Jump to content
Sign in to follow this  
Guest umutbey

İncildeki Çelişkilerin Sebebi Ne?

Recommended Posts

Guest umutbey

Bu konuda ilgili arkadaşlardan bir cevap alma umudundayız. Tartişma konusu değil kafamızdaki soru işaretlerine cevap arayışıdır.

Soru 1

Hz. isa'nın nesebi

Dört İncilden ikisi, Markos ile Yuhanna, Hz.İsa'nın nesebinden hiç bahsetmezler. Diğer iki İncil, Mattaile Luka, onun neşeinden bahsetmekle beraber, verdikleri soy kütüğü bakımından bu iki İncil arasında açık bir çelişki vardır.

Matta İncili, Hz.İsa'nın soy kütüğünü Hz.İbrahim'e kadar götürmekte, ondan ileriye götürmemektedir. Luka İncili ise Hzİsa'nın nesebini Hz.Adem'e kadar ulaştırmaktadır. Mat-ta'da Hz.İsa'dan Hz.İbrahim'e kadar kırk kişi sayılırken, Luka'da elli beş kişi sayılmaktadır. Luka, Hz. İbrahim'den Hz. Adem'e kadar ayrıca yirmi kişi saymaktadır, bu kısım Mat-ta'da yoktur. Luka'nın verdiği soy kütüğünde toplam isimsayısı yetmiş beşe ulaşmaktadır. Burada akla şöyle bir ihtimal gelebilir: Matta'nın vermiş olduğu listede bazı isimler unutulmuş olabilir, Luka, Matta'nın unutmuş olduğu isimleri listesine ilâve ederek sayıyı yetmiş beşe çıkarmışolabilir. Fakat gerçek böyle değildir. Matta'nın birden kırka kadar saymış olduğu isimlerle, Luka'nın birden elli beşe kadar saydığı isimler arasında büyük farklılıklar vardır. Matta'nın, Hz. İsa'nın atası olarak zikrettiği isimlerden yirmi üç tanesini Luka hiç zikretmiyor.

Luka'nın, Hz.İsa'nın atası olarak zikrettiği isimlerden otuz sekiz tanesini de Matta hiç zikretmiyor. İki İncilde yer alan iki farklı ve ayrısoy kütüğü vardır ve bunların birbirini tamamlaması imkânsızdır. Bu durumu daha açık bir şekilde göstermek için her iki İncilde verilen soy kütüğünü karşılıklı olarak bir tablo halinde takdim etmemiz mümkündür.

Hz.Isa'nın Ataları:

Matta İnciline göre Luka İnciline Göre

1- Yusuf Yusuf

2-Yakub Heli

3-Mattan Mattat

4-Eleazar Levi

5-Eliud Melki

6-Ahim Yannay

7-Sadok Yusuf

8-Azor Matta tya

9-Elyakim Amos

10-Abiud Nahum

11-Zerubbabel Esli

12-Şealtiel Naggay

13-Yekonya Maat

14-Yoşiya Mattatya

15-Arnon Semeih

16-Manasse Yoseh

17-Hizkiya Yoda

18-Ahaz Yoanarı

19-Yotam Risa

20-Uzziya Zerubbabe]

21-Yoram Şealtiel

22-Yehoşafat Neri

23-Asa Melki

24-Abiya Addi

25-Rehoboam Kosam

26-Süleyman Elmadam

27- Davud Er

28-Yesse Yeşu

29-Obed Eliezer

30-Boaz Yorim

31-Salmon Mattat

32-Nahşon Levi

33-Amminadap Simeon

34-Ram Yehuda

35-Hetsron Yusuf

36-Perets Yonam

37-Yehuda Elyakim

38-Yakub Melea

39-Ishak Menna

40-İbrahim Mattata

41- Natan

42- Davud

43- Yesse

44- Obed

45- Boaz

46- Salmon

47- Nahşon

48- Amminadap

49- Aram

50- Hetsron

51- Perets

52- Yehuda

53- Yakub

54- İshak

55- İbrahim

Görüldüğü gibi iki listede yer alan isimlerin büyük bir çoğunluğu birbirine uymadığı gibi, uyan isimlerin sıradaki yerleri farklıdır.Tabloda açıkça görüldüğü gibi Luka'nın ilâve ettiği isimler, Matta'nın eksik bıraktığı isimler değildir, iki İncil farklı farklı soy kütükleri vermişlerdir. Burada özellikle Matta'nın verdiği soy kütüğünde Hz. Süleyman, Hz. İsa'nın atası olarak zikredilirken, Luka'da Hz. Süleyman'ın kütükte yer almamakta olduğunu belirtmekgerekir.

Aslında her iki İncil, Hz. İsa'nın nesebini vermekle beraber ayrıca onun babasız olarak doğduğunu, annesi Meryem'in, Tanrı'dan hamilekaldığını, Tanrı'nın onun rahmine ruhu üfürmesi ile İsa'nın dünyaya geldiğini belirtmişlerdir. Yani bu iki İncile göre Hz.İsa'nın İnsan cinsinden babası yoktur. Buna rağmen İnciller, Hz. İsa'nın nesebini annesi Meryem tarafından değil de, üvey babası Yusuf tarafından yürütmektedirler, bu açık bir çelişkidir. Hz.İsa, Yusuf'un oğlu değilse, onun sulbünden meydana gelmemişse, Yusuf nasıl Hz.İsa'nın babası olabiliyor? Hz. İsa MarangozYusuf'un sperminden hasıl olmadığı halde bu iki İncilde Yusuf, onun babası sayılarak Hz. İsa'nın soy kütüğüne katılıyor. Hz. İsa'ya bir soy kütüğü tesbit edilecekse, bunun üvey baba Yusuf tarafından değil, annesi Hz.Meryemtarafından olması gerekirdi. Eğer ona bir soy kütüğü yazılması gerekli ise, bunun: İsa, Meryem'in oğlu, Meryem, İmran'ın kızı(218), İmrân... oğlu gibi neseb; Meryem, İmrân...tarafından yürütülmeli idi. Dolayısı ile Matta ve Luka İncillerinin, Hz. İsa'ya üvey babası Yusuf tarafından yürütmüş oldukları neseb, gerçekte Hz.İsa'nınnesebi değildir. Bu İncillerin verdikleri soy kütüğü yanlış bir soy kütüğüdür. Bu iki İncildeki Hz.İsa'mn soy kütüğü listeleri, aynı incillerin diğer yerlerindeki haberlerle çelişki göstermektedir.

