Jump to content
sirius

Niye Ben Diyenler İçin....

Recommended Posts

''NIYE BEN'' DIYEN HERKES ICIN....

 

Brenda yamaç tirmanisi yapmak isteyen genç bir kadindi. Bir gün

cesaretini toplayarak bir grup tirmanisina katildi.

Tirmanacaklari yere vardiklarinda, neredeyse duvar gibi dik,

büyük ve kayalik bir yamaç çikti

karsilarina.

Tüm korkularina ragmen, Brenda azimliydi. Emniyet kemerini

takti,

ipi

yakaladi ve kayanin dik yüzüne tirmanmaya basladi.

Bir süre tirmandiktan sonra, nefeslebilecegi bir oyuk buldu..

Orada

asili dururken, gruptan yukarida ipi tutan kisi dalginliga

düserek

ipi

gevsetiverdi. Aniden bosalan ip, hizla Branda nin gözüne

çarparak

lensinin düsmesine neden oldu.

 

Lens çok küçüktü ve bulunmasi neredeyse imkansizdi.

Lens yamacin ortasinda

bir yerlerde kalmisti ve Brenda artik bulanik görüyordu.

Ümitsizlik

içinde Brenda, lensini bulmasi için Allah'a dua edebilirdi

yalnizca..

Ve içten içe düsünüp dua etmeye basladi. "Allahim! Sen bu anda

buradaki

tüm daglari görürsün. Bu daglar üzerindeki her bir tasi ve

yapragi

bildigin gibi, benim lensimin yerini de biliyorsun. Onu bulmama

yardim et."

 

 

Patikalardan yürüyerek asagi indiler. Asagi indiklerinde,

tirmanmak

üzere oraya dogru gelen yeni bir grup gördüler. Iclerinden biri

"Aranizda lens kaybeden var mi?" diye bagirdi.

 

 

Brenda'nin sonradan ögrendigine göre, lensi bir karinca

tasiyordu

ve

karinca yürüdükçe yavasça kayanin üzerinde hareket edip parlayan

lens

kizlarin dikkatini çekmisti.

 

 

Eve döndüklerinde Brenda lensini nasil bulduklarini babasina

anlatacak

ve bir karikatürcü olan babasi da agiziyla lens tasiyan bir

karinca

resmi çizerek, karincanin üzerindeki baloncuga bunlari

yazacakti:

 

 

"Allahim! Bu nesneyi neden tasidigimi bilemiyorum.

Bunu yiyemem ve

neredeyse tasiyamayacagim kadar agir. Ama istedigin sadece bunu

tasimamsa, senin için tasiyacagim..."

 

 

"BU YÜKÜ NIYE TASIYORUM" diyenlere.....

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest

bu da kapak oldu bana bugün itiraf günüm niyeyse 9_9:)

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest aris

ne kadar anlamlı bir hikaye....işte dualarımızda aynen böyle olmuyor mu...birileri dua ediyor Allahtan istiyor ve o dualarımızı Allah kabul ediyor,digerleride yaptıkları şeyleri neden yaptıklarını bilmiyor...işte megerse bu kadar basitmiş cevabı...şimdi aklıma yaşadıgım bi olay geldi, benim bir erkek arkadaşım vardı ve ona karşı tüm hisslerim bitmişti,ayrıldım...tam bir ay sonra ona döndüm neden geri dönügümü hep kendi kendime sormuştum çünkü asla dedigim bi ilişkiydi.demek çok istemiş ve duası kabul olmuş ve bende neden kabul ettim diye düşünen gruptaymışım ...ama sonrada sanırım Allah bana acıdı ve yine bitti :)

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Silvara

NİYE BEN? DIYEN HERKES İÇİN....

 

 

Brenda yamaç tırmanışı yapmak isteyen genç bir kadındı.Bir gün cesaretini toplayarak bir grup tırmanışına katıldı. Tırmanacakları yere vardıklarında, neredeyse duvar gibi dik, büyük ve kayalık bir yamaç çıktı karşılarına. Tüm korkularına rağmen, Brenda azimliydi. Emniyet kemerini takti, ipi yakaladı ve kayanın dik yüzüne tırmanmaya başladı.

 

Bir süre tırmandıktan sonra, nefeslebilecegi bir oyuk buldu.. Orada asılı dururken, gruptan yukarıda ipi tutan kisi dalgınlığa düşerek ipi gevşetiverdi. Aniden boşalan ip, hızla Branda nın

 

gözüne çarparak lensinin düşmesine neden oldu.Lens çok küçüktü ve bulunması neredeyse imkansızdı. Lens yamacın ortasında bir yerlerde kalmıştı ve Brenda artık bulanık görüyordu. Ümitsizlik içinde Brenda, lensini bulması için Allah'a dua edebilirdi yalnızca. Ve içten içe düşünüp dua etmeye başladı.

