Jump to content

Muslumanlik ve Ehli Sunnet INANCI


melbourne
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Avf ibn-i Malik (Radiyallahu Anh) dan rivayet olundu; Allah Resulü (S.A.V) Buyurdularki;

“Yahudiler yetmişbir fırkaya ayrıldılar. (Bunlardan) biri Cennette, yetmişi ateştedir. Hıristiyanlar da yetmiş iki fırkaya ayrılmıştır. (Onlardan da) yetmişbir fırka ateşte, biri cennettedir. Muhammed’in canı (kudret) elinde bulunan (Allah-u Teal’âya) yemin ederim ki elbette benim ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır. Bir fırka Cennette yetmiş iki fırka ateştedir. Bunun üzerine: “Ya Resulullah! Cennette olan fırka kimlerdir?” diye sorulduğunda, Resulullah: (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) “(Ehl-i Sünnet Ve’l) Cemaattir.”diye cevap verdi.

(İbn-i Mace, Fiten:17 No: 3992 2/1322 Ebu Davud, Sünnet: 1 Na: 4596 2/608 Ahmed İbn-i Hanbel, Müsned Na: 8404 3/229)

Abdullah İbn-i Amr (Radiyallahu Anh) dan rivayet edilen diğer bir hadis-i şerifte de Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Yakında benim Ümmetim yetmiş üç fırkaya bölünecektir ki, bunların biri dışında hepsi ateştedir” 0 zaman: “0 bir hangisidir?” diye sorulunca, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): “Bugün, benim ve ashabımın, üzerinde bulunduğu (yoldan gidenler) dir.” buyurdu.

Bir inanç ve akide etrafında bir araya gelen topluluğun (ümmet), inanç sisteminin, akidesinin oluşmasını temin eden yola ve metoda sünnet denilir. İnsanların bu metodda görüş birliğine varıp, bunu uygulaması da, cemâat diye isimlendirilmiştir. [1]

Bu anlam Kuran'da şöyledir:

“Allah'ın nice sünnetleri gelip geçmiştir. Yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların âkıbetini görün”.[2]

“Allah'ın sünneti kesinlikle değişmez”. [3]

İslam dininde Ehl-i Sünnetin varlığı, literatürde Ehl-i Sünnet, İslam peygamberi (Sav) ve Sahabe'yi (R.Anhum) örnek kabul eden Müslüman toplumunun büyük bir kısmına denir.

Genelde kısaca "Sünnilik" olarak bilinir. Bu grup Sünnete bağlı olduğu ve Cemaat ruhundan ayrılmadığı için Ehl-i Sünnet ve'l-cemaat adıyla da anılır. Ehl-i Sünnet temel inanç konularında fikir birliği içinde olmasına rağmen bir takım detaylarda kendi içinde mezheplere ayrılmıştır.

İslam Peygamberi (Sav) hadiste fırka-i Naciye, kurtuluş fırkası olarak bildirdiği tek bir itikad mezhebi vardır. O da Ehl-i sünnet vel-cemaat mezhebidir.

Şehristani (549/1154) İslâmi fırkaları; Kaderiyye, Sıfatiyye, Hâriciyye, ve Şiâ olarak dört ana gruba ayırmış, yetmiş üç fırkanın bunlardan yayıldığını belirtmiştir. [4]

Selef-i Salihin’den sonra, İmam-ı Matüridi, ve İmam-ı Eşari bu mezhepte iki itikad imamıdır ve bu mezhebi yaymışlardır.

Ehl-i sünnet olmak için gereken itikatlardan bazıları şunlardır;

v Kur’anın Allah kelamı olup, mahlûk (yaratık) olmadığına inanmak.

v Ehl-i kıbleyi tekfir etmemek, yâni namaz kılan müslümana işlediği günâhlardan dolayı kâfir dememek.

v Ehl-i kıble denilen kimsenin bir inanışı, ma’nâsı açık olan kat’i bir delîle zıt ise, küfür olur. Böyle bir kimse, namaz kılsa da, her ibâdeti yapsa da kâfir olur.

v Sahabelerin tamamını sevmek, hiçbirini kötülememek.

