinde tokluk hissi veriyor. Ayrıca sağlıklı bir su deposu.

 

Nar : Hormonları dengeliyor. Bu sayede kiloyu kontrol etmek daha kolaylaşıyor. Ayrıca güçlü bir antioksidan...

 

Azuki fasulyesi (Küçük kırmızı fasulye) : Fasulyeler arasında en az yağ oranına sahip... Vücutta daha fazla suyu tutuyor.

 

Brokoli : Lif ve C vitamini deposu... Ayrıca kilo vermeye yarayan kalsiyum içeriyor. Karaciğere iyi geliyor. Hazma yardımcı oluyor.

 

Elma : Hafif tatlı, bağırsakları harekete geçiriyor.

 

Kiraz : Yumuşak bir müshil etkisi yapıyor ve kilo kaybına neden oluyor.

 

Yulaf : Tokluk ve şişkinlik hissi veriyor. Bir kase lapası vücutta üç kase su tutmayı sağlıyor.

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş
-mona-

bu modellerin şişmanlatanı var mı arkadaşım,varsa rica edebilirmiyim?

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş
BuzzKalpli

bu benlik olmuş sağol belka :D

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş
belka

--------------------------------------------------------------------------------

 

Bazı besinlerle kilo vermek gerçekten zordur. Bu besinler yeniden yeme isteği oluşturur (“bir daha yiyeyim!”), kan şekerinizle savaşır ve sonuçta galip geldiğinde beliniz kalınlaşır. Fakat bazı besinler bunun tam tersi tepki verirler. Mutlaka brokoliyi ve yaban mersinini duymuşsunuzdur, bunlar sizin bedeninizi dengede tutar. Bu yiyeceklerinizi günlük diyetinizin bir parçası haline getirin ve kilolarınız kayboluşunu izleyin.

 

Greyfurt: Hiç greyfurt diyetini denediniz mi? Uzun araştırmalar sonucunda greyfurt kilo savaşçısı olarak ün kazandı. Son zamanlarda Kaliforniya Scripps Kliniği'ndeki bilim adamları greyfurdun etkileri üzerinde yaptıkları çalışmalarında yemekten önce yenilen yarım greyfurtun, kilo vermeye yardımcı olduğunu buldu. Buna göre greyfurt kapsülleri, greyfurt suları içmek ve greyfurt yemek kilo vermede çok etkili. Bu 3 şık arasında en iyi etkiyi gerçek greyfurt sağlıyor. Bunlara ek olarak greyfurt içerisinde kanserle savaşan liminoids ve lycopene içerir. Kırmızı greyfurt da insan vücudundaki kolesterol oranını düşürmeye yardımcı olur. Bir greyfurdun yarısı sadece 39 kaloridir.

 

 

Sardalya: Sardalya bu zamana kadar ki en sağlıklı besindir ve kilo vermek için çok iyi bir ortaktır. Her şeyden önce Sardalya protein yüklü bir besindir ve kan şekerini dengeleme özelliğine sahiptir. Tam ve yenilenmiş bir metabolizmaya sahip olmanızı sağlar. İkinci büyük deposu omega 3’ tür. Sadece kardiyovaküler bölgeyi güçlendirmekle kalmaz moral ve motivasyonunuzu yükseltmenizi sağlar. (İyi hissetiğiniz için abur cuburdan uzak durmaya başlarsınız.) Sardalya besin zincirinde türüne az rastlanacak derece zarar verici özelliği en az olan bir besindir.

 

Balkabağı: En iyi kilo verdirebilecek besinler arasındadır. Uzun süre konserve halinde saklanılmış balkabağında yüksek olanda lif vardır ve buna karşılık 40 kalori kadar düşük bir kalori oranına sahiptir. Uzun araştırmalar sonucunda elde edilen bilgilere göre, lifler insan sağlığı için çok önemlidir ve kilo düzenlenmesinde de büyük yararları bulunur. Balkabağı dünyada yetiştirilmesi en kolay sebzelerdendir. Tatlandırıcılarla tatlandırıp, bir tutam tarçın, badem ve hindistan cevizi ekleyerek kan sekerinizi düşürebilirsiniz.

 

 

Sığır eti: Et çok iyi bir diyet besinidir çünkü içinde antibiyotik, steroid ve hormon içermez. Eğer etten kendimizi sakınırsak kötü sonuçlarla karşılaşabiliriz. Yüksek protein diyetleri çeşitli sebeplerden dolayı kilo kaybına neden olur. İçerdiği protein metabolizmayı uyarır, daha uzun süre tok hissettirir ve iştahınızı azaltır. Ayrıca, sığır eti yüksek miktarda omega 3 içerir bu da size sağlıklı bir hayat kazandırır.

