Jump to content

Yalnizlik


Guest the_frost
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum

Ne tuhaf, vaktim olmazdı

yalnızlığı bunca bilirken

kendimi hiç yalnız sanmazdım

çevremde hep birileri vardı,

ben hep birilerinin yanındaydım

günler belirsiz bir gelecek için neredeyse kendiliğinden hazırlanırdı

aramızda habersiz gidip gelen gündelik armağanlarla

kendi kendini taşıyan bir ırmağın akıntısında hayat

bizi kendi sahillerimize ulaştırırdı

bazı evlerden taşınırdık, bazı insanlar girip çıkardı hayatımıza

bazı mektuplar alırdık, bazı sözler, çiçek selamları

sonraları bazı tanıdıklarımızın ölümleriyle de karşılaştık

elde olmayan nedenle

sudaki halkalar gibi genişleyen

küçük alınganlıklardan büyük dargınlıklara

vazgeçişler, unutuşlar, kayıplar

birbirimizi çok sevdik hep

yıllarla azala azala

şimdi ne zaman yalnız kaldığımı düşünsem,

yalnız olmadığımı kanıtlamak istiyorum kendime

eskiden iki albüme sığdırdığım hayatım,

şimdi sığmıyor eskilenlerle çoğalmış fotograflara

telefonun başına geçiyorum

alt alta dizilmiş onca ad arasında seken ömür parçası

gün ölüyor meşgul numaralarla

şimdi ne zaman yalnız olduğumu düşünsem,

şimdi ne kadar yalnız...

yalnız olduğumu anlamam için beni hiç yalnız bırakmadınız.

Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum

her zaman yalnızdım, bunu biliyorum

büyücü ellerimin kara sanatı yazı

en çok ben onardım dostlukları, en çok benim elim dikiş tuttu

bağışlamasız sanarken kendimi

en çok ben unuttum kalbimin benden sakladıklarını

tığla içeri çektim takılmış kazakların ipini

denenmemiş başlangıçları göze aldım,

hafifletilmiş hasarları, görmezden gelinen enkazı

mutfağı beklemek hep bana kaldı

bir şiirden bir romandan bir filmden çıkıp

her seferinde aydınlık bir inat gibi yeniden karıştım hayata

hiç el değmemiş gibi yeniden konuk geldim

odalarınıza, ruhlarınıza

buraya

eski aşklarım neredesiniz? Hepinizi çok özledim.

Şimdi birdenbire bir köşeden çıkıp bana,

yalnızca, Merhaba, deseniz,

o zamanlar hiç mutlu etmediğiniz kadar mutlu edersiniz,

bir zamanlar bütün ağladıklarımı geri verebilirim size

sağ olun demenk isterim, sağ olun, sağ olun

sanki beni yeniden sevdiniz

ama biliyorum, pis bir yağmur başlıyor, şemsiyem yok yanımda,

yağmurda yürümekten nefret ederken, yürümekte ısrarlıyım gene de

isterseniz, kederdeki bütünlük, diyelim buna

ne kadar ıslansam, o kadar çıkacağım sanki

bir zamanlar çok daha bütün olduğumu sandığım

o yıkanmış zamanlara...

yeni değil keşfine gençlik verilmiş gerçekler

her zaman yalnızdım

kitaplar kadar yalnız

yalnızca yalnızlığımdan gürültücü bir kalabalık yaptım

herkes için farklı aldanışlar kurtarılmış hayatlar yok pahasına

her zaman yalnızdım

yanardağlar kadar yalnız

ey kafiye sevenler,

şimdi beni gökyüzünde bir yıldız sananlar, yanıldınız!

nankörlük etmeyeyim gene de,

yalnızlığımı daha az hissettiğim anlarım oldu yalnız

evimde hep aynı anda çalar telefonla kapı

gene öyle oluyor; hiç yalnız bırakmazlar beni

yalnızlık bilgisiyle çatılmış arkadaşlıkların korunaklı gölgesinde

yalnızlık için çalar telefonlar kapılar

İstersen bana uğra, ya da, Akşama buluşalım,

ölmeden yapacak çokiş var

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum

Ne tuhaf, vaktim olmazdı

yalnızlığı bunca bilirken

kendimi hiç yalnız sanmazdım

çevremde hep birileri vardı,

ben hep birilerinin yanındaydım

günler belirsiz bir gelecek için neredeyse kendiliğinden hazırlanırdı

aramızda habersiz gidip gelen gündelik armağanlarla

kendi kendini taşıyan bir ırmağın akıntısında hayat

bizi kendi sahillerimize ulaştırırdı

bazı evlerden taşınırdık, bazı insanlar girip çıkardı hayatımıza

bazı mektuplar alırdık, bazı sözler, çiçek selamları

sonraları bazı tanıdıklarımızın ölümleriyle de karşılaştık

elde olmayan nedenle

sudaki halkalar gibi genişleyen

küçük alınganlıklardan büyük dargınlıklara

vazgeçişler, unutuşlar, kayıplar

birbirimizi çok sevdik hep

yıllarla azala azala

 

şimdi ne zaman yalnız kaldığımı düşünsem,

yalnız olmadığımı kanıtlamak istiyorum kendime

eskiden iki albüme sığdırdığım hayatım,

şimdi sığmıyor eskilenlerle çoğalmış fotograflara

telefonun başına geçiyorum

alt alta dizilmiş onca ad arasında seken ömür parçası

gün ölüyor meşgul numaralarla

şimdi ne zaman yalnız olduğumu düşünsem,

şimdi ne kadar yalnız...

yalnız olduğumu anlamam için beni hiç yalnız bırakmadınız.