v Ebû Bekir ve Ömer’in halife olduğuna ve üstünlüklerinin halîfelik sırasına göre olduğuna inanmak.

v Cennette Allahü teâlânın görüleceğine inanmak.

v İbadeti imandan parça bilmemek.

v Kendi îmânından şüphe etmemek.

v Mest üzerine meshin dinden olduğunu kabûl etmek.

v Tasavvufu, inkâr etmemek.

v İyilik ve kötülüğün, hayrın ve şerrin Allahü teâlânın takdîri ile olduğuna inanmak.

v Miracın ruh ve beden ile birlikte olduğuna inanmak.

v Enbiyanın mucizesine, evliyanın kerametine inanmak.

v Sırat köprüsüne inanmak.

v Kıyamet günü yapılacak şefâ’ate inanmak.

v Kabir suâline inanmak.

v Kabir azâbının rûh ve bedene olacağına inanmak.

v Bugün için dört hak mezhebden birine uymak, mezhepsiz olmamak.

v Kabir ziyâretinin, peygamberden ve evliyâdan yardım istemenin câiz olduğuna inanmak.

v Okunan Kur’ân-ı Kerîmin ve verilen sadakanın sevâbını ölülere göndermenin câiz olduğuna, bu sevâpların ve duâların ölülere vâsıl olarak, azaplarının azalmasına sebep olacağına inanmak.

Dipnot;

1 Şehristânî, el-Milel ve'n-Nihal, (el-Fisâl kenarında), I, 47

2 Al-i İmran Suresi 3:137

3 Fatır Suresi 35:43

4 Ebu’l Feth Şehristani, a.g.e, 1:15

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

kuran.gif

Avf ibn-i Malik (Radiyallahu Anh) dan rivayet olundu; Allah Resulü (S.A.V) Buyurdularki;

“Yahudiler yetmişbir fırkaya ayrıldılar. (Bunlardan) biri Cennette, yetmişi ateştedir. Hıristiyanlar da yetmiş iki fırkaya ayrılmıştır. (Onlardan da) yetmişbir fırka ateşte, biri cennettedir. Muhammed’in canı (kudret) elinde bulunan (Allah-u Teal’âya) yemin ederim ki elbette benim ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır. Bir fırka Cennette yetmiş iki fırka ateştedir. Bunun üzerine: “Ya Resulullah! Cennette olan fırka kimlerdir?” diye sorulduğunda, Resulullah: (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) “(Ehl-i Sünnet Ve’l) Cemaattir.”diye cevap verdi.

(İbn-i Mace, Fiten:17 No: 3992 2/1322 Ebu Davud, Sünnet: 1 Na: 4596 2/608 Ahmed İbn-i Hanbel, Müsned Na: 8404 3/229)

Abdullah İbn-i Amr (Radiyallahu Anh) dan rivayet edilen diğer bir hadis-i şerifte de Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Yakında benim Ümmetim yetmiş üç fırkaya bölünecektir ki, bunların biri dışında hepsi ateştedir” 0 zaman: “0 bir hangisidir?” diye sorulunca, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): “Bugün, benim ve ashabımın, üzerinde bulunduğu (yoldan gidenler) dir.” buyurdu.

Bir inanç ve akide etrafında bir araya gelen topluluğun (ümmet), inanç sisteminin, akidesinin oluşmasını temin eden yola ve metoda sünnet denilir. İnsanların bu metodda görüş birliğine varıp, bunu uygulaması da, cemâat diye isimlendirilmiştir. [1]

Bu anlam Kuran'da şöyledir:

“Allah'ın nice sünnetleri gelip geçmiştir. Yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların âkıbetini görün”.[2]

“Allah'ın sünneti kesinlikle değişmez”. [3]

İslam dininde Ehl-i Sünnetin varlığı, literatürde Ehl-i Sünnet, İslam peygamberi (Sav) ve Sahabe'yi (R.Anhum) örnek kabul eden Müslüman toplumunun büyük bir kısmına denir.

Genelde kısaca "Sünnilik" olarak bilinir. Bu grup Sünnete bağlı olduğu ve Cemaat ruhundan ayrılmadığı için Ehl-i Sünnet ve'l-cemaat adıyla da anılır. Ehl-i Sünnet temel inanç konularında fikir birliği içinde olmasına rağmen bir takım detaylarda kendi içinde mezheplere ayrılmıştır.