Matta ve Luka İncillerinde yer alansoy kütüğü listelerinde Hz. İsa'dan Hz. İbrahim'e kadar iki İncilin ittifakedebildiği sadece on sekiz isim vardır. Diğer isimler birbirinden farklıdır. Matta'da kırk isim varken, Luka'da bu isim listesi nasılelli beşe varabiliyor? Bu İncil yazarları Allah'tan nasıl bir vahiy almışlar ki, birbirlerinden bu kadarfarklı şeyler yazabilmişlerdir? Matta İncilinin birinci babının 1-17 'nci ayetleri arasında verilen listede Yusuf'un, Hz.İsa'nın babası olduğu söyleniyor. Aynı İncilin aynı babının 18-25'nd ayetleri arasındaHz.Meryem'in Allah'tan nasıl hamile kaldığı anlatılıyor. İnciller arasında çelişki olduğu gibi, bir İncilin aynı babındaki ayetler arasında, aynı bapta, aynı sahifede çelişkilere rast gelmekteyiz. Bundan sonra Hristiyan yazarlar dört İncilin, yazarlar tarafından Tanrı'nın vahyiile yazıldığını ileri sürebiliyorlar.

Hz. İsa'nın doğum olayına bağlı olarak Matta ve Luka incillerinde tesbit edilen diğer bir çelişki, o sırada Roma imparatoru olan kişi ile, Suriye ve Filistin bölgesi yöneticileri hakkında verilen haberlerdir. Matta'ya göre Hz.İsa'mn doğduğu sırada kral olankişi Hirodes'tir. O sırada herhangi bir nüfus sayımı sözkonusu değildir.

Hirodes, kahinlerin kehaneti yüzünden Yahudilerden doğacak bir çocuğun kendi tahtını elinden alacağını öğrenmiştir. "Doğudan gelen bu kahinler, kral Hirodes'e"Yahudilerin kralı olarak doğan çocuk nerede?" diye sorunca, Hirodes kendi tahtını tehdit eden Hz.İsa'yı öldürmek için aramaya başlamış ve bu yüzden üvey babası, annesi ile birlikte onu Beytlehem'den Mısır'a götürmüştür. Bu habere göre Hz.İsa'nın doğum hadisesi kral Hirodes zamanında cereyan etmiştir. Halbuki Luka'ya göre olaydaha başka türlü cereyan etmiştir.

Ona göre Hz.İsa, Roma imparatoru Augustos zamanında dünyaya gelmiştir. Hz.İsa'mn üvey babası Yusuf, Yahudiye'nin Beytlehem şehrindendir. Augustos imparatorluğunun her tarafında nüfus sayımı yapılmasını emretmiş, Yusuf bunun üzerine nişanlısı Meryem'le beraber sayılmak üzereBeytlehem'e gelmiştir. Hz.İsa bu sırada dünyaya gelmiştir. O sırada Roma İmparatorluğunun Suriye valisi Kirinius'tur. Luka İncilinde Hirodes ismi hiç geçmemekte, dolayısı ile Hirodes yüzünden Mısır'a kaçıştan da bahsedilmemektedir. Aksine bu İncilde nüfus sayımı var, anne ile babanın çocuğu önce Kudüs'e, sonra kendi kentleri Galile'nin Nasıra şehrine götürmeleri var. Mat-ta'da Yahudiye'den Mısır'a gidiş ve Mısır'dan Nasıra'ya dönüş varken, Luka'da Beytlehem'den Kudüs'e, Kudüs'ten de Nasıra'ya dönüş vardır. Matta'da kral Hirodes zikredilirken, Lu-ka'da İmparator Augustos ve vali Kiriniusisimleri geçmektedir.

Hz.İsa'nın doğumu hadisesinde Hirodes'in ismini hiç ağzına almayanLuka, daha sonraki bölümlerde ondan bahsetmekte, İmparator Tiberius zamanında Hz. Yahya'nın vaftize başladığı sırada Hirodes'in, Galile'nin dörtte birini yönettiğini haber vermektedir.

Bu noktada sonuç olarak şunu söyleyebiliriz: Hz. İsa Matta'ya göreimparator Tiberius zamanında Hirodes'in krallığı sırasında dünyaya gelmiştir; Luka'ya göre ise imparator Augustos zamanındavali Kirinius döneminde dünyaya gelmiştir. Acaba birbiri ile çelişen bu iki rivayetten hangisi doğrudur?

 

--- Sonraki mesaj ---

 

İncillerde bu anlatılan ve ortaya konulan noktaların dışında da bir takım çelişkiler ve farklılıklar daha mevcuttur. Bunlardan bir kaçını zikrederek konuyu bitirmeye çalışacağız:

1- Hz. İsa, gölün karşı yakasında Gadaralıların veya Gerasalıların ülkesine varınca, Matta'ya göre cinlere tutsak olmuş iki deli ile karşılaşmıştır. Markos ve Luka'ya göre cinlere tutsak olmuş sadece bir deli ile karşılaşmıştır.

2- Hz. İsa Eriha'dan ayrılırken, Matta'ya göre yolun kenarında oturan iki kör adam kendisinden yardım istemiştir. Markos ve Luka'ya göre ise yolun kenarında oturan sadece bir kör adam kendisinden yardım istemiştir .