 

Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum

her zaman yalnızdım, bunu biliyorum

büyücü ellerimin kara sanatı yazı

en çok ben onardım dostlukları, en çok benim elim dikiş tuttu

bağışlamasız sanarken kendimi

en çok ben unuttum kalbimin benden sakladıklarını

tığla içeri çektim takılmış kazakların ipini

denenmemiş başlangıçları göze aldım,

hafifletilmiş hasarları, görmezden gelinen enkazı

mutfağı beklemek hep bana kaldı

bir şiirden bir romandan bir filmden çıkıp

her seferinde aydınlık bir inat gibi yeniden karıştım hayata

hiç el değmemiş gibi yeniden konuk geldim

odalarınıza, ruhlarınıza

buraya

 

eski aşklarım neredesiniz? Hepinizi çok özledim.

Şimdi birdenbire bir köşeden çıkıp bana,

yalnızca, Merhaba, deseniz,

o zamanlar hiç mutlu etmediğiniz kadar mutlu edersiniz,

bir zamanlar bütün ağladıklarımı geri verebilirim size

sağ olun demenk isterim, sağ olun, sağ olun

sanki beni yeniden sevdiniz

ama biliyorum, pis bir yağmur başlıyor, şemsiyem yok yanımda,

yağmurda yürümekten nefret ederken, yürümekte ısrarlıyım gene de

isterseniz, kederdeki bütünlük, diyelim buna

ne kadar ıslansam, o kadar çıkacağım sanki

bir zamanlar çok daha bütün olduğumu sandığım

o yıkanmış zamanlara...

 

yeni değil keşfine gençlik verilmiş gerçekler

her zaman yalnızdım

kitaplar kadar yalnız

yalnızca yalnızlığımdan gürültücü bir kalabalık yaptım

herkes için farklı aldanışlar kurtarılmış hayatlar yok pahasına

 

her zaman yalnızdım

yanardağlar kadar yalnız

ey kafiye sevenler,

şimdi beni gökyüzünde bir yıldız sananlar, yanıldınız!

 

nankörlük etmeyeyim gene de,

yalnızlığımı daha az hissettiğim anlarım oldu yalnız

 

evimde hep aynı anda çalar telefonla kapı

gene öyle oluyor; hiç yalnız bırakmazlar beni

yalnızlık bilgisiyle çatılmış arkadaşlıkların korunaklı gölgesinde

yalnızlık için çalar telefonlar kapılar

İstersen bana uğra, ya da, Akşama buluşalım, ölmeden yapacak çok

iş var

MURATHAN MUNGAN

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Cemal Süreya: “Bir ovanın düz oluşu gibi bir şeydir yalnızlık.

Özdemir Asaf: “İnsanın kendine mektup yazmasıdır yalnızlık.

Cahit Zarifoğlu: “Ah şu yalnızlık, kemik gibi ne yana dönsen batar.

Sezai Karakoç: “Ve yalnızlık, sigara külü kadar yalnızlık."

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum

Ne tuhaf, vaktim olmazdı

yalnızlığı bunca bilirken

kendimi hiç yalnız sanmazdım

çevremde hep birileri vardı,

ben hep birilerinin yanındaydım

günler belirsiz bir gelecek için neredeyse kendiliğinden hazırlanırdı

aramızda habersiz gidip gelen gündelik armağanlarla

kendi kendini taşıyan bir ırmağın akıntısında hayat

bizi kendi sahillerimize ulaştırırdı

 

 

teşekkürler yüreğinize sağlıkk....

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

  • Benzer Konular

    • Deniz Arcak - Yine Yalnizlik

      Bugün havamda degilim Dokunmayin hiç keyfim yok Hayir üzgün de degilim Teselliye gerek yok ilk ayriligim degil bu Daha önce de yasadim Hiçbir seyin degil sonu Daha önce de katlandim Hayir yine mi ayrilik Hayir yine mi karanlik Tanrim yine mi ben Aahh... yine yalnizlik

      , Yer: Şarkı Sözleri

    • Mor Yalnizlik ve Suyun Ölümü

      Dokunduğumda yaprağına Damarların titriyor gürültüyle Sular damlıyor ucundan Yudumladığın Sen yaprağa Yaprak bana eğiliyor Mektuplar dökülüyor Kasenin köşesinden Turkuaz rengi Yakarışlarım geri dönüyor Gidiyorsun her seferinde Gürültüsüz Adama dönüyorum Çepeçevre sen maviliğinde Derme çatma kuytumda İki büklüm kalıyorum Kükrüyorsun aniden Mavi siyah elbisesine sarılıyor Dökülüyorsun benden aşağı Nefes alamıyorum Acıtıyor şiddetin İskele üzerinde Suya ağlı

      , Yer: Şiirler

    • Yalnizlik, Hiç Olmayan Bir Şeydir

      Dışarıda kar boran, içeride tatlı bir ılıklık varsa, elbette evde oturmak güzeldir. Kim sevmez ki böyle zamanlarda, güven içinde pencereden dışarıyı seyretmeyi. Hele bir de senelerin yorgunluğu üzerinizde ve yaşınız oldukça ilerlemiş ise…     Şimdi kendisinden bahsedeceğimiz de, işte böyle yaşını almış, yüzünde pek anlamlı çizgiler oluşmuş, yetmişini aşkın, gül çehreli, tebessümlü bir nine. Adı Nurhayat. Onu ne vakit görsem gönül penceremde, işte, derim, işte ihtiyar böyle olmalı! Hayat dediğ

      , Yer: İslamiyet

×
×
  • Yeni Oluştur...