mi20130902093828Eleman alımı yapacak olan bir çok iş yeri, adayların kendilerine sunduğu CV ile yetinmeyerek, başvuran kişiler hakkında  internet üzerinden  çeşitli araştırmalar yapıyor. İnternet aramaları üzerine yapılan araştırmalar da, aramaların %30 gibi önemli bir kısmının bir kişi adı yazılarak yapıldığını ortaya koyuyor.

Eleman adayı olduğunuz iş yerine, çok parlak görünümlü bir CV vermiş olabilirsiniz, hatta aranan şartlardan daha fazlasını taşıyıp, iş için biçilmiş kaftan olabilirsiniz. Ama artık o işin size verilmesi için CV’ ler, şirketler tarafından yeterli görülmüyor. Herhangi bir arkadaşlık sitesine daha önceden eklemiş olduğunuz uygunsuz bir fotoğraf, bir paylaşım forumuna yazdığınız hakaret ya da şiddet içerikli bir mesaj ya da sizin de isminizin yer aldığı bir üçüncü sayfa haberi yüzünden kolaylıkla kabul edileceğiniz iş imkanını kaçırabilirsiniz. Çünkü, CV’ niz sağlam bile olsa, tüm bunlar sizin işveren gözünde yanlış değerlendirilmenize ve uygun olmayan eleman konumuna düşmenize neden oluyor. Bu nedenle internete yazdığınız ya da eklediğiniz her şey aleyhinize dönüşüp, hayatınızın kararmasına neden olabiliyor.

Günümüzde internetin en yaygın kullanım özelliklerinden biri de kişiler hakkında araştırmalar yapmak. Hatta kişiler hakkında arama yapmak o kadar yaygın ki, lisedeki eski sevgilinin yazdığı hatıra-yorumlar yüzünden karı-koca ilişkileri bozulabiliyor, arkadaşlıklar zarar görebiliyor. Pek çok kişi, internet sicilini temiz tutmak için site yönetimlerini, gazete merkezlerini arayarak kendisi hakkındaki olumsuz haberlerin silinmesini rica ediyor, hatta mahkeme kapılarını aşındırıyor.

Bazıları, internete veri eklerken ileride bunu silebileceğini ya da yazdığı yazının milyarlarca sayfa arasında kaybolup gideceğini, çok az kişi tarafından görüleceğini düşünerek rahat davranır. Oysa internete eklediğiniz herhangi bir içeriği istediğiniz zaman silebileceğiniz fikri büyük bir yanılgıdır.

Çünkü;

Üyesi olduğunuz site ya da forum, kullanıcıların içerik eklemesine izin verirken, silmesini engelliyor olabilir.

Eklediğiniz içerik kopyalanarak başka sitelere konulmuş olabilir.

İnternet kullanıcıları, sitede kısa bir zaman görünmüş olsa bile kişisel bilgilerinizi veya fotoğraflarınızı kendi bilgisayarlarına kaydetmiş olabilir.

İçerik siteden silinmiş olsa bile arama motorlarının veritabanına kaydolduğu için, internette arama yapanlar arama motorlarının önbellek (cache) özelliğini kullanarak silinmiş içeriğe ulaşabilir.

Ve en kötüsü, web.archive.org gibi siteler, internet sitelerini düzenli olarak arşivlerler. Bu sitelerden, herhangi bir internet sitesinin istenen tarihteki sayfasına (sonradan silinmiş olsa bile) erişmek mümkündür.

Yani internet, yapılan her şeyin kaydedildiği ve hiç silinmediği bir “amel defteri” gibi aslında. Ve yaptığımız şeyler -üzerinden yıllar geçse bile- bir gün karşımıza çıkabiliyor.

Peki, internet kullanırken “adımızı temiz tutmak için” neler yapmalıyız?

Öncelikle, eğer kaydolduğunuz bir sitede resmî işlemler yapmayacaksanız ve site gerçek adınızı vermenizi şart koşmuyorsa forumlara, oyun, arkadaşlık sitelerine takma isimlerle (nickname) kaydolun.

Kendinizin veya yakınlarınızın özel bilgilerini, fotoğraf veya video görüntülerini internet ortamında yaymayın.

İnternet üzerinden alışveriş yaparken dikkatli olun, her siteye kimlik bilgilerinizi ve banka hesap numaralarınızı bırakmayın. Hesabınızdan para çekilmesi ya da internet üzerinden sizin kredi kartı bilgileriniz kullanılarak alışveriş yapılması sanıldığı kadar zor değil.

Facebook gibi sosyal ağlarda mahremiyet seviyenizi üst sınırlarda tutun. Tanımadığınız kişileri arkadaşlarınız arasına eklemeyin, özel yazışmalarınızı herkesin görebileceği sayfalarda değil, sadece sizin, şifreyle ulaşabileceğiniz sayfalarda yapın. Ana sayfadaki “privacy” (gizlilik) linkine tıklayarak açılan sayfada güvenlik ve mahremiyet ayarlarınızı yükseltin. Çok yakınınız olmayan kişilerin sadece “limited profile”ınızı (sınırlı özgeçmiş) görmesine izin verin.

Sizin kullanıcı hesaplarınızın kullanılarak e-posta gönderilmesi veya internet sitelerine veri eklenmesinin önüne geçmek için, internet şifrelerinizi kolay tahmin edilemeyecek kelime-harf karışımlarından oluşturun, şifrelerinizi sık sık değiştirin ve internet kafe gibi herkese açık ortamlarda bilgisayara kaydetmeyin.

Ve hepsinden önemlisi, elektronik bir aygıta bakarak yazıyor olsak da, her zaman karşımızdakilerin “insan” olduğunu unutmayın. İnsanlarla yüz yüzeyken kurmayacağınız cümleleri internette yazmayın.