3- Yahudilerin Hz. İsa'dan delil göstermesini istemelerine karşılık, Markos İncilinde onlara asla delil gösterilmeyeceği haber verildiği halde, Matta'da onlara Yunus peygamberin delilinin gösterileceği ifade edilmektedir.

4- Hz. İsa'nın kabre konulduktan bir süre sonra kabirden çıkışma Yuhanna İnciline göre, Havariler çok şaşırmışlardır. Bu İncilin naklettiğine göre Havariler böyle bir olayı asla beklemiyor ve ummuyorlardı. Halbuki Sinoptik İncillere göre Havariler, Hz. İsa'nın kabre konulduktan üç gün sonra dirilip kabirden çıkacağını biliyorlardı. Çünkü Hz, İsa çarmıha gerilmeden önce defalarca bunu onlara söylemişti.

5- Sinoptik İncillere göre Petrus ve arkadaşları, Hz. İsa'nın davetinin ilk günlerinde onun mucizesi ile ağlarını balıkla doldurmuşlar ve denizdeki fırtınadan kurtulmuşlardır. Yu-hanna'ya göre bu hadise, Hz. İsa'nın davetinin ilk günlerinde değil, yeniden dirilip kabirden çıktıktan sonra olmuştur.

6- Hz. İsa, Kefernahum'da vermiş olduğu meşhur dağ vaazından sonra Matta'ya göre önce bir cüzzamlıyı, sonra yüzbaşının hizmetçisini iyi etmiştir. Lukaya göre ise ilk önce Petrus'un kaynanasını, sonra diğer hastaları tedavi etmiştir. Luka, yüzbaşının hizmetçisinin tedavisinden bahsetmez.

7- Hz. İsa'nın, öldükten sonra dirilttiği havra reisinin kızı konusunda Matta İncili, reisin, kızını diriltmesi için kızı öldükten sonra Hz.İsa'yı çağırdığını haber verirken; Markos İncili, havra reisinin, kızı henüz ölmeden, tam ölmek üzere iken Hz. İsa'yı çağırdımhaber vermektedir.

8- Hz. Yahya'nın yediği şeyler konusunda Matta İncili, "Yahya yemiyerek, içmeyerek geldi" derken, Markos İncili, "Yahya devetüyü giymişti, belinde kuşağı vardı,çekirge ve yaban balı yerdi" demektedir.

9- Luka İnciline göre, şarap, içip sarhoş olmak, "çünkü rabbin gözünde büyük olacak, şarap ve içki içmeyecek" denilerek yasaklandığı, sarhoşluk veren herşeyin içilmesinin ve kumarın haram olduğu bildirildiği halde, Yuhanna İncilinde Hz. İsa Kana düğününde misafirler için mucize göstermek sureti ile suyu şaraba çevirmiş, ve insanların bol bol şarap içmesini sağlamıştır.

10- Hz. İsa'nın üzerine güzel koku saçan kadın ile ilgili olarak:

a) Markos'a göre kadın, kokuyu hamursuz bayramından iki gün önce dökmüştür. Yuhanna'ya göreise kadın kokuyu hamursuz bayramından altı gün önce dökmüştür.

b) Matta ve Markos'a göre koku dökme olayı Simun'un evinde olmuştur. Yuhanna'ya göre ise Mecdelli Meryem'in evinde olmuştur.

c) Matta ve Markos'a göre kadın, kokuyu Hz.İsa'nın başına dökmüştür. Yuhanna'ya göre ise kadın kokuyu Hz. İsa'nın ayaklarınadökmüştür.

d) Matta'ya göre, kadının bu güzelkokuyu Hz. İsa'nın üzerine dökmesine öğrencileri karşı çıkmışlardır. Markos ye Yuhanna'yagöre ise sadece daha sonra ihanet edecek olan Ye-huda İşkaryot karşı çıkmıştır.

Dört İncil dikkatle incelendiği zaman şimdiye kadar sayılan çelişkive farklılıkların yaısıra onlarda daha başka birçok farklılık ve çelişkilere rastlamak mümkündür. Bu kadar çelişki ve farklılığın bulunduğu, tutarsızlıklarla dolu bu dört İncil, nasıl oluyor da ruhu'l-kudüs kendilerine tecelli etmiş ve ilhama mazhar olmuş kimseler tarafından hatasız, eksiksiz ve birbirini tamamlar mahiyette yazılmış kitaplar olarak kabul edilebiliyorlar? Bu çelişkiler, farklılıklar ve tutarsızlıklar yoksa hata kabul edilmiyorlar mı? Bunlardan bir tanesi dahi, içinde yer aldığı kitabın güvenilirliğini zedelemeye yeterken, incillerde butür yüzlerce eksik ve hatanın bulunması, İncillerin senet ve metinyönünden sahih, kutsal kitaplar olarak değerlendirilmesinin imkânsızlığını ortaya koymaz mı?

Tek tek tesbit edilen bu çelişki ve tutarsızlıklar ciddî ve titiz bir çalışma sonunda ortaya konulmuş gerçeklerdir. Bunun için sabırlı ve yorucu bir çalışma yapmak gerekmiştir. Dört İncilde yer alan hususları bütün İncillerin sayfalarınıaçıp her konuyu teker teker karşılaştırmadan, onlardaki bu farklılıkları ve tutarsızlıkları anlamak mümkün değildir. Ancak bu şekilde karşılaştırmalı olarak yapılacak olan bir çalışma sonundagerçekler birer birer ortaya çıkmaktadır.