 

 

Yeşil çay: Besin değeri taşımayan bitki kilo vermenizi hızlandırır ve incelmemizde bize çok yardımcı olur. Yüksek oranda antioksidan içerir, kalp sağlığımızı destekler, sindirime yardımcı olarak kan şekerini ve vücut sıcaklığını ayarlar. Metabolizmayı hızlandırı, yağ oksidasyonunu artırır. Bu şekilde kilo vermemizde bize yardımcı olur. Bazı araştırmalara göre günde 5 fincan yeşil çay kilo vermek için sihirli bir dokunuş, rahatlamak için iyi bir yoldur

 

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş

Düşüncelerimi kontrol edebiliyor olduğumu bilmek hayatımın dönüm noktalarından ilkiydi. Kontrol edebildiğim düşüncelerimle hayatımda istediğim şeyleri sırayla elde etmek de sonrakiler.

Hayatımda istediğim şeylere istediğim gibi bir bedenin dahil olması formda olma halimin sekteye uğradığı son birkaç aylık dönemde, yıllar önce aldığım ve okuyup uygulamakla birlikte rafa kaldırdığım bir kitabı hatırlamamla oldu: Düşüncenin İyileştirici Gücü, Dr. Gerald EPSTEIN* Başlamadan önce bu kitaptaki yöntemlerin işe yaradığını daha önce deneyerek gördüğüm için rahatlıkla ifade edebilirim. O dönem herhangi bir hormon/beslenme bozukluğu ya da başka bilinen bir neden olmamasına rağmen normalde sivilce çıkmayan bölgelerde çıkan ve kozmetiklerin hiçbir çeşidinin çare olamadığı çıbanımsı sivilcelerle uğraşıyordum. Kalıcı çözüm bahsettiğim kitaptaki mısır yöntemiyle şifa oldu.

 

Kitap, düşüncenin önemi –bana göre her şey olduğu- ile başlıyor ve zihin beden birlikteliği çerçevesinde imgelemenin yeri ile devam ediyor. Duygusal ve fiziksel birçok rahatsızlık konusunda yeni bir deneyim önerdiği imgeleme egzersizlerini anlattığı bölümlerde konusu geçen rahatsızlığa sahip danışanlarının öykülerine yer vermiş. Batı tıbbının çare olamadığı kanser türlerinden imgeleme yoluyla iyileşenler gibi çarpıcı örnekler bu yöntemle ilk kez tanışanları bile rahatlıkla ikna ediyor. Nedenlerin sonuçları yarattığı dünyada nasıl olup da bunun mümkün olabileceğini merak eden daha kuşkucu insanlar için psikolojik dünyamızın fiziksel dünyanın görünmeyen düzlemlerde başlıca etkileyicisi olduğunu anlatıyor. Kitaplarını okuduğum bir bilge olan Osho da beden zihin dengesi hakkındaki kitabına ‘beden gözle görünen ruhtur, ruh gözle görünmeyen bedendir’ diyerek başlıyor.

 

Semptomları değil rahatsızlığın ortaya çıkış nedenlerini ortadan kaldırmaya yönelik bu yöntem şimdiye kadar bize öğreten düşünceleri alt üst etmeyi göze alanlar için değişik deneyimler vaat ediyor. Tedavi uygulanacak rahatsızlıklara geçmeden önce imgelemeyi ‘bir şey beklemeden’ yapılmasının etkili olacağını okuduğumda şaşırdım. Bir amaçla yapıyoruz bu işi, nasıl bir şey beklemeyeceğiz diye düşündüm. Deneysel kişiliğim ağır basıp, sadece denemeye karar vermesem ne daha önce ne de şimdi sonuç almam mümkün olmazdı. Egzersizler gözünün önüne bir durum getirmekten ibaret ve bunu maksimum 2-3 dakika yapmanın yeterli olduğu yazıyor. Halbuki bize bir amacın varsa ona odaklanman, onu hayatının her alanına dahil edip onu yaşaman öğretildi. Ne kadar çok çalışırsak o kadar başarılı olmuyor muyduk?! Kitaba göre ‘az çokmuş’ Egzersizin başarısı önerilen imgelemeyi yapmaktan ibaretmiş, birkaç dakikalığına gözünün önüne getirmek. Kolaycı zihniyete karşı da uyarısı var. Bu kadar basit olması değerini düşünmesin, buna niyet edin, bu niyetiniz doğrultusunda hareket edin, sakinleşin, arının ve değişim gelsin önerilerine ek olarak 2 dakikalık imgeleme egzersizinizi trafikte yeşilin yanmasını beklerken değil, sakin bir ortamda, dik pozisyonda oturup bilinçli nefes verip alırken gözlerinizi kapatıp tam bir yoğunlaşma içindeyken yapın diyor. Gün içinde imgeleme yapmak için en uygun zamanların güne başlarken uyandığınızda ilk iş olarak, gün batarken ve gece uyumadan önce olduğu yazılıyor. Günde üç kere yapılması öneriler birçok egzersiz için gayet uygun…

