Jump to content

Evliya Kelimesinin Geçtiği Ayetler


Guest Muhabbetci
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Evliya

 

 

“Evliya” Arapça’daki “veli” kelimesinin çoğulu olup “dostlar” demektir.Toplumda oluşan yaygın kanıya göre “evliya” Allah dostu, sırat köprüsünden rüzgar gibi geçecek olan, çeşitli mucizeler gösteren hatta peygamberlerin gösterdikleri mucizeleri bile gösterebilen, insanların düşüncelerini okuma gibi yeteneklere sahip üstün insandır. Ayrıca birilerine şefaat edip onları kurtarma gibi bir de yetkileri vardır.

 

Kuran-ı Kerimin orijinal Arapça metninde “evliya” kelimesinin geçtiği ayetleri inceleyerek “evliya”nın ne demek olduğunu ve “evliya” edinmek ve ona tabi olmak kavramlarını anlayamaya çalışalım.

 

İnanmayanların evliya edinilmesi durumu ile ilgili ayetler:

 

(3:28) La yattakhithi almu/minoonaalkafireena awliyaa min dooni almu/mineena wamanyafAAal thalika falaysa mina Allahi fee shay-in illaan tattaqoo minhum tuqatan wayuhaththirukumuAllahu nafsahu wa-ila Allahi almaseeru

28- Mü'minler, mü'minleri bırakıp da kafirleri veliler edinmesinler. Kim böyle yaparsa, Allah'tan hiç bir şey (yardım) yoktur. Ancak onlardan korunma gayesiyle sakınma(nız) başka. Allah, sizi kendisinden sakındırır. Varış Allah'adır.

 

(4:89) Waddoo law takfuroona kama kafaroofatakoonoona sawaan fala tattakhithoo minhumawliyaa hatta yuhajiroo fee sabeeliAllahi fa-in tawallaw fakhuthoohum waoqtuloohumhaythu wajadtumoohum wala tattakhithoominhum waliyyan wala naseeran

89- Onlar, kendilerinin inkâra sapmaları gibi sizin de inkâra sapmanızı istediler. Böylelikle bir olacaktınız. Allah yolunda hicret edinceye kadar onlardan veliler (dostlar) edinmeyin. Şayet yine yüz çevirirlerse, artık onları tutun ve her nerede ele geçirirseniz öldürün. Onlardan ne bir veli (dost) edinin, ne de bir yardımcı

 

(4:144) Ya ayyuha allatheena amanoola tattakhithoo alkafireena awliyaamin dooni almu/mineena atureedoona an tajAAaloo lillahiAAalaykum sultanan mubeenan

144- Ey iman edenler, mü'minleri bırakıp kafirleri veliler (dostlar) edinmeyin. Kendi aleyhinizde Allah'a apaçık olan kesin bir delil vermek ister misiniz?

 

(5:51)Ya ayyuha allatheena amanoola tattakhithoo alyahooda waalnnasaraawliyaa baAAduhum awliyao baAAdinwaman yatawallahum minkum fa-innahu minhum inna Allaha layahdee alqawma alththalimeena

51- Ey iman edenler, yahudi ve hristiyanları dostlar (veliler) edinmeyin; onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden onları kim dost edinirse, kuşkusuz onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna hidayet vermez.

 

(5:57) Ya ayyuha allatheena amanoola tattakhithoo allatheena ittakhathoodeenakum huzuwan walaAAiban mina allatheena ootoo alkitabamin qablikum waalkuffara awliyaa waittaqooAllaha in kuntum mu/mineena

57- Ey iman edenler, sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi, alay ve oyun (konusu) edinenleri ve kafirleri dostlar (veliler) edinmeyin. Ve eğer inanıyorsanız, Allah'tan korkup-sakının.

 

(9:23) Ya ayyuha allatheena amanoola tattakhithoo abaakum wa-ikhwanakumawliyaa ini istahabboo alkufra AAala al-eemaniwaman yatawallahum minkum faola-ika humu alththalimoona

23- Ey iman edenler, eğer imana karşı inkârı sevip-tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi veliler edinmeyin. Sizden kim onları veli edinirse, işte bunlar zulmeden kimselerdir.

