Jump to content
Sign in to follow this  
logos

Kara Göründü!

Recommended Posts

Guest Life'Tm

'Bir fotoğrafa ait olmak neyi değiştirebilir ki,görünenlerin ötesinde bir başka bakışa sizi sürüklemiyorsa..' saol paylaşım için (:

Share this post


Link to post
Share on other sites

Life'TM..Teşekkürler paylaşımın için..

Aynı zamanda ilk mesajınızmış sitede..Bu yüzden ilk hoşgeldin de bana düşer:))

 

b402799hoC59Fgeldin-1.gif

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Life'Tm
Life'TM..Teşekkürler paylaşımın için..

Aynı zamanda ilk mesajınızmış sitede..Bu yüzden ilk hoşgeldin de bana düşer:))

 

b402799hoC59Fgeldin-1.gif

hoşbulduk teşekkür ederim:D

 

Share this post


Link to post
Share on other sites

siyah7-1.jpg

 

Şimdi siyah-beyaz fotoğrafın çekildiği ne mekan var,ne de yüzler!

 

Hiçbir şey kalmadı sabitlenen ,o anın solmuş yüzünden geriye.Ve acı veriyordu;dokunamıyordum;konuşamıyordum..Bütün bakışım buydu yıllardır.Oysa şimdi biliyorum;yitip giden her şeyin ardından geride kalan sadece bu fotoğraf değil!

Bir de hikayesi var..

 

Geçmiş ve bugün birbirine ilikleniyor sanki.Tıpkı bir giysinin iki yakasının düğmelerle iliklenmesi gibi,giysi bütünleşiyor.

Fotoğrafın görünenleriyle görünmeyenleri,yani içindekilerle dışındakiler,sözcükler dünyasının büyüleyici zenginliğinde,beni sende,seninle yürütüyor ve beni geçmişimle bütünleşmeye doğru sürüklüyor..

 

Ben fotoğraf oluyorum ya da her şey bende canlanıyor yeniden.

 

Yaşanan her olay,attığımız her adım,yaşadığımız her gün biraz daha yaklaşmak gibi bütünleşmeye..Ve insanın bütünleştiği o son nokta ölümdür.Yaşam ölümle bütünleşir.İnsanın bütün hikayesini ;son duruşunu;son sözünü ölüm belirler.Hikayeyi iyi yazmak gerekir.

Çünkü insanın gideceği son mabedidir ölüm..

 

Yol da,zaman da ,rüzgar da ikimizden yana olsun,demiştim;yineliyorum.Ve sözün büyüsüne kapılıp devam ediyorum bu zor yolculuğuma!Çünkü:

 

Ay denize inmiş,sukunet içinde!

Söz ana rahminde bekler gibi

Doğmayı bekliyor..

İçimde deli fırtınalar..

 

...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sana ne kadar yaklaşabilirim?Ne kadar sen çizebilirim?Kendine bile açmadığın bir kapıyı zorluyorum..Ve biliyorum ki ,sana yaklaştıkça;yaklaşabildikçe,birçok şey sarsılacak ;eskisi gibi olmayacak,hatta yıkılacak!

 

Adımlarından korkma,altında sarsılıyorsa yer..Nereye ve ne için yürüdüğünü bilerek yürümek,iz bırakacak kadar güçlü adımlar taşır çünkü..

 

 

Kimileri için anlamlı gelmeyebilir ama bir fotoğrafın kıyısından ,köşesinden ,görünenlerinden,görünmeyenlerinden hareketle başlayan bu yolculuk,aslında sorgulamaktır her şeyi!

 

Bu yaşamın içinde yürüyebilmem için;kendime kapılar açabilmem için;kuşatılmışlıklarımı aşabilmem için ;daha az acı veren bir sen bulabilmem için..

 

Senin hatalarını ,senin acılarını ,senin yenilgilerini ,senin düş kırıklıklarını yeniden yaşarken bu garip yolculuğumda ,yeni bir şey daha koyuyorum yanına;kendimi.

Bu senden çalabileceğim bir hayat değil!Bu ,seninle var edebileceğim yeni bir hayat..

 

Bir mum çiçeği gibi sabırla beklenir miydim ben de?

 

Yürüyorum bir keşiş gibi sarp ve dik yamaçta.

Senin an'larının içinde dolaşmak,yaşanmışlıklarını sanki içlerinde ben de varolmuşum gibi hissetmek;sonra belli bir dönemi seninle yaşamak,seninle paylaşmış olmak;bütün bunların yanısıra,beni de kuşatan bugünü solumak;kendi yaşanmışlıklarıma ya da kendi haneme diyebileceğim bir yere depolamak;yani yığılmak,birikmek,dolmak ve bütün her şeyle birlikte yol almak,yürümek hiç kolay değil!

