Jump to content

Burdur'un Tarihçesi.


SimqEE
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Burdur'un Tarihçesi


 

 

Çeşitli kaynaklar ve arkeolojik bulgular, antik dönemde Pisidia olarak adlandırılan bölgede yer alan Burdur ilinde Paleolitik Çağdan bu yana yaşanıldığını göstermektedir. Yeşilova ilçesinin Başkuyu köyünde bulunan kaya resimlerinden anlaşıldığına göre Paleolitik Çağda bu bölgede ilk insanın varlığı kesinlikle anlaşılmıştır.

 

İl merkezine bağlı Hacılar Köyünde yapılan kazılar sonucu M.Ö. 7 bin yıllarında, insanın yeryüzünde hayvanı ehlileştirip, köyler kurarak çanak çömlek yapmasını öğrendiği, toplayıcılıktan üretime geçerek belli bir yere bağlandığı merkezlerin en önemlilerinden biri olduğu anlaşılmıştır. Burada ortaya çıkarılan ana tanrıça figürleri ile boyalı insan yüzlü çanak çömlekleri dünya arkeolojisinde önemli bir yer tutmaktadır. Bölge, Frig, Roma, Bergama Krallığı ve Bizans dönemlerini yaşamıştır. Daha sonra Selçuklular, Hamitoğulları ve Osmanlılar bölgede hâkim olmuşlardır.

Osmanlı Devleti 1914’de 1. Dünya Savaşına katılınca bütün yurtta seferberlik ilan edilmiş ve aynı yıl Burdur’da şiddetli bir deprem olmuş, yaklaşık 4000 kişi ölmüş ve şehrin önemli dini yapıları bu depremde yıkılmıştır.

 

1920 yılında müstakil mutasarrıflık olan Burdur, doğrudan hükümet merkezi olan İstanbul’a bağlanmıştır. Burdur düşmanın yurttan atılmasından sonra kurulan yeni Türkiye Cumhuriyetinde 1923 yılında İl olarak yerini almıştır.

 

 

Coğrafyası:

 

burdur2ew.jpg

 

kopyasburdur0005b5gi.jpg

 

Yüzölçümü: 6.887 km²

Nüfus: 254.899 (1990)

İl Trafik Numarası: 15

İlçeleri: Merkez, Ağlasun, Altınyayla, Bucak, Çavdır, Çeltikçi, Gölhisar, Karamanlı, Kemer, Tefenni, Yeşilova

 

Burdur, Akdeniz Bölgesinin iç kısmında ve Göller Yöresi adı verilen bölgede yer almaktadır.

 

Dağlar Yaklaşık olarak il topraklarının %61’ini kaplamaktadır. İl bütünü ile bir plato manzarası göstermektedir.

 

İlde çok sayıda göl ve orta boy akarsu bulunmaktadır.

 

Burdur’da sularla dolu çöküntü çanakları, vadiler, mağaralar, inler ve dehlizler bölgenin doğal oluşumları arasındadır. Yöre, bu doğal oluşuma bağlı olarak aynı zamanda “GÖLLER BÖLGESİ” adını da almaktadır.

Türkiye'nin önemli göllerinden olan Burdur Gölü her türlü su sporları için elverişlidir. İlin diğer bir gölü Salda Gölü'dür.

 

Burdur, kışları soğuk ve yağışlı, yazları sıcak ve kurak bir iklime sahiptir. Yıllık yağışın büyük bir kısmı kış aylarında yağmur ve kar biçiminde olur.

 

İlde ormanlar daha çok dağlık alanlar ve dik yamaçlarda yer almaktadır. Eşik kısımlarda ise, maki ve sert yapraklardan oluşan bir bitki örtüsü vardır.

 

 

Ekonomisi:

 

Burdur ekonomisi tarıma dayalıdır. Nüfusun %68 i tarımla uğraşır. Anason, buğday, haşhaş, şekerpancarı ayrıca gülcülük ekonomik önem taşır.

