Jump to content

Çekim Yasası Deneyimleri ve Paylaşımlar


Guest MedCezir

Önerilen Mesajlar

:))) deliii gulme krizine soktun yine beni, arkadasla olumsuz dusunen insanlardan uzaklasin ben ve keydileyle surekli terapi halindeyiz o olumsuzluga dustugunde ben ona olumlu dusun diye destek veriyorum o bana, yani biz körler sagirlar birbirini agirlar misali olduk.

 

bu kitabin e book olarak var mi yokmu bilmiorum ama özetini okuyun ve mutlaka kitabi alin derim ben, herseyden önce allaha inanmamiz gerektigini ve bisileri isteyip sonra yaradana onu birakmamiz gerektigini anlatan bir kitap bu. beni etkiledi cunki Allaha olan inancinida bir sekilde destekliyor ve inanman gerektigini ve surekli sukur etmen gerektiigini de gösteriyor bir cok örneklemeler vermis, ve hepsi gercek yasanmis olaylar oldugunu surekli irdeliyor kitabinda.

 

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

“ Sonsuz kaynak benim içimdedir ve ben onu harekete geçiriyorum.”

 

Bolluk ve bereket içindeyim.

Bütün ihtiyaçlarımı rahatlıkla karşılayacağım kaynaklara sahibim ve bunu kullanıyorum.

Gürül gürül akan bir çağlayan gibi hayatın nimetleri akıp gelir sürekli.

O çağlayanın içinde neşe ve huzurla yıkanıyor ve doya doya içip kanıyorum.

Her zaman içimdeki sonsuz kaynakla birlikte olduğumu bilirim.

Benim asıl zenginliğim işte ona sahip olmaktır ve bu duygu bütün zenginli?i bana çeker.

Bolluk duygusu sahip olduğum şeyler dolayısıyla hissettiğim bir şey değildir.

Varlığımın kendisi zaten ihtiyaçtan uzaktır.

Temizlenmek ve gelişmek ve olgunlaşmak için çıktığım bu yolda benim için en uygun araçlar her zaman yolumun üzerinde beni bekler.

Hayatımda bol sevgi, bol para, yeterli zaman, ve sonsuz bilgi her zaman mevcut.

Onlar tam zamanında karşıma çıkıyorlar.

Ben de uzanıp onlar alıyorum.

O beni yarattı ve bütün ihtiyaçlarımın garantisini verdi bana. O beni sever.

O’nun katında ve yanında özel bir yerim olduğunu bilirim.

şimdi ve gelecekte bütün ihtiyaçlarım O’nun garantisi altındadır.

Çalışarak, üreterek ve paylaşarak yaşadıkça bolluk bana akar.

Sahip olduğum bolluğu paylaşırken verdiklerimin bana çoğalarak geri geldiğini bilirim.

Bir elim bana sunulan bolluğu sunmak için yukardaysa, diğer elim ihtiyaçta olana vermek için aşağıdadır.

Böylece ben alma verme döngüsünü sürdürmüş olurum.

Kimsenin kalbini kırmamaya, hakkın yememeye özen gösteririm.

Böylece bolluğun önünü kesecek enerjileri hayatımda barındırmam.

Her günümü neşe, mutluluk ve kahkaha ile doldururum.

Her bir saniyeyi bir gün gibi, her bir günü bir hafta kadar verimli yaşarım.

Cebimdeki her bir lira bin lira gibi bereketlenir.

Her yaptığım işe bütün dikkatimi, bütün sevgimi katarım.

Her ne yapıyorsam en iyisini, en kalitelisini yaparım.

İşim benim imzam gibidir.

Ve her ürettiğim şey bana bir çok zenginlik katar. Çünkü ben ürettiklerimle insanların hayatlarına anlayış, sağlık, umut ve konfor ve güzellik katarım. Ürettiklerim onların hayatlarında fark yaratır.

Onlar da bana bunun bedelini sevinçle ve bolca öderler.

Bu arada gereksiz israftan, boşuna ve gösterişe yönelik harcamadan kaçınırım. Çünkü bilirim ki Tanrı israftan hoşlanmaz.

Gereksiz harcamalarda dikkatli, ama kendim ve başkalarının hayatına katkıda bulunacak harcamalar için cömertim.

Bolluğu hayatıma çeker ve bolluğu oluştururum.

Her an yaratıp çoğaltan Tanrının bu oyununa ben de katılmış olurum böylece

--------------------

lakito verdiğin özeti çok beğendim özellikle bu kısım

Üzüntü zihnimizi kaplayan yıkıcı bir duygudur. İçimize bir defa yerleşti mi bütün zihnimiz artık onla meşgul olur. Üzülme, çağımızın en büyük hastalıklarındandır. Üzüntü alışkanlığından kurtulmak için atacağınız ilk adım, “ben bu alışkanlıktan kurtulabilirim, bu alışkanlığı yenebilirim” diyebilme inancına sahip olmaktır. Bir şeyi yapabileceğinize inanırsanız o şeyi gerçekten yapabilmenizi engelleyen şeyleri bir şekilde aşarsınız. Üzüntüden kurtulmak için aşağıdaki yedi maddeyi kullanmak yararlı olacaktır;

  1. Kendi kendinize “üzülmek çok kötü bir alışkanlıktır” deyin.
  2. Olumsuz saydığınız her şeyin olumlu yönlerini düşünün ve konuşmalarınızda bunları belirtin.
  3. Olumsuz hiçbir konuşmaya katılmayın ve bütün konuşmalara olumlu bir hava vermeye çalışın.
  4. Kendinize iyimserlik aşılayan kitaplar okuyun. Bunları defalarca okuyup bilinçaltına yerleştirin. Sonra bilinçaltınız bunları size geri gönderip karamsar ve üzüntülü olmaktan kurtaracaktır.
  5. Umut dolu, ileriye neşe ve ümitle bakan insanlarla dostluk kurun. Bu atmosfer sizi neşe dolu ve ümitli bir insan yapacak, karamsarlığa düşmenizi engelleyecektir.
  6. Üzülme alışkanlığına yakalanmış insanlara yardım edin. Böylece, sizin üzülme alışkanlığınız da azalacak zamanla kaybolacaktır.
  7. Her gün yaşamınızda Yaratanın sizinle beraber olduğunu ve size yardım edeceğine inanın.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
:))) deliii gulme krizine soktun yine beni, arkadasla olumsuz dusunen insanlardan uzaklasin ben ve keydileyle surekli terapi halindeyiz o olumsuzluga dustugunde ben ona olumlu dusun diye destek veriyorum o bana, yani biz körler sagirlar birbirini agirlar misali olduk.

 

bu kitabin e book olarak var mi yokmu bilmiorum ama özetini okuyun ve mutlaka kitabi alin derim ben, herseyden önce allaha inanmamiz gerektigini ve bisileri isteyip sonra yaradana onu birakmamiz gerektigini anlatan bir kitap bu. beni etkiledi cunki Allaha olan inancinida bir sekilde destekliyor ve inanman gerektigini ve surekli sukur etmen gerektiigini de gösteriyor bir cok örneklemeler vermis, ve hepsi gercek yasanmis olaylar oldugunu surekli irdeliyor kitabinda.

 

CÜCELOĞLU)YAYINEVİ VE ADRESİ BASIM TARİHİ MAYIS 1999KİTABIN YAYIM MAKSADI Kişisel gelişme ve bireysel mutluluğu sağlamaktır.