İslam Peygamberi (Sav) hadiste fırka-i Naciye, kurtuluş fırkası olarak bildirdiği tek bir itikad mezhebi vardır. O da Ehl-i sünnet vel-cemaat mezhebidir.

Şehristani (549/1154) İslâmi fırkaları; Kaderiyye, Sıfatiyye, Hâriciyye, ve Şiâ olarak dört ana gruba ayırmış, yetmiş üç fırkanın bunlardan yayıldığını belirtmiştir. [4]

Selef-i Salihin’den sonra, İmam-ı Matüridi, ve İmam-ı Eşari bu mezhepte iki itikad imamıdır ve bu mezhebi yaymışlardır.

Ehl-i sünnet olmak için gereken itikatlardan bazıları şunlardır;

v Kur’anın Allah kelamı olup, mahlûk (yaratık) olmadığına inanmak.

v Ehl-i kıbleyi tekfir etmemek, yâni namaz kılan müslümana işlediği günâhlardan dolayı kâfir dememek.

v Ehl-i kıble denilen kimsenin bir inanışı, ma’nâsı açık olan kat’i bir delîle zıt ise, küfür olur. Böyle bir kimse, namaz kılsa da, her ibâdeti yapsa da kâfir olur.

v Sahabelerin tamamını sevmek, hiçbirini kötülememek.

v Ebû Bekir ve Ömer’in halife olduğuna ve üstünlüklerinin halîfelik sırasına göre olduğuna inanmak.

v Cennette Allahü teâlânın görüleceğine inanmak.

v İbadeti imandan parça bilmemek.

v Kendi îmânından şüphe etmemek.

v Mest üzerine meshin dinden olduğunu kabûl etmek.

v Tasavvufu, inkâr etmemek.

v İyilik ve kötülüğün, hayrın ve şerrin Allahü teâlânın takdîri ile olduğuna inanmak.

v Miracın ruh ve beden ile birlikte olduğuna inanmak.

v Enbiyanın mucizesine, evliyanın kerametine inanmak.

v Sırat köprüsüne inanmak.

v Kıyamet günü yapılacak şefâ’ate inanmak.

v Kabir suâline inanmak.

v Kabir azâbının rûh ve bedene olacağına inanmak.

v Bugün için dört hak mezhebden birine uymak, mezhepsiz olmamak.

v Kabir ziyâretinin, peygamberden ve evliyâdan yardım istemenin câiz olduğuna inanmak.

v Okunan Kur’ân-ı Kerîmin ve verilen sadakanın sevâbını ölülere göndermenin câiz olduğuna, bu sevâpların ve duâların ölülere vâsıl olarak, azaplarının azalmasına sebep olacağına inanmak.

Dipnot;

1 Şehristânî, el-Milel ve'n-Nihal, (el-Fisâl kenarında), I, 47

2 Al-i İmran Suresi 3:137

3 Fatır Suresi 35:43

4 Ebu’l Feth Şehristani, a.g.e, 1:15

--------------------

İmâm-ı A‘zam hazretleri, Ehl-i sünneti şöyle bildirmiştir:

%C7%FDnar.jpg

1.Hazret-i Ebu Bekir ile Hazret-i Ömer’i ümmetin en üstünü tutmak,

2.Hazret-i Osman ile Hazret-i Ali’yi sevmek

3.Hayrın ve şerrin Allahü teâlâdan olduğuna inanmak. Allahın yaratmasıyle meydana geldiğine, kul iyilik isteyince Cenab-ı Hakkın yaratıp râzı olduğuna, kötülük isteyince yaratıp razı olmadığına inanmak,

4.Mest üzerine meshi câiz görmek,

5.Günah işleyenlere kâfir dememek.

Bu beş inanç ile Ehl-i sünnet diğer, sapık mezheplerden ayrılmaktadır.

