Jump to content
sirius

Dünyayı Yönetmeye Çalışan Güç; İlluminati...

Recommended Posts

Siz dikkatle okuyabilirseniz sevinirim. Birçok yerlerde İlluminati hakkındaki gerçekleri açıkladım. Ve devam edeceğim

 

illuminati-1.jpg

 

 

İlluminati sembolü

 

İlluminati : Tek Dünya Devleti'ni Kapitalizm + Komunizm = Faşizm ile kurmayı açmalayan Küresel Kraliyet demek yeterli.. Dünyayı 10 kişi yönetiyor ve bu 10 kişinin 300 kadar alt kadrosu verilen emirleri uyguluyorlar. İlluminati adı verilen bu çetenin hedef başkenti Kudüs olan tek bir dünya devleti kurmak.

 

illuminati10pn-1.jpg

 

 

 

Tüm Farmasonlar, Masonlar ve diğer alt örgütlerinin en büyük örgüt ve lideridir. Mason olabilmek için İlluminati'den onay almak gerekiyor. İlluminati dini Şeytana tapmaktır. İlluminati lider Lucifermiş (!) Çok yüksek dereceli masonlar İlluminati'nin dış çekirdeğine ayin gibi katılırlar. İç çekirdekte İlluminati'nin kurucular da katılır. Neyse daha iyi açıklayayım Dünyayı kendilerine "bilge adamlar" adını veren, 10 kişi yönetiyor. İlluminati'nin güç şebekesi, dünyanın en güçlü kişilerinden, yatırımcılarından, şirket başkanlarından ve siyasilerden oluşuyor. "İç çember" denilen en tepedeki 10 kişiye bağlı 300 kişi ise onların alt kadrosunda yer alıyor ve talimatlarını yerine getiriyorlar. 10 kişilik "bilge adamlar" grubunda Fransa'dan, üç, ABD'den iki, Kanada, Avusturya, İngiltere, İspanya ve Güney Afrika'dan birer üye bulunuyor. Fransa'nın üç üyelikle ilk sırada yer almasının yanıltığı olduğunu, Kanada'nın bir üyesinin de ABD'nin üçüncü adamını tamamladığını belirtiyorum..

 

illuminati21dq-1.jpg

 

 

 

"İç çember" üyelerinin ortak özelliği Dış İlişkiler Konseyi, Bilderberg, Trilateral Komisyon, Mahson Tarikatı, Kafatası ve Kemir Tarikatı, Aspen Enstitüsü, Malta Şövalyeleri, Opus Dei, Roma Kulübü, Bohemian Grove, Dünya Ekonomik Forumu, Dünya Federalleri üyesi olmaları. İlluminati Komplosu'nun hedefi, başkenti Kudüs olan bir dünya devleti kurmak. Kitabın, sonunda illuminati piramidinin üstünde bulunan "bilge adamlar"a hizmet eden isimlerden bir kısmı, unvanlarıyla birlikle verilmiş. Türkiye'den kimse var mı diye baktık ancak, ne hikmetse kimseyi bulamadık! İlginç değil mi?

 

Yılda bir kez biradaya gelen İlluminati üyeleri, hedefledikleri dünya devletini kurmak için planlar yapıyorlar. Bu planların içinde çeşitli ülkelerde ekonomik krizler çıkararak, ülkeleri sömürmek, savaşlar çıkarmak, "Daha Fazla Savaş" ilkeleri gereği savaşların sürekliliğini sağlamak, çeşitli hastalıklar icat etmek, (kitapta, AIDS ve HIV'in ABD'deki askeri araştırma laboratuvarlarından dünyaya yayıldığı iddia ediliyor.) nüfus azaltıcı çalışmalar yapmak, etnik temizliği desteklemek ve 11 Eylül örneğinde olduğu gibi terör yaratarak, "anti-terör yasaları" çıkarmak. İddiama göre, 11 Eylül saldırısı için FBI bazı Arapları kullandı ve bombaları temin etti. İlluminatı'nın ilkelerinden en önemlisi "Kaostan kaynaklanan düzen". İlluminati, kendi düzenini çıkarmak için sürekli kaos yaratmak zorunda.