KİTABIN ÖZETİ :

OLUMLU DÜŞÜNMENİN GÜCÜ

 

  1. KENDİNİZE GÜVENİN Kendi gücünüze inanmadıkça başarılı ve mutlu olamazsınız. Gücünüze inanır ve kendinize güvenirseniz, daima başarılı olursunuz. Oysa aşağılık ve yetersizlik duygusu ümitlerinizin kırılmasına yol açar. Kendinize güven duygusu daha güçlü insan olmanızı sağlar. İnsan olumsuz düşünmeye başlamışsa kafasına devamlı olumsuz fikirler gelecek ve yaşamını zehir edecektir. Karşınızdaki güçlük ne kadar büyük olursa olsun, eğer cesaretle göğüsleyecek olursanız sizi ümitsizliğe düşürmez. Beyninizi inançla, kendinizi güven duygusu ile doldurun. Bunlar bütün şüphe ve güvensizlik duygularını kovacaktır.
    Günümüzde çoğu insan güvensizlik içindedir. Bir üniversitede, psikoloji dersini alan altı yüz öğrenci ile yapılan bir araştırmada, en çok yakınılan kişisel sorunlar sorulmuştur. Öğrencilerin %70’ i en çok yakındıkları kişisel sorunlarının kendisine güven eksikliği olduğunu vurgulamışlardır. Bu oranın tüm toplum için de geçerli olduğu rahatlıkla söylenebilir.
    Kendine güven duygusunu kazanmak için her şeyden önce başarısız olmayı asla düşünmeyin. Bu düşünceler aklınıza gelince hemen olumlu düşünceler üretmelisiniz. Karşılaştığınız güçlükleri inceleyerek onları en aza indirmeye çalışın.
    Kendinize yaratanın sizinle olduğunu ve hiçbir güçlüğün sizi yenemeyeceğini hatırlatın. Özellikle aşağılık duygusunu yenmede çok etkili olan bir sözü sık sık tekrar etmelisiniz; “her zorluğun üstesinden gelebilirim.” Kendine güvensiz ve yanlış hareketlerinizin nedenlerini anlamanızda, size yardımcı olacak bir uzmana mutlaka danışıp kendinizi tanıyın. Böylece bu yanlış duyguları tedavi etmek kolaylaşacaktır.
  2. SAKİN KAFA GÜÇ DOĞURUR İç huzuru duyarak kendinizle barışık yaşamak herhalde en güzel yaşam biçimidir. Bu etapta verilecek en büyük uğraş, düşünme tarzını bu biçime dönüştürmek için verilen uğraştır.
    İç huzura gerçekten kavuşmamış bir çok insanın, suçluluk duygusuyla kıvrandığını hepimiz biliyoruz. Bu insanlar işledikleri günahlardan ve suçlardan dolayı kendilerini affetmez ve suçluluk duyarlar. Bu suçluluk duygusu insanın her türlü faaliyetine etki eder.
    Bununla birlikte sakinleşip huzura kavuşmak için uygulanacak bir takım yöntemler vardır. Örneğin ;gün içerisinde zaman zaman barış dolu ve size huzur veren fikirleri aklınıza getirin ve gözünüzde doğa ile ilgili manzaraları canlandırın. Bir başka yöntem ise; kendinize, yüksek sesle zihninizi boşaltacak ve huzura kavuşturacak “sakinleş” sözcüğünü söylemelisiniz
    Özellikle konuşurken kullandığımız kelimeler ve ses tonumuz, sinirli gergin ve üzüntülü olmamıza neden olabilir. Eğer sakin bir ortamda yaşamak istiyorsanız, sakin bir şekilde konuşun ve çok sıkıldığınız anlarda şiirlerden bazı dizeler okumak suretiyle rahatlamaya, huzura kavuşmaya çalışın.
  3. SÜREKLİ ENERJİK OLMAK

Hepimiz düşündüğümüz gibiyiz. Nitekim güçlü olacağımızı düşünürsek güçlü, sağlıklı olmayı düşünürsek sağlıklı oluruz. Beynimiz vücut mekanizmamıza, sinir sistemimize yorgun olma mesajı göndererek bu yönde hareket etmelerini sağlar ve sonuçta yorgun düştüğümüzü görürüz.

Manevi yaşamımızın burada çok büyük rolü vardır. Biz başarma azim ve inancında olursak, beynimizde kuvvet ve enerji veren bir takım fikirler oluşacaktır. Böylece günlük yaşamdaki bir takım zorluklar karşısında daha enerjik ve güçlü davranabiliriz.

Bir çok insan çabuk yorulur ve hatta hasta olur. Oysa yorulmamak için izlenmesi gereken en gerçekçi yol, kendini toplumdan soyutlamamak ve toplumsal olaylarla ilgilenmektir. Yani, bir inancımızın olması ve bu inancımız uğruna uğraşmaktır.

