Jump to content

кυвiŁαу

Özel Üye
  • Toplam İleti

    18.639
  • Katılım

  • Son ziyaret

  • Kazandığı Gün

    149

кυвiŁαу tarafından yazılan her şey

  1. Çağımızın en ünlü filozoflardan biri olan Daniel C. Dennett uzun felsefe kariyerinin büyük bir kısmında “özgür irade” problemiyle uğraşmıştır. Daha önce Alfa Bilimden yayınladığımız Darwin’in Tehlikeli Fikri, Özgürlüğün Evrimi, Sezgi Pompaları ve Diğer Düşünme Aletleri ile Bilinç Açıklanıyor kitaplarında ele aldığı meselelerin ilk nüvesini ortaya koyduğu bu başlangıç kitabında Dennett, özgür iradenin olanaklılığının temellerini atıyor. Dennett meseleyi bütün yanlarıyla ele alıp, klasik felsefede özgür irade konusundaki hatalı önermelerin büyük ölçüde evrim mekanizmalarının bilinmemesi ya da an
  2. Daniel Dennett uzun kariyeri boyunca insan davranışına ve insan zihninin doğasına ilişkin düşünüşümüze olağanüstü katkılarda bulundu. Bu kitabında birtakım zor sorular üzerine en sevdiği düşünme aletlerini paylaşıyor. Tanıdık örneklerle başlıyor –Occam’ın Usturası, Platon’un Mağarası– ancak çok geçmeden, zor problemlerin kilidini açan, Acayip Başgardiyan veya Zombiler ve Zimbolar gibi renkli isimlere sahip özgün yaratılarına geçiş yapıyor. Dennett’in eğlenceli ve aydınlatıcı düşünce deneyleriyse hayal gücünün tunç kapılarını açıyor ve özgür iradenin doğası, insan bilinci ve anlam arayışımız üz
  3. Ahlâkın Yayı'nda Michael Shermer okurlarına şu soruyu soruyor: '' İnsanlık tarihinde son birkaç yüzyılda yaşanan büyük ahlâki ilerlemeyi neye borçluyuz?'' Shermer'in cevabı oldukça net: akıl ve bilim. Shermer antik zamanlardan bugüne doğru uzanan bir süreçte ahlâki sorumluluklarımızın ailemizden mensubu olduğumuz gruplara, oradan da tüm insanlar ve hatta tüm canlıları kapsayan bir ahlâki küreye doğru nasıl genişlediğini detaylıca açıklıyor. Savaşlardan teröre, dini anlatılardan köleliğe, kadın ve eşcinsel haklarına dair birçok konuda akıl ve bilimin bize gerçek ahlâk duygusunun anahtarını nası
  4. Yirminci yüzyıl tarihin en kanlı dönemiydi iddiası, ateizm, Darwin, devlet yönetimi, bilim, kapitalizm, komünizm, ilerleme ideali ve erkek cinsiyetin de aralarında bulunduğu pek çok şeytan itham edilirken başvurulan klişelerden biri. Peki ama bu doğru mu? Pinker tam tersini savunuyor. Avcı-toplayıcı toplumların, ilkel kabilelerin ya da devletsiz toplulukların insan öldürmeye daha az eğilimli oldukları şeklindeki klişe, pek çok istatistiksel veriyle çürütülüyor. Peki insanın doğası iyi mi kötü mü? Şiddetin kaynağı ekonomik eşitsizlik mi? Yoksulluk arttıkça insanlar şiddete daha mı eğilimli oluy
  5. Aslında var da yok. Örneğin benim babam ile amcamın adı nüfusta aynı. Yine dedemin kardeşinin iki çocuğu da bu şekilde isimleri aynı. Doğum tarihi doğru olan yok. Herhes 01.01.196?'lı.
  6. 4 yılda 384 bin kişi faydalandı! İşte en çok değiştirilen isim ve soyadları 31.01.2021 İçişleri Bakanlığı'nın mahkeme kararı olmaksızın ad soyad değişikliğini içeren uygulaması vatandaşlardan yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Uygulama sayesinde 2017 yılından bugüne kadar 260 bin 157 kişi soyadını, 124 bin 32 kişi ise ismini düzeltti. En çok düzeltilen isimler Rabiye, Hava, Esme, Yunis, Ümüt oldu. Çoşkun ve Uğuz ise en çok düzeltilen soyadlar arasında yer aldı. İlk sırayı İstanbul'un aldığı ad soyad değişikliği uygulaması 6 Ara
