Jump to content
Guest -mona-

Günün Mısrası...

Recommended Posts

Bir şehrin uzak semtleri gibi gözlerin

üzgün, kara, ayaklanmaya hazır.

 

İsmet Özel

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Ruhenâ

Kiraz dallarında asılı kaldı yaşlı kadının haylazlıkları

 

esmer kavruk rengi, mavi’ye çalınca

çocuklar büyüttü, tahta beşikli salıncakta… sonra…

engin bir dilek ağacına dönüştürüldü geçmişi

anlardı belki çocukluğu turuncu ceketleriyle gülücük dağıtsaydı

kiraz ağacında gözlerine ömür sığdırdığı küçük çocuk

şarkılar söyledikçe öldürdü yıldızları

şarkıların bedeli zir-u zeber…

 

abe

Share this post


Link to post
Share on other sites

Gittin, taş atarak denizlerime

Halka halka genişleyen anıların kaldı

Girdin çıkmamak üzere dehlizlerime

Birden yaşamanın hızı azaldı

Gittin, boşandı içimde sevincin yayı

Kim öğretecek bana ah, sensiz yaşamayı

 

(S.Umran)

--------------------

Araya hiçbir şey girmemiş gibi

sürüp gider mi yeniden

yarıda kalan söyleşi

birbirine bağlanır mı sözcükler

anımsar mısın ne dediğimi

hışmı geçince karagünlerin

 

K.Özer

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest KÜBRA

İnsanların çoğu kaybetmekten korktugu için, sevmekten korkuyor.

Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için.

Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.

Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.

Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.

Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kiymetini bilmediği için.

Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi birşey vermediği için.

Ve ölmekten korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için.

 

W.SHAKESPEARE...

Share this post


Link to post
Share on other sites

KADİM SEVDA

 

Yerin ve göğün Tanrılarına yalvarılan kadim zamanların büyüsünde tütsülenmiş sevda şimdi yüreğimde kutsanıyor hanüz soğumamış yer kabuğunun kadehler dolusu ateşiyle...Demircinin örsünde dövülen aşkın kılıçtan keskin ucu delerken göğsümdeki zırhı, oluk oluk kanatıyor hasreti ve yüzyıllar öncesinden sesleniyor savaş meydanlarında atılan naraların iç titreten isyanıyla...Geldiğim yolda aldığım her yara bir madalyaydı zaferi sen olan... (Murat Gınlik)

  • Like 2

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Ruhenâ

Tarihten kaçar figüranlar

 

Leyla, Züleyha, Meryem, Havva

 

Ruhları çizilir coğrafyaya

 

incecik nefeslerinden kurtulan vehimleri, senfoni gibi

 

Kaderin yorgun sevdasından geçer

 

Şeytan kucak açar, kadınlar feragatte düşer

 

aralanır, safiyetin emaresine levhler

 

Yolların serzenişi

 

ansızın nihayetsiz cümlelerden geçer...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bir martıyı ağlattın işte

bir çocuk garanti intihar eder artık.

 

-K.İskender-

-----

Bir hayat, mahçup ve duru

Tanrım, gülleri

ve sessiz harfleri koru.

 

-İbrahim Tenekeci-

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Ruhenâ

bunca yaşadım, yüzüm değişti durdu,

aştığım her eşikte, tuttuğum her elde

baktım kardeş bahar daha canlı, daha taze.

kendine ayırdı o iğreti bozgunu, ölümü,

yumulup açılan beş parmaktaki geleceği bana.

uzaklara götüreyim sizi, tutun elimden.

 

Paul Eluard

Share this post


Link to post
Share on other sites

Ay kırıldı

narin ve ürkekti zaten

Gözleri ıslak mı ıslak

saklanırken bir buluta

parmaklarından damladı hüzün

ağır mı ağır...

 

Kanat çırptı avucunda

yedi kıta,dört bucak

öyle mahcup,öyle kırılgan

fırtınalarda bir ada.

bir ada istedi

ada da sağırdı zaten....

 

 

(Şafak Saadet Akar)

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×
×
  • Create New...