 

60:1 Ya ayyuha allatheena amanoola tattakhithoo AAaduwwee waAAaduwwakum awliyaatulqoona ilayhim bialmawaddati waqad kafaroo bima jaakummina alhaqqi yukhrijoona alrrasoola wa-iyyakuman tu/minoo biAllahi rabbikum in kuntum kharajtumjihadan fee sabeelee waibtighaa mardateetusirroona ilayhim bialmawaddati waana aAAlamu bimaakhfaytum wama aAAlantum waman yafAAalhu minkum faqad dallasawaa alssabeeli

1-Ey inananlar! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olan kimseleri dost edinmeyin. Onlar size gelen gerçeği inkar ettikleri, Rabbiniz Allah'a inandığınızdan dolayı Elçiyi ve sizi (yurdunuzdan) çıkardıkları halde siz onlara sevgi iletiyorsunuz. Benim yolumda cihadetmek ve benim rızamı kazanmak için (yurdunuzdan) çıktığınız halde içinizde onlara sevgi (mi) gizilyorsunuz? Oysa ben sizin gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz her şeyi bilirim. Sizden kim bunu yaparsa doğru yoldan sapmış olur.

 

(4:139) Allatheena yattakhithoona alkafireenaawliyaa min dooni almu/mineena ayabtaghoona AAindahumualAAizzata fa-inna alAAizzata lillahi jameeAAan

139- Onlar, mü'minleri bırakıp kafirleri dostlar (veliler) edinirler. 'Kuvvet ve onuru (izzeti)' onların yanında mı arıyorlar? Şüphesiz, 'bütün kuvvet ve onur,' Allah'ındır.

 

5:80- Onlardan çoğunun inkâra sapanlarla dostluklar kurduklarını görürsün. Kendileri için nefislerinin takdim ettiği şey ne kötüdür. Allah onlara gazablandı ve onlar azabda ebedi kalacaklardır.

(5:81)Walaw kanoo yu/minoona biAllahiwaalnnabiyyi wama onzila ilayhi ma ittakhathoohum awliyaa walakinna katheeran minhum fasiqoona

81- Eğer Allah'a, peygambere ve ona indirilene iman etselerdi, onları dostlar edinmezlerdi. Fakat onlardan çoğu fasık olanlardır.

 

 

Ayetlerde de görüldüğü üzere inanlar, inanmayanları, Allah’ın dinini alaya alanları evliya edinmemek konusunda kesin bir dille uyarılıyor. Bu ayetler; onlardan öncesi ve sonrasında gelen ayetler ve Kuranın bütünlüğünde bu konuya ısrarla değinilmesindeki gaye düşünüldüğünde “evliya” ve “evliya edinmek” kavramları hakkında bir kabaca bir tanım yapabiliriz.

 

İnanların, inanmayanları evliya edinmesi yasaklanmıştır. Çünkü Kuranda da belirtildiği ve tarihinde bize açıkça gösterdiği üzere Kafirler güruhu sürekli Müslümanlar arasında nifak çıkarmak ve onları yok etmek amacındadırlar. Onlar hakkında iyili değil sürekli kötülük isterler. Devamlı suretle Müslümanlar aleyhinde uğraşı içindedirler. İman edenlerin onların oyununa gelmelerini, onların işlerini kolaylaştıracak davranışlarda bulunmalarını önlemek amacıyla onları evliya edinmeleri yasaklanmıştır. Burada evliya “yol gösterici, dost” anlamında kullanılmıştır. Evliya edinmek; onları yol gösterici edinip, fesat çıkarma ve bozgunculuk faaliyetleri konusunda işbirliği içinde olmak anlamındadır.

 

Allah inanmayanları dost edinen kişilerin amaçlarının, (4:139) ayeti ile kuvvet ve onuru onların yanında aramak olduğunu belirtmiştir. Bu tür insanların, aslında gerçekten iman etmemiş, zulmeden, fasık kişiler olduğunu vurgulamıştır. Ve inanmayan kişilerle onları bir tutarak “kim inanmayanları evliya edinirse o da onlardandır” demektedir.

