Jump to content
197272

Yoga Yapanlar Dikkat Çok Önemli Hayati Bir Konu Lütfen Bakin.

Recommended Posts

Ben cahiliye Dönemimde Arkadaşların Tavsiyesiyle Transandaltal Meditasyon Merkezine Gitmiştim (İzmir)

Uzatmayayım Tam Anlamıyla Dini Tören Yaptırıyorlar. Taze Meyve Çiçek Miçek ve Yogistik İlahiler Okuyorlar. Daha sonra Mantranı Veriyorlar Aum Yada Om. Allah’ a Sığınırım EUZU BİLLAH. Araştırdım Şu Anlamlara Bakın.

 

Önemli Alıntılar

Om YA AUM diye tabir edilen

sizlere anlamı olmadığı ya da olumlu anlamları olduğu söylenen şirk söz Mantra olarak kullanılıyor. Bakınız Vikipedi Ansiklopedisi(Tarafsız ansiklopedi)

Om

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Git ve: kullan, ara

 

 

Om

Om, Hinduizm'de ve çoğu Hindistan'a özgü bazı başka inanç sistamlerinde tinsel ya da mistik etkisi olduğuna inanılan sözcüklerin (mantra) en kutsalı sayılan hece. Sanskrit dilinde birlikte o sesini veren a ve u ünlüleriyle m sesinden oluşur. Bu üç ses yeryüzü, gökyüzü ve gök katlarından oluşan üç dünyayı; Brahma, Vişnu ve Şiva'dan oluşan üç büyük Hindu tanrısını; Rig, Yacur ve Sama adlı üç kutsal veda metnini simgeler. Böylece Om hecesi gizemli biçimde bütün evrenin özünü temsil eder. Hindu ayinlerinde dua, ilahi ve meditasyonların başında ve sonunda söylenir. Belli bir kurala bağlı olmaksızın Budacı ve Caynacı ayinlerinde de kullanılır. Om hecesinin yazılı biçimi, 6. yy.dan sonraki yazma ve yazıt metinlerinin başını belirtmek için kullanılmıştır.

Om hecesi, felsefi veda metinleri olan Upanishadların birçoğunda ele alınır; bunlardan Mandukya tümüyle bir heceye ayrılmıştır. Yoga uygulamalarında da kullanılan Om sözlü meditasyon teknikleriyle ilişkilidir. Puranalarda (Eski Bilge) ise mezhepçi amaçlarla kullanılır; Şivacıların Om'u linga'nın (Şiva'nın simgesi erkeklik organı) simgesi olarak yorumlamasına karşılık, Vişnucular bu üç sesi Tanrı Vişnu, karısı Şri ve ibadet edenden oluşan üçleme biçiminde tanımlar.

"http://tr.wikipedia.org/wiki/Om"'dan alındı

 

 

Çok masum ve iyi niyetli görünüyorlar değil mi? Ben de başlangıçta öyle zannetmiştim. Ama daha durun, bakın neler anlatacağım bu konuda… Yoga ve meditasyon yaptıranlar, bunun bir dinle alakası olmadığını, sadece bir yaşam felsefesi olduğunu iddia ediyorlar. Çünkü gelen Müslümanların çoğu biraz da olsun huzursuzluk ve şüphe içindeler.. Acaba inancıma ters bir şey mi yapıyorum diye… Bu satırları yazarken ne kadar üzgün ve duygusal olduğumu tahmin edemezsiniz. Çünkü onlar benim Müslüman kardeşlerim ve sırf manevi açlıklarını nasıl doyuracaklarını bilemedikleri için, inanılmaz tuzaklara düşmüşler.. Biraz uyanık değilsen kandırılmaman mümkün değil, son derece etkili yöntemleri var. Yine Kabalizm adı altında bir öğreti de yayılıyor ve onun iddiası da bir dini öğreti olmadığı.. Kendilerine gelen Müslümanları bu şekilde rahatlatıyorlar.. Yani korkmayın, dininize aykırı bir şey yapmıyorsunuz, gibi bir uyarı.. Oysa biri Budizm, Brahmanizm vs. kökeninden gelen öğretidir, diğeri Musevi mistizmi diye bilinen bir öğretidir (Musevi mistizmi dense de Tevrat'a değil, firavun devrindeki Amon rahiplerine ve sihire dayanır). İnsanları bu kadar saf mı sanıyorlar acaba? Yoksa gerçekten zannetmiyorlar da insanlar saf mı?

