Jump to content

Küçük Odun Tutuşmadan Büyük Odun Tutuşmaz!!


Guest Auraile6his
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

49-1.jpg

Mâlik bin Dînâr hazretleri bir hâtirasini söyle anlatir: "Bir gün toprakla oynayip bâzan gülen bâzan aglayan bir çocuga rastladim. Önce çocuga selâm vermek istedim. Fakat kibirden selâm vermedim. Hemen nefsime; "Ey nefis! Peygamber efendimiz büyüklere de küçüklere de selâm verirdi." diyerek çocuga selâm verdim. Çocuk; "Ve aleyküm selâm, ey Mâlik bin Dînâr!" diye cevap verdi.

 

Hayret içinde kalarak çocuga; "Sen beni hiç görmedigin halde nasil tanidin?" diye sordum. Çocuk; "Ruhlar âleminde benim rûhumla senin rûhun karsilasti. Orada bizi ALLAHü teâlâ karsilastirdi." dedi. Çocuga; "Akil ile nefs arasinda ne fark var?" diye sorunca, çocuk; "Nefsin seni selâmdan men etti. Aklin ise seni selâm vermeye tesvik etti." diye cevap verdi. "Sen neden toprakla oynuyorsun?" diye sordum.

 

Çocuk; "Topraktan yaratildik, yine topraga karisacagiz." dedi. Ben yine; "Seni bâzan aglarken, bâzan gülerken görüyorum. Sebebi nedir?" diye sordum. "Rabbimin azâb edecegini hatirladigim zaman agliyorum. Rahmetini hatirladigim zamansa tebessüm ediyorum." dedi.

 

"Ey ogul! Senin hangi günâhin var ki agliyorsun?" diye sorunca, çocuk; "Ey Mâlik! Böyle söyleme. Zîrâ ben, anam ates yakarken, küçük odun olmadan, büyüklerin tutusmadigini gördüm." diye cevap verdi."

 

 

 

 

f_gulpeygambem_0d4f32b-1.jpg

edebkr0-1.gif

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

assf5ih9-1.jpg

 

Mâlik bin Dînâr hazretleri bir hâtırasını şöyle anlatır:

 

"Bir gün toprakla oynayıp bâzan gülen bâzan ağlayan bir çocuğa rastladım. Önce çocuğa selâm vermek istedim. Fakat kibirden selâm vermedim. Hemen nefsime;

 

"Ey nefis! Peygamber efendimiz büyüklere de küçüklere de selâm verirdi." diyerek çocuğa selâm verdim.

 

Çocuk;

"Ve aleyküm selâm, ey Mâlik bin Dînâr!" diye cevap verdi. Hayret içinde kalarak çocuğa; "Sen beni hiç görmediğin halde nasıl tanıdın?" diye sordum. Çocuk;

 

"Ruhlar âleminde benim rûhumla senin rûhun karşılaştı. Orada bizi Allahü teâlâ karşılaştırdı." dedi. Çocuğa; "Akıl ile nefs arasında ne fark var?" diye sorunca, çocuk;

 

"Nefsin seni selâmdan men etti. Aklın ise seni selâm vermeye teşvik etti." diye cevap verdi.

"Sen neden toprakla oynuyorsun?" diye sordum.

 

Çocuk;

"Topraktan yaratıldık, yine toprağa karışacağız." dedi.

Ben yine; "Seni bâzan ağlarken, bâzan gülerken görüyorum. Sebebi nedir?" diye sordum.

 

"Rabbimin azâb edeceğini hatırladığım zaman ağlıyorum. Rahmetini hatırladığım zamansa tebessüm ediyorum." dedi.

"Ey oğul! Senin hangi günâhın var ki ağlıyorsun?" diye sorunca,

çocuk;

 

"Ey Mâlik! Böyle söyleme. Zîrâ ben, anam ateş yakarken, küçük odun olmadan, büyüklerin tutuşmadığını gördüm." diye cevap verdi."

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

assf5ih9-1.jpg

 

 

Mâlik bin Dînâr hazretleri bir hâtırasını şöyle anlatır:

 

"Bir gün toprakla oynayıp bâzan gülen bâzan ağlayan bir çocuğa rastladım. Önce çocuğa selâm vermek istedim. Fakat kibirden selâm vermedim. Hemen nefsime;

 

"Ey nefis! Peygamber efendimiz büyüklere de küçüklere de selâm verirdi." diyerek çocuğa selâm verdim.

 

Çocuk;

"Ve aleyküm selâm, ey Mâlik bin Dînâr!" diye cevap verdi. Hayret içinde kalarak çocuğa; "Sen beni hiç görmediğin halde nasıl tanıdın?" diye sordum. Çocuk;

 

"Ruhlar âleminde benim rûhumla senin rûhun karşılaştı. Orada bizi Allahü teâlâ karşılaştırdı." dedi. Çocuğa; "Akıl ile nefs arasında ne fark var?" diye sorunca, çocuk;

 

"Nefsin seni selâmdan men etti. Aklın ise seni selâm vermeye teşvik etti." diye cevap verdi.

"Sen neden toprakla oynuyorsun?" diye sordum.

 

Çocuk;

"Topraktan yaratıldık, yine toprağa karışacağız." dedi.

Ben yine; "Seni bâzan ağlarken, bâzan gülerken görüyorum. Sebebi nedir?" diye sordum.

 

"Rabbimin azâb edeceğini hatırladığım zaman ağlıyorum. Rahmetini hatırladığım zamansa tebessüm ediyorum." dedi.

"Ey oğul! Senin hangi günâhın var ki ağlıyorsun?" diye sorunca,

çocuk;

 

"Ey Mâlik! Böyle söyleme. Zîrâ ben, anam ateş yakarken, küçük odun olmadan, büyüklerin tutuşmadığını gördüm." diye cevap verdi."

 

 

evet önceden de defalarca okumamıza rağmen unutmuşuz okuyunca içimiz ürperdi hatırladık

onlar çok büyük insanlar biz onların tırnağı tozu bile olamayız

onlar bizlerden 1 karış önde oldular bu karış nasıl bir karış biliyomusunuz

başparmağınızı ağzınıza koyun karışınızı açın orta parmağınızıda kalbizine koyun

işte böyle bir karış

onlarin dini kalplerinde bizim ise ağzımızda

onlar özde biz ise sözde yiz

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...