  7. Belirlenimci bir dünyada özgürlük ve özgür irade var olabilir mi? Ünlü felsefeci Daniel Dennett, bize özgür iradeyi ve ahlakı sağlayan evrimleşmiş zihnimiz ile hayvanlar arasında ne kadar yalnız olduğumuzu göstererek bu soruya güçlü bir evet yanıtı veriyor. Dennett evrimsel biyoloji, bilişsel sinirbilim, ekonomi ve felsefeden yararlanıyor ve zengin bir biçimde ayrıntılandırılmış hikâyeyi dokuyarak standart yeni-Darwinci akıl yürütmeyi kullanıyor. Ahlak, anlam ve özgürlük konuları üzerine en iyi ve en derin insani düşünceleri, en basit yaşam biçimlerinden hareket ederek inşa edebileceğimizi açı
  8. İnançlar nasıl doğar, şekillenir, pekiştirilir, ayakta kalır, değiştirilir ve yok edilir? Bu çalışma psikolog, bilim tarihçisi ve dünyanın en ünlü şüphecilerinden biri olan Michael Shermer'in otuz yıllık birikiminin ürünüdür. Shermer'a göre beyin bir inanç motorudur. Önce inançlar gelir, sonra açıklamalar. Duyu verilerinden gelen bilgiyi işleyen beyin doğal olarak önce bir kalıp arar, daha sonra bu kalıba göre anlam bulur. İşte beynimizin noktaları birleştirerek yarattığı bu kalıplar inançlardır, inançlar bir kere oluşunca, bunları sağlamlaştırmak için kanıt aramaya başlanır. Shermer bu
  9. Bilimin, ahlak konusunda söyleyecek hiçbir sözü olmadığı şeklindeki korkunç söylenceyi savunanlardan birisi de bendim. Şaşırtıcı olan, Ahlakın Coğrafyası: Bilim İnsani Değerleri Nasıl Belirler? düşüncemi tümüyle değiştirdi. —Richard Dawkins, Oxford Üniversitesi Bilim, ahlak ve hayatın amacı gibi insani değerleri belirler mi? Bu, kadim bir tartışmanın en temel sorusu olup, verilen cevap bağlamında örtük bir uzlaşının da bulunduğu bir sorudur. Ahlak ve hayatın amacı gibi insani değerlerin gerek bireysel düzeyde “öznelliği”, gerekse de toplumsal düzeyde “kültürel göreceliliği” anlayışı
  10. Gerçekten okumamıza gerek yok çünkü bir şey anlaşılmıyor. Kitabın çevirisi rezalet ötesi. Google çeviri ile sözde tercüme edip basmışlar. Şu an 70. Sayfadayım ve bitmesine daha 400 sayfa var. Anlaşılır ve not alınmaya değer yerleri -olduğu kadar- alıp hızlıca geçerim. Okurken sinirimi daha da bozarsa yayınevine e-mail bile atabilirim.
  11. Antropoloji biliminin "kurucu babaları"ndan kabul edilen James George Frazer, medeniyetimizin ve insanın kültür tarihinin izlerini sürdüğü, farklı toplum ve topluluklardaki dinsel inanışların; bu farklı toplumların tarih boyunca var oluş sorularına verdikleri yanıtların ve ritüellerin ayrıntılı analizlerini yaptığı çalışmaları ile dünyaca ün kazanmıştır. Altın Dal, Ateşin Kökenine Dair Mitler, Büyük Tufan gibi çalışmaları ile insanlık tarihinin gizlerini ortaya koyan Frazer, linguistikten teolojiye, arkeolojiden edebiyat çalışmalarına, astrolojiden paranormal fenomenlere uzanan geniş bir al
  12. "Eğer düşünmek bir spor sayılsaydı, bu dörtlü ulusal süperstarlar olurlardı; ve Dört Ath'yı okumak bir all-star oyununda ön koltuğa sahip olmak gibi. Bu ateizm ve din hakkında bir kitap olmaktan daha fazlası; tüm insan toplumlarının içine işlemiş yanılgı ve yanlış anlama dumanını yarıp geçmek için zekamızı nasıl kullanacağımız üzerine bir ders." — Tim Urban, Bir Dakika! Ama Neden? sitesinin ve kitabının yazarı "Doğaüstü açıklamalara inanmamaya eğilimli insanlar için Dört Atlı ustalıklı, komik, eğlenceli ve ciddi derecede kışkırtıcı bir başucu kitabı." — Kurt Andersen, stüdyo 360 radyo