Ehl-i Sünnet demek, Kur'an ve sünnetin öğrettiği şekilde inanan ve yaşayan Müslümanlar demektir. Ebedi kurtuluşa vesile olacak iman ve Allahu Teala'yı tanımak, ancak Ehl-i Sünnet itikadına sahip olmakla mümkündür.

Sünnete uymak için Peygamberimiz (sav)’in Kuran uygulamalarını ve Ashab-ı Kiram'ı tanımak ve takip etmek gerekir. Çünkü bizimle sünnet arasında onlar köprü vazifesi görmektedir. İman ve İslam konusunda Ashabın yerini ve gereğini Allah Resulü (s.a.v) Efendimiz şöyle belirtmiştir:

"Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacak; birisi hariç diğer hepsi Cehennem'de olacak" Oradakiler, hayretle: "O kurtulacak grup hangisidir Ya Rasulallah" diye sordular, Efendimiz (s.a.v): "Benim ve Ashabımın yolunda olanlar."buyurdu.

(İbn-i Mace, Fiten:17 No: 3992 2/1322 Ebu Davud, Sünnet: 1 Na: 4596 2/608 Ahmed İbn-i Hanbel, Müsned Na: 8404 3/229)

Bu kurtulan fırkaya "Fırka-i Naciye" denir. Bu fırkanın bir diğer ismi de "Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat" fırkasıdır.

İtikad ve amelde bütün hak mezheplerin buluştuğu nokta Kur'an ve sünnetin çizdiği noktadır. Bu mezheplerin bütün çabaları Allah’u Teala'nın ve Resulünün (s.a.v) muradını anlamak, anlatmak ve yaşamaktır.

Ehl-i Sünnet anlayışını anlatırken Selef-i Salihini anlatmak gerekir, çünkü başlangıç noktasında bu düşünce vardır. Selef, Hz. Peygamber'e (s.a.v) en güzel şekilde uyan ilk nesle ve onları güzelce takip edenlere verilen genel bir isimdir.

Selef akidesi itikadi mezheplerin ortaya çıkmasından önceki Müslümanların akidesidir. Yani Ashab-ı Kiram'ın ve Tabiun neslinin akidesidir. Bu mezhebin temel anlayışı, ayet ve hadislerin verdiği haberleri olduğu gibi kabul etmektir.

Daha sonraları Müslümanların arasında İtikad alanında iki hak mezhep doğmuştur. Bunlar, Maturidiyye ile Eş'ariyye mezhepleridir.

Maturidiyye mezhebinin kurucusu İmam Maturi'dir (rah) Tam adı Muhammed b. Muhammed'dir. Künyesi Ebu Mansur olup, daha çok Ebu Mansur Maturidi diye anılır. Hicri 238, miladi 852 tarihinde Semerkand'ın Maturid köyünde doğmuştur. Doğduğu yere nisbet edilerek "Maturidi" diye anılmaktadır. Hicri 333, miladi 944 tarihinde yine Semerkant'ta vefat etmiştir. Genel usulü, vahiyle birlikte aklı da kullanmak ve gerektiğinde ayet ve hadisleri akılla yorumlamaktır. Hanefiler ve Türklerin çoğu itikatta Maturidi mezhebini benimsemişlerdir.

Eş'ariyye mezhebinin imamı Ebu'l-Hasen el-Eş'ari'dir. Asıl adı Ali b. İsmail olup, hicri 260, miladi 873 tarihinde Basra'da doğmuştur. Nesebi Ashab-ı Kiram'dan Hz. Ebu Musa el-Eş'ariyye'ye ulaştığı için ona nisbetle "Eş'ari" diye anılmıştır. Hicri 324, miladi 936 tarihinde Bağdat'ta vefat etmiştir. Amelde Şafii mezhebine bağlı olduğu için itikadi görüşleri daha çok Şafiiler arasında benimsenip yayılmıştır. Malikiler de itikatta bu mezhebi benimsemişlerdir. Matu-ridiler ile Eşariler, çok az konuda farklı görüşlere sahiptirler.

Selef-i Salihin, Maturidiyye ve Eş'ariyye mezhepleri Eh-i Sünnet inancını temsil etmektedir.

