İlişkiden Kaçan Erkeklerin 17 Ortak Özelliği

7 (5)Bazı erkekler kadınlarla ilişki kurmaktan hoşlanmazlar. Yani sevgili edinmeyi sevmezler. Eğer böyle bir erkeğe aşık olmuşsanız, ondan hoşlanmışsanız yandınız demektir. Asla aşkınıza karşılık bulamayacaksınız demektir. Çünkü bu tür erkekler kadınların kendilerine olan ilgilerine karşılık vermezler. Sizin üzülmeniz, perişan olmanız umrunda bile olmayacaktır.

İlişkiden kaçan erkeklerin bariz 17 ortak özelliği olduğunu söylüyor uzmanlar. İşte ilişkiden kaçan erkeklerin 17 ortak özelliği…

1. Tüm gün telefonla rahatsız edilmekten hoşlanmazlar.

Belki işinizin ya da dersinizin tam ortasındasınızdır, belki akşam oturup rahatça bir film izlemek istersiniz, belki de sadece kendinizle baş başa kalmak istersiniz; ama yoook. Namümkün! Mesajlar, fotoğraflar, cevapsız çağrılar, ses kayıtları bilmem neler yakanızı bir türlü bırakmaz. Cep telefonunu icat edenin annesine varıncaya kadar tarihte bir yolculuğa çıkarsınız.

2. Bir arkadaşları ilişkisinden dert yanmaya başlayınca kendilerini kesmek isterler.

Yok şöyle olduydu da, o şöyle dediydi de, ben şöyle kaldıydım da… diye süregiden, aslında özeti üç cümleyle ifade edilebilecek kadar kısa olan muhabbetler bu erkekleri çok darlar. Bir de sıkıldığınızı fark etmesine rağmen umursamayıp devam edenler var; yapmayın bunu bak, lütfen..

3. Aileleri neden hala sevgilisi olmadığını sorduğunda büklüm büklüm bükülürler.

Babanız genelde cinsel kimliğinizden şüphelenmekle meşgulken, annenizin derdi bir an önce helal süt emmiş bir kızla evlenmeniz ve onları torun torba sahibi yapmanızdır. Sakın ha onlara ilişki istemediğinizi ve böyle mutlu olduğunuzu söylemeyin. İlk tanıştıkları günden başlayarak evliliğin ne kadar mükemmel bir şey olduğunu anlatırlar. Uygun birini bulamadım deyin, zamane kızları çok kötü deyin bişey deyin..

4. Kendilerine aşık olan insanları perişan ederler.

Onlara aşık olmak demek, üzülme garantisi demektir. Belki onu etkilemek adına yapabileceğiniz her şeyi yaparsınız, hatta etkilersiniz de fakat hiçbir zaman onlara sahip olamazsınız. Onlar, birileri kendilerine aşık olunca darlanmaya başlarlar ve eğer buna bir son vermezseniz en kırıcı şekilde sona erdirmesini bilirler.

5. Doğal olurlar, kendilerini kasmazlar.

Kendilerini kızlara karizmatik göstermek için türlü hal ve tavırlar takınmazlar. Birini elde edebilmek için taktik savaşlarına başvurmazlar. İçlerinden geldiği gibi davranırlar çünkü bununla bir şey kaybetmeyeceklerini bilirler.

6. Duygusal şarkılar ve filmler, onlar için hiçbir anlam ifade etmez.

Aşkla ilgili bu sonu gelmeyen duygusallıkların ana fikrini anlamakta güçlük çekerler. İnsanların çoğunlukla gereksiz yere kendilerine sıkıntı ve üzüntü yarattıklarını düşünürler. Bir araya gelememişlerse gelememişlerdir; bunu büyütmenin anlamı nedir ki?

7. Kimi zaman “Acaba yanlış mı yapıyorum?” diye düşünür, kendilerini sorgularlar.

Artık yaş ilerlemektedir ve herkes normal kabul edildiği şekilde bir insana bağlanıp evlenmektedir. Bu erkekler de ara sıra toplumun kabul ettiği bu değerin gerçekten doğru olup olmadığını sorgularlar. Fakat bu çok da uzun sürmez. Dikkatlerini dağıtacak bir eğlence buldukları anda tekrar: “Manyak mıyım ben ya, neler düşünüyorum…” moduna girerler.