 

İşte görebileceğiniz İlluminati'nin iç çekirdek ve dış çekirdek üyeleri

 

006_illuminati.jpg

 

 

 

Rockefeller ve Rothshild aileleri İlluminati'nin önemli kuruculardır. İlluminati sembol resimin hemen aşağıdaki hepsi birer mason ve illuminati üyedirler. Vatikan'da bile mason papazlar vardır. Onlar ateist olduklarını unutmayalım. Katolikler birer zavallıdırlar bunların gerçeği hiç farkında değiller. Neyse Türkler yavaş yavaş bu gerçekleri görmektedirler. Biz de farkında vardık Türkiye'deki tüm darbeler, ekonomi sıkıntılar, terör ve diğer karmaşa işlerin parmağı İlluminati olduğunu gördük. Türkiye yani Dev uyuyanın gözleri yavaş yavaş açmaya başlamıştır. Bu büyük gözlerimiz açmasına izin vermeyen milli şuursuz insanlar ve Türk düşmanlar da vardır.

 

Biliyor musunuz Tek Dünya Devletini kurabilmesi için Ortadoğu'daki düşmanlar yıkılması gerekiyor. Son hedef Türkiye.. Buna engel biziz ve savaş yakındır. Önce Yugoslavya dağıldı ve sonra Rusya da dağıldı. Şimdi sıra Afganistan da dağılıp Irak dağılıyor. Yakında bölünebilir.. Sonra Suriye ve İran da olması çok büyük ihtimaldir. Chavez Amerikanın gizli bilgileri çalıp dünyaya duyurmuşlardır. Son hedef Türkiye olduğunu gördük.. Neyse açıklayabileceğim pek çok şey var..

 

Amerika halkı İlluminatinin varlığını öğrenirse İlluminati tamamen ortadan kalkar.

 

 

 

bilderberg.jpg

 

 

 

İlluminati: Etrika Çemberi adlı kitabın ünlü araştırmacı emekli Prof. Texe Mars, bizden daha iyi Türkiye Cumhuriyeti’ni tanıyor. Türkiye’yi yıkmak isteyen oyunların arkasında İlluminati ve alt masonik örgütler olduğunu iddia ediyor ve Türkiye hakkında şöyle anlatıyor: (tarih 2002)

 

(...) Türkiye, 650 milyonluk nüfusu ile gezegenimizdeki diğer 175 ülkeden çok farklı bir konuma sahip. Ortadoğu, Avrupa ve Afrika’yı birbirine bağlayan güçlü bir köprü. Ankara’da ya da İstanbul’da yaşananlar, kesinlikle sonraki yıllarda Afrika’daki Nijerya’dan Avrupa’daki Almanya’ya oradan Amerika Birleşik Devletleri’ne kadar birçok bölgedeki gelişmeleri etkiler. Bundan dolayıdır ki, Yeni Dünya Düzeni’nin komplocu liderlerinin, ki ben onları İlluminati’nin adamları olarak isimlendiriyorum, Türkiye’yi, kendileri için bir dayanak noktası ya da dünya hakimiyetlerine giden yolda bir anahtar olarak görmeleri, şaşırtıcı olmamalıdır.

 

Türkiye, sıradan insanların yaşadığı bir ülke değil. Miras aldığı tarih yüzyıllar boyunca global gelişmeleri etkilemiş, nüfusunu genç, eğitimli erkek ve kadınların oluşturduğu bir ülke.