  1. DUANIN GÜCÜNÜ DENEYİN Dua, büyük bir enerji kaynağıdır. Nasıl çeşitli teknik ve yöntemler kullanarak; örneğin, atom enerjisi ortaya çıkarabiliyorsak, dua ederek de ruhsal enerjiyi ortaya çıkarabiliriz. Bu enerjinin olumlu etkileri hemen her zaman görülmektedir.
    İnsanlar duanın kişisel yetenekleri geliştirdiğini anladıkları için daha çok dua ederler. Dua onların içindeki gücü ortaya çıkararak kendilerine daha güvenli bir insan olmalarını sağlar. Dua doğru hareket etmek için insana yol gösterir. Bilinçaltınızdaki derinliklere iner ve oradaki saklı olan gücü ortaya çıkarır. Bu gücü ortaya çıkaracak yöntemler ise;
    a. Sorunlarınızı anlatın,
    b. Çözüm yolarını gözünüzde canlandırın,
    c. Büyük bir istek ve gayretle bu sorunları çözmeye çalışın, çoğu kez sorunların üstesinden gelmeyi başardığınızı göreceksiniz.
  2. MUTLULUĞUNUZU KENDİNİZ YARATIN Abraham Lincoln, “Bir insan mutlu olmayı isterse mutlu olur”der. Eğer mutsuz olmayı isterseniz, tabii ki mutsuz olursunuz. Bu tamamen size bağlıdır. İkisine de ulaşmak çok kolaydır. Kendinize sürekli olarak “hiçbir şey iyi gitmiyor, hiçbir şey beni memnun etmiyor.” deyip durursanız, kolayca mutsuz bir insan olup çıkarsınız. Fakat kendinize “Her şey iyi gidiyor, yaşamak çok güzel, ben mutluluğu seçtim” derseniz kesinlikle mutlu bir insan olursunuz.
    Bir insanın mutlu olup olmaması onun kültüründen gelen alışkanlıklarına çok bağlıdır. İç içe yaşadığı kültür ona mutlu olma huyunu kazandırmışsa o insanın mutlu olması gerçekten çok kolaydır. Günlük olaylara hep iyimser gözle bakar ve her zaman mutlu olunacak bir taraf görür. Fakat içinde yaşadığımız kültürde mutlu olma alışkanlığı yoksa bile biz mutlu olma alışkanlığını kendimiz yaratabiliriz. Hepimizin mutluluğu yaratma gücü vardır.
    Aslında bu ilkelerin en basiti insanları sevmektir. Eğer sabah kalktığımızda kafanıza yerleştirdiğiniz mutluluk düşüncelerini uygularken bunu sevinçle ve insanların iyiliğini düşünerek uygulamayı başarırsanız, kesinlikle mutlu olursunuz.
    Bu mutluluk ilkelerini uygulayıp onlardan iyi sonuç alabilmek için bu ilkelere inanmamız ve zihnen desteklememiz gerekmektedir. Mutluluk veren bu ilkeleri acemice ve beceriksiz bir şekilde uygulamaya koysanız bile, yine de şimdiye kadar tatmadığınız ölçüde büyük bir mutluluk duyacağınız muhakkaktır. Bu mutluluk kalıcı olacak ve yaşadığınız sürece sizi terk etmeyecektir.
  3. GERGİN VE TEDİRGİN OLMAYIN Bir çok insan gerginlik ve tedirginlik nedeniyle sahip olduğu gücü ve enerjiyi boşa harcar ve böylece gereksiz yere yaşamını güçleştirir. Gergin olmak, kaynamak, patlamak, alt üst olmak hırsından kudurmak anlamına gelir.
    Tedirgin olmakta bunun kadar yıkıcı bir ruh halini anlatır. Daha etkili bir yaşam için gerekli olan gücü elde etmek istiyorsanız, gergin ve tedirgin olmaya bir son vermeniz gerekir.
    Günümüzde yaşam tempomuz çok hızlı olduğu için, bu durum bizi gergin ve tedirgin yapmaktadır. Rahatlığı sağlamamız için yapmamız gereken ilk şey, yaşam tempomuzu yavaşlatmaktır. Bu hızlı yaşam temposu bir çok insanın bedensel sağlığını bozmakta, fakat bundan daha acısı, beyin ve ruh sağlığını da etkileyip onarılamayacak yaralar açmaktadır. İnsanlar tempolarını tabiat şartlarına, beden ve ruh yapılarına ve doğanın temposuna uydurmalıdırlar. Gerginliği ve tedirginliği bırakıp, yavaş tempo ile çalışırsak,huzura ve mutluluğa kavuşuruz. Bu hususu destekleyen “yavaş giden çok yol alır” ata sözünü hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamalıyız.
    Gerginlik ve tedirginlikten kurtulmak için aşağıda belirtilen altı adımın uygulanması gerekir:
    a. Rahat ve gevşemiş bir vaziyette sandalyeye oturun ve vücudunuzun her parçasını gevşetin.
    b. Bilincinizi fırtınalı bir deniz gibi görün fakat dalgalar gittikçe azalsın.
    c. İki veya üç dakika gözünüzün önüne güzel bir manzara getirin. Bu manzara doğadan çekilmiş rahatlatıcı bir fotoğraf gibi gözünüzün önünde olmalıdır.
    d. Sakinlik, huzur ve güven verici kelimeleri veya cümleleri yavaş yavaş ve sakin bir tonla tekrarlayın.
    e. Üzüntülü ve endişeli olduğunuz anlarda görülmeyen fakat ümit dağıtıcı bir elin size yardımcı olacağını ve sizi yolda bırakmayacağını düşünün. Ve har zaman onun sizin yanınızda olduğuna inanın.
    f. Kafanızın sakinleşip huzura kavuşmasını sağlamak için şu sözleri yenileyin; “kafamın sükunete kavuşmasını, kafamın hala sakin ve huzurlu olmasını her zaman ve her yerde sağlamalıyım.”
    Burada anlatılan teknikleri uyguladıkça ve yaşadıkça, gerginlik ve tedirginliğinizin, dolayısıyla mutsuzluğunuzun, gittikçe azalarak yerini içinizdeki gerçek gücün kapladığını göreceksiniz. Bu güç her türlü zorluğu yenmenizde en büyük yardımcınız olacaktır.
  4. EN İYİYİ BEKLERSENİZ ONA ULAŞIRSINIZ En kötüsü yerine en iyisinin olacağını beklerseniz,her şey daha iyiye gitmeye başlar. Bir şeyin iyi olacağı konusunda içinizde duyduğunuz şüphe, ortadan kalkmış olur. Zaten içinizdeki yaratıcı gücün ortaya çıkmasını engelleyen en büyük unsurlar da bu şüphelerdir. Böylece içinizdeki yaratıcı güç ortaya çıkar ve bu gücü, ulaşmak istediğiniz hedefe yoğunlaştırırsınız. Kendinizi tamamen elde etmek istediğiniz şeye verebilirsiniz. Eğer insan, kendini bir şeye tam olarak verir onun üzerinde yoğunlaşırsa, karşısına çıkan bütün engelleri aşar.
    En iyi şeyin olmasını beklemenin anlamı, beklediğiniz şeyin elde edilmesine bütün kalbimiz ve içtenliğimizle kendimizi adamaktır. Başarılı olmak için yaptığınız şeye yürekten inanmalısınız, başka bir deyişle başarılı olmayı bütün benliğinizle istemelisiniz. Ne yazık ki bir çok insan bu konuda başarısızdır. İçimizden çok azı işini yüreği ile yapar.
    İnsanların ne istediklerini iyi bilmeleri gerekir. Bu isteğinin iyi bir istek olup olmadığını, insanlara zarar verip vermediğini inceleyin ve daha sonra amacınıza uygun yapılması gereken değişiklikleri gerçekleştirin. İstediğiniz şeyleri gerçekleştirmek için gereken özellikleri kazanmaya gayret gösterin.
    Gerçekten de bir insan kendisine güvenir ve olumlu düşünürse; içindeki güç ortaya çıkar ve onu istediği başarıya götürür. Bunun için her zaman en iyiyi bekleyin ve hiçbir zaman en kötüyü düşünmeyin. Hatta aklınıza bile getirmeyin. Aklınıza gelmişse hemen kafanızdan çıkartıp atın. Böyle yaparsanız en iyiyi düşünmeye başlar ve ona ulaşmak için gerekli şartları hazırlarsınız. Bu egzersizler sayesinde gücünüzü en iyiyi istemeye yoğunlaştırır ve böylece en iyiyi elde edersiniz.
  5. BEN YENİLGİYE İNANMAM Bir engelle karşılaştığınız zaman, şikayette bulunup ağlayıp sızlanmak yerine, onu cesurca göğüsleyin. Yaşam yolunda yenilgiye uğramış bir şekilde, elleriniz ve dizleriniz üzerinde sürünerek ilerlemeyin. Önünüze çıkan engelleri göğüsleyin ve onları ortadan kaldırmaya çalışın. Cesaretle davranınca bu engellerin sandığınızdan daha zayıf olduğunu göreceksiniz.
    Yenemeyeceğiniz hiçbir güçlük yoktur. Bilinçaltınıza sürekli olumlu mesajlar göndererek onun olumlu bir tutum takınmasını sağlayın. Unutmayın ki, sizin engel saydığınız bir çok şey, aslında bilinçaltınızın olumsuz tutum takınmasından dolayı size engel olarak görünmektedir. Bilinçaltınızı olumlu tutumlarla doldurur ve olumlu tutum almasını sağlayabilirseniz, daha önce engel saydığımız bir çok şey artık engel olmaktan çıkacaktır.
    Kendinize sürekli olarak ben her türlü engeli aşabilirim, çıkabilecek her türlü güçlüğü yenebilirim diyerek telkinde bulunursanız ve önceden bu inancı kabul etmişseniz, o zaman güçlükler karşısında bir set gibi durursunuz.
    Herkesin olduğu gibi sizin de halletmeniz gereken güçlükler vardır. Bunlar hayali değil gerçek güçlüklerdir. Fakat, aşılması görüldüğü kadar zor değildir. Burada asıl önemli olan sizin onları algılama biçiminizdir. Eğer bütün kalbinizle bu engelleri ortadan kaldırabileceğinize inanıyorsanız, bu gücü kendinizde bulur ve yok edersiniz. Bu güçle yapmanız gereken her şeyi rahatlıkla ortadan kaldırabileceğinize inanırsınız. Bu güçle yapmanız gereken her şeyi rahatlıkla uygulayabileceğinize inanın.
  6. ÜZÜLME ALIŞKANLIĞINI NASIL BIRAKABİLİRİM