Biz bu çalışmamızı, dört İncilin Türkçe, Arapça ve İngiliz-ceye yapılan tercümelerini birbirleri ile karşılaştırmak sureti ile yaptık. Eğer çalışmaya ilk orjinal Yunanca İncil kopyaların dan başlanarak, bunlarla, daha sonraları yazılmış olan el yazması kopyalan karşılaştırmak sureti ile, İncillerin yazma nüshaları arasındaki farklılıklar tesbit etmeye çalışılsa bu hacimde bir kitap değil, birkaç ciltlik bir eser ortaya çıkar. Ancak bunun yapılabilmesi için ilk şart, klasik Yunancayı iyice öğrenmektir.Yunancayı bilmeden (hatta daha iyi bir karşılaştırma yapabilmek içinYunancaya ilâve olarak Latince veİbranice de bilmek gerekir) İncil yazmaları üzerinde derin bir araştırma yapmak imkânsızdır. Biz bu konuda yeni yetişen genç araştırmacıların bu boşluğu doldurarak gerekli çalışmaları yapacaklarına inanıyoruz.

Share this post


Link to post
Share on other sites

bende bır hrıstıyan arkadasla bu konuyu tartısmıstım cok yumusak kalplı saygılı bır ınsandı ve asla kurana muslumanlara olumsuz bır kelamını duymamıstım hatta muslumanları cok severdı

 

hrıstıynlar celıskılerı kabul etmez hatta barnabas ıncılını bıle ınkar ederler yanı aslında hrıstıyan alemı bıle bölunmus durumdadır barnabas ıngılterede bır muzede saklıdır kımısı bır magarada gızlı tutulur vs ama onlar barnabası kabul etmezler bu söylentıyıde guya dıger dınlerın uydurması oldugu söylenır

ben ıncılde sadece sunu eksık gördum

kuranı kerım evrenın yaradılısından tutunda bıtısıne hatta bıttıkten sonrakı hayatı bıle ne sekılde anlatır yanı dının ıcındekı butun kutsal kavramları en ınce noktsına kadar anlatır bukadar genıs bır arsıvdır kuranı kerım eger kuranı kerımde hz ısa anlatılıyorsa neden bır alemın ısıgı olan kutsal kıtaplardan bırı olan ıncılde hz muhammed anlatılmıyor bızde bur noktada acaba barnabas gercekmı dıye dusunuyoruz

Share this post


Link to post
Share on other sites
bende bır hrıstıyan arkadasla bu konuyu tartısmıstım cok yumusak kalplı saygılı bır ınsandı ve asla kurana muslumanlara olumsuz bır kelamını duymamıstım hatta muslumanları cok severdı

 

hrıstıynlar celıskılerı kabul etmez hatta barnabas ıncılını bıle ınkar ederler yanı aslında hrıstıyan alemı bıle bölunmus durumdadır barnabas ıngılterede bır muzede saklıdır kımısı bır magarada gızlı tutulur vs ama onlar barnabası kabul etmezler bu söylentıyıde guya dıger dınlerın uydurması oldugu söylenır

ben ıncılde sadece sunu eksık gördum

kuranı kerım evrenın yaradılısından tutunda bıtısıne hatta bıttıkten sonrakı hayatı bıle ne sekılde anlatır yanı dının ıcındekı butun kutsal kavramları en ınce noktsına kadar anlatır bukadar genıs bır arsıvdır kuranı kerım eger kuranı kerımde hz ısa anlatılıyorsa neden bır alemın ısıgı olan kutsal kıtaplardan bırı olan ıncılde hz muhammed anlatılmıyor bızde bur noktada acaba barnabas gercekmı dıye dusunuyoruz

 

İncil'de Hz Muhammedin geleceği bildiriliyor adı Ahmet diye geçiyor...

 

işte sorunda burda arı yuvasına çomak sokup ortalığı bulandıran biziz....

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest KENDIYAS HZ

Bu yazi sana mi ait Umut kardesim?

Share this post


Link to post
Share on other sites

En kisa sürede cevaplamaya calisacagim sayin umutbey. Sorular icin Tesekkürler.

 

esenlikler

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Incilde celiski yoktur. Ilk sorudan baslayayim.

Incil 27 bölümden olusur. Matta,markos,luka ve yuhanna bölümü ise incilin ilk 4 bölümünü parcasini olusturur. Soy kötügü ile ilgili konuya bakalim:

İsa'nın üvey babası Yusuf'un babası Yakup'tu. Yusuf'un kayınpederi ise Heli'ydi. İsa'nın doğumuyla ilgili olaylar Matta'da Yusuf'un açısından ama Luka'da Meryem'in açısından anlatılmaktadır. (Bkz. Matta 1-2 ve Luka 1-Örneğin İsa'nın bakire Meryem'den doğacağını bildiren meleğin Yusuf'a görünmesi Matta'da bulunurken, Meryem'e daha önceki görünmesini Luka'da buluyoruz (Matta 1:18-25; Luka 1:26-38). Buna göre Meryem'in soyunu zaten Luka'da bulmayı beklerdik.

Luka'da, her ne kadar Yusuf'un ismi bulunuyorsa da yine de İsa'nın onun oğlu olmadığı vurgulanmaktadır "Yusuf'un oğlu olarak biliniyordu" (Luka 3:23). Luka 1:32 ve 69'da Meryem'in de Davut'un soyundan olduğu ima ediliyor.Oğlu sözcüğü sık sık değişik anlam taşıyabilir. Örneğin: İsa için "İbrahim oğlu, Davut oğlu" (Matta 1:1), Âdem için "Tanrı oğlu" denilir (Luka 3:38). Ayrıca belli ki bu listelerde birçok kuşak bilerek atlanmaktadır, yani "oğul" sözcüğü "torun" anlamını da taşır. Buna göre "Heli oğlu" derken "Heli'nin damadı" anlamında olmasına şaşmamalıyız.