 

Osmanlı İmparatorluğu, sanatsal, bilimsel ve kültürel başarılarıyla, ve tabii ki askeri gücüyle, halen batılı güçlerin zihnindeki yerini muhafaza etmektedir. Tabii ki ülkenin eşsiz tarihi, Hititler, Helen uygarlığı ve Bizans dahil olmak üzere, milattan önce ikinci milenyuma kadar izlenebilir. Birinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından, 1923’de Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarken gösterdiği olağanüstü başarıları bizler tarafından da çok iyi bilinen Mustafa Kemal ‘Atatürk’ ismi, hayranlık dolu bir ses tonu ile telaffuz edilmektedir.

 

Bugün Türkiye, ekonomik, askeri ve kültürel gücü ile dikkate alınması gereken bir ülke. Ülkedeki elit, Ankara’yı, Avrupa’nın ekonomik gücüne entegre etmeye çalışıyor. Türkiye’nin coğrafyası; insanları, dini ve potansiyeli, her zaman patlamaya hazır bir bomba görünümü veren çalkantılı Ortadoğu coğrafyasında Türkiye’siz bir istikrar ve güvenliğin mümkün olmadığı görüşünü pekiştirir nitelikte.

 

Tüm bunlar, Başkan George W. Bush’un, Taliban’ın mağlup edilmesinin ardından Afganistna’daki barışı tesis etme ve kollama sürecinde neden Türkiye’nin desteğini almaya çalıştığına açıklık getiriyor. Tahmin ediyorum ki, Amerika, İngiltere ve Rusya, bundan sonra Ankara’ya daha sık kulak verecek ve Türkiye, dünya meselelerinde hissedilir bir güç merkezi olacak.

 

Bununla birlikte, kendi çıkarları için Türkiye’nin bu potansiyelinden istifade ve manipüle etmek isteyen kişi ve oluşumlar da mevcut. Türkiye’nin ekonomik, askeri ve sosyal arenada oynayacağı rolün artması, aynı zamanda bu ülkenin, eski çağlardan bu yana devam etmekte olan global komplonun ayrılmaz bir parçası olarak görülmesi anlamına da geliyor.

 

Sözkonusu komployu yürüten elit tabakanın nihai hedefi, başkenti Kudüs olacak bir dünya hakimiyeti kurmak. İlluminati’nin arkasındaki beyinler, Büyük İsrail’lerinden, Türkiye’yi ve tüm Dünya’yı hakimiyetleri altına almanın planlarını yapıyorlar.

 

Sözkonusu elit, gizli gündemlere sahip on acımasız adamdan oluşuyor. Kendilerinin de yarı-tanrı statüsünde olduklarına inanan bu karanlık niyetli tipler, şeytani ‘Güçler Tanrısı’ndan başka hiçbir şeye tapmıyorlar. Bunlar, onyıllardır, tüm özgürlüklerin yeryüzünden silineceği o güne hazırlanmak için ellerindeki tüm mali ve politik gücü seferber etmiş durumda. O lanetli gün gelip çattığında, üstün liderlerinin, dünyanın tahtına oturacağından emin görünüyorlar.

 

Komplonun iç çemberi olarak isimlendirdiğim bu kişiler, sahip oldukları kan, hanedanlıklar ve servetle, şeytani güçlerini sergilemekten kaçınmıyorlar.Komplonun lider kadrosu, New York, Washington ve diğer Avrupalı başkentlerde faaliyet gösteren gizli cemaatleri kullanıyor, kendilerinin ‘Olağanüstü Çalışma’ olarak isimlendirdikleri, dünya üzerindeki tüm erkek, kadın ve çocukların köleleştirilmesi hedefine ulaşmak için çalışıyorlar. Daha da kötüsü, gerçek yaratıcının yeryüzündeki tüm izlerini silebilecekleri gibi yanlış bir hayalin peşinde koşuyorlar.

 

İlluminati’nin karanlık beyinleri, Türk milletinin anahtarını ele geçirebilirlerse, sadist ve açgözlü hedeflerine ulaşma yolunda uzun bir mesafe katketmiş olacaklar. Tamamen kontrolleri altına alamadıkları bir Türkiye, bu misyonlarını imkansız hale getirmese bile, şüphesiz ki, bir hayli zorlaştıracaktır.