 

BİR FORUMDAN

Cevap: Yoga mı namaz mı?

 

Bu konuda sadece şunu söyleyebilirim.yaşanmış bir örnekle başlamak istiyorum.Üniversteden bir arkadaşım vardı.Pek inançlı değildi.Neyse Bi ara hiç görünmedi .Sonra okula tekrar gelmeye başladı ve Yoga yapmaya başladığını ve huzur bulduğunu dile getirdi.Ben cahil de bugüne kadar hiç duymamıştım biraz anlattı saçma geldi.Geçenlerde yine gördüm .haline çok üzüldüm.Resmen beyni sulanmış Naaptığının farkında değil ..Allah yardımcısı olsun....Kıssadan hisse namaz tabi ki daha huzur verici ve sağlam bi yöntem..

 

 

Gürbüz Battal

 

YOGA VE MEDİTASYON

 

Bu aralar bazı TV programlarında özellikle bazı doktorlar tarafından stresli hastalara ve doğum yapacak bayanlara Yoga yapmaları öneriliyor.

Yoga önerileri dikkatimi çekince Yoga ve Meditasyon ile ilgili araştırma yapmaya karar verdim. Çok ilginç bilgi ve önerilerle karşılaştım.

Yoganın yararlarının sayılamayacak kadar çok olduğundan tutun da “Müslüman’ım ama yoga yapıyorum. Bir Müslüman yoga ve meditasyon yapabilir mi?” konusuna kadar çok değişik görüşlerin işlendiği çok sayıda bilgiye ulaştım.

Özellikle “Yoga nedir? Müslüman yoga yapar mı?” sorularına cevap aramaya çalışacağım.

TV’lerdeki yönlendirmeler bilinçsizce iyi niyetle mi yapılıyor ya da bilerek bir yönlendirme mi söz konusudur bunu okuyucularıma bırakıyorum.

Budizm, Allah'ın varlığını inkâr eden, putperest bir anlayış üzerine kurulmuş sadece insanın bazı ahlaki yönlerden gelişimini ve dünyaya ait ızdıraplardan kurtulmasını temel alan ateist bir felsefedir. Reenkarnasyon (Ölümden sonra ruhun bir bedenden diğer bir bedene geçmesi.) inancı üzerine kurulmuştur.

Yoga, Hindu dininde bir ibadet biçimidir. Budizm ve Hinduizm’in en önemli ibadeti yoga ve meditasyondur

Budizm’in kurallarına göre insan mükemmel olmak için mutlaka yoga yapmalıdır. Yoga, dinin en esaslı biçimde yaşanmasını emreden kurallardır.

Meditasyon, yoganın temel taşlarından biridir ve meditasyonda mantralar söylenir.

Mantrayı, meditasyonda konsantre olabilmek için kişinin doğum tarihine göre kişiye verilen ve kimseye söylenmemesi istenen Sanskritçe heceler, kelimeler ya da cümleler olarak tanımlayanlar olduğu gibi Müslümanların “La ilahe illallah” , “Elhamdülillah”, “Suphanallah”,” Allahüekber” şeklinde söylediği kelime-i Tevhit ya da tespih sözlerinin Budizm’e karşı gelen “Kurtuluş ancak Budizm’dedir”. “Ben sadece Budaya inanırım” anlamına gelen cümle ve sözler olduğunu söyleyen araştırmacılar da var.

Kısaca meditasyonda mantra, bir anahtar gibi kullanılır.

Meditasyonun sufizmdeki karşılığı “zikir”dir.

Yoga merkezleri, stres giderme merkezleri gibi gözüküyorsa da birer ticaret merkezidir.