 

Uygulamaya yönelik bölümleri okuduktan sonra ne kadar çok başlık olduğunu görüp, benim gibi şunu da iyileştireyim, bunun da çaresine bakayım diyen hevesliler için birden fazla tedavinin önerilen programa uymak kaydıyla aynı dönemde yapılabileceğini belirtiyor. Kitabın en sonunda imgeleme tedavisinin genel sonucu olarak kişinin kendi imgelerini oluşturabileceğinden ancak bunu yaparken dikkat edilmesi gereken konulardan bahsediyor. Hayatta karşılaştığımız negatif etkilerin bile çok güçlü pozitif sonuçları olabileceğini belirtiyor. Fiziksel ve duygusal bir rahatsızlığı olmasa bile genel iyilik seviyesini arttırmak, mevcut sağlık durumunu ölçmek ve iyileştirmeye yönelik egzersizler bu kitabın sadece hasta olduğumuzda başvuracağımız bir kaynaktan çok daha fazlası olduğunu gösteriyor.

 

Şimdi gelelim imgeleme yoluyla nasıl fazla kiloları vereceğimize. Kilo verme, selüloitleri giderme, kas yapma ve genel olarak sağlıklı olma konusunda ben de sonuç almak için fiziksel nedenler yaratmaktan yanaydım. Nasıl olmayayım?! Bize her gün güzel ve formda olmamız dikte edilmiyor mu? Bunların özünde sağlıklı olmanın yattığını yoga uygulamaları sayesinde anlamıştım ve bunun için kendimi şanslı ve ‘bilinçli’ sayıyordum. Zihnimizin fiziğimizi etkileyebileceği düşüncesine aşinaydım. Ancak bakışım bunun zihnimizin ihtiyacımız kadarını yemeye, normalde yayılıp kalacakken bedeni hareket etmeye yönlendirmek şeklinde algılayacak açıdaydı. Dolayısıyla ilerleyen teknoloji ve gelişen formda olma endüstrisinin bir tüketicisi olarak, ‘sağlıklı ve formda olmak’ için metabolizmamın günlük enerji ihtiyacını belirlemek, bu enerjiyi sağlıklı besinlerle karşılamak, vücudumu istediğim forma yaklaştıracak egzersizler yapmak, zihnimi kullanacaksam bunları irademi zorlayarak değil, bunlardan hoşlanmamı ve isteyerek yapmamı sağlayarak kullanmak şeklindeydi. Bunların sonucunu alıyordum almasına ancak kendimle yürüttüğüm bir savaşı sürdürmek, düzenimi korumak adına sosyal yaşamımdan ödün vermek ve sonuçta bedenimi beğenecek takdir edecek yerde neden mükemmel değilsin diye kendime düşmanlaşmak pahasına! Toplamda bir adım ileri bir adım geri şeklinde değişen sonuçları değerlendirip daha etkili ve daha yeni ürünleri sırayla denemek neredeyse ikinci işim olmuştu. Tek kelimeyle moral bozucu.

 

Bu kitap şişmanlık başlığı altında iki egzersiz öneriyor: Kendinize Ayna Tutmak ve Bedeni Tekrar Yapılandırmak. Bunları başka kilo verme yöntemleriyle –şimdiye kadar bildiklerimizi kastediyor- birlikte ya da onlar işe yaramadığında kullanabiliyoruz. Kilo vermenin yanında şişmanlığın duygusal nedenlerini ortaya çıkmasına şaşmamalıyız.