 

Bundan dolayı, önümüzdeki günlerde, bu karanlık karakterlerin, Türkiye’yi de etkileri altına alabilmek için daha fazla gayret göstereceklerini tahmin edebiliriz. Çünkü, Türkiye’nin de fethedilmesi gerektiğine inanıyorlar. Mümkünse sinsi komplolarla. Ekonomik yıkımlarla ya da gerekirse kaba güç kullanarak.

 

Tüm bunların ışığında, Türkiye’nin zeki ve cesaretli insanlarının “İlluminati: Entrika Çemberi” adlı kitabımı dikkatle okuyacaklarını ve kapıdaki tehlikenin farkına varacaklarını ümid ediyorum. Ardından, bu ülkenin vatandaşları olarak, bu büyük tehlikeye nasıl tepki vereceğinize siz kendiniz karar vereceksiniz.

 

Türkiye, şeytani amaçlara hizmet eden bu adamların önünde, bir ahlak duvarı, bir kudsi bariyer olarak çıkabilecek mi? Yoksa Anadolu insanı da, dünyada örneğini gördüğümüz diğer uluslar gibi, başarısız olarak, bu sinsi şemanın tuzağına mı düşecek?

 

Türkçe konuşan tüm insanlara karşı kalbimde beslediğim sevgi ile diyorum ki: ‘Gerçekleri öğrenin ve kazananlardan olun’. Kutsal metinlerin de söylediği gibi, ‘Gerçeği öğreneceksin ve gerçek seni özgür kılacak.’

 

Texe Mars

 

23 Ocak 2002

 

İşte dünyayı yöneten tarikat!...

 

İlluminati, 1 Mayıs 1776 da Adam Weishaupt tarafından Almanya Bavyera'da kurulmuştur. Weishaupt, Ingolstadt Üniversitesinde hukuk profesörü iken masonik eğilimlere merak sarmış ve bir gizli örgüt kurmuştur. Ama hükümete karşı bazı hareketler de içeren yayınları nedeniyle 1786'da polis tarafından basılmış ve ondan sonra da tamamen yeraltına inmiştir. İlluminati'nin daha sonra çok güçlendiği ve 1833'de Yale Üniversitesinde General William Russel tarafından Skulls and Bones Society olarak kurulduğu (SBS) rivayet edilmektedir. Yani bir rivayete göre SKS İlluminati'nin ABD'deki devamıdır.

 

İlluminati adını ve üyelerini inanılmaz bir sır gibi saklayan ölümcül bir kuruluştur. Bugün hemen her ülkede mevcuttur. Özel eğitim, tören ve alt kültürlerden gelmeyenler İlluminati'ye kabul edilmezler. ABD başkanlarının pek çoğu İlluminati'den ya icazet alırlar ya da üyesidirler. İlluminati o kadar gizlidir ki, varlığından bile bahsedilmez. Bu gizli örgüte ihanet edenlerin cezası kayıtsız şartsız ölümdür. Illuminati'nin NATO ile veya Gladyo gibi yeraltı örgütleri ile de ilişkisi olduğu sanılmaktadır.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest HERO

Güzel , aydınlatıcı ve uyarıcı ciddi bir konu...

İlluminati örgütünün çalışma amaçları ve alanları ile ilgili gizli anlaşmaları vardı cidden insanlık dışı ve günümüzde tatbik edildiği tartışma götürmez bir şekilde açıkça görülüyor...

Share this post


Link to post
Share on other sites

hemde çok. masonlukta ileri seviyeye gelenlerin (derecelerin üstüne çıkan grubun) oluşturduğu birşey illumanati ve tabi ki majikal anlamda ilerilere ilerlemiş bir grup. Masonlar klasik bir şekilde giderken seviye yükseldikçe majiye giriş yaparlar. İllumunati bu yollarla parasal desteği sağladığı gibi karanlık işlerini de yapıyor.