 

Şeytanın ve şeytanın dostlarının evliya edinilmesi ile ilgili ayetler

(4:76) Allatheena amanoo yuqatiloonafee sabeeli Allahi waallatheena kafaroo yuqatiloonafee sabeeli alttaghooti faqatiloo awliyaaalshshaytani inna kayda alshshaytanikana daAAeefan

76- İman edenler Allah yolunda savaşırlar, inkar edenler ise tağut yolunda savaşırlar; öyleyse şeytanın dostlarıyla savaşın. Hiç şüphesiz, şeytanın hileli-düzeni pek zayıftır.

 

 

(7:27) Ya banee adama layaftinannakumu alshshaytanu kama akhrajaabawaykum mina aljannati yanziAAu AAanhuma libasahumaliyuriyahuma saw-atihima innahu yarakumhuwa waqabeeluhu min haythu la tarawnahum innajaAAalna alshshayateena awliyaa lillatheenala yu/minoona

27- Ey Ademoğulları, şeytan, anne ve babanızın çirkin yerlerini kendilerine göstermek için, elbiselerini sıyırtarak, onları cennetten çıkardığı gibi sakın sizi de bir belaya uğratmasın. Çünkü o ve taraftarları, (kendilerini göremeyeceğiniz yerden) sizleri görmektedir. Biz gerçekten şeytanları, inanmayacakların dostları kıldık.

 

(7:30)Fareeqan hada wafareeqan haqqaAAalayhimu alddalalatu innahumu ittakhathooalshshayateena awliyaa min dooni Allahiwayahsaboona annahum muhtadoona

30- Kimine hidayet verdi, kimi de sapıklığı haketti. Çünkü bunlar, Allah'ı bırakıp şeytanları veli edinmişlerdi. Ve gerçekten onları doğru yolda saymaktadırlar

 

18:50 Wa-ith qulna lilmala-ikatiosjudoo li-adama fasajadoo illa ibleesa kanamina aljinni fafasaqa AAan amri rabbihi afatattakhithoonahuwathurriyyatahu awliyaa min doonee wahum lakumAAaduwwun bi/sa lilththalimeena badalan

50- Hani meleklere: 'Adem'e secde edin' demiştik; İblis'in dışında (diğerleri) secde etmişlerdi. O cinlerdendi, böylelikle Rabbinin emrinden dışarı çıkmıştı. Bu durumda Beni bırakıp onu ve soyunu veliler mi edineceksiniz? Oysa onlar sizin düşmanlarınızdır. (Bu,) Zalimler için ne kadar kötü bir (tercih) değiştirmedir.

 

 

İnanan ve inanmayan grupların kendi aralarında birbirlerinin evliyası olmaları durumu

 

(8:72) Inna allatheena amanoo wahajaroowajahadoo bi-amwalihim waanfusihim fee sabeeli Allahiwaallatheena awaw wanasaroo ola-ikabaAAduhum awliyao baAAdin waallatheenaamanoo walam yuhajiroo ma lakum min walayatihimmin shay-in hatta yuhajiroo wa-ini istansarookumfee alddeeni faAAalaykumu alnnasru illaAAala qawmin baynakum wabaynahum meethaqun waAllahubima taAAmaloona baseerun

72- Gerçek şu ki, iman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler ile (hicret edenleri) barındıranlar ve yardım edenler, işte birbirlerinin velisi olanlar bunlardır. İman edip hicret etmeyenler, onlar hicret edinceye kadar, sizin onlara hiç bir şeyle velayetiniz yoktur. Ama din konusunda sizden yardım isterlerse, yardım üzerinizde bir yükümlülüktür. Ancak, sizlerle aralarında anlaşma bulunan bir topluluğun aleyhinde değil. Allah, yaptıklarınızı görendir.

 

(9:71)Waalmu/minoona waalmu/minatubaAAduhum awliyao baAAdin ya/muroona bialmaAAroofiwayanhawna AAani almunkari wayuqeemoona alssalatawayu/toona alzzakata wayuteeAAoona Allahawarasoolahu ola-ika sayarhamuhumu Allahuinna Allaha AAazeezun hakeemun

71- Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin velileridirler. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve Allah'a ve Resûlü’ne itaat ederler. İşte Allah'ın kendilerine rahmet edeceği bunlardır. Şüphesiz, Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

 