 

 

Kendinize Ayna Tutmak kilo vermek istediğimiz her an 1-2 dakikalığına uygulayabileceğimiz basit bir imgeleme egzersizi. Bunun için kendimizi bir aynanın önünde imgeliyoruz. Aynada gördüğümüz, olmasını istediğimiz gibi görünüyor, daha ince vs. Sonra aynanın içine girdiğimizi ve oradaki daha ince olan aksimizle karıştığımızı imgeliyoruz. Burada nasıl hissettiğimize, nasıl göründüğümüze dikkat ediyoruz. İmgelemenin başarısı başımızı eğip kendi vücudumuza bakarken onu istediğimiz halde görme ve buna dair duyguları yaşamada gizli. Sonra aynadan çıkıp aynanın önünde duruyoruz ve imajı sağ elimizle sağa doğru aynadan dışarı itiyoruz. Bunu bir şeyler yemeden önce hep benimsediğimiz bu imajı gözümüzün önüne getirerek, hatta kağıda çizip görebileceğimiz yerlere asarak, teknolojiyi kullanıp olmak istediğimiz bedene kendi başımızı monte ederek destekleyebiliriz. Zihnimiz bedenimizin böyle göründüğünü bilecek denli ikna olduğunda bedenimiz de o şekli almış olacak.

 

Bedeni Yeniden Yapılandırmak egzersizinin amacı öncelikle bedenimizin şeklini değiştirmek, ki bu da benim için yeni bir düşünceydi. Şimdiye kadar genlerimizin oluşturduğu bir beden tipine sahip olduğumuz ve bunu iyileştirmekle birlikte tümüyle değiştirmemizin imkansız olduğu söyleniyordu. Üç aşaması olan bu egzersiz ise mevcut şeklimiz ne olursa olsun imgeleme yoluyla gerçekten istediğimiz şekilde bir vücudu düşüncelerimizle oluşturabileceğimizi söylüyor. Tam benlik!

 

Bu egzersize kendi resmimizi çizerek ve olmasını istediğimiz şekilde ölçülerimizi belirterek başlıyoruz. Yemekten yarım saat önce bir koltuğa oturup kol ve bacaklarımızın eklemlerinden içeri doğru katlandığını hepsinin diyaframda toplandığını imgeliyoruz. Ve bunu nefes aldığımız sürede yapıyoruz. Nefes verirken gri bir dumanın dışarı çıktığını ve havada sürüklenip gittiğini görüyoruz. Nefes alırken katlanma nefes verirken gri dumanı salma egzersizini üç kere yapıyoruz. Koltuktan kalkıp bir duvarın yanında ayak parmaklarının üzerine yükselip kollarımızı kaldırıp bedenimizi gerip esnetiyoruz. Olduğumuz yerde 90 derece dönerek aynı yere gelene kadar tekrarlıyoruz. Bir hafta boyunca her yemekten önce bunları yapıyoruz.

 

İkinci hafta bunları yapmaya devam ederken yemeğe oturduğumuzda yiyeceğimiz şeyleri sayıyoruz ve vücudumuza bir emir veriyoruz: Sevgili vücudum –bu da benim eklemem- şimdi şunu şunu şunu yiyeceğim, sen bunlardan ihtiyaç duyduklarından ihtiyacın kadarını al, fazlasını boşaltım yoluyla boşalt. Gayet basit görünen bu uygulamanın gayet bilinçli olduğunu düşündüğüm beslenme alışkanlıklarımın aslında ne kadar tepkisel olduğunu ve aç olmadığım halde ne kadar çok atıştırdığımı fark etmemi sağladı. Bedenimin emirlerine uyacağına güvenim tam olmakla birlikte onunla iletişim kurmaya başladığım için daha çok sevdiğimi ve onu yormamak için daha az yediğimi söyleyebilirim.

 

Üçüncü haftada ilk ve ikinci haftada başladığımız uygulamalara bir yenisini ekliyoruz. Nefes alıp katlanma, duvarın yanında esneme hareketinden sonra tekrar koltuğa oturuyoruz ve bedenimizi belimizden ikiye katlayıp, kollarımızı ve bacaklarımızı uzatırken imgelemeyi devreye sokup kollarımızın ve bacaklarımızın uzamaya devam ettiğini ve çok uzaktaki bir binaya dokunduğunu görüyoruz. Bunu iki kere daha tekrarlayıp rahatlıyoruz. İlk iki egzersizle birlikte bir hafta bunu yapıp 7 gün ara veriyoruz. Eğer ölçülerimiz başlangıçta işaretlediğimiz ölçülere ulaşmamışsa 21 gün uygulama ve 7 gün ara verme tarzında iki dönem daha uygulayabiliriz. Ben ilk dönemin yarısındayım, ölçülmek için henüz erken fakat istediğim sonucu alacağıma güveniyorum.