  13. “Richard Dawkins’in entelektüel dünya üzerine düşünceleriyle sağladığı aydınlık, biyolojinin çok ötesine uzanıyor. Kurgudan felsefeye ve moleküler biyolojiye, maddenin ve anlamın tek bir birleşik görüşle birbirine nasıl uyduğunu bu kadar açık bir şekilde görmek ne kadar büyük bir zevk!” —DANIEL C. DENNETT “Thor’a ve Zeus’a teşekkürler olsun ki çağımızın büyük kelime ustasını büyük bir rasyonalist yapmışlar. Ve bu büyük rasyonalisti büyük bir kelime ustası yaptıkları için de teşekkürler tabii.” —MATT RIDLEY Onlarca yıl boyunca Richard Dawkins dünyanın en parlak bilimsel iletişim
  14. GEN BENCİLDİR, KÖR SAATÇİ, TANRI YANILGISI ve GERÇEĞİN BÜYÜSÜ KİTAPLARININ EDEBİYAT ÖDÜLLÜ ÜNLÜ YAZARINDAN Tanrıya inanmalı mıyız? Bu modern ateizmin enerjik tanıtımında dünyanın en büyük bilim yazarlarından biri neden inanmamamız gerektiğini anlatıyor. Richard Dawkins Tanrıya inanmayı bıraktığında on beş yaşındaydı. Canlıların güzelliğinden ve karmaşıklığından derinden etkilenerek bunların mutlaka bir tasarımcısı olması gerektiğini düşünmüştü. Ama evrimi öğrenmek fikrini değiştirdi. Şimdi en iyi ve en çok satan bilim iletişimcilerinden biri olan Dawkins okuyucularına, ister genç ister
  15. Büyünün pek çok çeşidi var. Doğaüstü büyü, atalarımızın bilimsel yöntemi geliştirmeden önce dünyayı açıklamak için kullandıkları büyüdür. Eski Mısırlılar gecenin varlığını, tanrıça Nut'un güneşi yutmasıyla açıklamışlardı. Vikingler gök-kuşağının, tanrıların dünyaya uzanan köprüsü olduğuna inanıyorlardı. Japonlar depremleri dünyayı sırtında taşıyan dev bir kedibalığının kuyruğunu sallamasıyla açıklıyorlardı. Bunlar büyü içeren, sıradışı masallar. Ama bir başka büyü türü daha var ve bu büyü bu sorulara gerçek cevaplar keşfederken yaşadığımız keyifte yatıyor. Bu sözünü ettiğim, gerçeğin büyüsü, y
  16. “Dawkins, bilimin popülerleşmesi konusunda bir dâhi. Eğer daha önce onun kitaplarından birini okumadıysanız, Olasılıksızlık Dağına Tırmanmak mükemmel bir başlangıç olacak: çünkü bu kitap duraksız bir zihinsel ve edebi haz içeriyor.” Mark Ridley Oldukça karmaşık olan ve tamamıyla iş gören bir organ olan insan gözü gibi anlaşılması güç bir nesne nasıl tesadüf eseri ortaya çıkabilir? New York Times’ın “bir başyapıt” olarak nitelendirdiği bu eserde Richard Dawkins evrimsel adaptasyonu dünya üzerindeki yaşamın mekanizması olarak öne sürdüğü argümanını, sebeplerini dikkatlice belirterek ve mu
  17. Sosyal hayat konusunda 2020'nin 2019'dan farkı yoktu benim için. İnsanlar ilk defa böyle bir şeyi tecrübe ettikleri için kafayı yediler haliyle.
  18. 1890'dan beri, çeşitli oylumlarda durmadan yayımlanan Altın Dal, insan düşüncesinin doğuşundan uygarlaşmış dönemlere dek uzanan süreçte insan davranışlarının kökenlerini araştırmakta ve günümüz insanını, binlerce yıl öncesinin yabanıl insanına çok yakın kılan şaşırtıcı örnekler sergilemektedir. "Yabıla çok şey borçluyuz, hatta bugün bile, onunla olan benzerliklerimiz, farklılıklarımızdan çok," diyen Frazer, tıpkı Freud'un insan ruhunu çözümleme koltuğuna yatırması gibi, uygarlığı çözümleme masasına sermektedir. Yazar: James George Frazer Çevirmen: Mehmet H. Doğan Sayfa Sa