Üzüntü zihnimizi kaplayan yıkıcı bir duygudur. İçimize bir defa yerleşti mi bütün zihnimiz artık onla meşgul olur. Üzülme, çağımızın en büyük hastalıklarındandır. Üzüntü alışkanlığından kurtulmak için atacağınız ilk adım, “ben bu alışkanlıktan kurtulabilirim, bu alışkanlığı yenebilirim” diyebilme inancına sahip olmaktır. Bir şeyi yapabileceğinize inanırsanız o şeyi gerçekten yapabilmenizi engelleyen şeyleri bir şekilde aşarsınız. Üzüntüden kurtulmak için aşağıdaki yedi maddeyi kullanmak yararlı olacaktır;

  1. Kendi kendinize “üzülmek çok kötü bir alışkanlıktır” deyin.
  2. Olumsuz saydığınız her şeyin olumlu yönlerini düşünün ve konuşmalarınızda bunları belirtin.
  3. Olumsuz hiçbir konuşmaya katılmayın ve bütün konuşmalara olumlu bir hava vermeye çalışın.
  4. Kendinize iyimserlik aşılayan kitaplar okuyun. Bunları defalarca okuyup bilinçaltına yerleştirin. Sonra bilinçaltınız bunları size geri gönderip karamsar ve üzüntülü olmaktan kurtaracaktır.
  5. Umut dolu, ileriye neşe ve ümitle bakan insanlarla dostluk kurun. Bu atmosfer sizi neşe dolu ve ümitli bir insan yapacak, karamsarlığa düşmenizi engelleyecektir.
  6. Üzülme alışkanlığına yakalanmış insanlara yardım edin. Böylece, sizin üzülme alışkanlığınız da azalacak zamanla kaybolacaktır.
  7. Her gün yaşamınızda Yaratanın sizinle beraber olduğunu ve size yardım edeceğine inanın.

10. KİŞİSEL SORUNLARI ÇÖZME GÜCÜ

  1. Sorunları çözmede uygulanabilecek basit yöntemlerden birisi de; manevi yaşamda Yaratanla konuşmak, ondan yardım dilemektir.
    Bizimle birlikte hissettiğimiz eşimiz, iş ortağımız ya da en yakın arkadaşımız da bize bu konuda yardımcı olurlar. Sorunlarımızı onlarla konuşmak kişisel sorunları çözmede atılmış ilk ve en önemli adımlardan biridir. Sorunları çözmede şu hususlara dikkat edin:
    a. Her sorunun muhakkak bir çözümü olduğuna inanın.
    b. Sakin bir insan olun.
    c. Zihninizi serbest bırakın, baskı altında tutmazsanız en iyi çözümü bulursunuz.
    d. Bütün faktörlere OBJEKTİF VE TARAFSIZ BİR ŞEKİLDE BAKIN, DUYGUSAL OLMAYIN.
    e. Sorunlarla ilgili faktörleri bir kağıda yazın. Bu yöntem sizin duru bir şekilde düşünmenizi sağlar.
    f. Sezgilerinize inanın
    11. SAĞLIĞINIZI KAZANMA FORMÜLÜ
    Yapılan araştırmalara göre, insanların yüzde ellisi ile yetmişi arasındaki bir bölümünün kafasındaki olumsuz düşüncenin bedenleri ve duygularına yaptığı zararlardan dolayı hasta oldukları tespit edilmiştir.
    Kendinize, sağlığınıza zarar verecek kötü duygulardan hangilerinin sizde olup olmadığını sorun ve bu duruma bir an önce son verin. Kötü duygular, bu duyguları beslediğiniz kişilere hiçbir zaman zarar vermez. Tersine yalnızca ve yalnızca size zarar verirler. Duygusal hastalıklar enerjinizi tüketir, verimliliğinizi azaltır ve fiziksel sağlığınızı bozar. Böylece mutluluğunuzu engeller.
    Günümüzde, düşüncenin sağlık üzerine olan etkilerini herkes biliyor. Artık bir insanın nefret duygusu yüzünden kendini hasta edebileceğinin farkındayız. Bir insan suçluluk duygusu nedeniyle bir çok psikolojik rahatsızlığa yakalanabilir. Fakat insanlar düşüncelerini olumlu yönde değiştirdiklerinde sağlıklarının düzelebileceğini biliyorlar
    Öfke kıskançlık, nefret ve gücenme duyguları, insan sağlığı üzerinde çok olumsuz etkiler yapmaktadır. Bu duyguların panzehiri ise, zihnimizi iyi düşünceler, bağışlayıcılık sevgi ve ağırbaşlılıkla doldurmaktır. Böyle kötü duygular belirdiğinde, aşağıda belirtilen tavsiyeler uygulanırsa insanların kendilerini daha iyi hissettikleri görülecektir.
    a. Öfkenin bir heyecan olduğunu unutmayın.
    b. Kendi kendinize yüksek sesle “budala olma, bu davranış beni hiçbir yere götürmez, kızmanın faydası yok” deyin.
    c. Sizi kızdıran şeyleri zihninizden atın. Güvendiğiniz bir kimseye gidin ve ona anlatın, sonra da unutun.
    d. Kızgınlığınızın ortadan kalkması için sizi kızdıran adamı affedin.
    12. YENİ DÜŞÜNCELER SİZİ DEĞİŞTİREBİLİR
    Düşündüğünüz sürece varsınız. Kafanızdaki bütün eskimiş, yorulmuş ve kullanılmayan düşünceleri atın. Onun yerine kafanızı, taze fikir sevgi ve iyilikle doldurun. Böyle yaparsanız gerçekten hayatınızı da değiştirirsiniz.
    Eğer olumsuz şeyler düşünürseniz, olumsuz sonuçlar elde edersiniz. Buna karşılık olumlu şeyler düşünürseniz, olumlu sonuçlara ulaşırsınız. Bu çok önemli ve evrensel bir kuraldır. Başarıya ulaşıp mutlu olmak için uygulanması gereken önemli kuralı üç kelimeyle özetleyebiliriz: “ İnanırsan başarıya ulaşırsın”. Eğer bir şeyi çok isterseniz ve kafanızda canlandırıp devamlı canlı tutarsanız ve onun gerçekleşmesi için canla başla çalışırsanız, istediğiniz şeye muhakkak ulaşırsınız. Dimağınızın derinliklerine bir bakarsanız orada ne muhteşem düşüncelerin sizi beklemekte olduğunu göreceksiniz.
    Durumunuz ne olursa olsun o muhteşem düşünceleri gerçekleştirebilirsiniz. Bunun için yapacağınız şey zihninizi sakinleştirmektir. Böylece dimağınızın derinliklerinde bulunan esin perisi ortaya çıkar. Daha iyi ve başarılı bir yaşamın sırrı, zihninizden eskimiş, bayatlamış ve ölmüş fikirleri atıp, yerine yaratıcı ve olumlu fikirleri koymaktır. Bu yeni fikirler, yaşamınızı tümüyle değiştirecektir.

13. GÜÇ KAZANMAK İÇİN GEVŞEYİN

Bir klinikte özellikle ülserli hastalar üzerinde yapılan bir araştırma, ülserli hastaların yarısının fiziksel bir rahatsızlıktan değil, aşırı üzüntüden, koyu bir nefretten ve yoğun bir suçluluk duygusu veya gerginlikten dolayı ülsere yakalandıklarını göstermiştir.

Yorulup gerginleşmeden, gerçekten verimli şekilde çalışmanın sırrı, zihninizi stresten koruyup, sakin tutmak, huzurlu ve olumlu şeyler düşünmektir. Temponuz çok hızlı olmamalı, sakin ve yavaş bir tempo ile, enerjinizi tüketmeden düzenli bir şekilde çalışmalısınız.

