Jump to content

Çekim Yasasının Sırrı - Ne İstediğini Bilmek.


ranger2010

Önerilen Mesajlar

Çekim yasasında “Ne istediğimizi bilmek” çok önemli bir adımdır. Bugün birçok insanla yaptığım sohbetlerde insanlar ne istediklerini bilmediklerini söylüyor. Kendi gerçeklikleri içerisinde kaybolmuş, yaşamın kavgası içinde boğulmuş olarak kendi sorumluluklarını almak istemiyorlar. İnsanların kendi yaşamlarının kontrolünü ele almaları için bilinçaltı temizliği çalışması önerdiğim birçok kişi çok fazla sorunları olduğunu ve nerden başlayacağını bilemediğini söyleyerek. Çalışmalardan çok kolayca vazgeçiyorlar. Sihirli bir değnek arıyorlar. Sihirli bir değneğin kendilerine dokunarak tüm sorunlarını yok etmesini bekliyorlar. Ama aslında o sihirli değneğe sahip olduklarını ama onu kullanmayı öğrenmeleri gerektiğinin farkında değiller. Yaşamlarının kontrolünü ele almaları aslında bir sihirli değnek. Yaşadıkları olayların tüm sorumluluğunu kabullenip hayata bakış açılarını değiştirdikleri anda hayatları sihirli değnek dokunmuş gibi değişeceğinin farkında değiller. Yapmamız gereken o sihirli değneği kullanmayı öğrenmek.

Aslında bu durumdan memnun olan bir var oda egoları. Egoları şu anda onların bulunduğu kutudan dışarıya çıkmalarını istemiyor. Çünkü o mevcut duruma alışmış. En çok yaptığımız şey olan mazeretlerimizle besleniyor ve hayatından oldukça memnun. Bizim her değişiklik istememizde o bizim çocuklarımıza yaptığımız şeyi yapıyor, “cıss yanarsın”, “ dışarda öcü var. “ vb. sözlerle bizi koruyor. Tabii ki bizde egomuzun sözünü dinleyip yerimizde oturmaya devam ediyoruz. Çünkü yetişme tarzımız bu.

 

Bu durumdan kurtulmak için ne yapmalıyız?

 

Bu durumdan kurtulmamız için öncelikle bu durumun farkına varmamız gerekiyor. Kutumuzun dışına çıkmamız için ne istediğimizi bilmemiz ve nerede olduğumuzun farkına varmamız gerekiyor. İnsanların çalışmalarda en çok takıldıkları konu burası aslında insanlar ne istediklerini bilmiyorlar.

Çok enteresan bir durum gerçekten ne istediğini bilmeyen insan sonuçta ne elde edebilir ki? Aslında ne istediğini bilmeyen insanlar neye sahip olduklarının ve nerede olduklarının farkında değiller. Neye sahip olduğumuzu ve nerede olduğumuzu bilemezseniz ne isteyeceğinizi tabii ki bilemezsiniz. Nerede olduğunuzu bilmezseniz, ne istediğiniz bilmezseniz sonuçta elde edeceğiniz şey kocaman bir hiçtir.

Sahip olduklarınızın farkına varacaksınız ki, neye ihtiyacınız olduğunuzu değerlendirmeye alabilesiniz. Nerede olduğumuzu bileceksiniz ki hedeflerinize gidecek yolun haritasını çıkartabilesiniz.

Ne yazık ki hedef oluşturmak, insanların en çok zorlandıkları bir durum bu. Çekim yasasını duymuş birçok insan yasanın nimetlerinden faydalanmak istiyor. Ama nasıl faydalanacağını bilemiyor. Bir şeyler istiyorlar ama ne istediklerini bilmiyorlar. Çünkü egoları onları yaşam kutularına hapsetmiş durumda ve onların bunu bilmesini istemiyor. Ancak gerçekten değişim isteyen kişiler bunun farkına varabiliyor.

 

Bu durumu aşmak için ne yapabiliriz?