Bu iki ayette inanların birbirlerinin evliyası olduğu ve birbirlerini iyiliği ve güzelliği davet ettiklerini, kötülüklerden sakındırdıkları vurgulanıyor. Bu durum Müslümanlar arasında karşılıklı olan bir şeydir. Yani birinin sürekli öğüt veren yada sakındıran birinin de sürekli öğüt alan ve sakındırılan olması gibi bir durum vurgulanmıyor. Yani bir şeyhe, evliyaya vs. tabi olmak gibi bir durum söz konusu değildir. Ayrıca burada bahsedilen “iyiliği emret ve kötülükten sakındırmak” kavramları mutlak iyilik ve kötülük kavramlarıdır. Yani Allah tarafından belirlenmiş iyi ve kötüdür. Birilerinin yorumuna ve görecesine bağlı bir durum değildir. Hüküm koyma durumu yok sadece mevcut Allah tarafından konulmuş, belirlenmiş, iyiliğe davet etmek ve kötülükten sakındırmak söz konusu.

 

(8:73)Waallatheena kafaroo baAAduhumawliyao baAAdin illa tafAAaloohu takunfitnatun fee al-ardi wafasadun kabeerun

73- İnkâr edenler birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur.

 

Bu ayette de inanmayanları birbirlerinin evliyası olduğu belirtilerek, buna karşı inanların birbirlerinin evliyası olması gerektiği özellikle vurgulanmıştır. Neden? Yer yüzünde fitne ve bozgunculuk çıkmaması için.

 

 

Allah’ı evliya edinmek

 

 

Aşağıdaki ayetleri incelerken; Allah’ın hangi sıfatlarının vurgulandığına dikkat edersek Allah’ı evliya edinmenin diğer bölümlerdeki evliya edinme kavramlarından ne şekilde farklılaştığını görebiliriz. Bu noktadaki ayrımı daha iyi anlamak için bu bölümde ilgili ayetin öncesi ve sonrasındaki ayetlere de göz atmak gerekir.

 

11:20 ayetini önündeki ardındaki ayetleri dikkate alarak inceleyelim

 

19- Bunlar Allah'ın yolundan engelleyenler ve onda çarpıklık arayanlardır. Onlar, ahireti tanımayanlardır.

(11:20)Ola-ika lam yakoonoo muAAjizeena feeal-ardi wama kana lahum min dooni Allahimin awliyaa yudaAAafu lahumu alAAathabu makanoo yastateeAAoona alssamAAa wama kanooyubsiroona

20- Bunlar, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacak değildir ve bunların Allah'tan başka velileri yoktur. Azab onlar için kat kat arttırılır. Bunlar (hakkı) işitmeye güç yetirmezlerdi ve görmezlerdi de.

21-İşte bunlar kendilerine yazık etmiş kimselerdir ve uydurdukları uydurmaları da kendilerini bırakarak kaybolup gitmişlerdir.

22- Hiç şüphesiz bunlar, ahirette en çok hüsrana uğrayanlardır.

 

Bu ayette önceki ayetlerde özellikleri vurgulanan insanların Allah’tan başka evliyası olmadığına dikkat çekiliyor. Bu kişilerin Allah’a karşı uydurduklarının(tanrılarının) kendilerinden uzaklaşacağı ve ahrette de hüsrana uğrayacakları söyleniyor. Yani burada evliya kurtarıcı, yardımcı anlamında kullanılmıştır. Allah dışında kimsenin kurtarıcı ve yardımcı anlamında evliyası olmadığına dikkat çekiliyor. Aşağıdaki 11:113 ayetin de bu tam noktada bir uyarı ile karşılaşıyoruz.

 

(11:113)Wala tarkanoo ila allatheenathalamoo fatamassakumu alnnaru wamalakum min dooni Allahi min awliyaa thumma latunsaroona

113- Zulmedenlere eğilim göstermeyin, yoksa size ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka velileriniz yoktur, sonra yardım göremezsiniz.

 

13:16’yı da öncesindeki ayetleri nazara alarak inceleyelim;

 

14. El açıp yalvarmaya lâyık olan ancak O'dur. O'nun dışında el açıp dua ettikleri onların isteklerini hiçbir şeyle karşılamazlar. Onlar ancak ağzına gelsin diye suya doğru iki avucunu açan kimse gibidir. Halbuki (suyu ağzına götürmedikçe) su onun ağzına girecek değildir. Kâfirlerin duası kuşkusuz hedefini şaşırmıştır.