Sakinlik ve gevşeme gücün doğrudan size geçmesi sonucunu doğurur. Evrende devamlı bir güç akımı vardır. Bu güç zamanla olumlu düşünce taşıyan insanlara geçer. Olumlu düşünce özelliğini kaybeden insandan tekrar evrene döner. İnsan bu gücü devamlı üzerinde toplamalı, bunu yapabilmesi için de devamlı olumlu düşünceye sahip olması gerekir. Kendimizi sakinleştirip gevşetmek için uygulanması gereken kurallar şunlardır;

  1. İşleri çok hızlı yapacağım diye tedirgin olup strese girmeyin.
  2. İşinizi sevin, işinizi severseniz çalışmak sizin için bir eziyet değil, zevk haline gelir.
  3. Yapacağınız işleri önceden planlayın ve uygulayın, yaptığınız planın dışına çıkmayın.
  4. Bütün işleri aynı anda yapmaya kalkmayın. Bu yalnızca zaman kaybına neden olur.
  5. Düşünce tarzınızı değiştirin. Bir işin kolay olduğunu düşünürseniz, o işi gerçekten kolayca yapabilir ve artık zor gelmediğini görürsünüz.
  6. İşinizi iyi öğrenin ve ustalaşın. Bilgi güç demektir. Bir işi ne kadar iyi bilirseniz, onu o kadar iyi ve kolay yapabilirsiniz.
  7. Gevşeme egzersizleri yapın, böylece hiçbir zaman gergin olmazsınız.
  8. Bugünün işini yarına bırakmayın. Daima zamanında yapın.

14. KENDİNİZİ NASIL SEVDİRİRSİNİZ

Şu gerçeği kabul etmeliyiz ki sevilmeyi hepimiz isteriz. Bazıları, “insanların beni sevip sevmediği umurumda değil” der. Fakat bunu söyleyen gerçeği söylemiyordur. Bazı insanlara kanımız ısınmaz, onları sevmeyiz ama nedenlerini de bilmeyiz. Herkes tarafından sevilmek kolay bir iş değildir. Başka insanlar tarafından aranmayan ve istenmeyen bir insan haline gelmek, insana çok kötü bir duygu verir, insanı yıkar ve mahveder.

Şimdiye kadar insanlarla ilişkileriniz iyi olmamışsa, artık huyunuzu değiştiremeyeceğinizi, bundan sonra insanlarla iyi ilişkiler kuramayacağınızı düşünmeyin. İsterseniz kendinizi değiştirebilirsiniz, fakat cesur adımlar atmanız ve bunları sabırla uygulamanız gerekir. Eğer bu gayreti gösterirseniz, değişebilir ve herkesin değer verdiği, herkes tarafından sevilen bir insan olursunuz.

Sizin insanları sevmeniz eninde sonunda onların da sizi sevmesini sağlayacaktır. Bir insana değer verir ve onun kendisini daha iyi hissetmesini sağlarsanız, o insan da sizi sevecek ve size karşı minnet duyacaktır. Bu davranışı mümkün olduğu kadar çok insana yapın. Bunu yaparken sırf sizi sevmeleri için yapmayın. İçtenlikle sevdiğiniz için yapın bencilliğe düşmeyin.

Böyle davranırsanız arkadaşsız kalmazsınız. İnsanlar sizin hakkınızda daima olumlu düşünür. İnsanlara değer verip onlara sevgi gösterdiğiniz taktirde, aynı duygular diğerleri tarafından, size karşı hissedilecektir. İnsanların sizi sevmeleri için uymanız gereken kurallar, çok zor ve güçlükle takip edilebilen kurallardır;

  1. İsimleri hatırlamayı öğrenin. Eğer insanlara ismiyle hitap ederseniz, onlara değer verdiğinizi düşünürler.
  2. Rahat bir insan olun, insanlar sizin yanınızda kendilerini gergin hissetmesinler, devamlı sakin ve tutarlı davranın.
  3. Stres ve güçlükler karşısında hemen sakinleşip gevşeyen bir insan olmaya çalışın.
  4. Kendinizi beğenmiş ve üstün gören bir insan olmayın.
  5. İnsanlar size bir şey anlatınca, onu can kulağı ile dinleyin, anlattığı konu ile ilgilenin.
  6. Farkında olmadan edindiğiniz, insan ilişkilerine zarar veren kötü alışkanlıklarınızdan kurtulun.
  7. İnsanları sevmek için gayret gösterin ve gerçekten, içtenlikle, çıkar gözetmeksizin sevmeye çalışın
  8. Bir insanın başarısını görünce onu kutlamayı unutmayın. Onu kıskanmayın.
  9. İnsanları yüceltmekten, kendilerini değerli ve daha iyi hissetmelerinden mutluluk duyun.

 

  1. 15. KALP AĞRISINA REÇETE
    Kalp ağrınızın nedeni ne olursa olsun, yapılacak ilk iş gergin ve stresli ortamdan kurtulmak olmalıdır. Ne kadar güç olursa olsun, bunu muhakkak başarın ve stressiz ve gergin olmayan bir hayat yaşamaya başlayın. Eski yaşam tarzınızı değiştirin, yürüyüş yapın, ata binin, tenis oynayın, damarlarınızdaki kanın daha iyi akmasını sağlayın.
    Kalp ağrısından kurtulmanın en güzel, mükemmel ve doğru yolu; içinizdeki keder ve üzüntünün çıkıp gitmesine müsaade etmek ve ondan kurtulmaktır. Kalp ağrısını giderecek temel ilaçlardan birisi, kendine inanmak ve güvenmektir.
    Bazen acılar o kadar büyük olur ki, insanların dayanamayacağı bir hal alır. Bu durumlarda kendimize güveni hiç aklımızdan çıkarmadan, bu acıları hiç yokmuş gibi saymalıyız. Kalp ağrısına iyi gelecek ilaçlardan birisi, yaşam, ölüm,ve sonsuzluk hakkında bir felsefe oluşturmaktır. Bu felsefe kişinin kendi inancı ile ilgili ve ona paraleldir. Kendi inanç yapısına göre bu faktörleri birleştirmelidir.

16. YÜCE GÜCE YAKLAŞMANIN YOLU

Yüce güç, insanoğlunun bilmesi gereken muazzam bir gerçektir. Bu gücün yardımı ile, bir çok insanın hayatının değiştiğini, daha başarılı ve mutlu yaşadığını gördüm.

Bu güç geçici bir güç değil, kesinlikle kalıcı bir güçtür. Kendinizi yüce güce açmasını bilirseniz, içinize bir ırmak gibi akar. Bu öyle bir güçtür ki sizdeki korku, nefret, hastalık, zayıflık ve moral çöküntülerini dışarı atıp, içinizi sağlık, mutluluk ve iyilikle doldurur. İnsan kendinde bulunmayan gücü yüce güçten sağlayabilir. İnsan doğası da bazı evrensel kanunlara uymak zorundadır. Fakat bu kanunlar diğerlerine göre daha karmaşıktır. İnsanla uğraşmak daha büyük maharet ister. Onun için bir insanın ruhsal problemini çözmek, bir makine tamir etmeye benzemez, çok daha zordur ama yapılabilir.

 

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

sihirli elim gizdüsümü tsk ederim ben yanlis anlamisim :)) saol

--------------------

Yazarı : Jack Ensign ADDİNGTON

Yayınevi : Rota

----------------------------------------------------------------------

HERŞEY DÜŞÜNCEDE BAŞLAR

 

Psikojenez: Herşey düşüncede başlar. Bütün herşey düşüncede oluşturulur ve düşüncenin yapıcı sürecinin ürünü olarak gelişir.