 

* Ege Meta Yayınları. Kitabın orijinal adı Healing Visualisations

 

Pınar DERİNBAY

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş
essra

vermek kolayda benim almaya ihtiyacım var o nasıl olacak

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş
SamanYe

LAHANAAA arkadaslar lahana'yi unuttunuz.

lahana çorbasiyla 1 hafta'da 5/8 kilo verebiliyormussunuz. benim arkadasim 1 hafta yapti 5 kilo verdi. sonra 2 hafta normal yedi yinede kilo verdi. toplam 10 kilo'ya yakin verdi yani

Internet'te arayin onun ozel rejimi var

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş
Misafir

Katılıyorum, ben lahana sarması yediğimde dahi (yağlı vs. olmasına rağmen) üst üste bir kaç gün yiyince zayıflamaya başladığımı hissediyorum.göbecikler eriyo...

O yüzden ben pek yemiyorum lahana filan zayıflamak istemiyorum da.

 

bu modellerin şişmanlatanı var mı arkadaşım,varsa rica edebilirmiyim?

 

Kırmızı et, ekmek, kızarık ve yağlı tavuk. Her lokmanda ekmek yiycen. Düzensiz yeme. Hiç aksatmadan sabah, öylen, Akşam. Ara öğün olarak sebze. Yemeklerin üzerine şerbetli tatlı, kurabiye pasta vs.. ara öğün olabilir.

 

Oldu :)

--------------------

Sigara ve çaydan uzak dur uzak dur derken fazla abartmadan iç, şekerli sütlü kakao veya neskafe iç.

 

Ha bide lay lay lom yaşa yaşayabilirsen tabii...

Kazanman gereken sınav

Elde etmen gereken bir sevgili

Uğraşılması gereken hedef olmıycak

Yoksa bünye zayıflamaya müsait zaten ne kadar yesende zayıf kalırsın.

Günde yarım saatten fazla yürüme, kısa mesafelerde bile taksiye dolmuşa bin.

ehehe :)

--------------------

Ha bi de yaşın küçük ise en azından 25-26 yaşını bekle kilo almak için...

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş
aris

shoes-1.jpg

 

Sigara, tatlılar, börekler...bunlar hem cildinizi bozar hem de sağlığınızı. Teninizin tazeliğini koruması, moralinizin de iyi olması için size yararı dokunmayan bazı eski alışkanlıklarınızdan kurtulmanın zamanı geldi artık. Suyun içinde saatlerce banyoda kalıyorsunuz Banyonun içine suyu doldurup bir güzel dinlenip rahatladığınız bu anı dünyada hiçbir şeye değiştiremezsiniz değil mi? O zaman size sıcak bir banyonun cildi gevşettiğini, kan dolaşımını yavaşlattığını, selülit için uygun ortam yarattığını, kalbi zayıflattığını hatırlatmamız gerekiyor.Banyodan çıkmadan önce, bacak ve ayaklarınızı soğuk su ile duş yapın. Duşun ne denli yararlı olduğunu anımsatmamıza gerek yok sanırız. İyice dirileştirici güçlendirici olması için, duş yapmaya ılık suyla ayaklarınızdan başlayıp yavaş yavaş bedeninizin yukarısına çıkın. Duşu belkemiğinizde, yukarıdan aşağı gezdirerek sırtınıza tutun. Ve eğer cesarateniz varsa duşunuzu soğuk su (en çok 30 saniye) ile bitirin.

 

Hiç sütyen kullanmıyorsunuz

 

Eğer göğüs çevreniz 80 cm’den az ise göğüs bakımınıza özen göstediğiniz sürece size bir diyeceğimiz yok. Ama göğüs çevreniz bunu aşıyorsa dikkat etmezseniz göğsünüz gerginliğini ve diriliğini yitirebilir.

 

Yaz günlerinde yüzerken ve güneşlenirken sütyen takmanız gerekmez. Ama sonra hemen takın. Özellikle de, spor yaparken. Göğüslerinizin çok nazik olduğunu unutmayın, bu yüzden onların güzelliğini korumaya özen gösterin ve göğsünüze, duş ile yuvarlak çizerek bol bol su püskürtün.