8. Sorumluluk denen şeyi günahları kadar sevmezler.

Bir insanın yalnızken bile yapmak zorunda olduğu pek çok şey varken, bir de başka insanın yüklediği sorumlulukları sırtında taşımasının ne anlamı vardır ki? Şüphesiz ki aşk onlar için başına bela aramaktan başka bir şey değildir.

9. Hayatı geldiği gibi yaşarlar. Geçmişi ve geleceği çok fazla düşünmezler.

Hayatı da, ilişkilerde olduğu gibi sahip olma hırsıyla yaşamazlar. Rahat insanlardır ve insanların onlar hakkında düşündüklerini çok kafaya takmazlar. Dünya onlar için macera dolu bir oyun sahnesidir ve onlar da maceradan maceraya koşarlar.

10. Tek bir kişiyle bağlı kalmak onlara kısıtlanmış hissettirir.

Yaşanabilecek onca deneyim ve flört ihtimali varken, hayatının baharını tek bir kişiye harcamak, o zamanın boşa geçtiği anlamına gelir. Bu, gezip görebileceğiniz kocaman bir dünya varken, aynı şehirde bulunmak için ısrar etmekten farksızdır.

11. Bir barda ya da kafede yalnız başlarına oturmayı dert etmezler.

Bir bara yalnız gidip dert dinlemeden oturup içkini içebilmek çok büyük bir ayrıcalıktır. Gelen geçeni seyredersin, beğendiğin biri olursa anında yazılırsın, sarhoş olup kendi düşüncelerine gömülürsün. Yapabileceğin pek çok şey vardır. Aynı insanla konuş konuş nereye kadar..

12. Uzun süredir sevgili olan arkadaşlarıyla dalga geçmek en büyük zevkleridir.

Çift olan arkadaşları birbirlerine düşürmekten, kıskançlık krizlerine sokmaktan, canım cicimli konuşmalarıyla alay etmekten büyük keyif alırlar. Aslında ilişkilerin nasıl basit ve kırılgan dengeler üzerine kurulu olduğunu ispat ederek kendilerini eğlendirirler. Ha arkadaş ortamında istenmeyen adam olabilirler, o ayrı..

13. Duygusal anlamda çalkantılı insanlardan uzak durmaya çalışırlar.

Her şeyi büyüten, bir baktığınızda gülen, bir baktığınızda ağlayan insanlar onların korkulu rüyasıdır. “Takılma hiç, keyfine bak.” demek isterler fakat bunu dediklerinde olayın daha da çoşacağını bildikleri için susarlar. (“Ben ne haldeyim, sen ne diyorsun..” v.b.)

14. Yalnız olma fikriyle barışıktırlar.

Mutlu olmak için illa ki devamlı başka insanlarla birlikte olmak gerekmediğini bilirler ve yalnız kaldıkları zamanların da keyfini sonuna kadar çıkarırlar. Kendilerine yetebilen ve kendileriyle barışık insanlardır.

15. Olur da birinden hoşlanmaya başladıklarını hissederlerse, kendilerini ondan soğutmak için bahaneler üretirler.

Aman onun zaten burnu büyük, “R”leri çok vurgulu söylüyor gibi kötü özelliklerini keşfedip, aslında çok da ilginç bir insan olmadığını kendilerine ispat etmeye çalışırlar.

16. Birlikte oldukları kız, sabah uyandıklarında hala yanlarındaysa hayattan soğurlar.

Tek gecelik ilişkileri çok sevseler de, sabah aynı kızı yanlarında görmek onları depresyonlara sürükleyebilir. Hele ki bir de kız birlikte kahvaltı etmek ya da gezmek istiyorsa ne yapacaklarını şaşırırlar ve en kibar şekilde kurtulmaya çalışırlar.

17. Ve hayatı pek de ciddiye almazlar.

Ölümlü dünyada o ne demiş, bu kimi kıskanmış, bu neden aldatmış gibi küçük hesapların anlamsız olduğunu düşünürler ve dibine kadar ciddiyetsiz bir yaşam sürmeyi ilke edinirler. Sonuç: huzur, mutluluk…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here