15- Göklerde ve yerde her ne varsa -isteyerek de olsa, istemeyerek de olsa- Allah'a secde eder. Sabah akşam gölgeleri de (O'na secde eder).

(13:16)Qul man rabbu alssamawatiwaal-ardi quli Allahu qul afaittakhathtummin doonihi awliyaa la yamlikoona li-anfusihimnafAAan wala darran qul hal yastawee al-aAAmawaalbaseeru am hal tastawee alththulumatuwaalnnooru am jaAAaloo lillahi shurakaakhalaqoo kakhalqihi fatashabaha alkhalqu AAalayhim quliAllahu khaliqu kulli shay-in wahuwa alwahidualqahharu

16- De ki: 'Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?' De ki: 'Allah'tır.' De ki: 'Öyleyse, O'nu bırakıp kendilerine bile yarar ve zarar sağlamaya güç yetiremeyen birtakım veliler mi (tanrılar) edindiniz?' De ki: 'Hiç görmeyen (a'ma) ile gören (basiret sahibi) eşit olabilir mi? Veya karanlıklarla nur eşit olabilir mi?' Yoksa Allah'a, O'nun yaratması gibi yaratan ortaklar buldular da, bu yaratma, kendilerince birbirine mi benzeşti? De ki: 'Allah, her şeyin yaratıcısıdır ve O, tektir, kahredicidir.'

 

13:16 da ‘kendileri için bile bir şeylere güc yetirmeye sahip olmayan evliyalar’ kavramına dikkat edelim. 14. ayetteki dualara karşılık vermeyenlerden medet umma kavramına yapılan işaretti de dikkate aldığımızda bu ayetteki evliya kelimesinin hangi anlamlarla desteklendiğini kavramak mümkün. Bu ayette evliya kelimesi her şeye güç yetiren, dualara cevap veren, kahredici, yaratıcı sıfatları ile kuvvetlendirilmiştir. Yani kendisinden bu sıfatlara sahip olamayan birisinin evliya edilmesinin boş olduğu anlaşılıyor. Ve de Allah’tan kimse bu sıfatlara sahip değildir. Bu manada kimseyi Allah’tan başkasını evliya edinemez ondan başkasından medet umamaz, yardım bekleyemeyiz. 17:97 ayetini incelediğimizde Allah’tab başka kimsenin Hidayete erdirmek gibi bir yetkisi olmadığını pek ala görüyoruz.

 

(17:97)Waman yahdi Allahu fahuwa almuhtadiwaman yudlil falan tajida lahum awliyaa min doonihiwanahshuruhum yawma alqiyamati AAalawujoohihim AAumyan wabukman wasumman ma/wahumjahannamu kullama khabat zidnahum saAAeeran

97- Allah, kimi hidayete erdirirse, işte o, hidayet bulmuştur, kimi saptırırsa onlar için O'nun dışında asla veliler bulamazsın. Kıyamet günü, biz onları yüzükoyun körler, dilsizler ve sağırlar olarak haşrederiz. Onların barınma yerleri cehennemdir; ateşi sükun buldukça, çılgın alevini onlara arttırırız.

 

Allah’ın hidayet vermediğine Ondan başka edinilen evliyalar hidayet veremiyor görüldüğü üzere.

 

42:9 Ami ittakhathoo min doonihi awliyaafaAllahu huwa alwaliyyu wahuwa yuhyee almawtawahuwa AAala kulli shay-in qadeerun

9- Yoksa O'nun dışında birtakım veliler mi edindiler? İşte Allah; veli O'dur, ölüleri dirilten O'dur. O, her şeye güç yetirendir.

 

42:46 Wama kana lahum min awliyaayansuroonahum min dooni Allahi waman yudliliAllahu fama lahu min sabeelin

46- Onların Allah'ın dışında kendilerine yardım edecek velileri yoktur. Allah kimi saptırırsa, artık onun için hiç bir (çıkış) yolu yoktur.