 

Aslında çalışmalarıma başladığım zamanlarda bende bu konu üzerinde üzerine oldukça fazla takılmıştım. Ben çalışma niyetimi kendime açıkça belirttiğim için sürekli olarak kendi kendimi teşvikle sorunlarım üzerine çalışmalara devam ettim. Zaman zaman bende egomun rahatlık alanına takılarak çalışmalarımı aksattığım oldu. Bu durum beni rahatsız ettiği dönemlerde kendime ilk sorduğum sorulardan birisi “Bu çalışmayı yapmayı neden istemiyorum? Bu çalışmayı yaparsam hayatımda neler değişecek ne yapmak zorunda kalacağım?” sorusu idi. Bugünde çalışmalarla ilgili konuştuğum kişilere bunu özellikle tavsiye ediyorum.

Ben çalışmalarım esnasında çalışmak istemediğim ilk zamanlarda bu sorunun sonrasında çok enteresan bir cevap almıştım. “Eğer bu çalışmaları yaparsam mevcut işimden ayrılıp emekli olabileceğim ve devamında bu işle uğraşabileceğim ancak şu anki işimin bana sağladığı maddi ve manevi imkânları kaybedebileceğim” korkusu cevabı almıştım. Bu benim için iyi bir tespitti. Çünkü sorunumun kaynağını tespit etmiştim. Devamında bu korkumla ilgili çalışmalara başladım. Önce korkumu detaylandırarak çalışacağım konuları tespit ettim. Emekli olma korkusu, emeklilikte maddi anlamda zor durumda kalabileceğim korkusu, Yalnız kalabileceğim korkusu, şu anki işimin bana sağladığı maddi ve manevi imkânlardan vazgeçememe korkusu, başarısız olma korkusu, ailemin bu durumdan beni suçlayacağı korkusu gibi bir çok korkum üzerinde çalışma yaptım. Her çalışma sonrasında daha fazla rahatlamaya başladım.

Hedeflerime doğru adım adım ilerlemeye başladım. Hedeflerim için ihtiyaç duyabileceğim şeyler birer bire önüme gelmeye başladı. Kendi yaşamının kontrolünü almaya kara vermiş kişiler karşıma çıktı. Onlarla yaptığım her sohbetle kendimi daha fazla geliştirmeye başladım

Bu çalışmalarla birlikte diğer korkularımı da çalışmaya başlamıştım. Çünkü çalışmamın önündeki en büyük engeli tespit etmiştim. Devamında kendime güvenimin gelişmesi ile sitemde kendi yazılarımı yayınlamaya başladım. Yazılarım sonrasında bilgi isteyen kişi miktarı artmaya başladı. İnsanların sorunlarının farkına varmasını sağlamak ve onlar için çözüm sunmak oldukça güzel bir duyguydu benim için. İnsanları yönlendirirken en çok karşılaştığım ne istediğini bilmememe konusu hala kafamı kurcalıyordu.

 

Ne istediğimizi nasıl tespit edebiliriz?

 

Ben kendi hayatımın kontrolünü elime almaya karar verdiğim için karşılaştığım konuları çözümlememi sağlayan bilgiler karşıma çıkıyordu. Bunlardan birisinde bu sorunun cevabını bulmanın ne kadarda kolay olduğunu gösteren bir yöntemi keşfettim. Darel Rutherford’un “Çözüm Olmak” kitabında bu konuyu çok kolay bir şekilde çözümlüyordu.

Ne istediğiniz tespit etmek için öncelikle hayatınızda istemediklerinizi tespit edin diyordu. Daha sonrada bu istemediğiniz şeyleri istediğiniz şeylere çevirin diyordu. Olay bu kadar basitti. Ben bu çözümü gördüğümde oldukça etkilenmiştim. Çünkü çözüm bize hem ne istediğimizi tespit etmemizi sağlarken aynı zamanda nerede olduğumuzun ve en önemlisi kim olduğumuzun tespitini de sağlıyordu. Yani çalışma için her şey hazırdı.