 

Saçlarınızı hergün yıkıyorsunuz

 

Saçlarınızı hergün yıkadığınız yetmiyormuş gibi daha temiz ve parlak olmaları için de bol bol şampuan kullanarak iki kez yıkımanız, iyice köpürtüp tüm enerjinizle sıkı sıkı oğuşturmanız kafa derinizdeki yağ bezlerini ayaklandırmaktan başka bir işe yaramaz. Yağ bezleninin çalışma bozukluğu sebore adlı deri hastalığına yol açabilir. Bu aşırı temizlik tutkunuzun sonucu ne mi oluyor? Birkaç gün sonra saçlarınız tekrar yağlanır, yine cansız bir görünüm alır ve sizin de yeni baştan başlamanız gerekecek.

 

Saçlarınızın parlaklık, canlılık kazanması, sağlıklı olması için onlara karşı yumuşak davranın. Onları yıkarken sadece birkaç damla şampuan kullanın. Saçlarınızı incitmemek için çocuk şampuanı kullanmaya kalkmayın, çünkü bebek şampuanı erişkin kişilerin saçını yıkamak için yeterli değildir. Saçınızı iki kez de yıkamayın. Bunun hiçbir yararı yoktur, nasıl olsa yakın zamanda tekrar yıkayacaksınız. Saçlarınızı en az üç-dört kez çalkalamayı unutmayın, onları iyice çalkalarsanız parlak ve yumuşak olmalarına yardımcı olursunuz.

 

Yüksek topuklar üzerinde duruyorsunuz

 

Ya da tam aksine düz ayakkabılar giyip bütün gün balerin gibi parmak uçlarınızın üzerinde mi yürüyorsunuz? Bu her iki aşırı uç aynı olumsuz etkileri doğurur; sırt ağrılarına yol açan ayak kamburu, diz ve butlar düzeyinde selülit oluşmasında etkili olur, kalın ayak bilekleri, ayak ağrıları ve deformasyona neden olur.

 

Artık herşeyden önce ayağınıza göre ayakkabı seçmenin zamanı geldi. Ayaklarınız sizi taşıyor, yürüyor, koşuyor, sıkıntıya giriyorlar. Onların sağlığına dikkat edin. En iyi topuk boyu 4 – 6 cm arasıdır. Evinize geldiğiniz zaman mümkün olduğu kadar uzun süre yalınayak yürüyün. Bu, ayak tabanınızı ve bileklerinizi güçlendirmeye iyi gelir. Ayak parmaklarınızı ve ayaklarınızı esnekleştirmek için bazı egzersizler yapmayı deneyin. Yorgunluğunuzu gidermek içinse içine tuz koyduğunuz çok sıcak suyun içine bacaklarınızı batırın. Bu şekilde birkaç dakika kaldıktan sonra bacaklanızı soğuk suya batırın. Sonra bacaklarınızı yukarı kaldırıp on beş dakika kadar uzanın. Tedavinizi bir masajla bitirirseniz kendinizi daha hafif hissedeceksiniz. Nasır ve sertlikleri önlemek için de ponza taşı kullanın. Tırnaklarınıza biçim verin ve güzel bir oje ile pedikürünüzü tamamlayın.

 

Çok sigara içiyorsunuz

 

Günde 10 tane sigara zaten fazlaya kaçıyor; hele bir iki paket içiyorsanız tehlike çanları çalmaya başlamış demektir. Sigaranızın teniniz ve solunum yollarınız için zararlı olduğunu, parmaklarınızı ve dişlerinizi sararttığını, cildinizi zehirlediği için erken yaşlandırdığını, ciddi hastalıklara neden olabileceğini zaten biliyorsunuz. O halde bu durumu daha fazla uzatmanın bir anlamı var mı?

 

 

Daha az sigara içmek için, sigaraya karşı açtığnız kampanyayı, gizlice kendi başınıza sürdürebilirsiniz. Nasıl mı? Eğer sigarayı bir anda bırakamıyorsanız günde içtiğiniz sigara sayısı üzerine kendi kendinize bahse girin. İçtiğiniz sigara sayısını, gitgide yavaş yavaş azaltın. Kendinizi başka şeyler yapmaya verin; örneğin spor gibi. Bir arkadaşınızı bir oyunda yenmeye karar verin ya da bol bol yüzün, koşun. Bu süre içinde zaten sigara içemeyeceksiniz; hatta zayıflayacaksınız ve kaslarınız güçlenecek

alıntı

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

×