 

Bilhassa süt inekçiliği çok gelişmiştir. Çayır ve meraları korunmaya çalışılmaktadır. İl topraklarının % 34'u ormanlarla kaplıdır.

 

Özellikle son yıllarda birçok mermer ocağı açılmış, ekonomiye katkısı hatırı sayılır hale gelmiştir. Sanayileşme açısından hızla gelişmekte olup 1. ve 2. organize sanayi bölgeleri yatırımcılarını beklemektedir. Yine Bucak organize sanayi bölgesi de gelişme aşamasındadır. İlde Şeker fabrikası, orta ölçekli sayısız fabrika ve imalathaneler ile ülke üretiminde söz sahibi olmaya çalışmaktadır.

 

 

El Sanatları:

 

Halıcılık

 

Çok yaygın bir el sanatıdır. Tarımın kısıtlı yapılabildiği köylerde ve şehir merkezinin özellikle kırsal nüfusu barındıran eski yerleşim bölgelerinde hemen her evde dokuma tezgahı vardır. Isparta tipi diye tanınan halılar, halı işletmeciliği yapan şahıslar ya da kooperatifler adına ellerde ya da atölyelerde dokunmaktadır.

 

 

Kilim Dokumacılığı

 

Burdur'un köylerinde yüzyıllardır sürdürülen bir halk el sanatıdır. Elle eğirilerek ip haline getirilen yün ve kıl, doğanın en güzel renklerini veren kök boyanın sarısında, yeşilinde, morunda, kırmızısında ilmek ilmek Türk motifi olur, genç kızların umutlarıyla, düşleriyle güzelleşerek.

Kilimin yanı sıra, heybe, tuz torbası, Kur'an çantası, seccade, divan yastığı ve sofraaltı da dokunur Burdur'un köylerinde.

 

 

Bakırcılık

 

burdur2jpg1tf.jpg

 

Burdur'un en eski el sanatlarından birisidir. Eskiden "tak tak" sesleri Bakırcılar Arastasını süslerdi. Alüminyum ve çeliğin mutfaklara girmesi ve yaygınlaşması sonucu bakırcılık eski önemini yitirdi. Ancak eskisi gibi gelişmiş bir sanat kolu olarak olmasa da yine dövme bakırcılık sürdürülmektedir.

 

 

Hasır Dokumacılığı

 

516hasir9di.jpg

 

Özellikle göllere yakın köylerde yapılan bir halk el sanatıdır. Bütün köy evlerinde toprak zemin üzerine hasır döşenir. Hasırların üzeri kilim, halı ve çulla örtülür. Hasır, bataklık ve göl kenarında yetişen saz otundan özel tezgâhlarda dokunur. Hasır dokumacılığı en çok Gölhisar ilçesi ve köylerinde yapılmaktadır.

 

 

Çul Dokumacılığı

 

tarakvecirnaknakis1fs.jpg

 

Keçi yetiştiren dağ köylerinde gelişmiş bir el sanatıdır. Özel tezgâhlarda keçi kılından dokunur. Göçebe olarak yaşayan Yörüklerin çadırları çuldan yapılır. Yağmur ve suyu geçirmez.

 

 

Gelenekleri:

 

Doğum:

 

Doğumu eski yıllarda, köylerdeki ve kasabalardaki kadınlar ve ebeler yaptırmaktadır. Şimdiki zamandaki gibi sağlık hizmeti veren kuruluşlar ve tıbbi malzemeler yoktu. Yakın akrabalar doğum yapan ailenin evinde yardımcı olmak amacı ile belirli süre kalırlar. Doğum sonrası akrabalar, ziyarette bulunurlar. Çocuğa çeşitli hediyeler getirirler. Yıllar önce, uzun süre erkek çocuğu olamayan ailelere veya ilerleyen yaşlarda çocuğu olan ailelere "kütük atma" adında bir tören yapılırmış. Bu tören ormandan eski deyimle bir yük meşe odunu edilir. Çocuğu olan aileye, köyün erkekleri, davul ve zurna eşliğinde gidilir. Ev sahibi tarafından çerez ikram edilir.