  19. 1890'dan beri, çeşitli oylumlarda durmadan yayımlanan Altın Dal, insan düşüncesinin doğuşundan uygarlaşmış dönemlere dek uzanan süreçte insan davranışlarının kökenlerini araştırmakta ve günümüz insanını, binlerce yıl öncesinin yabanıl insanına çok yakın kılan şaşırtıcı örnekler sergilemektedir. "Yabıla çok şey borçluyuz, hatta bugün bile, onunla olan benzerliklerimiz, farklılıklarımızdan çok," diyen Frazer, tıpkı Freud'un insan ruhunu çözümleme koltuğuna yatırması gibi, uygarlığı çözümleme masasına sermektedir. Yazar: James George Frazer Çevirmen: Mehmet H. Doğan Sayfa Sa
  20. Karla kaplı bir dünyada keskin zekâları sayesinde hayatta kaldılar. Boylarından büyük hayvanları avladılar, bazen de onlara yem oldular. Meşalelerin titrek ışığı altında mağara duvarlarına bizon, geyik, mamut resimleri çizdiler. Bu resimler bugün bile hayranlık uyandırıyor. Yonttukları heykelciklere şaşkınlıkla bakıyoruz. Yaptıkları alet ve silahların arkasında yatan teknolojik akıl bizi etkiliyor. Arkeologlar onlara Cro-Magnon diyor. Onlar yaklaşık 40.000 yıl önce Avrupa’nın çeşitli yerlerinde yaşamaya başlayan, anatomik olarak ilk modern insanlar, Avrupa’nın ilk sakinleri. Yırtıcılarla,
  21. Dinozorların bile başına geldiyse, bizim de başımıza gelebilir mi? Sürprizlerle dolu bir hikâye bu: Triyas’ın kısıtlı bir ekosisteminde yaşayan bir grup ufak, uysal yaratık nice felaketi atlatıp Jura’da tüm dünyaya dehşet saçan devasa dinozorlara dönüşüyor. Dünyaya geldiğinde güvercin boyutunu aşmayan bebekleri, erişkin çağında metrelerce uzunluğa, tonlarca ağırlığa ulaşıyor. Ne var ki dinozorların ayaklarının altındaki toprak ve başlarını uzattıkları gökyüzü de yerinde durmuyor, değişiyor. Ve gün geliyor, devran dönüyor; çeşitliliği baş döndürücü, dehşeti sonsuz bu devlerin 150 milyon yıl
  22. Pulitzer Ödülü Sahibi New York Tımes Book Review’a Göre Yılın En İyi 10 Kitabından Biri New York Tımes Bestseller Natıonal Book Crıtıcs Cırcle Ödülü Finalisti Son yarım milyar yılda tam beş kitlesel yok oluş yaşandı; dünyada yaşam çeşitliliği aniden ve dramatik ölçüde azaldı. Peki gözlerimizin önünde yeni bir kitlesel yok oluş yaşanıyor olabilir mi? “Altıncı Yok Oluş harika bir kitap... Büyük, ani değişikliklerin yaşanabileceğini, bunun olasılık dışı olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Bunlar daha önce yaşandı, yeniden yaşanabilir.” —ABD Başkanı Barack Obama Dünyanın dört yanında bil
  23. Hem evrim kuramını benimseyip hem de Tanrı’ya inanabilir misiniz? İnsanlar diğer hayvanlardan üstün mü, yoksa bu düşünce sadece bir insan önyargısı mı? Evrim bize yaşamın amacının ne olduğunu söylüyor mu, yoksa yaşamın nihai bir amacı olmadığını mı ima ediyor? Evrim, ahlaki bakımdan neyin doğru, neyin yanlış olduğunu gösteriyor mu, yoksa son tahlilde yanlış ya da doğru diye bir şey olmadığını mı ima ediyor? Bu etkileyici ve ilgi uyandırıcı kitabında Steve Stewart-Williams evrim kuramı ve evrimci psikoloji tarafından ortaya atılan böylesi temel felsefi sorulara yanıtlar bulmaya çalışıyor. Yazar
  24. Din Nasıl Ortaya Çıktı ve Neden Hâlâ Var Olmaya Devam Ediyor? Nicholas Wade Modern bilim, dinozorlar ile Eski Mısırlıların aynı çağda yaşadığı, güneşin dünyanın çevresinde döndüğü ve tüm canlıların ilahi bir güç tarafından yaratılmış olduğu gibi dinsel açıklamaları geçersiz kılmış olmasına karşın bugün neden insanlar hâlâ bu öğretilerin peşinden gitmeyi sürdürüyorlar? New York Times gazetesi köşe yazarlarından Nicholas Wade bu kitabında dinin nasıl ortaya çıktığı, geçmişte ve günümüzde toplum içerisinde nasıl bir rol oynadığı ve gelecekte hangi biçimleri alabileceği konusundaki düş
×
×
  • Yeni Oluştur...