Kadınlar 30 yaşını aştıktan sonra hormonlarında değişiklikler meydana gelir. Bu hormonsal değişiklikler kadınları uykusuzluk (insomnia) tehlikesiyle karşı karşıya bırakır. Amerika’da yapılan bir araştırmaya katılan 30 yaş üstü kadınların yarısı, 30 yaşından sonra uyku sorunu yaşadıklarını belirtmişlerdir.

Kadınlar, uykusuz gecelerini strese bağlasalar da bu durumun asıl sorumlusu hormonlardır. 30 yaş öncesi, vücuttaki melatonin hormonu yeterli olarak salgılandığından uyku düzeninde sorun olmaz. Çünkü melatonin hormonu uyku düzenleyici fonksiyonuyla rahat bir uyku düzeni sağlar. Yaş ilerledikçe melatonin üretimi düştüğü için uyku bozuklukları yaşanmaya başlar.

Ancak kadınlardaki bu durumun çaresiz olmaması sevindirici. Çünkü basit yöntemlerle hormonların kontrol altına alınması mümkün.

Perimenepoz dönemi kadınların 40 yaşına basmasıyla ilk büyük biyolojik değişiklikleri yaşadıkları dönemdir. Uyku düzenleyiciler olan progesteron ve östrojen hormonlarının üretimi azalmaya başlar ve uyku kadınlar için lüks bir kavram olur. 40 yaşından itibaren 55 yaşına kadar her an yaşanabilecek bir dönemdir.

Menepoz dönemi ise yine 40 yaş ile 55 yaş arasında herhangi bir dönemde olabilir. Bu dönemde progesteron ve östrojen hormonlarının üretimi iyice yavaşladığından gece uykuyu bölen ateş basmaları ve sebepsiz sıkıntılar baş gösterir. Ayrıca kadınların önemli bir kısmı, menepoz döneminde tiroit yetmezliği ile karşı karşıya kalabiliyorlar.

Bu dönemde uyku sorunu yaşamamak için, melatonin bakımından zengin olan gıdalarla beslenmek uykusuzluk sorunu için çok iyi bir yöntem olacaktır. Ayrıca melatonin takviyesi de alınabilir. Ancak 5 mg dan fazlası gereksizdir. 5 mg. mı aşmamak ve uykudan 1 saat kadar önce almak gerekir.

Ayrıca, ateş basmalarını önleyecek bitkisel karışımlardan yararlanmak rahatlatacaktır. Beslenme seçeneklerini lifli gıdalardan yana kullanmak da faydalı olacaktır. Rahat bir uyku için tasarlanmış, rahat nefes alınmasını sağlayan, horlamaları engelleyen yastıklar kullanmaya özen gösterilmelidir.