Yoga’da Samadhi’ye ulaşmak için 8 basamak var. Bunlar: Yama, Niyama, Asana, Pranayama, Pratyahara, Dharana, Dhyana, Samadhi. Samadhi’ye varınca Y O G A tamamlanmış olur. ( Samadhi, Hindistan dinlerinde en yüksek mistik durum. Mükemmellik. )

Bizdeki yogada müşteriye hoş gelecek şeyler yaptırılır. Bir işin ticareti yapılıyorsa ya da bir şeyler aşılanmak isteniyorsa bundan daha doğal bir şey olamaz.

Yoga Hindistan’da alınmış, batıda ambalajlanmış ve tüm dünyaya sunulmuştur.

Batı’da meditasyon genellikle günlük yaşamın bir parçası olarak ele alınmakta ve günde bir ya da iki kez, yaklaşık yarımşar saatlik süreyle yapılmaktadır. Batılılar, meditasyonu genellikle şifa, streslerden kurtulma, rahatlama, yaratıcılık, başarı, psişik güçlerini geliştirme, ilişki, kendine güven duyma gibi amaçlarla yaparlar. Bunda Avrupa’nın inanç sisteminin etkisi de etkilidir

Prof. Dr. Ali İhsan YİTİK’e göre Hint menşeli inanışlar, yoga gibi insanın rahatlaması amacıyla yapılan şeyler aslında çok da masum amaçlar taşımıyor. Bu tür şeylerin yaygınlaşmasının bir sebebi de dinimizi emekli dini haline getirmemizdir. Bu yüzden bu tür faaliyetler gençler için daha tatminkâr hale gelmiştir.

Kalın sağlıcakla.

 

 

Yoga din değilse ne?

Yoga bugünkü Hint dillerine temellik yapan Sanskritçede ‘boyunduruk’ etme anlamındaki ‘yug’ kelimesinden türemiş ve bedenin, duyguların ve zihnin tam kontrolü anlamına geliyor. Bu, bir taraftan vücudun, zihnin ve ruhun uyumu ve bütünleşmesi, diğer taraftan da kişisel ruhun “Evrensel Ruh”la(!) birleşmesi demek. N. V. Raghuram’ın Türkiye’deki yogacıların sitesinde yayınlanan makalesinde “Yoga yaparsam Hindu olur muyum?” sorusu sorularak cevap olarak, “Yoga din değildir” deniyor; ama bakın devamında “din” nasıl bir müessese olarak görülüyor:

“Yoga’nın bir dine ait olduğunu düşünmek, büyükbabanın yeni doğmuş torununa benzediğini söylemek gibidir. Din çoğu zaman bizi sınırlarken yoga bizi genişletir. Bizi köle haline getirmekten ya da dünyanın içinde boğulmaktan, ya da ben-merkezci olmaktan korur. Yaşam yolunda, kişi içsel tanrısal yönünü tezahür ederek büyüyebilir.”

Yine aynı makalede, “Yoga ile âşina olmayanlarımız onu genellikle Hindu dininin bir uzantısı olarak görür ve bilmeden pagan bir ritüelin bir parçası olmaktan çekindiği için yogadan uzak durur. Ancak, Yoga bir din değildir! Çünkü yoga, bilinen tüm dinlerden daha önce başlamış bir felsefedir!” deniyor.

Türkiye’ye sık sık gelen tanınmış gurulardan Shri Mataji’nin çalışmaları durumu en iyi şekilde özetliyor: Harbiye Askerî Müzesi’nin fuar salonunda düzenlenen yoga ayini sırasında katılımcıların Shri Mataji’ye taptıkları için ayaklarını bile öptükleri, ayaklarını yıkadığı suyu içtikleri medyaya yansımıştı. (Milliyet, 23.04.2002) Shri Mataji’nin büyük bir fotoğrafı ile tütsü, Hint müziği ve mumlar, Sahaja yoganın öğretildiği mekanlardan eksik edilmiyor. Eğitime katılanlara önce “aydınlama meditasyonu” yapılıyor, yani herkesin omuriliğinde olduğu varsayılan ‘kundalini enerjisi’ başın üzerine yükseltilip bağlanıyor! Ondan içlerindeki ‘saf çocuğu’ uyandırması isteniyor. Ancak, tüm bunlar, yapılırken Shri Mataji’nin fotoğrafının önünde mum yakarak ona doğru dönük olmak, onunla kalben transa geçmek şart! (06,12,2004, Sabah)