Bu son nokta Luka'nın asıl Grekçe metninde de doğrulanmaktadır. Şöyle ki, listedeki her isimden önce belirtili tanıtıcı olan "tou" sözcüğü bulunmaktadır. Ancak Yusuf'tan önce yoktur! Anlaşılan buradaki ilişkide bir fark vardır.Bir başka kaynakta kanıt bulunmaktadır. Yahudilerin "Talmud" diye bilinen yorum kitabında, İsa'nın annesi Meryem'den söz ederken "Heli'nin kızı olan Meryem" olarak söz etmektedir (Bkz. Haghigha 77.4).Sonuçta Luka'daki listenin Meryem'in soyuna verdiği yorumu her açıdan uygun ve mantıklıdır.

Matta 1:17 ile ilgili aşağıdaki iki noktaya dikkat etmemiz gerek.

"Buna göre, (a) İbrahim'den Davud'a kadar toplam ondört kuşak, (b) Davut'tan Babil'e sürgünlüğe kadar ondört kuşak ve © Babil'e sürgünlükten Mesih'e kadar da ondört kuşak geçti." (Matta 1:17)

1) Matta, üç ayrı kuşak grubunun ayrımını yaparken Davut'u birinci ve ikinci gruplara (a, b) dahil ediyor. Bu nedenle ikinci kuşak grubunun başında Süleyman değil, Davut yer alıyor (Bkz. aşağıdaki şema).

2) Matta ikinci kuşak grubunu (b) sayarken bir kişiye (yani Yekonya'ya) kadar değil sürgünlüğe kadar saymaktadır. "Davut'tan Babil'e sürgünlüğe kadar ondört kuşak". Aynı şekilde üçüncü kuşak grubunu © sayarken sürgünlüğü dahil ederek saymaktadır: "Babil'e sürgünlükten Mesih'e kadar da ondört kuşak geçti." Ayet 11'de Yoşiya'nın ismi sürgünlüğün başlangıcı ile ilgili olarak gösteriliyor. Yekonya'nın ismi ise, ayet 12'de sürgünlüğün sonu ile ilgilidir.

Bu nedenle Matta, nesillerin sayımını aşağıdaki tablo şeklinde yapmaktadır:

 

 

"İbrahim'den

Davud'a kadar toplam ondört kuşak"

"Davut'tan

Babil'e sürgünlüğe kadar ondört kuşak"

"Babil'e sürgünlükten Mesih'e kadar da ondört kuşak"

1

İbrahim

1

Davut

1

(Yekonya )

Sürgünlük

 

 

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

İshak

Yakup

Yahuda

Peres

Hesron

Ram

Aminadab

Nahşon

Salmon

Boaz

Obed

Yeşay

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

Süleyman

Rehavam

Abiya

Asa

Yehoşafat

Yoram

Uziya

Yotam

Ahaz

Hizkiya

Manaşe

Amon

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

13

Şaltiyel

Zerubabel

Abihud

Elyakim

Azor

Sadok

Ahim

Elihud

Elazar

Matan

Yakup

Yusuf

 

 

14

Davut

14

Sürgünlük

(Yoşiya )

14

Mesih İsa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Özet olarak söz konusu olan ayeti şöyle anlamamız gerek: İbrahim'den Davut'a kadar toplam ondört kuşak sayılır. Davut'tan (Babil'deki sürgünlük zamanında doğan Yekonya'nın babası olan) Yoşiya'ya kadar ondört kuşak sayılır. (Babil'deki sürgünlük zamanından sonra doğan Şaltiyel'in babası olan) Yekonya'dan Mesih'e kadar ondört kuşak sayılır. Yani herhangi bir tutarsızlık yoktur.

İsanin dogdugu o bölge kral hirodes yönetimindeydi ve roma imparatorluğu tarafından işgal edilmişti. Burda bir celiski yoktur. İncil bölümler benzer görünsede yani bu 4 bölüm aslinda farklidir. 4 elci bu kayitlari farkli bölümlerinden bahsetmektedir zaten ayni olmasi beklenemezdi. Diğer ek mesajındaki bir ve ikinci soru için

Cinliler yine İki kişiydi. Ve diğer soru iki kör vardı. Bu, Markos'la Luka'nın bir kişi yazdığı yerde Matta'nın iki kişi yazdığı tek yer değildir (Bkz. Matta 8:28 ve Markos 5:2 ile Luka 8:27'ye). Bu Matta'nın olaylara gözleriyle tanık olduğundan kaynaklanmış olabilir. Her ne ise bu bir çelişki yaratmıyor. Olayın önemli yönlerini anlatmak için bir kişi, hele o kişi diğerinden daha fazla dikkate değerse yeterdir. Örneğin: "Bugün çarşıda Salih Erdoğan'ı gördüm. Senelerdir onu görmemiştim!" derim. Halbuki Salih beyin yanında gördüğüm başka bir arkadaş da vardı. Fakat anlatmak istediğim şey için önemli olmadığından ona değinmeyebilirim.

Hem Kuran ve hem de Kutsal Kitap'a göre İsa, İsrail halkı arasında birçok belirtiler ve harikalar gösterdi (Mâide/5:110 Elçilerin İşleri 2:22). Bu işleri inkâr edemedikleri halde (Yuhanna 11:47) yine de sonuna dek O'na inanmayı reddettiler. İsa hizmetini bitirirken, O'nun aralarında yaptığı bütün şeylere olan tepkilerini okuyoruz:

"Gözleri önünde bunca mucize yaptığı halde O'na iman etmediler."(Yuhanna 12:37)

Yahudilerin tekrar tekrar gelip O'ndan bir belirti istediklerini okuyoruz (Matta 12:38) ve bir keresinde de kendisinden onlara gökten bir belirti göstermesini istediler (Matta 16:1). Diğer zamanlarda da onu şu tür sorularla bezdirdiler:

"Bunları yaptığına göre bize nasıl bir mucize göstereceksin?"

(Yuhanna 2:18)

"Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir mucize yaratacaksın? Ne yapacaksın?" (Yuhanna 6:30)

O çağdaki Greklerin çoğunun evvela filozof olmalarına karşın, Yahudiler her iddianın mucize ve belirti yaratmayla kanıtlanmasını istiyorlardı. Havari Pavlus'un mektuplarından birinde haklı olarak söylediği gibi:

"Yahudiler doğa üstü belirtiler ister, Grekler ise bilgelik ararlar."