 

Düşünce sonsuzdur: Herşey düşüncenin ürünüdür. Düşünme sonsuzdur.

 

İnsana hakimiyet verilmiştir: İnsan, evrensel akılla birlikte kendi hayatını kendi oluşturur.

 

Düşünce hem yönetici hem üreticidir: İnsanda iki görünümlü tek bir akıl vardır. Erkek yönetici, dişi yapıcı düşünceyi kullanır.

 

İnsan onurlandırılmıştır: İnsana hayatına hükmetme fırsatı ve sonsuz kaynakları kullanma fırsatı verilerek onurlandırılmıştır.

 

Düşünce: Düşündüğüm şeyler zamanla gerçeğe dönüyorsa sadece gerçekleşmesini istediğim şeyleri düşünmeliyim.

 

KENDİNİ YÖNETMENİN YOLU

 

Bilinçaltı: Bedenin fonksiyonunun otomatik olarak yürümesini sağlar. İster uyanık ister uyur vaziyette büyük istem dışı hayat sürer.

 

Bilinçaltı koyulan kurala göre hareket eder: Bilinç emirleri verir ve bilinçaltı da bunu uygular.

 

Gönüllü hizmetkar: Her emir, her önerme her inanç bilinçaltına kaydolur. Hatta dikkat etmediğimiz şeyler bile kaydedilir, gerektiğinde ortaya çıkar.

 

Yasalarımızı kendimiz yaparız: Cereyanda kaldım, öyleyse hasta olacağım. Bilinçaltı bunu kaydeder ve bunu diyen hasta olur. Hastalığın sebebi cereyanda kalmak değil cereyanda kalınca hasta olacağına inanmaktır.

 

Birçok insan kendi kendisini hipnoz eder: İnsanlar gereksiz sınırlamalar yaparak kendilerini hipnotize ederler. Kuralları insan koyar, bilinçaltı da uygular.

 

Sınırları kaldırma: İnsanlar kendileri için kural ve yasalar koyar, sonrada bunların esiri olup mutsuz olurlar. Düşüncenin değişimi hayatı da değiştirir. İnancınızı değiştirin hayatınız değişsin.

 

Kendini yönetme: Düşüncelerimi seçme hakkım var. Başkalarının benim hakkım-daki düşünceleri beni bağlamaz. İyilikleri düşünüyorum, iyilikler de beni seçiyor. Korku ve nefret düşüncelerimde yok.

 

İSTE VE SAHİP OL

 

Dualarınıza dikkat edin, gerçekleşebilir. Aklınızdan geçen herşey ergeç ortaya çıkar. Kendimizi ne ile ve nasıl tanımlarsak öyle olmaya meylederiz. Düşündüğümüz şey yavaş yavaş bilinçaltında kalıplaşır ve gerçek bir deneyimle kendini gösterir.

 

Hayat yasalarla yönetilir: Bilinçli olarak düşünülen her düşünce, bilinçaltını etkiler ve bu etki düşüncedeki güç ve arzunun derecesine bağlı oluşarak eyleme dönüşür.

 

Olumsuz düşüncenin sonucu: Bilinçaltına yanlış emir vermelerle insanlar zor durumda kalır. Renkli mendil gördüğünde burnu şişeceğini düşünen insanın renkli mendil gördüğünde burnu şişer.

 

Kendini yönetme: Geçmişi siliyorum, gelecek ise benim seçimimi bekliyor. Geçmişteki hatalarımdan dolayı kendimi bağışlıyorum. Geçmişi unutup yeni bir hayata başlıyorum. İstediğim herşeyin olacağına inanıyorum.

 

KENDİNİZ OLMA CESARETİNİ GÖSTERİN

 

Hergün tek bir kendini reddetme düşüncesine dahi yer vermeden bir saat için olduğunuz gibi kabul edin kendinizi. Gerçekten kendinizi biliyorsanız bunu yapabilirsiniz.

 

İnsan kendini küçümseme eğilimindedir: İnsan bilinçli olarak düşünebildiği güvenle beklediği ve mümkün olduğuna inandığı herşeyi yapabilir. Evren sınır koymaz; biz inançlarımızla sınırlarız kendimizi.

 

Gerçek benliğini keşfetmek: Yıllardır kafamızda olan ve gerçek benliğin ortaya çıkmasını engelleyen korku dolu olumsuz düşüncelerden kurtulmamız gerekir.

 

Asla yalnız değilsiniz: Gerçek sevgi korkuyu defeder. Ben’i sevmek içimizdeki gücün bizim vasıtamızla herşeyi yapabileceğini idrak etmektir.

 

Taklit intihardır: İnsan mükemmel olmak için başkalarını taklit etmek zorunda değildir. Hiç hata yapmayan kişiler hiçbir şey yapmayanlardır.

 

En büyük arzu: En çok istediğimiz şey nedir. İnanın ve sahip olun. Düşüncenizi bunda yoğunlaştırın.

 

Düşünce: Düşünmek, düşünceyi kendi algılamamız ölçüsünde kullanmak demektir.

 

İstediğimize sahip olmak: Bilinçaltı herşeyi bilendir ve o kadar duyarlıdır ki her istediğimize cevap verir. Ona ilettiğiniz her düşünceyi tatbik eder.

 

Hakimiyeti ele geçirmek: Bilinçaltına düşüncenin toprağı denir. Bildiği verilen tohum düşüncelerine cevap vermektir. Her türlü hastalık bilinçaltının çalışma sistemini anlayamamamızdan kaynaklanır.

 

AMAÇLARA ULAŞMAK İÇİN BEŞ İLKE

 

Kendiniz için ideal imajı belirleyin: Düşündüğünüz, inandığınız ve güvenle beklediğiniz şeye mutlaka ulaşırsınız. İnanmışsanız hiçbir şey imkansız değildir.

 

Amaçlarınıza sınır koymayın: Amaçlarınızı yalnızca kendiniz yargılayabilirsiniz. Bu yargılamadan kaçının, çünkü kendinizi sınırlarsınız. İnsanın kendini küçümseme eğilimi vardır. İnsan olabileceğinin ötesini amaçlamalıdır.

 

Çalışmadan inanmak işe yaramaz: Çalışmadan amaçlara ulaşmak mümkün olmadığı gibi üretkenlikten uzaklaştırır. İnanç çalışmakla kusursuzlaşır.

 

Düşüncelerinizi kendinize saklayın: Zihinsel imajınızı kendinize saklayın, gerekeni yapın ve bekleyin. Kimseye birşey söylemeyin. Aldığınız tepkilerle bir o yana bir bu yana savrulmayın.

 

Hedeften ayrılmayın: Dikkatinizi amacınız üzerinde yoğunlaştırırsanız, bilinçaltınız ayrıntıları halleder. Hayalinizi zihinsel olarak bitirin ve gerekeni tamamlayarak bekleyin. İnandığınız ölçüde sahip olursunuz.

 

Amaçlarınızın envanterini tutunuz: İnsan gün boyunca düşündüklerinin toplamıdır.

 

Kendini yönetme: Amaçlarınızı yazın. Onları gerçekten istiyor musunuz. Amaçlarınızı benimseyin. Amaçlarınızın dünyada yaşadığını hayal edin.

 

SINIRSIZ FİKİR KAYNAĞINI KULLANMA

 

Gerçek anlamda başarıya ulaşanlar sezgilerinin sesini dinlemeyi öğrenip onu izleyenlerdir.

 

Sezgiye güvenme: Sevgi küçük beşeri ben’imizi oradan çıkardığımız zaman ortaya çıkan yüce ilhamdır.

 

Fikirler hiç umulmadık anda çıkar: Fikirler mücadeleden vazgeçtikten, yarı uykudayken ya da hayal kurarken ortaya çıkmaktadır.