 

 

 

ŞEYTAN BAZI ŞEYLERİ İÇİNDEKİ İLGİNÇLİKLERİ KULLANARAK AYRICA İNSANIN ÖZGÜN OLMA HİSLERİYLE PROFESYÖNEL BİR ŞEKİLDE OYNAYARAK BU TİP AKIMLARI ŞİRİN OLARAK GÖSTERMEKTEDİR. AYRICA İŞİN İÇİNDE SİDALARIN (İLERİ DERCE YOGİSTLERİN ADI) ŞEYTANİ CİNLERLE TAM BÜTÜNLEŞMESİ SAĞLANDIKTAN SONRA ONLARDA KERAMETİN TERSİ OLAN İSTİDRAÇ DENİLEN VE KİŞİYE HİÇBİR ERDEM KATMADIĞI HALDE ŞEYTANIN ŞİRİN GÖSTERDİĞİ HAVADA KISA SÜRE DURMA NUMARALARI İNSANLARI KENDİNE ÇEKMİŞTİR. OYSA İSLAMİ AHLAKI YAŞAYAN İNSANLARDA BASTI MEKAN (IŞINLANMA) BİLE VARDIR ABDÜLKADİRİ GEYLANİ , CÜNEYDİ BAĞDADİ, BİŞRİ HAFİ VE BİRÇOK EVLİYA VE ALİM. AMA BUNLARI AÇIĞA VURMAK BAZI İMAMLARIN TABİRİYLE İÇ ÇAMAŞIRINI GÖSTERMEK KADAR KUSURDUR VE AYIPTIR. İMAMI AZAM KALP GÖZÜNÜN AÇILMASINDAN SONRA ALLAH’A BAZI SIRLARI GÖSTERMEMMESİ İÇİN DUA ETMİŞTİR. BUGÜN SATANİSTLERİNDE GÖRDÜĞÜ BAZI İLGİNÇ ŞEYTANİ HOKKABAZLIKLAR VARDIR. VE BU ONLARI ŞEYTANA TAPMAYA İTMİŞTİR. YAZIK.

 

KERAMET ARAMAYALIM . ZATEN HERŞEY MUCİZE YARATILIŞIYLA KARŞIMIZDA DURUYOR VE ŞU KOCA KAİNAT KİTABI İNSAFLI İNSANLARI KENDİNİ OKUYUP YARATANIN MÜHRÜNÜ GÖREREK SECDE ETMELERİNİ İSTİYOR.

 

LÜTFEN ALLAH’INI SEVEN 3. GÖZ, KERAMET VS GİBİ ŞEYLER ARAMASIN. BUNLAR İSTENMEZ VE BUNUN İÇİN İBADET YAPILMAZ. ZATEN ALLAH RIZASINA ERDİĞİNDE BUNLAR İSTEMEDEN VERİLİR. ANCAK BUNLAR GÖRÜLDÜĞÜNDE ALLAH KORKUSU ARTMAZSA İSTİDRACA DÖNER (KAFİRLERİN ACAİB HALLERİ) Kİ MELEKLER UZAKLAŞIP YERİNE ŞEYTANİ CİNLER GELİR.

 

BEN SADECE TEBLİĞ YAPMAK İSTEDİM. HAYAT İMTAHANININ NE KADAR ZOR OLDUĞUNU . İSTEK VE ARZULARIMIZIN BİZİ SONSUZ CEHENNEME YUVARLAYABİLECEĞİNİ FARKLI OLMA SÜPERMEN OLMA FİLOZOF OLMA HERKESİ ŞAŞIRTICI YETNEKLERE KAVUŞMA GİBİ ARZULARLA İMTİHAN EDİLEN İNSAN DİNİNİ İBADETLERİNİ YAŞAYARAK RABBİNİN VERDİĞİ HUZURLA BUNLARDAN KURTULABİLİR. O ZAMAN ŞU MEALDEKİ HADİSİ ANLAR Kİ “"Eğer Allah indinde dünya, sivrisineğin kanadı kadar bir değer taşısaydı, kâfir?e ondan bir yudum su içirmezdi."