(I.&nbspKorintliler 1:22)

Yahudiler İsa'nın Mesih olduğunu iddia ettiğini biliyorlardı. Öyleyse, bu iddialarını kanıtlamak için mucizeler yapsın, dediler. İsa o zamana dek zaten bir sürü büyük mucize yaptığı halde, hâlâ tatmin olmamışlardı. O'nun sadece beş arpa ekmeği ve iki balıkla beş bin erkeği doyurduğunu gördükleri halde (Luka 9:10-17) Musa'nın da buna benzer mucizeler yaptığını söylediler (Yuhanna 6:31). Gerçekten seçilmiş Mesih olduğunu nasıl kanıtlayabileceğini sordular. Musa'dan daha büyük olduğunu kendilerine göstermek için ne gibi bir işaret gösterebilirdi?

O günlerde insanlar büyük belirti ve işaretlerle kolay kolay ikna olmuyorlardı. Musa elindeki değneği bir yılana dönüştürdüğünde, Firavun'un sihirbazları da aynısını yaptılar. Sihirbazlar Musa'nın suyu kana çevirişini ve Nil nehrinden kurbağa sürüleri getirmesini de taklit ettiler. Ancak Musa yerin tozundan binlerce tatarcık çıkarttığında, sihirbazlar: "Bu Allah'ın parmağıdır" dediler (Çıkış 8:19) çünkü kendileri aynısını yapamıyorlardı.

Aynı şekilde Yahudiler de ancak İsa eski zamandaki peygamberlerden daha çok ve daha büyük mucizeler yapabildiğinde O'nun iddialarını ciddiye almayı düşünüyorlardı. O'nun beş bin erkeği doyurduğunu, cüzamlıları ve doğuştan kör olanları iyileştirdiğini, felçlileri yürüttüğünü, cinleri çıkarttığını ve sonunda dört gündür ölü olan bir adamı diriltiğini görmüşlerdi. Bu mucizeleri kabul etmişlerdi.

Ama bütün bunların hepsi onları tatmin etmemişti, çünkü öbür peygamberlerin de buna benzer mucizeler yarattıklarını görmüşlerdi. İsa kendilerine bütün bunlardan daha ağır basan nasıl bir mucize gösterebilirdi? Gerçekten Mesih idiyse, bütün bunlardan daha büyük işler yapabilmeliydi. Musa atalarına gökten ekmek vermişti. Ve Mesih'in de benzeri şeyler yapabileceği önceden bildirildiğinden (Tesniye 18:18 34:10-11) sonunda İsa'ya gelip, kendilerine, "gökten bir belirti göstermesini istediler" (Matta 16:1). İsa onların bu kadar belirtiye düşkün olmalarına karşılık şöyle cevap verdi:

"Bu kuşak kötü bir kuşaktır. Belirti arıyor. Ama ona Yunus'un belirtisinden başka bir belirti gösterilmeyecektir."

(Luka 11:29-30)

İsa'nın dünyanın kurtarıcısı, Mesih olduğunu kendilerine hiç şüphesiz bir biçimde kanıtlayacak bir belirti istiyorlardı. Burada İsa onlara açık bir yanıt veriyor ve önlerine iddialarını kanıtlayacak bir tek belirti koyuyor: Yunus'un Belirtisi. Daha önce bundan söz ettiysek de bu noktada ona yeniden bakmamız yararlı olacaktır:

"Yunus, nasıl üç gün üç gece o koca balığın karnında kaldıysa, İnsanoğlu da üç gün üç gece yerin bağırında kalacak."

(Matta 12:40)

Burada İsa iddialarının kanıtını çok açık bir biçimde gösteriyor. Yunus üç gün üç gece balığın karnında idi. Bu yalnızca Ninova için bir belirti olmakla kalmayıp, İsa'nın kendi halkına ve sadece onlara da değil, bütün çağlardaki bütün insanlara olacağı belirtiyi de önceden temsil ediyordu. İsa da "yerin bağrında" buna benzer bir süre kalacaktı. Bunun anlamı neydi? Ölü mü olacaktı? Neden orada üç gün kalması gerekiyordu? Bu iddia karşısında Yahudilerin kafaları herhalde çok karışmıştı ama İsa'dan her belirti istediklerinde O onlara Yunus'un belirtisinden başka bir belirti verilmeyeceğni vaat etmişti. Onlarla birlikte iken olan bir olay sırasında bunun anlamını kendilerine açıkça söyledi.

Besinci soruda isa mesih ilk daveti o sekildedir. Diger olay ise farklidir. İsa mesih kabirden ciktiktan sonra insanlara görnür ve davetini yeniler. Bu iki olay farklidir.

Dörtüncü soruda isa mesih havarilerine öleceğini ve dirileceğini aciklamistir. Burdaki durum onlarin hala kutsal ruhu almadiklarini ve ayrica imansizlik ettiğini görmekteyiz. İsa mesih haça gerildikten sonra havariler arasinda kosku duyulmaya artik mesihin geri dönmeyeceğine inanmislardir. Hatta bir havarisi onun ellerini ve büğrünü görmeden inanmayacagini iddia etmektedir. İsa mesih aralarina geldiği zaman ellerini ona gösterip imansız olma imanli ol dedi. Mesih göge ciktigi zaman kutsal ruh onlarin üzerine gelmiştir.

Altinci soruda ise bir önceki durumda acikladigim gibi bir durum vardir ve luka bu durumdan bahsetmemektedir ve bu durum önemli değildir. Bir seyi belirteyim ki. Mesih incilde yazilmayan bir cok mucizede yapmistir. Yedinci soruda ise kizin babasi hala kizinin ölmediğine inanıyor fakat insanlar onun öldüğünü yasamadigini söylüyor. Fakat kiz gerçekten ölmüştür.