 

 

Düğün ve Evlenme Adetleri:

 

Genel anlayış, erkeğin askerden sonra evlendirilmesidir. Tarımın başlıca geçim kaynağı olan yerleşim yerlerinde askerden önce evlilik olayına sık sık rastlanır. Kız isteme, nişan ve düğün arası, kız tarafı ile oğlan tarafının arası bozulur düşüncesi ile pek uzun tutulmaz. Düğün tarihleri kız ve oğlan taraflarının anlaşması ile belirlenir. Çoğunlukla yaz mevsimi tercih edilir. Düğünden önce gelin ve yakınları için giyecek alınır. Buna "pusat" adı verilir. Düğün başlamadan önce, halka ve yakınlara "oku" adı verilen davetiyeler dağıtılır. Oku; havlu, sabun, mendil, gömlek, atlet, elbiselik kumaş şeklinde olur. Davetliler düğün boyunca düğün evine giderler. Oku karşılığı da okuya göre belirlenir. Davetliler davul-zurna ile karşılanır. Hazırlanan yiyecekler ikram edilir. Keşkek düğünlerin vazgeçilmez yemeğidir. O kadar ki; Düğün ne zaman olacak? Sorusu yerine, "Keşkeği ne zaman yiyeceğiz?”diye sorulur. Düğün birinci gün unduz, ikinci gün çeyiz, üçüncü gün gelin alma olarak adlandırılır.

 

 

Mutfağı:

 

Köylerimizde ve şehrimizde günlük hayatta en fazla yenen mahalli yemekler tarhana çorbası, bulgur pilavı ve bunun yanında ayran, yoğurt, mevsimine göre bir yeşillik ya da domates salatası hâkimdir. Etli ya da zeytinyağlı kuru fasulye, karnıkara börülce, etli nohut ve yahnisi, etli patates, mercimek aşı ve çorbası, yaprak sarması, biber, patlıcan ve kabak dolmaları, kabak aşı ve kavurması, mıhlama yapılır.

Olağanüstü günlerde ve ziyafetlerde et suyunda pişirilmiş pirinç çorbası, soğanlı kazan eti ya da pirinç pilavı üzerine kızarmış büyük parça çekme tabir edilen et, kabak helvası, baklava, guymak, muhallebi, irmik helvası, sütlaç gibi tatlılar ve bunlardan sonra da kaynana tabir edilen et suyu ile pişirilmiş, üzerine karabiber ekilmiş bulgur pilavı verilir.

 

Burdur'lunun sofrası şu tekerleme ile özetlenir:

 

Üç piliçcik, suyundan çorbacık, etinden çekmecik, baklavacık, börekcik.

 

 

Testi Kebabı:

 

testikebab0jm.jpg

 

Burdur’a has olan bu yemeğin özelliği testinin ağzının dar oluşudur. Daha çok bağ bozumu ve mesirelik yerlerde yapılır. Koyun etinin yağlı kaburga kısmı alınarak doğranır. Tuzlanıp testinin içine konur. Kömür ateşinin ortasına oturtulur. Ağzı temiz bir bezle bağlanır. Ara sıra kulplarından tutularak silkelenir.

35-40 dakika sonra arzuya göre içine küçük, temizlenmiş soğan, patates, patlıcan, yeşil biber ilavesi ile ağzı iyice bağlanarak ateşe yeniden konur. Ara sıra silkelenir; piştikten sonra servis tabağına alınarak üzerine kimyon ekilir, afiyetle yenir.