 

BÜTÜN BU YAZILARI 2 SAAT EMEK VEREREK HAZIRLADIM. İNŞALLAH OKUYANLARA FAYDASI OLUR. BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİİM. İTTEBİU MEN LA YESELÜKÜMECREN VEHÜM MÜHTEDUUN. (YASİN SÜRESİNDEN)

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Auraile6his

LÜTFEN ALLAH’INI SEVEN 3. GÖZ, KERAMET VS GİBİ ŞEYLER ARAMASIN. BUNLAR İSTENMEZ VE BUNUN İÇİN İBADET YAPILMAZ. ZATEN ALLAH RIZASINA ERDİĞİNDE BUNLAR İSTEMEDEN VERİLİR. ANCAK BUNLAR GÖRÜLDÜĞÜNDE ALLAH KORKUSU ARTMAZSA İSTİDRACA DÖNER (KAFİRLERİN ACAİB HALLERİ) Kİ MELEKLER UZAKLAŞIP YERİNE ŞEYTANİ CİNLER GELİR.

 

Su dedigine gercekten katiliyorum .Yuce Rabbimiz her turlu yardimi ve aydinlatmayi vericekse , ve bizim hayrimiz icinse zaten veriyor. Verilen yetenek de agir bir sorumluluktur.Yuce rabbimiz bu yetenegi verirken , dahi sizi her turlu siniyor , acisini cekiyorsunuz. Sevdigi kuluna en buyuk imtihani yapar. Kerametin en buyugunu zaten bize verdigi nefesle yuce Rabbimiz saglamistir.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest ihlamurcu

Çok güzel bir paylaşım olmuş arkadaşım. Allah (CC) Razı Olsun.

 

"Shri Mataji’nin büyük bir fotoğrafı ile tütsü, Hint müziği ve mumlar, Sahaja yoganın öğretildiği mekanlardan eksik edilmiyor. Eğitime katılanlara önce “aydınlama meditasyonu” yapılıyor, yani herkesin omuriliğinde olduğu varsayılan ‘kundalini enerjisi’ başın üzerine yükseltilip bağlanıyor! Ondan içlerindeki ‘saf çocuğu’ uyandırması isteniyor. Ancak, tüm bunlar, yapılırken Shri Mataji’nin fotoğrafının önünde mum yakarak ona doğru dönük olmak, onunla kalben transa geçmek şart! (06,12,2004, Sabah)"

 

Tasavvuf'da Rabıta'ya bilip-bilmeden saldıranlar Yoga denen saçmalığın bu anlamsız

ritüeline neden bişeyler demezler, doğru görürler, özenirler, peşinde koşarlar, hatta en büyük savunucusu olup İslamiyete dil uzatırlar anlayamıyorum.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest bilge

Ben de 1-2 sene önce birisinden öğrenip yoga yapmıştım. Gergin insanlara iyi geldiği söylenmişti.

Şunu mu anlamamam gerekiyor? Yoga yapanlar İslamdan çıkmış mı oluyor?

Kendimi inançlı birisi olarak tanımlarım fakat farklı inanışları tanımaktan da hoşlanırım

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Zem_heri

197272 herşeyi o kadar güzel açıklamışsın ki evet yogayı karıştırırken aynı soruları bende sormuştum ve o yüzden vazgeçmiştim.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Psikiyatrist Mustafa Merter: İnsan ruhuyla oynanmaz!

 

“Avrupa’daki uzun hayatım boyunca, yoğun bir şekilde meditasyon uyguladım. Türkiye’ye gelip İslam’la müşerref olduktan sonra, gitgide meditatif aktivitelerim ikinci plana düştü. Meditasyonu ben, psikoterapide bazı yardımcı metotlara ek olarak telakki ediyorum. Meditasyonu eğer bir dinsel uygulama gibi algılarsak bir süre sonra, zehir haline dönüşebilir. Çünkü meditasyon esnasında değişik bir bilinç boyutuna giriyor ve çıkıyor insan. Bir bağımlılık oluşabiliyor. Oradan bu boyuta geldikleri zaman, bir boşluk hissediyorlar. Dünyadan zevk alan, o hazları hissedemez hale dönüşüyor. Tekrar öbür tarafa dönmek istiyor. Fakat öbür taraftaki hali bulamadığı için, iki cami arasında bînamaz oluyor. Bu gidip gelmelerin sonunda insan, çok ağır depresyona girebiliyor.