Bunlardan başka birçok itikadi görüş ve mezhepler ortaya çıkmıştır. Bunların başında Hariciyye, Mutezile, Mürcie, Cebriyye ve Müşebbihe grupları gelir. Bunların da birçok kolları mevcuttur. Bu gruplar Ehl-i Sünneti temsil etmemektedir.

Eh-i Sünnetin içinde farklı mezheplerin hepsi hak dairededir ve doğru yol üzerindedir. Aralarındaki farklılık fitne değil, rahmet olacak şekildedir. Onun için bir mezhebe bağlı Mü'min, diğer hak mezhebi de tasdik etmelidir.

Fıkıh ve İtikad alanında ortaya çıkan hak mezhepler Kur'an ve sünnet çizgisinden ayrılmazlar. Mezhep, yeni bir din değil, dinimizin itikat, ahlak ve terbiye alanında hizmet veren kuruluşlardır, dinin aslı nasılsa o şekilde bir anlayışla ifade edilmesidir. Hepsi ciddi bir ihtiyaçtan ortaya çıkmıştır. Hepsinin kaynağı Kur'an ve sünnettir.

Bir Mü'min itikadını düşündüğü gibi, fıkhını ve ahlakını da düşünmek zorundadır. Çünkü her birisi diğerinin parçası ve tamamlayıcısıdır. Fıkıh insanın, hayatının her alanında lehindeki ve aleyhindekileri bilmesi demektir. Din; iman, ibadet ve güzel ahlaktan oluşmaktadır.

Peki, Doğru İman Nasıl Olmalı;

İman; sıfatları ile birlikte Allaha, meleklerine, gönderdiği mukaddes kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayrın ve şerrin Allahtan olduğuna, öldükten sonra dirilmeye inanmaktır.

[Meselâ “Allah gökte” demek, O’na mekân isnat etmek olup, küfürdür.]

 

İmanın sahih, makbul ve muteber olması için gerekli şartlardan bazıları şunlardır:

 

1- İmanda sabit olmak: Meselâ, 3 yıl sonra dinden çıkacağım diyen, o anda kâfir olur.

 

2- Havf ve recâ arasında olmak: Yani Allahın azabından korkup, rahmetinden ümit kesmemek.

 

3- Can boğaza gelmeden iman etmek: Ölürken, ahiret hâllerini gördükten sonra kâfirin imanı muteber olmaz. Fakat o anda da, Müslümanın günahlardan tevbesi kabul olur.

 

4- Güneş batıdan doğmadan önce iman etmek: Güneş batıdan doğunca tevbe kapısı kapanır.

 

5- Gâibi yalnız Allahü teâlânın bildiğine inanmak: Melek, cin ve peygamber de gâibi bilemez. Fakat Allahın bildirdikleri bilir.

 

6- İmandan bir hükmü reddetmemek: Küfrü gerektiren şeylerden kaçmak.

 

7- Dinî bir hükümde şüphe etmemek: Meselâ; “Acaba namaz farz mı, kumar haram mı?” diye şüphe etmemek.

 

8- İtikadını İslâm dininden almak: Tarihçilerin, felsefecilerin değil, Muhammed aleyhisselâmın bildirdiği şekilde iman etmek lâzımdır.

 

9- Hubbi fillâh, buğdi fillâh üzere olmak: Sevgi ve buğzu yalnız Allah için olmak. Allah düşmanlarını sevmek, onları dost edinmek, Allah dostlarına düşman olmak küfrü gerektirir.

 

10- Ehl-i sünnet vel cemaate uygun itikat etmek: Ehl-i sünnet olmak için gereken itikatlardan bazıları şunlardır:

 

1- Kur’ân-ı kerîmin Kelâm-ı İlâhî olup mahlûk [yaratık] olmadığına inanmak.

2- Kendi imanından şüphe etmemek.

3- Eshâb-ı kirâmın tamamını sevmek, hiçbirini kötülememek.

4- Cennette Allahü teâlânın görüleceğine inanmak.

5- Fıskı bilinmeyen her imâmın arkasında namaz kılmak.

6- Ehl-i kıble’yi tekfir etmemek, yani namaz kılan Müslümana işlediği günahlardan dolayı kâfir dememek.