 

Yapıcı olma:

 

a)Düşünceleri bir noktada yoğunlaştırın. Hangi yöne gideceğinizi iyi belirleyin ve her seferinde tek bir fikri içeri alın.

 

b)Derinlemesine düşünmek aceleye gelmez. İyi sonuç almak için projenizi bilinçaltınıza tam anlamıyla yerleştiriniz.

 

c)Fikirler geldiğinde yakalamaya hazır olun, hemen not edin.

 

d)Şimdi fikirlerinizi kullanmaya hazırsınız. Fikirleri eleyerek doğruları kaydedin.

 

Kendini yönetme: Ben de evrenin sırlarına ulaşabilirim, sonsuz bir kaynakla ilişkideyim.

 

YAPICI İMGELEMENİN GÜCÜ

 

Dikkatimizi yoğunlaştırdığımız şeyi yaparız. Yapmamız gereken bu yasayı bilmek ve etkin bir biçimde kullanmaktır.

 

İmgeleme bizden önde gider: Arzuladığın ve dua ettiğin ne olursa olsun inan ve senin olsun.

 

İçimizdeki yaşama yansır: İnsan uyum içinde yaşamaya gayret eder. İnsanlığın ve kendilerinin zararına gibi görünüyorsa bile o anda kendileri için en iyi olduğuna inanırlar.

 

Yapıcı imgeleme nasıl kullanılır: Dua ettiğimiz zaman kendimizi kaybetme ihtimalinden uzak tutar. Dua ettiğimizde buna ulaşacağımızı bilir ve O’na yöneliriz. Yapıcı imgeleme ısrarla kullanılırsa fikrin olduğu her yerde başarı da vardır.

 

İnsan düşündüğü gibidir: Bugünkü düşünce yapımız yarınlarımızı hazırlamaktadır Kendimize acımaktan vazgeçmeliyiz. Kendinizle ilgili inançlarınız emin olun yaşayacaklarınızı tayin eder. Hayaliniz bırakın yukarıları gezsin.

 

Kendini yönetme: Kendimi harika hissediyorum. Yaptığımı iyi yaparım ve iyi sonuç alırım. deneyimlerimi harika insanlarla paylaşırım. İhtiyaç duyduklarım bana gelir. Bütün düşlerim harika bir biçimde gerçekleşir.

 

KENDİNE GÜVEN NASIL SAĞLANIR

 

Utangaçlığı yenmek: Dikkatler bir kişi üzerinde yoğunlaştırıldığında o kişi huzursuz olur. Yoğun ilgi dikkat ve cesareti kırar. Korkuyu bırakıp rahat ve dengeli davranmalıdır.

 

Güven ve kibir: Güven hayat hakkında güven duygusudur. Kibir ise sahip olmadığı güven duygusunun varlığını başkalarına ispatlamaya çalışmaktır.

 

Başarısızlık korkusu: Kendine güveni başarısızlık korkusu bozar. Başarılı olacağına inanma başarıyı getirir.

 

Alaya alınma korkusu: Hayat boyunca komik duruma düşünce kızarıp kekeleriz.

 

Reddedilme korkusu: Bazı insanlar arkadaş sahibi olmaktan korkar. Reddedilmekten korktuğu için yalnız yaşamayı tercih eder.

 

Onaylanmama korkusu: Kekemelik genelde aile tarafından istenen mükemmelliğin sonucudur, onaylanmama korkusunun bir sonucudur.

 

Kötü sonuçla karşılaşma korkusu: Kötü sonuçla karşılaşma ve bunun üstesinden gelememe korkusu yüzünden insanlar riskli işlere girip büyüyemezler.

 

Neye güveniyoruz: Güvensizlik herşeyin sınırlı insan benliğine bağlı olduğuna inanmaktan kaynaklanır. Kendi gücümüz ve zekamız mücadele etmek için yeterli değildir. Tüm güç ve zekanın sahibi olan Allah’a (cc) gitmeliyiz.

 

Güven kazanmanın yolu: Herşeyin, içimizden geldiğine inanmalıyız. Güç ve erdem Allah’ındır (cc).

 

Korkuyu yenmek: Allah (cc) sevgisi korkuyu safdışı bırakır. İçimizdeki güç ve zekaya inanırsak herşeyi hallederiz.

 

Meditasyon: Günde en az 15 dakikamızı Allah’ın (cc) büyüklüğünü ve yerini düşünmekle meditasyona ayırmalıyız. Doğru yolu göstermesi için içinize dönün.

 

Kendini yönetme: Başarsızlıktan korkmuyorum. İçimden gelen sese inanıyor ve güveniyorum. Hayatı neşe ve sevgi olarak görüyorum. Nerede olursam olayım Allah’a (cc) güveniyorum.

 

KARAR VERMEK

 

Düşüncelerine hakim olamayanlar davranışlarına da hakim olamazlar.

 

Kesin karar: Karar vermeyen ilerleyemez. Kararsızlık olursa bilinçaltı karmaşaya düşer. Biz çoğu açıları kendimiz seçeriz.

 

Kararsızlıktan kurtulma: Kağıt kalemle değişik ihtimalleri ve sonuçlarını yazın. Yatmadan önce bilinçaltına soru yöneltin ve sabaha cevabını bekleyin. Hayat durmadan değişiyor. Bu yüzden esnek olun. Yaşadıklarımız inandıklarımızın sonucudur.

 

Kendini yönetme: Ben kararlı bir insanım. İçimdeki mükemmeli kullanmak için aklımı kullanmalıyım.

 

HUZUR

 

Düşündüğünüz, inandığınız güvenle beklediğiniz herşey mutlaka gerçekleşir. Gerçek huzur hayatın bolluğunu farketmektir.

 

Huzurun beş şartı:

 

a)Allah (cc) sevgisi şarta bağlı değildir.

 

b)Kendi kendimize koyduğumuz sınırları kaldırmalıyız.

 

c)Her insan sonsuzluğu kendi sözleriyle birleştirir.

 

d)Düşünüp inandığımız herşey gerçekleşir.

 

e)Verdiğimiz ölçüde hayattan alırız.

 

Yeniden başlama: Kendi yanlış düşüncelerimiz haricinde hiçbir şey bizi bağlamaz. İnançlarımızı değiştirmeliyiz.

 

Para: Kötü olan para değil parayı çok sevmek, onu bütün iyiliklerin önünde tutmaktır. Cimrilik veya fakirlik bir erdem değildir.

 

Ekonomi: Ekonomik sistemi yermek bize birşey kazandırmaz. Cimriler zenginleşiyor gibi görünseler de sevgiyi bulana dek fakirdirler.

 

İyi olanı seçme: Kendimizi neye bağlarsak ne olduğumuzu düşünürsek öyle oluruz.

 

Gerçek zenginlik: Asıl zenginlik ruhsaldır. Tüm iyiliğin kaynağının varlığından haberdar olma insanı zengin kılar.

 

Kendini yönetme: Ben zenginim. Sınırsız kaynak ihtiyacımı veriyor. Doğru zamanda doğru karar veririm.

 

IŞLER KÖTÜ GİDİNCE

 

Her zaman bir çıkış yolu vardır: Mücadeleyi göze almak ve ne olduğu değil nasıl tepki gösterdiğiniz önemlidir. Biz kaderimizin efendisiyiz.

 

Tüm yaşam bizim hizmetimizde: Hayat toprağına ekilen her düşünce tohumu düşüncenin çeşidine göre meyve verir. Her şey kendi türünü tekrar üretir.

 

Yanlış imajı değiştirmeli: Sahip olduğumuz imajdan hoşlanmıyorsak onu hemen değiştirmeliyiz.