- Nasıl tezahür ediyor?

 

Senelerce beraber olduğumuz bir arkadaşım, gül gibi bir karısı, güzel çocukları var. Psikiyatristlerin tanımını koyamadıkları bir depresyon yaşıyor. 70’li yıllarda Budist mabetlerinde kalıp, uzun süre meditasyon yapan bir çocuk. Ne bu dünyadan zevk alabiliyor, ne öbür tarafa gidebilir halde. Sokaklarda ruh gibi dolaşıyor. Ve o münferit bir vaka değildir. Geçen bir olay aktarıldı: Birisi, Azerbaycan’dan gelen bir şifacıya gidiyor. Kendinde bir rahatlama hissediyor. Ve yakınlarını da oraya gitmeleri için teşvik ediyor. Yakınlarından bir tanesi, “Bana vahiy geliyor” demeye başlıyor. Eşi de paranoid bir krize giriyor. O aile parçalanmak üzere. İnsan ruhuyla oynanmaz. Kendin pişir, kendin ye maneviyatı olmaz. İnsanın bu dünyada bir haz kredisi var. Eğer bu haz kredisi aşılırsa, artık hiç haz alamaz hale geliyoruz.

 

- Bu enerji alıp vermelere ne diyorsunuz?

 

İşin içinde enaniyet var. İşin Rahmani boyutu bitmiş. Büyük bir ego şişmesi oluyor. Bu insanlar yalnız şifada kalmıyorlar, ondan sonra “Ben Hz. Mevlana’yım, reenkarnasyonum. Ben peygamberim, ben Allah’ım” diyenler var. New age grupların temel öğesi, insanların ‘ben yaptım’ duygusunu yaşamalarıdır. Kulluk bilinci yoktur.

 

(Zaman.1.8.2004, Nuriye Akman röportajı)

 

Yoga din değilse ne?

 

Yoga bugünkü Hint dillerine temellik yapan Sanskritçede ‘boyunduruk’ etme anlamındaki ‘yug’ kelimesinden türemiş ve bedenin, duyguların ve zihnin tam kontrolü anlamına geliyor. Bu, bir taraftan vücudun, zihnin ve ruhun uyumu ve bütünleşmesi, diğer taraftan da kişisel ruhun “Evrensel Ruh”la(!) birleşmesi demek. N. V. Raghuram’ın Türkiye’deki yogacıların sitesinde yayınlanan makalesinde “Yoga yaparsam Hindu olur muyum?” sorusu sorularak cevap olarak, “Yoga din değildir” deniyor; ama bakın devamında “din” nasıl bir müessese olarak görülüyor:

 

“Yoga’nın bir dine ait olduğunu düşünmek, büyükbabanın yeni doğmuş torununa benzediğini söylemek gibidir. Din çoğu zaman bizi sınırlarken yoga bizi genişletir. Bizi köle haline getirmekten ya da dünyanın içinde boğulmaktan, ya da ben-merkezci olmaktan korur. Yaşam yolunda, kişi içsel tanrısal yönünü tezahür ederek büyüyebilir.”

 

Yine aynı makalede, “Yoga ile âşina olmayanlarımız onu genellikle Hindu dininin bir uzantısı olarak görür ve bilmeden pagan bir ritüelin bir parçası olmaktan çekindiği için yogadan uzak durur. Ancak, Yoga bir din değildir! Çünkü yoga, bilinen tüm dinlerden daha önce başlamış bir felsefedir!” deniyor.