 

Ehl-i kıble denilen kimsenin bir inanışı, mânâsı çok açık olan kat’î bir delile zıt ise, küfür olur. Böyle bir kimse, namaz kılsa da, her ibâdeti yapsa da kâfir olur.

 

7- İbâdetler, imandan parça değildir. Yani ibâdet etmeyen ve günah işleyen mümine kâfir denmez.

 

8- Mest üzerine mesh câizdir.

 

9- İman artıp eksilmez.

 

10- Mirâc ruh ve bedenle birlikte olmuştur.

 

11- Tasavvufu inkâr etmemek.

 

12- Mûcize ve keramet haktır.

 

13- Bugün için dört hak mezhepten birine uymak, mezhepsiz olmamak.

 

14- Hazret-i Ebû Bekir ve Hazret-i Ömer’in halîfe olduğuna ve üstünlüklerinin halîfelik sırasına göre olduğuna inanmak.

 

15- Kabir ziyareti, enbiyâdan ve evliyâdan yardım istemek câizdir.

 

16- Okunan Kur'ân-ı kerîmin ve verilen sadakanın sevabını ölülere göndermenin câiz olduğuna, bu sevapların ve duâların ölülere vâsıl olarak, azaplarının azalmasına sebep olacağına inanmak.

 

17- Kabir suali haktır.

 

18- Kabir azabı ruh ve bedene olacaktır.

 

19- Sırat köprüsü vardır.

 

20- Şefaata, hesaba ve mizana inanmak.

21- Kıyamet alametlerinden olan Deccal, Dabbet-ül-arz, Hazret-i Mehdi’nin geleceğine, Hazret-i İsa’nın gökten ineceğine, güneşin batıdan doğacağına ve bildirilen diğer kıyamet alametlerine inanmak.

 

İmam-ı A’zam hazretleri (Kıyamet alametlerine tevilsiz inanmalı) buyuruyor. (Fıkhı ekber)

Bir hadis-i şerif meali:

Güneş batıdan doğmadıkça, Kıyamet kopmaz. O zaman herkes iman eder, ama iman artık fayda vermez. [buhari, Müslim]

 

Güneşin batıdan doğmasını, (Avrupa Müslüman olacak) diye tevil etmek, imam-ı a’zamın sözüne aykırıdır.

Hiçbir İslam âlimi tevil etmemiştir. Hâşâ Resulullah, bilmece gibi mi söz söylüyor? Böyle tevil etmek, (elma dersem çık, armut dersem çıkma) demeye benzer. Nitekim (Salat, duadır, namaz diye bir şey yok) diyenler çıkmıştır. O zaman ortada din diye bir şey kalmaz.

Bir de Avrupa Müslüman olunca, iman niye fayda vermesin? Güneşin batıdan doğması, ilmen de mümkündür. Dinsizler itiraz eder diye zoraki tevile gitmek gerekmez. Allahü teâlâ, dünyayı şimdiki yörüngesinden çıkarır, başka yörüngeye koyar. Dönüşü değişince, güneş batıdan doğmuş olur.

 

Bunlardan bazılarına inanmayan, Ehl-i sünnetten çıkmakla kalmaz, kâfir olur. Meselâ, Mirâcın Mescid-i Aksa’ya kadar olan kısmını inkâr eden kâfir olur. Bundan sonrasına inanmayan ise, bid'at ehli, sapık olur. (1)

Kaynak;

1- R. Nâsıhîn - İtikâdnâme

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bunlardan bazılarına inanmayan, Ehl-i sünnetten çıkmakla kalmaz, kâfir olur. Meselâ, Mirâcın Mescid-i Aksa’ya kadar olan kısmını inkâr eden kâfir olur. Bundan sonrasına inanmayan ise, bid'at ehli, sapık olur. (1)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bunlardan bazılarına inanmayan, Ehl-i sünnetten çıkmakla kalmaz, kâfir olur. Meselâ, Mirâcın Mescid-i Aksa’ya kadar olan kısmını inkâr eden kâfir olur. Bundan sonrasına inanmayan ise, bid'at ehli, sapık olur. (1)

5.Günah işleyenlere kâfir dememek.

 

 

Pehrizdeyim amma Canim da nasil tursu cekti..:no:

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...