Yedinci soruya baktigimizda yayha ile ilgili durum var. Yahya çölde yasiyordu ve ölmemek için butür seyler yiyiordu. Burdaki durum celiski deildir. Burda ki durum Yahya (Yuhanna) peygamberin sahsali bir hayati olmadigi ve yemeğe önem vermediğini göstermektedir.

Sekizinci soruda; sarapla ilgili durum. Sarap içmek yasak değildir. Kutsal yazilara baktigimizda bu konuda bir cok ayet bulunmaktadır ve bu ayetler genellikle uyarilar içermektedir. Kutsal metinler bu bağlamda sarap ve alkol türü seyleri yasaklamamaktadır. Leviler 10:9; Sayilar 6:3; Yasanin Tekrari 29:6; Hakimler 13:4,7,14; 1 Samuel 1:15; Suleymanin Ozdeyisleri 20:1; 31:4,6; Yeseya 5:11,22; 24:9; 28:7; 29:9; 56:12; Mika 2:11; Luka 1:15

Vaiz 9:7 " Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. ". Mezmurlar 104:14-15 bu ayette de Tanrinin " Yüreklerini sevindiren şarabı, " verdigini yazmaktadir. Amos 9:14 de baglarin dikilip kendi sarabini icmenin Tanri'nin bereketi olarak sayildigini görmekteyiz. Tanri'nin Hristiyanlara icki icme konusunda verdigi emir ise sarhos olmaktan uzak durmalaridir ( Efesliler 5:18 ). Kutsal Kitap sarhoslugu ve onun etkilerini lanetler ( Suleymanin Ozdeyisleri 23:29-35 ). Hristiyanlara bedenlerini hic bir seye kole etmemeleri emredilmistir ( 1 Korintler 6:12, 2 Petrus 2:19 ). Cok icki icmek kesinlikle bir bagimlilik yaratir. Kutsal Yazilar Hristiyanlarin diger Hristiyanlarin surcmesine ya da gunaha girmelerine neden olmayi yasaklamistir ( 1Korintler 8:9-13 ). Bu presipleri isiginda bir Hristiyanin Tanri'yi yuceltmek amaci ile icki ictiklerini iddia etmeleri olanaksizdir ( 1 Korintler 10:31 ).

İsanin suyu saraba çevirme olayi Yuhanna 2:1-11, Matta 26:29. O dönemlerde su pek temiz değildi ve suyu arindiracak her hangi bir fitre yoktu. Cesitli mikroplari barindirmaktaydi. 21 yy da bazi ülkelerde hala bu durum mevcuttur yani 3.dünya ülkelerinde. Günümüzdeki alkol orani o dönemdeki alkol oranıyla ayni değildi. Pavlus 1 Timoteosa 5:23 de Timeteos'a suyu icmeyi durdurmasini ve yerine sarap içmesini öğütlemiştir. Alkolun kendisi bir basina gunah teskil etmez. Sarhosluk, alkol bagimliligi Hristiyanlarin asil kacinmalari gereken seylerdir Efesliler 5:18, 1 Korintler 6:12.

Onuncu soruda kadinin koku sürme olayi.

a- Sayilarla ilgili olarak kayda gecen durum aslinda bir önemi yoktur ve olayin oluşu önemlidir.

b- İkinci olay simon ile mecdeli meryemin akrabalık durumudur.

c- Matta ve markosta olayi tam olarak kayda geçmemiştir ve yuhannda olaydan yine bahsetmistir.

d- Havariler bu duruma karsi cikmistir. Yahudanin karsi olduğu durum farklidir.

İncilin İngilizce ve diğer dillerdeki cevirelir baz almis olmasi basli basina hatadir. Cünkü orijinal metinlerin kopyalaridir. Kaleme alinirken cesitli sayi hatalari varmis gibi gösterilmektedir. Buda celiski oldugunu vurgulamak içindir. Bu alintiyi Ahmet deatin yazmis olduğu kitaptan alinti yapilmistir ve bu sorular yada celiski iddialari cesitli sitelerde yayinlanmaktadir. İncili anlamak için orijinal dili bilmeye gerek yoktur. Ki orijinal metinler grekce yazilmistir. İmkansiz diye bir sey yoktur ve yazar insanlari kisitlamaktadir.

esenlikler

bende bır hrıstıyan arkadasla bu konuyu tartısmıstım cok yumusak kalplı saygılı bır ınsandı ve asla kurana muslumanlara olumsuz bır kelamını duymamıstım hatta muslumanları cok severdı

 

hrıstıynlar celıskılerı kabul etmez hatta barnabas ıncılını bıle ınkar ederler yanı aslında hrıstıyan alemı bıle bölunmus durumdadır barnabas ıngılterede bır muzede saklıdır kımısı bır magarada gızlı tutulur vs ama onlar barnabası kabul etmezler bu söylentıyıde guya dıger dınlerın uydurması oldugu söylenır

ben ıncılde sadece sunu eksık gördum

kuranı kerım evrenın yaradılısından tutunda bıtısıne hatta bıttıkten sonrakı hayatı bıle ne sekılde anlatır yanı dının ıcındekı butun kutsal kavramları en ınce noktsına kadar anlatır bukadar genıs bır arsıvdır kuranı kerım eger kuranı kerımde hz ısa anlatılıyorsa neden bır alemın ısıgı olan kutsal kıtaplardan bırı olan ıncılde hz muhammed anlatılmıyor bızde bur noktada acaba barnabas gercekmı dıye dusunuyoruz

 

Celiski kabul etmesi beklenir bir durum olamaz. Hristiyan aleminin bölündügü söz konusu degildir. islami kesimlerde bahsettiginiz kitap hakkinda sahte bir eser oldugunu söylemektedirler. Barnabas incili hakkinda bir alt konuda baska bir ülkede kasada saklandigini söylemisti. Böyle bir olayin kaniti ve delili yoktur. Atma konusunda basarili insanlarin ürünüdür. incilde ahmet olarak cevrilen parakletos sözcügü kutsal ruhla ilgilidir. incilde isa mesihten sonra gelcek olan kutsal ruhtur. Onu tanitacak,sonsuza kadar icimizde olacak olan Kutsal ruhtur. Onu kimse göremez diyor mesih.