 

Türkiye’ye sık sık gelen tanınmış gurulardan Shri Mataji’nin çalışmaları durumu en iyi şekilde özetliyor: Harbiye Askerî Müzesi’nin fuar salonunda düzenlenen yoga ayini sırasında katılımcıların Shri Mataji’ye taptıkları için ayaklarını bile öptükleri, ayaklarını yıkadığı suyu içtikleri medyaya yansımıştı. (Milliyet, 23.04.2002) Shri Mataji’nin büyük bir fotoğrafı ile tütsü, Hint müziği ve mumlar, Sahaja yoganın öğretildiği mekanlardan eksik edilmiyor. Eğitime katılanlara önce “aydınlama meditasyonu” yapılıyor, yani herkesin omuriliğinde olduğu varsayılan ‘kundalini enerjisi’ başın üzerine yükseltilip bağlanıyor! Ondan içlerindeki ‘saf çocuğu’ uyandırması isteniyor. Ancak, tüm bunlar, yapılırken Shri Mataji’nin fotoğrafının önünde mum yakarak ona doğru dönük olmak, onunla kalben transa geçmek şart! (06,12,2004, Sabah)

 

 

Medya yönlendiriyor

 

Birçok kadın dergisi ve gazete yoga ve benzeri akımları manken görüntüleri eşliğinde sayfalarına taşıyarak gündemde tutuyor. Ancak, bu tarz programlarda miskinliği bir yaşam tarzı olarak benimsemiş malum Hind fakirlerinin imajı yansıtılmıyor.

Bu özendirmeler sayesinde artık kolejler, ilköğretim okulları, devlet daireleri, hatta bazı özel ana sınıflarında dahi çocuklara Hindli yogiler eşliğinde yoga yaptırılıyor.

Yoga, meditasyon, şifacılık, biyoenerji tedavileri, transandantal meditasyon gibi uygulamalar bu tarz inanışlarda büyük bir yer tutuyor. Astroloji, tarot kartları, falcılık, medyumluk bu kültürün önemli bir bölümünü oluşturuyor.

 

Sonu Budizm’e varıyor

 

Budizm putperest bir anlayış üzerine kurulmuş, çok tanrılı bir dindir. Bu anlayışla yetişen Budist rahipler tüm hayatlarını Buda’ya ibadetle geçirirler. Budizm, tevhidi kabul etmeyen, sadece insanın bazı ahlaki yönlerden gelişimini ve dünyaya ait ızdıraplarından kurtulmasını temel alan özünde çok tanrıcı bir felsefedir. Budizm, insanın dünyaya sürekli geldiği, bir önceki hayatındaki davranışlara göre bir sonraki hayatının şekillendiği (reenkarnasyon) düşüncesi üzerine kurulmuştur. Bunlar İslam’a ve Kur’an’a tamamen zıt düşüncelerdir

Uçmak, suda yürümek!

 

Türkistan’da yetişen büyük velîlerden Ebu Said Ebü’l-Hayr’a bir gün, “Filanca kimse su üstünde yürüyor. Buna ne dersiniz?” diye sorulunca; “Bunun kıymeti yoktur. Ördek ve kurbağa da yüzer.” dedi. “Filan adam havada uçuyor.” dediler. “Sinek ve çaylak da uçuyor. Sinek kadar kıymeti var.” dedi. “Filan kimse, bir anda şehirden şehre gidiyor.” dediler. “Şeytan da, bir solukta şarktan garba gidiyor. Böyle şeylerin dînimizde kıymeti yoktur. Merd olan, herkesin arasında bulunur. Alış-veriş yapar, evlenir. Fakat, bir an Rabbini unutmaz.” buyurdu

 

Okuyucu yorumları

 

 

 

nurten

türkiye

karabük çok güzel bir makaıe olmuş severek okudum. Ben de bu medyanın tesiriyle olsa gerek çok merak ediyordum ama denemedim tabii yazıyı okuyunca merak falan gitti. Allah razı olsun gerçekten namaz gibi bütün bedenin rahatladığı ibadeti yapmak hem insanı mutlu ediyor hemdi kendinin başıboş olmadığını anlıyor. Ben en çok rahatlamak istediğimde namaz kılar ağlayarak hatta hıçkırıklarla dua ederim bu beni çok rahatlatır. Selam vedua ile

 

Bu konuyu acikliga kavusturdugunuz icin Allah (c.c.) razi olsun! Bir insan hergün mesela 10 dakika bir odaya cekilerek sevgili peygamberimiz Hz.Muhammed\'e (s.a.v) salat ve selam getirerek ruhunu rahatlatabilir. Yoga gibi sacma seyler insani sadece din den uzeklastirmak amaciyla yapilan asilsiz seylerdir. Allah (c.c) bütün mümin kardeslerimi böyle bela lardan korusun (amin)...