 

45:10 Min wara-ihim jahannamu walayughnee AAanhum ma kasaboo shay-an wala maittakhathoo min dooni Allahi awliyaa walahumAAathabun AAatheemun

10- Arkalarından cehennem (onları izlemektedir). Kazandıkları şeyler, onlara hiç bir yarar sağlamaz. Allah'tan başka edindikleri veliler de. Onlar için büyük bir azab vardır

 

(29:41) Mathalu allatheena ittakhathoomin dooni Allahi awliyaa kamathali alAAankabootiittakhathat baytan wa-inna awhana albuyooti labaytualAAankabooti law kanoo yaAAlamoona

41- Allah'ın dışında başka veliler edinenlerin örneği, kendine ev edinen örümcek örneğine benzer. Gerçek şu ki, evlerin en dayanıksız olanı örümcek evidir; bir bilselerdi.

 

46:32 Waman la yujib daAAiya Allahifalaysa bimuAAjizin fee al-ardi walaysa lahu min doonihiawliyaa ola-ika fee dalalin mubeenin

32- 'Kim Allah'a davet edene icabet etmezse, artık o, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacak değildir ve onun O'ndan başka velileri yoktur. İşte onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler.'

 

62:6 Qul ya ayyuha allatheenahadoo in zaAAamtum annakum awliyao lillahimin dooni alnnasi fatamannawoo almawta in kuntum sadiqeena

6- De ki: 'Ey Yahudi olanlar, eğer siz, (bütün) insanlardan ayrı olarak yalnızca sizlerin gerçekten Allah'ın velileri (dost ve sevgili kulları) olduğunuzu öne sürüyorsanız, şu halde ölümü temenni edin; eğer doğru söylüyor iseniz (bunu çekinmeden yapın).'

 

 

Bu ayetlerde yukarıda söylediklerimize deliller niteliğinde. Aşağıdaki ayetlerde kulların evliya edinilmeyeceği ve -Allah’a yaklaştırması amacıyla şeyhe tabi olmak gibi inançların yanlışlığı- açıkça görülüyor.

 

18:102 Afahasiba allatheena kafarooan yattakhithoo AAibadee min doonee awliyaainna aAAtadna jahannama lilkafireena nuzulan

102- İnkâr edenler, Beni bırakıp kullarımı veliler edindiklerini mi sandılar? Gerçekten Biz cehennemi kafirler için bir durak olarak hazırlamışız.

 

25:18 Qaloo subhanaka ma kanayanbaghee lana an nattakhitha min doonika min awliyaawalakin mattaAAtahum waabaahum hattanasoo alththikra wakanoo qawman boran

18- Derler ki: 'Sen yücesin; senin dışında başka veliler edinmemiz bize yakışmaz, ancak onlara ve atalarına meta verip yararlandırdın, öyle ki (senin) zikri(ni) unuttular ve böylece yıkıma uğrayan bir kavim oldular.'

 

39:3 Ala lillahi alddeenualkhalisu waallatheena ittakhathoomin doonihi awliyaa ma naAAbuduhum illaliyuqarriboona ila Allahi zulfa innaAllaha yahkumu baynahum fee ma hum feehiyakhtalifoona inna Allaha la yahdee man huwa kathibunkaffarun

3- Haberin olsun; halis (katıksız) olan din yalnızca Allah'ındır. O'ndan başka veliler edinenler (şöyle derler 'Biz, bunlara bizi Allah'a daha fazla yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.' Elbette Allah, kendi aralarında hakkında ihtilaf ettikleri şeylerden hüküm verecektir. Gerçekten Allah, yalancı, kafir olan kimseyi hidayete erdirmez.

 

Şöyle bir soru akla gelebilir bazı ayetlerinde Allah “inanlar birbirlerinin evliyalarıdır” derken neden bazılarında da “Allah’tan başka veliler edinmeyin” diyor?

 

Aslında buraya kadar ki bölümde bunu açıkladık ancak tekrar altını çizmekte fayda var. İnanların birbirlerini evliya edinmesi durumu; Allah’ın koyduğu sınırlarda yaşamak konusunda birbirlerine destek olmak, birlerinin çıkarlarını ve İslamiyet’i gözetmek şeklindedir. Ancak insanların hüküm koymak gibi bir yetkileri yoktur. Birbirlerini Allah’ın gazabından koruyamaz yada Onun lütfüne engel olamazlar. Buradaki evliya edinmekle Allah’ı evliya edinmekteki ‘evliya edinmek’ kavramlarının boyutları farklıdır. Yukarıda anlattığımız gibi ayetlerde öne çıkarılan sıfatlar nazara alındığında bu farklılık açıkça görülmektedir.