 

esenlikler

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Midas Siena

Bir şey sorucam size hristiyanlığa ve incile göre kıyametin kopma tarihi hristiyanlara verilmiş ve insanların günahlarından dolayı tanrı insanları öldürecek ve dünyayı yıkacakmış ve ilk yargıda 21 mayıs 2011miş.Bunu acıklayanda bircok hristiyan kesime hitap eden bir hristiyan radyosu ama sonucta bun ları incil referans göstererek söylüyolar.İncilden başka hiçbir kutsal kitap tanrının kitabı değilmiş sadece incil tanrı esiniymiş.Siz bu kıyamet tarihine katılıyormusunuz bilmiyorum ama bence tam bir sacmalık ve insanları günahkar diye öldürmesinden bahsetmesi saki burda intikam nefret duyguları vurgulanmış tanrı üzerinde yaratıklarını öldürmek ve dünyayı yoketmek v.s. sadece bunu soruyorum ister cevp verir ister vermezseniz ama sonucta incil ve cemaate hitap eden bir hristiyan radyosunun söyledikleri bunlar.Hala incilde çelişki yoktur demenizde enteresan yani sanki şahit olmuşsunuz gibi ifadeler kullanıyorsunuz oda ilginç.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Bir şey sorucam size hristiyanlığa ve incile göre kıyametin kopma tarihi hristiyanlara verilmiş ve insanların günahlarından dolayı tanrı insanları öldürecek ve dünyayı yıkacakmış ve ilk yargıda 21 mayıs 2011miş.Bunu acıklayanda bircok hristiyan kesime hitap eden bir hristiyan radyosu ama sonucta bun ları incil referans göstererek söylüyolar.İncilden başka hiçbir kutsal kitap tanrının kitabı değilmiş sadece incil tanrı esiniymiş.Siz bu kıyamet tarihine katılıyormusunuz bilmiyorum ama bence tam bir sacmalık ve insanları günahkar diye öldürmesinden bahsetmesi saki burda intikam nefret duyguları vurgulanmış tanrı üzerinde yaratıklarını öldürmek ve dünyayı yoketmek v.s. sadece bunu soruyorum ister cevp verir ister vermezseniz ama sonucta incil ve cemaate hitap eden bir hristiyan radyosunun söyledikleri bunlar.Hala incilde çelişki yoktur demenizde enteresan yani sanki şahit olmuşsunuz gibi ifadeler kullanıyorsunuz oda ilginç.

merhaba;

 

O günü ve tarihi Tanridan baska kimse bilemez. Bunlari söylemem orda oldugum anlamina gelmez tam tersi durumdada söylediginiz gecerlidir. Kimse degisirken orda degildir dimi. incil,tevrat ve zebur bir bütündur degerli kardesim. Umarim anlatabilmisimdir.

 

esenlikler

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Midas Siena

Yani sonuç olarak siz bunu kabul etmiyorsunuz.Evet emin olun çok iyi anlattınız.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest kuzeys

incil çok eğlenceli bir kitap; okurken tanrının ışığından fazlasıyla nasibinizi alabiliyorsunuz ki ; incili gerçekten okursanız orada tanrı sözlerinin kaç tane olduğu ve neler olduğunu rahatlıkla görürsünüz. Bunun dışında tüm kitap isa'nın mesihlik sürecindeki kısa bir zamanı havarilerin ağzından anlatıyor. Metinlerin değiştirilmiş yada zaman içerisinde farklı lehçelerde farklı kurgulamaları olmuş olabilir. Olmaması da imkansız bugün bu olay kuran-ı kerim için bile geçerli her meal neredeyse farklı bir bakış açısıyla yorumlanıyor..

 

itiraz etmeden önce arap ve müslüman ülkelerinde ki kültürel farklılıklara bakın. Namazlarda kılınan rekatlar; abdest alma biçimleri gibi çok şey değişiyor. Siz bunu mezhep ayrımı olarak görebilirsiniz. Demek ki kuranda bir bütün değil; üstelik anlaşılır da gelmiyor zihinlerinize bunun en büyük ispatı büyü ile fal ile ilgili açılan başlıklardadır. Müslüman olup allah'ın apaçık bir şekilde yasaklayıp men ettiği şeylerin peşine düşmüyor mu dinden kurandan dem vuran forum ahalisi..

 

hangi din olursa olsun dindeki en büyük teorem tanrıya kayıtsız şartsız teslim olmaktır. ve bu teslimiyet tüm çelişkilerin üstesindedir. nefsimize uygun düşünüp yorumlarsak eğer emin olun her zaman bir handikap çelişki buluruz.

 

E.Kant'ın çok sevdiğim bir sözü var.. İmana yer bulmak için aklı devreden çıkardım diyor.. Bir şeye inanıp ta onu sorgulayamazsınız. Her şeyden önce zihniniz buna izin vermez. Sizi anında o şeyden afaroz eder. bu yüzden bir inancın içerisinde objektiflik olduğununa inanmıyorum. her göz kendi görmek istediğini göreceği gibi herkesin dini kendine.. yok eski ahid böylemiş yenisi şöyleymiş i boş verinde siz nasılsınız nasıl yaşayıp nasıl düşünüyorsunuz. Bulabildiniz mi göklerde yaşayan tanrıyı içinizde..

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest umutbey

Yoğunluğum sebiyle verilen cevabı teyit etme fırsatım olmadı

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...