Jump to content
Sign in to follow this  
Guest PinkSheker87

“Kalbinin Derdi Nedir?

Recommended Posts

Guest PinkSheker87

ALLAH dostlarından Ahmed bin Ebü’l-Havârî hazretleri bir gün çöle doğru yürüyüşe çıkmıştı

 

Araplardan bir grup insanın sahrada deve koşturduklarına şahid oldu. Onlar bir tarafta develerini koştururken biraz ilerde köşeye çekilmiş kendi halinde oturan bir köylü gördü Onunla sohbet etmek arzusu gönlüne düştü ve ona doğru yöneldi.

 

Adamın garip bir hâli vardı

 

Uzaktan insanın dikkatini çekecek kadar sâkin ve kabuğuna çekilmiş bir halde görünüyordu

 

Bir grup bedevi Arap ise heyecan dolu anlar yaşıyordu Büyük bir telaş içerisinde bağırıp, çağırıyordu

 

Böyle bir ortamda onların karşısında kendi haline göre, yerinden kıpırdamadan bir insan nasıl oturabiliyordu?

 

Büyük bir merakla yanına giden Ahmed bin Ebü’l-Havârî rahmetullahi aleyh ona

 

“Esselâmü aleyküm” diyerek selâm verdi

 

O da hafif sesle

 

“Aleyküm selâm” diyerek selâmı aldı

 

Başka bir kelam etmedi. Bundan sonrasını Ahmed bin Ebü’l-Havârî anlatıyor

 

Bir müddet sessizce oturdum Gönlüm huzur doldu

 

Uzaktan garip görünümlü bu insan hep zikir ve murâkabe halindeydi Belli ki Rabbısıyla beraberdi

 

Huzurunu bozmak istemedim Sessizce yanında oturup istifade etmeye çalıştım Bir hayli zaman geçtikten sonra başını kaldırıp bakışlarıyla beni şöyle bir süzdü Sonra konuşmaya başladı

 

“ALLAH Teâlâyı zikretmek ne kadar tatlı bir şey Gönüllere huzur, kalblere şifa veriyor

 

Şaşıyorum şu insanlara?

 

Niçin boyun büküp yalvarmazlar?

 

Neden ALLAH’ı zikretmezler?

 

Oyun ve eğlenceye dalarak niçin O’nu unuturlar?

 

Halbuki ölüm onların peşinde Her an onları takip ediyor

 

İnsan için ondan kurtuluş yolu asla yok

 

Böyle bir tehlike ve musîbetler içinde olmasına rağmen insanlar neden boş şeylerle meşguller

 

Bunun üzerine ben de

 

“ALLAH’ın rahmeti üzerinize olsun insanlar hangi müsîbetler ve hangi tehlikeler içinde?” diye sordum?

 

Şöyle cevapladı

 

“Günah musîbeti ve ölüm tehlikesi Ölümden öncesi ve sonrası

 

Sonra ağlamaya başladı Ben de onunla birlikte ağladım

Biraz sonra tekrar

 

“Neden yapayalnız duruyorsun? diye sordum

 

O

 

“Ben yalnız değilim! Rabbimle berâberim” diye cevap verdi

 

 

Fakir ve muhtaç olduğunu zannederek;

 

“Bir şey ister misin? dedim

 

O

 

“Evet kalbimin derdini tedavî edecek bir tabib isterim” dedi

 

“Tabîbin kimdir? dedim

 

“Rabbimdir” diye cevap verdi

 

“Kalbinin derdi nedir? diye sordum

 

“Günahlar” dedi

 

“Peki bunlardan kim kurtuldu? diye sordum

 

“ALLAHü Teâlânın râzı olduğu kimseler” dedi

 

“Yolcu musun? dedim

 

“Annemden doğduğumdan beri yolcuyum

 

“Yolculuğun nereye? dedim

 

“Kabiredir” dedi

 

“Nereye gidiyorsun? dedim

 

“Âhirete gidiyorum” dedi

 

“Azıksız yola gidilmez Azığın nerede dedim

 

“Azığım son derece az” dedi

 

“Yanında yiyeceğin nedir?” dedim

 

“SübhanALLAH! Rabbimin vereceği rızık” dedi

 

“Peki yalnız hâlinle korkmuyor musun?” dedim

 

“Nasıl korkarım? Niçin korkayım? Sâhibimin, Rabbimin mülkündeyim” diye cevap verdi

 

“Yol neresidir?” diye sormaya devam edince; ellerini açıp şöyle yalvarmaya yakarmaya başladı

 

“Yâ Rabbi

 

İnsanların çoğu seni unutmuş başka şeylerle meşgul

 

Halbuki her işin karşılığını Sen vereceksin

 

Ey gariblerin yardımcısı

 

Ey âcizlerin sığınağı

 

Ey azı çoğaltan

 

Ey sapmışları hidâyete erdiren

 

Ey kendisine herkesin sağındığı Rabbim

 

Senin ihsânını ve rızânı isterim

 

Senin rızân olmadan dünyâ ve ahiret güzel olmaz

 

Hem böylesine içten, samimi bir şekilde dua ediyor, hem de yürüyordu Ben de onu takip ediyordum. Bir müddet gittikten sonra bana doğru dönerek

 

 

“ALLAH’ın rahmeti üzerine olsun!.. Senin için benden daha hayırlı olan bir kimseye git Beni meşgûl etme! dedi

 

Sonra benden uzaklaşıp gitti Arkasından baktım kaldım. Gözden kayboluncaya kadar onu takip ettim Ağlayarak geri döndüm

 

ALLAH dostları ahiret endişesi ile dolu bir hayat sürerler Az ve öz konuşurlar Zira ağızdan çıkan her sözün kirâmen kâtibin melekleri tarafından kayıt altına alındığını bilirler Hesab verme korkusu onları sükûta bürümüştür Onlar katında en lezzetli şey Yüce Rabbı zikretmektir

 

Bunun için daimi tefekkür halinde ve sükûti bir hayat geçirmeğe gayret ederler Her an kendilerini ALLAH Teâlâ hazretlerinin huzurunda bilerek daimi zikir halinde olmağa gayret ederler Nefeslerini boş yere harcamazlar

 

Rabbimiz bizlere de onların hayatından güzellikler lutfeylesin

Amin

 

Alinti

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...