 

Kavramları daha iyi anlayabilmek için bu kavramın zıddını da düşünmek gerekir. Yani Allah’ı evliya edinmek ve Allah dışında başka birilerini evliya edinmek kavramlarını birlikte düşünmek gerekiyor. Buradaki Allah’ı evliya edinmenin zıddı inanların birbirlerini evliya edinmesi değildir. Yada Allah’tan başkasını evliya edinmekle, inanların birbirlerini evliya edinmesi eş değer değildir.

 

İnanların birbirini evliya edinmesinin zıddı şeytanı veya inanmayanları evliya edinmektir. Konuya bu açıdan bakıldığında düğüm çözümlenmiş oluyor. Kuranı anlamaya çalışırken bir sadece kelimenin salt anlamına bakamayız. Anlamak için onun hangi sıfatlarla kuvvetlendirildiğine dikkat etmek durumundayız.

 

 

42:6 Waallatheena ittakhathoomin doonihi awliyaa Allahu hafeethunAAalayhim wama anta AAalayhim biwakeelin

6- Allah'ın dışında birtakım veliler edinenler ise; Allah, onların üzerinde gözetleyicidir. Sen onların üzerinde bir vekil değilsin.

 

45:19 Innahum lan yughnoo AAanka mina Allahishay-an wa-inna alththalimeena baAAduhumawliyao baAAdin waAllahu waliyyualmuttaqeena

19- Çünkü onlar, Allah'tan (gelecek) hiç bir şeyi senden savamazlar. Şüphesiz zalimler, birbirlerinin velisidirler. Allah ise, muttakilerin velisidir.

 

 

(7:3) IttabiAAoo ma onzila ilaykum minrabbikum wala tattabiAAoo min doonihi awliyaa qaleelan ma tathakkaroona

3- Rabbinizden size indirilene uyun, O'ndan başka velilere uymayın. Ne az öğüt alıyorsunuz?

 

(10:62)Ala inna awliyaa Allahila khawfun AAalayhim wala hum yahzanoona

62- Haberiniz olsun; Allah'ın velileri, onlar için korku yoktur, mahzun da olmayacaklardır.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Muhabbetçi,

cehaletimi hoşgör de..

bu ayetlerin yazılışlarında bir gariplik war..

nedendir?????:)

 

(7:3) IttabiAAoo ma onzila ilaykum minrabbikum wala tattabiAAoo min doonihi awliyaa qaleelan ma tathakkaroona

 

İttebiu ma ünzile ileyküm mir rabbiküm ve la tettebiu min dunihı evliya' kalılem ma tezekkerun

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Muhabbetçi,

cehaletimi hoşgör de..

bu ayetlerin yazılışlarında bir gariplik war..

nedendir?????:)

 

(7:3) IttabiAAoo ma onzila ilaykum minrabbikum wala tattabiAAoo min doonihi awliyaa qaleelan ma tathakkaroona

 

İttebiu ma ünzile ileyküm mir rabbiküm ve la tettebiu min dunihı evliya' kalılem ma tezekkerun

hee malesef bir gariplik girmis bende anlamadim niye böyle:ermm:

Türkcesi karsiligi varya , sure ve ayet yeride belli..bu seferlik böyle olsun...Is cikarman bana simdi:D

 

51- Ey iman edenler, yahudi ve hristiyanları dostlar (veliler) edinmeyin;

 

müslümanları veli edinebilirmiyiz o zaman yada ben böyle bir anlam mı çıkarttım.

Veli dost demek Nesra, dolaysi ile tabiki dost edinebilirsin müslümanlari..Maksat burda gönül dostlugu...Yoksa hiristiyan ve yahudi ile konusmicaksin , arkadaslik kurmicaksin diye birsey yok..Maksat gönülden onlara baglanmamak, yani yollarina düsmemek, girmemek..

 

Evliya edinmeyin asil maksat kurandaki olayda.. Yani sunu bunu evliya edinipde, ALLAHA bizi daha cok yaklastirsinlar diye ibadet etmek yasak kuranda!! Bu helede tarikatcilar icin cok önemli bence...Yani benim seyhim var, o bana sefaat edecek, yahut o beni kurtarcak diyen sirk kosmus oluyor;)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...