 

Ama bir anlamı olmalı.Yaşadıklarımızın bir anlamı olmalı.

 

...

Share this post


Link to post
Share on other sites

benim karaya çıkmama bi kulaç kaldı.. güzel paylaşım teşekkürler..

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites

Paylaşımın için teşekkürler Ara..

*

İstediğim buydu biliyorum.Yavaş hareketlerle yazmak,sözcüklerdeki manayı keşfetmeye çalışmak,doymak....okumak,hissetmek ve coşmak içimde..

sadece ve sadece hissetmek,sadece duymak içimde sesini.

Yüreğime hapsetmek kelimelerinin sihrini...

 

Mum çiçeğinin çiçeklere boğulduğunu görmek için günlerce beklemek ,ne demek bilir misiniz?İnsan ancak sevdiğini bu kadar bekleyebilir..

Seni teslim alan aşkın ,tüm sadeliği ile fotoğrafa yansıyan sessiz hüznünün gerisinde ,beni mor zambaklarla buluşturan belleğimin oyununa kapılmadan edemiyorum kısa bir an!

 

Görüşlerimi;düşüncelerimi;duruşlarımı ayıklıyorum şimdi kendimden .Çünkü yaşamı,kendime ait kılmalıyım.İçinde tökezlenmediğim ;hata yapmadığım bir yaşamı sahiplenmek istemiyorum.Bu benim hatalarım diyebilmeliyim.Ya da benim hikayem..

 

Sözcüklerimdeki hıçkırık,gözyaşlarım kendini belli etmesede,ortaya çıkar çoğu zaman tebessümlerimde.Zorlada olsa yaşadığım anlık mutluluklarımın toplamı hıçkırıklarımla ,gözyaşlarımda buluşup sel olur sözcüklerin diziminde.

 

Çünkü bir anlamı olmalı yaşamın..

 

Düşünebildiğim;yazıyla buluşturabildiğim her anında,seninle konuşuyorum;seninle yüzleşmeye çalışıyorum;sorguluyorum;anlamlar yüklüyorum.Ancak ne kadar başarabilirim ki sana yaklaşabilmeyi?Tarihçi değilim,bir araştırmacı değilim;geçmişi belgeleriyle ortaya koyabileyim.Üstelik o kadar eksik yanları varken bir tarihçi bile ne kadar yaklaşabilirdi senin hikayene?

 

...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Hiçbir sözleşmenin sözün yüreğime düşüşü kadar etkili olmadığını biliyorum;yaşadım.Herhangi bir sözleşmeyi feshedip yok sayabilirsin kağıt üzerinde;ama yürekte yazılı olan silinmez;silinemez.

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites
En masumca yazılan bir sözcük bile ,görünen/görünmeyen ya da yitip gitmekte olan bir dünyaya meydan okuyor.Çünkü birgün yokolacağının bilincinde,buradayım,burada olacağım diyen bir başkaldırının sesi kalır yazıda..

 

Bu cümlenin aklıma getirdiği bir çok şey var ki...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Teşekkürler paylaşan yüreğinize..Merih ve Bakrac..

*

Bütün o bilinmeyen ;çözümlenemeyen zaman aralıklarının ,benim yaşamıma dinginliği ve huzuru getireceğini de sanmıyordum üstelik.Oysa giderek söylenmemişin ya da ortaya koyulmayanın görünür olduğunu fark etmek,bu yolculuğun başlangıcı oldu..

 

 

Ya benim hikayem..Ben sende kendimi yazıyorum;yani olması gereken beni..

 

Senin yapamadıkların ya da yapmadıkların;senin hataların;senin acıların;senin hayal kırıklıkların;senin yenilgilerin;senin başarısızlıkların ve senin mutsuzlukların,beni ayaklarına zincir vurulmuş gibi yürütmedi;yürüyemedim..

 

 

Beni var eden geçmiş,asıl şimdi beni olduruyor!

Çünkü zincirlerimden kurtulmam gerektiğini öğrendim.Üstelik usun ve yüreğin direnişlerine rağmen yazının büyüsü içinde,bir zamanlar kölesi olduğum acılarını,yenilgilerini de taşımayacağım..

 

Arınmalıyım bir başka hayatın izlerinden ..İşte!Şimdi ,her şeyi yeniden kurabilirim mevcut dengeleri bozarım korkusu taşımadan.Çünkü her şey yeniden dengelenecek nasılsa..

 

Seni kendimden ayıklamıyorum.Sana yaklaştıkça sende kendimi ayıklıyorum;ben olabilmek için..

Bu siyah -beyaz fotoğrafın bir tarihi yok.Elbette ne zaman çekildiğine dair belirgin bir tarihi var;kayıtlara ve evraklara geçen .Ancak ,bu fotoğrafın bende bir tarihi yok..

 

 

...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...