Eğer hayattan ne istediğinizi bilmiyorsanız bunun sebebi kim olduğunuzu bilmemenizdir. Kim olduğunuzu bildiğinizde hayatınıza neyin ait olduğunu bilirsiniz, eğer bunlara sahip değilseniz bunlara sahip olmayı seçersiniz. Kim olduğunuz bilmek size çözüm yollarını gösterir.

 

Ne istediğinizi bilme çalışması:

 

Bunun için kâğıt alın ve bu kâğıdı iki eşit parçaya bölecek bir çizgi çizin. Sol tarafa hayatınızda istemediklerinizin listesini çıkartın. Sağ tarafında bu istemediklerinizin tam tersi istediklerinizin listesini tapın. Böylece her şey istemediklerinizi iptal etsin.

 

 

[TABLE=class: MsoTableGrid]

[TR]

[TD=width: 307]

Hayatımda İstemediklerim

[/TD]

[TD=width: 307]

Hayatımda İstediklerim

[/TD]

[/TR]

[TR]

[TD=width: 307]1. Oturduğum yeri sevmiyorum

[/TD]

[TD=width: 307]1. Kendi evime sahip olmak.

[/TD]

[/TR]

[TR]

[TD=width: 307]2. Hayatımı kazanmak için yaptığım işi sevmiyorum.

[/TD]

[TD=width: 307]2. Hoşlandığım iyi bir iş.

[/TD]

[/TR]

[TR]

[TD=width: 307]3. İlişkilerimde terk edilmeyi sevmiyorum.

[/TD]

[TD=width: 307]3. Mutlu ve huzurlu olduğum güzel bir kişi ile ilişki yaşamak.

[/TD]

[/TR]

[/TABLE]

 

 

Şimdi artık ne istediğinizi biliyorsunuz. Bundan sonraki listenizi önem sırasına göre düzenlemek ve ona göre çalışmaya başlamak.

Ne istediğiniz bilmek önemli bir adımdır. Hayattan ne istediğinizi bilmeye başladığınızda bir sonraki ve en önemli adımı atmaya hazır olursunuz, istediklerine sahip olan kişi olmayı seçmek. Hayatınızda elde edeceğiniz her şey sizin kim olmayı seçmenizle bağlantılıdır. Siz kendi kimliğinizi istediğiniz şekilde değiştirdikçe hayatınız sahip olduğunuz şeylerde değişecektir.

Yazımı Kayıp Gül kitabından almış olduğum bir alıntı ile bitirmek istiyorum.

 

“Bir dağ hayal et …. Zirvesinde manzarası çok güzel orada olmayı çok istiyorsun. Ama zirveyi kendinden çok uzak gördüğün için ümitsizliğe kapılıyorsun. “Oraya nasıl olsa varamam” deyip vazgeçiyorsun.

Oysa zirveye varanların adımları seninkilerden daha büyük değildir. Ama onlar, o küçük adımları birbiri ardına atmayı sürdürmüş kimselerdir. İmkânsızı gerçekleştiren mucizeler değil sürekliliktir. Suya sarp kayayı deldirende budur.”

 

Kendi hayatının kontrolünü eline alıp başaranların adımları sizinkilerden daha büyük olduğunu sanmayın başaranlarla, başaramayanlar arsındaki fark azimle ve sabırla çalışmakta yatmaktadır. Hayatınızı değiştirmenizi sağlayacak kendi sihirli değneğinizi kullanmayı öğrenmenizi tavsiye ederim.

 

Sevgilerimle

 

Halis ŞAHİNER

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

bende bazı teknikler uyguladım ve şaşkına döndüm.çok para kazanmak isterken bi baktım para ve paranın getirdiği sorumluluktan korktuğum gerçeği ile yüz yüze geldim.