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest shadow

seni tebrik ediyorum çok güzel yazmışsın.sizlere bir başka açıdan ben yaklaşayım bu konuya isterseniz.saffat suresi 28 ayeti kerimeyi bir inceleyin.bu ayete göre yaşananları sizlere kısada olsa açıklamak istiyorum.bir arkadaşım vardı medyumluk düzeyinde.kendine musallat olan ve beynini ele geçiren çift cinsiyetli satanist bir cinin elinde esirdi.ve o çift cinsiyetli satan kendine ya settar diye çağrılmasını istiyordu.bu onun kesin emriyudi ve o şekilde çağrılırsa geliyordu.aksi takdirde o kişiye eziyet ediyordu.dikkat edin ya settar.ne anlama geldiğini umarım biliyorsunuz.ey Allahım anlamı taşıyordu.sahte şehlerden bir tanesi insanları kendine tabi etmişlerdi.bir gün sordum.sizler bu sahte şeyhler vasıtasıyla insanları namaza yönlendiriyorsunuz,içkiden,zinadan kurtarıyorsunuz bu iyi bir şey dediğimde.o insanlar ne olmuş kılmışlarsa.görünürde o şeyhe tabiler,perdenin arkasında ise bize tabiler ve bize ibadet ediyorlar dediler.işte insanların taptıkları perde arkası varlıklar(maun suresi.vay o namaz kılanların haline......... ve saffat suresi ayet 28.cehennemlik olanlar yine cehenneme giden ileri gelenlerine şöyle derler;sizler bize dünyada iken sureti haktan gözüküyordunuz iszler cennete gitmeniz gerekirken burda işiniz ne diye sorarlar...........)işte işin iç yüzü bu.şunuda unutmamalı ki.hindular ve budistlerin bir kısımları yoga ile astrali yapmaktalar,ama unutulmamalı ki onların astrali yapmaları cennete gitmeleri demmek asla değil.zulmeni bir şiekilde bedenden ruhu çıkarmak cehenneme gitmek demek buda unutulmamalı.(medyumların ve büyücülerin en büyük tuzaklarından biri.kadınlara düşkün olmaları,zinayı çok sevmeleri.buda tabiki cinlerden kaynaklanmakta.birlikte olan medyum değil cinlerin kendileri)belkide bu bilgileri ilk kez duyuyorsunuz.doğruluğunu yaşaın göreceksiniz.umarım sizleri aydınlatırım

Share this post


Link to post
Share on other sites

Güzel katkılarına teşekkür ediyorum Shadow. Umarım bu sayfaya herkes bakıp kendini tuzaklardan korur.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest üstünkural

dinginliğimi korumak için ara sıra metidasyon yaparım...yalnız metidasyon seçiminde dikat etmek gerekiyor..şirkten,ve bilmediğiniz konulardan uzak durmanız sizin hayrınıza..

 

bunu unutmayın işiniz geç olsun ama sağlam olsun.onun için bir işe soyunurken her daim işinizi ve isteğini sorgulayın......bu tür konuların içeriğindeki malzemeyi bilmeden asla bir işe girişmeyiniz...

 

yogayı yüzeysel olarak bilsemde,araştırmadım.. bana yakın hisetmediğim gibi uğraşmadımda...

 

bu arada kabala bıçak gibidir,onunla yemekte yaparsın adamda öldürüsün....bu yüzden kabalaya ön yargılı bir girişim sizi kör dehlizlere atabilir...havas,yoga ,hermes vs tekliklerin ve formülerin tümü değişik olsada kaynak aynıdır!..onun kaynağıda şüpesiz allahtandır....

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×
×
  • Create New...