 

Misal bush ciddi anlamda onların koruması altında. Çünkü onlar yönetiyor :) Çok derin ve tehlikeliler. Çünkü dünyayı alttan kontrol etmeye daha da kötüsü işgal etmeye çalışıyorlar. Bir nevzede olsun başardılar aslında.

 

Masonluğa gelirsek inanılmaz mason var. Çoğu bilimadamı mason zaten. Mesale bizdeki ünlü bilimadamı Mustafa İnan da masondur. Genel olarak kötü değiller aslında. Ama ileri seviyeleri pek tekin değil ve karanlık. Karanlıktan kastım kötü değil aslında adı üstünde karanlık.... (bilinmez derin)

 

illumunatiye gelirsek bildiğim kadarıyla tarihte illumunati grubunda olup kendini ifşa eden tek kişi var. O kişi dışında ifşa eden kendini yok.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest maiadam

Roosvelt ailesi dünyanın ilk dolar milyoneri ailesidir. Bush'da yahudidir. Kuleleri vurduranda bu adi örgüttür 11 Eylülde kulelerdeki çalışan yahudiler işe gitmemiştir. Amaçları ise o günkü terör suçunu pentagon'un en iyi 100 ajanından birisi olan ladine atarak İslam'a yıkmaktır.

Share this post


Link to post
Share on other sites

yahu anlamıyorum ben kaç defa yazdım.bütün dinlere saygımız vardır.Neden Yahudilik için bu kadar nefret hakaret içerikli yazılar yazıyorsunuz.konu İlluminati yahudilere (musevi)kardeşlerimize hakaret etmeyelim...bu uyarıdır aynı şekilde devam eden üyelerimize uyarı/ceza verilecektir...

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Suzie

Bende bir alıntı ile ekleme yapayim konuya x)

 

İlluminati

 

1776 yılında Almanya'nın Münih kentinde, Adam Weishaupt isimli Kabbalacı bir Hukuk Profesörü ve Baron von Knigge ile diğerlerinin yardımıyla kurulan gizli topluluk. Illuminati, "Aydınlanmış Olanlar" anlamına gelmektedir. Topluluğun kuruluş amacı cehaletle, baskıcılıkla ve kilisenin dogmalarıyla mücadele etmekti. Her ne kadar asıl amaç, aydınlanarak dinsel dogmalardan uzak, hür düşünceyi ve Newtoncu pozitif bilimin önünü açmak idiyse de, gizli siyasi amaçları olduğu öne sürülerek dünya siyaset tarihinin belki de zaman içerisinde üzerine en fazla komplo teorisi üretilmiş topluluğu halini almıştır.

 

Münih'te kurulup, o yörede (Bavyera) hızla gelişen Illuminati'nin üye kayıtları büyük bir gizlilik içinde saklanıyordu. Öyle ki, üyelerin her birinin takma isimleri vardı ve yazışmalarda bunlar kullanılır, üyelerin gerçek isimleri ve kimlikleri asla kullanılmazdı. Örneğin, topluluğun kurucusu Adam Weishaupt'un kod adı Spartacus idi. Illuminati üyeleriyle ilgili bilinen tek şey, tüm üyelerinin Cermen kökenli beyazlardan oluştuğudur.

 

Dereceler ve Çalışma Sistemi

 

Illuminati topluluğu, tıpkı Masonluk gibi ve benzer anlamları olan, üç derecede çalışırdı.

 

 

1. Çırak

2. Minerval

3. Illumine (Aydınlanmış) Minerval

 

Başkan ise Areopagites ünvanı ile anılıyordu.