 

neden sistemli çalışmadığımın cevabı ise acı idi.ona da sürekli yorulacaksın, dinlenmeyeceksin ve insanlar seni hırpalayacak otur işte böle daha az sorun yaşıyorsun du.yine de ısrarla devam ediyorum.bir sorunu ele alıp yazıyorum ve yazdıkça kendi engelimi görüyorum aslında o kadar basit bişi beni ne duruma getirmiş diyorum.bazende komik bir engel çıkıyor bi yerden beynime çakılmış ve farkında bile olmamışım.her gün kendimle uğraşıyorum fırsat buldukça kendimi sorguya çekiyorum.. bu konuda yazılmış her şeyi bulup okuyorum deniyorum bakalım ne kadar yol alacağım..

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

çok kitap aldım.net sonuca götürenleri tekrar tekrar okuyorum.ama öyle kırılmaz bir inatla karşı karşıya geliyorum ki pes bu kadarda olmaz dediğim an çok.sorunları yazıyorum maddeler halinde sonra tek tek irdeliyorum bir cümle beni orda aciz bırakıyor.kader diyor.orda tükeniyorum beni o kelime resetliyor.onu kıramadım senin kaderinde bu, cümlesi savunma mekanizması olmuş altbilinçte.onu kırmanın yolunu henüz bulamadım..

 

sorunları yazdığımda temizlenme arınma işlemi başlıyor bu bazen on sayfa oluyor kendimle yüzleşmeye kararlıyım.ve işin içine bazen helal haram kelamları da girmiyor değil hani..her durumda beni pasif hale getiren ve benim için muhim sözleri tekrar etmesi düşündürücü..

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Kader elbette vardır. Kadere inanmak farklı bir olay. Ama şunuda unutmayın ki Allah hiç bir kulunu cezalandırma koşulu ile yaratmıyor. Yaşamımızı bizim seçme şansımız var. Seni günahkar yarattım sen hayatında hep günah işleyip cezalandırılacaksın. Böyle bir şey olabilirmi? Allahın yaratışına ters bir olay.

Aslında bu tür şeylerle insanları korkutanlar, Allah şirk koşarak günah işliyorlar. Allahı kullanarak insanların üzerine kendi düşüncelerindeki din tanımını giydirmeye çalışıyorlar. Kuranı okursanız dinin şeklen değil kalben yaşanacağını görürsünüz. yaptıklarımız için sadece Allaha hesap vereceksiniz. Son kararı o verecek. Oda tüm yarattıklarını sevgi içinde yaratmıştır. Hiçbir kulunu dünyada yanlış iş yapsın ahirette cezalandırıyım diye yaratmaz. O yanlış yola sapma kulun seçimidir. Bu kader değildir. Kulun seçimidir.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

doğru tabi..yaratılışımız bir sebep için.ama işlenmiş yer etmiş kalıplar zamanla kader gibi oluyor.ve nerde kader nerde seçim insanın zorlanıyorum.bilinçaltı savunması çok güçlü ve tüketici .ne istediğimi net biliyorum onlara ulaşmamdaki engel kalıpları kaldırmaya ve yeniden kendime şans vermeye kararlıyım ve bu şansı hakediyorum tabi herkes hakediyor.sadece düzenli çalışmak ve yeniden kodlamak gerekiyor..

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bilinçaltı malum daha önce kodlanmış bilgilerden yola çıkarak bizi koruyor. Başına gelen her olumsuz olayda benim sana tavsiyem kendine "bu olaydan benim egomun faydası ne" diye sor. Bu sorunun karşılığında bir yaşadığın bir çok olayın aslında kurban rolünü oynamayı kabul ettiğimiz için başına geldiğini göreceksin. Kurban rolü oynayarak hem kendimizi hemde diğer insanları kendimize acındırdığımızı farkedeceksin. Kurban rolü oynayarak diğer insanların ilgisini çektiğini farkedeceksin. Kurban rolüne neden olan korkuları temizleyip kurban rolunü terk ettiğinde bilinçaltına ben kurban olmayı kabul etmiyorum dediğinde hayatının şekli değişecektir.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Arşivlendi

Bu konu artık arşivlenmiştir ve başka yanıtlara kapatılmıştır.

×
×
  • Yeni Oluştur...