 

"Allahım! Sen bu anda buradaki tüm dağları görürsün. Bu dağlar üzerindeki her bir taşı ve yaprağı bildigin gibi, benim lensimin yerini de biliyorsun. Onu bulmama yardım et."

 

Patikalardan yürüyerek aşağı indiler. Aşağı indiklerinde, tırmanmak üzere oraya doğru gelen yeni bir grup gördüler.İçlerinden biri "Aranızda lens kaybeden var mi?" diye bağırdı.

 

Brenda'nın sonradan ögrendigine göre, lensi bir karınca taşıyordu ve karınca yürüdükçe yavasça kayanın üzerinde hareket edip parlayan lens kızların dikkatini çekmisti.

 

Eve döndüklerinde Brenda lensini nasıl bulduklarını babasına anlatacak ve bir karikatürcü olan babası da ağzıyla lens taşıyan bir karınca resmi çizerek, karıncanın üzerindeki baloncuğa bunları yazacaktı:

 

"Allahım! Bu nesneyi neden taşıdığımı bilemiyorum. Bunu yiyemem ve neredeyse taşıyamayacağım kadar agır. Ama istedigin sadece bunu taşımamsa, senin için taşıyacağım..."

 

 

 

"Bu yükü niye taşıyorum demeyin" demeyin.....

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest yasminysmn

allah razı olsn.

her derdın dermanının , her cafanın sefasının , hr yukun bı sebebının , her serde de hayrın oldugnu anladm bır kez daha

Share this post


Link to post
Share on other sites

“Niye Ben?” diyen herkes için

 

Brenda, yamaç tırmanışı yapmak isteyen genç bir kadındı. Bir gün cesaretini toplayarak bir grup tırmanışına katıldı.

 

Tırmanacakları yere vardıklarında, neredeyse duvar gibi dik, büyük ve kayalık bir yamaç çıktı karşılarına. Tüm korkularına rağmen, Brenda azimliydi. Emniyet kemerini taktı, ipi yakaladı ve kayanın dik yüzüne tırmanmaya başladı.

 

Bir süre tırmandıktan sonra, nefeslenebileceği bir oyuk buldu. Orada asılı dururken, gruptan yukarıda ipi tutan kişi dalgınlığa düşerek ipi gevşetiverdi. Aniden boşalan ip, hızla Brenda’nın gözüne çarparak lensinin düşmesine neden oldu.

 

Lens çok küçüktü ve bulunması neredeyse imkansızdı. Lens, yamacın ortasında bir yerlerde kalmıştı ve Brenda artık bulanık görüyordu. Ümitsizlik içinde Brenda, lensini bulması için Allah’a dua edebilirdi yalnızca... Ve içten içe düşünüp dua etmeye başladı. “Allah’ım! Sen bu anda buradaki tüm dağları görürsün. Bu dağlar üzerindeki her bir taşı ve yaprağı bildiğin gibi, benim lensimin yerini de biliyorsun. Onu bulmama yardım et.”

 

Patikalardan yürüyerek aşağı indiler. Aşağı indiklerinde, tırmanmak üzere oraya doğru gelen yeni bir grup gördüler. İçlerinden biri “Aranızda lens kaybeden var mı?” diye bağırdı.”

 

Brenda’nın sonradan öğrendiğine göre, lensi bir karınca taşıyordu ve karınca yürüdükçe yavaşça kayanın üzerinde hareket edip parlayan lens kızların dikkatini çekmişti.

 

Eve döndüklerinde Brenda lensini nasıl bulduklarını babasına anlatacak ve bir karikatürcü olan babası da ağzıyla lens taşıyan bir karınca resmi çizerek karıncanın üzerindeki baloncuğa şunları yazacaktı:

 

“Allah’ım! Bu nesneyi neden taşıdığımı bilemiyorum. Bunu yiyemem ve neredeyse taşıyamayacağım kadar ağır. Ama istediğin sadece bunu taşımamsa, senin için taşıyacağım...”

 

“BU YÜKÜ NİYE TAŞIYORUM” demeyin...

 

alıntı

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest bir umut

“BU YÜKÜ NİYE TAŞIYORUM” demeyin..

çok doğru paylaşım için sağol

Share this post


Link to post
Share on other sites

teşekkür ediyorum sevgili bir umut...evet bazen öyle zamanlar olurki neden bu başıma geldi yada neden bu görev bana verildi deriz,ama bilmeyizki o en şerefli bize bir görev vererek farkında olmadan bizi şereflendiriğini....

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×
×
  • Create New...