 

 

Ceviz Ezmesi:

 

Ölçüleri; 1000 gr. İrmik, 1000 gr. dövülmüş ceviz, 1 bardak su (Su bardağı)

 

Yapılışı: Ölçülü olan irmik, dövülmüş ceviz bir kaba konur, diğer tarafta bir bardak su ateş üzerinde ılıklaştırılır ve 1000 gr. şeker üzerine dökülerek eriyinceye kadar karıştırılır. Şeker eriyince irmik ve ceviz üzerine dökülerek karıştırılır. İyice hallolunca bir tepsi üzerine pudra şekeri serpilir. Karışım bunun üzerine dökülerek kaşığın tersi ile aynı kalınlıkta tepsiye yayılır. Baklava biçiminde kesilir.

 

Arabaşı (Arap Aşı) : Hamur pelte gibi pişirilir, siniye yayılır, ortası açılır, tavuk etinden acılı çorba konur. Bir hamurdan, bir çorbadan yenir.

 

Erikli Et: Bardak eriği kuşbaşı et ile karıştırılır. Tuzu, yağı konur ve pişirilerek yenir. Misafire tatlı olarak da sunulur.

 

 

Halk Edebiyatı:

 

Maniler:

 

Elmanın irisine,

Ben yandım birisine,

Beni çoban tutsunlar,

Kızların sürüsüne.

 

Baca üstünde yılan,

Yılan boynuma dolan.

İşaretten anlamaz,

Eşek kafalı oğlan.

 

Çanaklıkta çanak var,

Kız sende ne yanak var,

Bir gün öpeceğim ama,

Karakolda dayak var.

 

Tayyarem hızlı gider,

Üstü yıldızlı gider,

Nişanlı olan kızların,

Mektubu gizli gider.

 

 

Yöresel Kelimeler:

 

Burdur'un tipik ağzı şimdiki ve gelecek zamanla ilgilidir. ''geliyorum''yerine ''geliyom''denir.

 

—Alaca: Burdur bezi

—Bıcımık: pek az

—Bıdırtı: alçak sesle konuşma

—Dığan: yemek ya da yağ tavası

—Mahlıç: pamuk

—Senit: üstünde yufka açılan ağaç

—Haney: iki katlı köy evi

—Endeki: elindeki

 

 

Atasözleri:

 

—Allah son gürlüğü versin.

—Borç ödemekle, yol yürümekle tükenir.

—Yatan aslandan, gezen kurt iyidir.

—Sıpalı eşek, harman dağıtır.

—Öğünme çörtük, seni de gördük.

—İnanma dostuna, saman doldurur postuna.

—Yılan yalamış, kuduz dalamış.

—Mecliste dilini, sofrada elini tut.

—Hünersiz adam, meyvesiz ağaca benzer.

—Armudu say da ye, elmayı soy da ye.

—Dere kumsuz, balık pulsuz olmaz.

—Davetsiz giden mindersiz oturur.

—Çocuk çamaşırı taşta, ekmeği saçta bıraktırır.

 

Giyim – Kuşam

 

 

Kadın Kıyafetleri:

 

bk1rd.jpg

 

Fes: Başa giyilir. Ön kısmı "perez" adı verilen küçük taklit altın veya gümüş ile süslenir.

Oyalı Yazma: Fesin üzerine bağlanır. Etrafı oya, boncuk, pul ile süslenir.

Al Yazma: Alına çelgi olarak bağlanır.

İç Gömlek (Göynek) : Yakasız basma ve düz kumaştan yapılır.

Sıkma: İç gömleğin üstüne, üç eteğin altına giyilir.

Üç Etek: İpek, kadife, çitari ve gutnu gibi kumaşlardan yapılır. Üç dilim halindedir. Dilimlerin kenarı dantel işlenir.

Acem Şalı: Üç eteğin altına ve sıkmanın üstüne bağlanır.

Direm Kuşak: İpekten renkli ve desenlidir.

Kepe (Cepken) : Daha çok bordo, mavi, siyah, kırmızı ve yeşil renk kadifeden yapılır. Türk motifleri ile süslüdür. Süsler gümüş sırma sim ile yapılır.