 

Çıraklar, Fransız ansiklopedistlerin eserlerini okuyarak ve kendi görüşleriyle birlikte bunların raporlarını sunarak tezler hazırlardı. Derece geçişleri tezler hazırlayarak ve bu tezlerin yeterliliği, üst dereceler tarafından oylanarak kabul edilirdi. Bir alt derecedeki üye, bir üst derecedeki üyelerin kim olduklarını bilmezdi.

 

İnişler, Çıkışlar

 

12 kişi ile kurulan Illuminati topluluğu, gelişmelerini Mason Localarından kendilerine uygun üyeler kazanarak sağlamaya çalışmışlar, ilk sene sonunda 80 üyeye çıkmışlardır. Daha önceden bir Mason olan Baron Adolf von Knigge'nin katılımı ile ciddi bir ivme kazanmış, Baron'un kazandırdığı seçkin üyeler ile ciddi bir yükselişe geçmişlerdi. Baron ayrıca, Masonluğun şövalye dereceleriden etkilenerek hazırlanmış bir de Illuminatus Dirigens adlı bir ek derece daha oluşturmuştu. Baron'un bu kadar öne çıkması, Weishaupt'un pek hoşuna gitmemiş ve anlaşmazlık, Baron'un kısa süre sonra topluluktan ayrılmasıyla sonlanmıştı.

 

22 Haziran 1784'te tüm Bavyera'da Masonluk ile birlikte Illuminati de, gizli siyasi amaçları olduğu öne sürülerek yasaklanmıştı. Masonluğun, tarih boyunca kendisine yönelen tüm baskı ve yasaklamaların altından hiçbir zarar almadan çıkması gibi yine zararsız çıktığı bu süre Illuminati'ye pek yaramamış ve büyük ölçüde gücünü ve varlığını yitirmişti.

 

19. yüzyılın başlarında ünlü Alman filozof Hegel'in katılımıyla canlanan ve eski parlak günlerine dönen Illuminati, bu yıllarda, bir yandan üyesi olan Hegel'in tez-antitez kuramlarıyla Yeni Dünya Düzeni düşüncesinin geliştiği bir topluluk haline gelmişti. Dünya üzerindeki çeşitli toplulukları etkileyen bu düşüncenin mirasçıları bugün halen çalışmalarını sürdürüyor.

 

Kaynakca:

* Die Korrespondenz des Illuminatenordens. vol. 1, 1776-81, ed. Reinhard Markner, Monika Neugebauer-Wölk e Hermann Schüttler. - Tübingen, Max Niemeyer, 2005. - ISBN 3-484-10881-9

 

* Mozart'ın Yapıtlarındaki Masonik Örgü. Katharine Thomson. çev. Halim Spatar. - İstanbul, Pencere Yayınları, 2004

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest maiadam

"yahu anlamıyorum ben kaç defa yazdım.bütün dinlere saygımız vardır.Neden Yahudilik için bu kadar nefret hakaret içerikli yazılar yazıyorsunuz.konu İlluminati yahudilere (musevi)kardeşlerimize hakaret etmeyelim...bu uyarıdır aynı şekilde devam eden üyelerimize uyarı/ceza verilecektir..."

 

saygı çift taraflıdır benim İlahıma, benim peygamberime, benim dinime, benim kitabıma, ülkeme, vatanıma, milletime vb. saygı göstermeyen bizden saygı beklemesin. Elin oğlu saygıda kusur etmez başım gözüm üstüne, ama saygısız olan babamsa babamı tanımam bu böyle biline. Yoksa yahudilere sözümüz yok, sözümüz düşmana, adam olmayana

Share this post


Link to post
Share on other sites

maiadam benim anlatmak istediğim konu Lahuti.com'daki Yahudi kardeşlerimiz bu nedenlede bu forumda ırkçılık ve din düşmanlığı yapılmasını istemiyorum...

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest maiadam

sen açıkladın bende, sorun yok ortada. Benim tek sözüm bize dost görünüp arkamızdan vuran namertlere, çünkü düşmanında olsa mert olmalı

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×
×
  • Create New...