Çorap: Örme, desenli ve yünden 5 çorap şişiyle yapılır.

Kolan: Yün ipten eğrilerek (örülerek) yapılan 2 ila 3 metre uzunluğunda 3–4 cm eninde ucu boncuklu kuşaktır.

Önecek: Genellikle kolona bağlanan, üzeri işlemeli ve önlerini örten giysi.

Şalvar: Üç eteğe uygun ipek ya da kadife kumaştan yapılır. Sarı, pembe, mor ve yeşil renkler hâkimdir. Paça kısmı sıkmalı olarak bağlanır.

Çarık: Lastik ve şaplanarak manda veya öküz derisinden yapılır. Kenarları deri veya kıl iple bağlanır.

Yemeni: Ayakkabı şeklinde gönden yapılır.

 

(Çarık ve Yemeni Kadın ve erkelerin ortak kıyafetidir.)

 

 

Erkek Kıyafetleri:

 

be0hl.jpg

 

Fes: Başa giyilir. Keçeden yapılmıştır.

Poçu: İplikten yapılmış çeşitli desen ve renkte olup fesin üzerine bağlanır. Genel olarak siyah renktedir.

Kepe (Cepken): Daha çok lacivert kadifeden yapılır. Türk motifleri ile süslüdür. Üzerine simle motifler işlenmiştir.

İç Gömlek (Göynek) : Boğazı üç düğmeli, yakasız, düz beyaz veya çizgili kumaştan yapılır.

Şal Kuşak: Yün ipten dokunur. İki kenarı saçaklıdır, bele dolanır.

Kolan: Özel olarak el ile dokunur. Şal kuşağın üzerine sarılır.

Çaşır: Siyah veya kahverengi yün iplikten dokunur. Ağ kısmı geniştir, uçkurluğu vardır.

Çorap: Beyaz yünden tek şişle örülür. Dize kadar uzanır ve iple bağlıdır.

 

 

Halk Oyunları:

 

Oyun havaları, kadınlar için zeybek, erkekler için zeybek ve kadınlarla erkeklerin birlikte oynadığı Teke yöresi oyun havalarıdır.

 

Oyunların çoğu türkülüdür. Bu bakımdan çalgı grubuna daima bir türkücü (solist) de katılmaktadır. Oyunlarda önce sipsi ile bir gezinti yapılır. Daha sonra yöreye ait olan bin Gurbet havası okunur.

 

Teke oyunlarına, Sipsi, Kaval, Bağlama ve ritm âleti olarak Darbuka eşlik eder.

 

Eğlencelerde genel olarak Zeybek ve Teke oyunları oynanır. Tüm yöre oyunları, karakteristik figürleriyle yeteneğe dayanan kişisel oyunlardır.

Zaman zaman seyirlik için ekipler halinde oynanmaktadır.

 

Tüm oyunlar, geleneksel olarak “Gezenneme” (gezinleme) ile başlar.

Oyuncu oyuna kalkarken, iki elinin parmaklarının iç kısmını yere ya da duvara sürerek nemini giderir ki parmaklar daha güzel ses çıkarsın.

Gezenneme havası ile ortama ısınır. Ağır ve ölçülü adımlarla ve duraklamalı olarak, kollar yanda, ahenkli ve heybetli bir tavırla gezinir

 

Teke zortlaması, bir Teke Yöresi oyunu olmakla birlikte, adını bu yörede pek bol olan kara davarın erkeği tekeden almıştır.

Çünkü oyundaki figürler bu hayvanın hareketlerine benzemektedir. Teke zortlaması, erkek ve kadın oyunudur.

 

 

Burdur Türküleri:

 

—Sümer Ezgü - Şu Curanın Telinde (Kezban Yenge)

—Nursaç Öner Günhan - Tahtalıkta Galbur Var

—Selcan Kökcan - Goca Çamın Gürlemesi Dal İlen

 

Kaynak : Burdur Yeşilova.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...