 

Düşünce maddeye hakimdir: İçerdeki neyse dışarıdaki de öyledir.

 

Büyük düşünme: Başımıza iyilikler geleceğine inanırsak gerçektende küçük iyilikler yaşarız. Çünkü kendimiz için kabullendiğimizi deneyimleriz. İşleri ters gittimi içimizde çevremizde heryerde mevcut güce inanmak gerekir.

Kendini yönetme: Tüm hayat hizmetinde her problemin bir çözümü var. Hiçbir şey beni yenemez.

 

ZAMANIN EFENDİSİ

 

Zaman insanin sonsuzluk ölçüsüdür. Bilinçaltına kalkacağınız zamanı yükleyin o saatte sizi uyandırır.

 

Hipnotize ve zaman: Bir işi belli bir saatte bitireceğine inanan bir kişi er geç o işi o saatte bitirir.

 

Sonsuz: Bilinçaltı geçmiş ve gelecek diye birşey bilmez. Hep şimdiki zamanda çalışır.

 

Kendini yönetme: Kendimi zamanın bağlarından

 

kurtarıyorum. Sonsuzluğu arzuluyor ve ulaşacağıma inanıyorum.

 

İYİ BİR BELLEK İÇİN

 

1)Dinle, doğru yazılışını gözlerinde canlandır. Kötü bellek dikkatsizlikten olur.

 

2)Öğrenme fikirleri birleştirmeye bağlıdır.

 

3)Belleğinize güvenin.

 

4)Kesin sonuçlar içi kesin direktif vermeliyiz.

 

Dikkat et: Dikkat iyi bir belleği getirir. Dur bak ve dinle. Fikirleri birleştirerek hatırlamaya çalışın. Geçmişi bellekten silmek mümkün değildir.

 

Bilinçaltınıza güvenin: Doğru hatırlama bilinçaltına güvene bağlıdır. Belleğe güven sonuç verir.

 

Yaşın önemi yok: Bellek yaşa bağlı değildir. Bilinçaltına hatırlama direktifi vermeli ve sonucu beklemeliyiz. Akıllı insan, konuşmak yerine hem kendisi hem de başkaları için faydalı olabilecek şahısların konuşturulmasını temin eden insandır.

 

Bilinçaltı: Bilinçaltı herşeyi çok ince olarak kaydeder. İhtiyaç zamanı ortaya çıkarır. Hatırlamak istediğimiz herşeyi hatırlarız.

 

Kendini yönetme: Hatırlamak için bilinçaltıma güveniyorum.

 

RAHATLAMA

 

Gergin yatarsanız gergin uyursunuz. Rahat bir uyku için önce gevşemeliyiz.

 

Neden rahatlamalıyız: Bütün hastalıklar stres kaynaklıdır. Gergin insan etkili çalışamaz. Dengeli insan hayattan korkmaz, hayatla uyuşmazlığı yoktur.

 

Zihinsel denge .Ne olursa olsun sakin ve dengeli olmak mümkündür.

 

Kendini yönetme: Kendimin rahat olduğunu hissettiğim zaman rahatlıyorum. Tamamen mükemmel ve bütün olarak gevşedim. Rahatladım.

 

YAŞAMAYA BAK

 

Büyük sorunlarımız olduğunu kanıtlamaya çalışmaktan vazgeçelim. Düşünce biçiminizi değiştirin. Her güçlükten bir çıkış yolu vardır.

 

Endişe: En kötü ihtimali düşünürsek bu endişedir ve yıkıcıdır. Olumlu düşünce doğru eyleme geçiş yoludur. Endişe bulaşıcıdır. Herkese bulaşabilir.

 

Dört endişe:

 

1)Gelecekteki ihtiyaçlardan dolayı endişe.

 

2)Beden sağlığının yitirilmesi endişesi.

 

3)Zihin sağlığının yitirilmesi endişesi.

 

4)Yalnız kalma endişesi.

 

Endişeye son:

 

1)Allah’ın (cc) varlığına inanma.

 

2)Olumlu düşünmeye çalışmak.

 

3)Dua ettikten sonra olumlu tavır takınmak.

 

Gerekeni yap ve güce sahip ol .

 

Çözüm var: Her çeşit hastalık iyileşir; yeter ki buna inanın.

 

Kendini yönetme: Korkmuyorum. Gelecekteki ihtiyaçlarım için endişelenmiyorum.

 

KORKUYU YENME

 

Korku insanın en büyük düşmanıdır. Korkunun kendinden başka korkulacak bir tarafı yoktur. Korkuyla mantık yürütülmez. Korku bir duygudur. Gerçek bilindimi korku kalmaz. Korkular önyargıdan kaynaklanır.

 

Kendini yönetme: Korkacak hiçbir şey yok. Herşeyin üstesinden gelecek güçteyim. Güç içimde.

 

SİGARA

 

Bilinçaltı verdiğimiz emirleri harfiyen uygular. Biz emirleri veririz, bilinçaltı yerine getirir.

 

Başarı: İnsanlar sık sık başarısız olurlar. Çünkü gerçekten yapmak istemedikleri şeyleri yapmaya çalışırlar.

 

Pratik: Pratik her zaman mükemmelleştirmez ama otomatikleştirir.

 

Bilinçaltı emire karşılık verir: Sabah 06:00 ‘ da kalkmanız gerektiğinde inanın o saatte kalkarsınız.

 

UYKUSUZLUK

 

Uyumak için hap alınır. Güç hapın değil hapa duyulan inancındır.

 

Kendini yönetme: Uyanık kalmaktan korkmuyorum. Kavgacı düşüncelerden arınıyorum. Kafam rahat, huzurla dolu.

 

CESARET

 

Hayatta hiçbir şey bize karşı değil. Bu yüzden çaresizliğe yer yok. Dikkatimizi verdiğimiz şeyler büyür. Dikkati iyiye olumluya yöneltirsek yaşadıklarımız bunlar olur.

 

Kendini yönetme: Cesaretimi yitirmeyi istemiyorum. Doğru seçim için yönlendiriliyorum. İçimdeki kusursuz güce güveniyorum.

 

SÜREKLİ HUZUR

 

Prensiplerin zaferinden başka hiçbir şey size huzur getirmez. Dikkat huzur üzerinde yoğunlaştırıldığında kişi huzur için bir araç olur.

 

Kendini yönetme: Son derece huzurluyum. İyiliğin gücüne inanıyorum.

 

alinti--

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

kızlar şimdi adı aklımda yok bir prens varmış ama halkın içine çıkmazmış öyleki insanlar sadece bir prensin olduğunu bilir tarif edemezlermiş bu genç prensin sırtında kocaman bir kambur varmış bu yüzdende insanlardan kaçarmış bir heykeltraş getirtmiş demişki benim aynımı yap ama kambur olmasın ve kısa zamanda hazırlatmış koymuş prens onu bahcede gizli bir köşeye daim onu yani kendi heykeline bakmış ve nekadar sürede bilmem kamburundan kurtulmuş,yani kötü olan düşünceden şeylerden hatta kötü insanlardan uzak durmalısınız ve kendinizi daim modelleme benzeşme yada taklit unsurları bulmalı ve bu istenilen şeylere aşk evlilik sağlık para bolluk düşüncelerine yoğunlaşmalı ve vazgeçmemelisiniz sebat etmek ve mutu olmak onları size mutlak çekecektir..

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

bende sabrın ve yılmamanın gerekliliğine innaıyorum istemek tek başaın yetmiyor sabretmek ve vazgeçmemek lazım inanmak başlıca kural ve beyni innadırmak neden olmasın herşeyden önce olumlu düşünmeye geçiyor insan bu da negatif ve sinirli olmaktan daha iyidir

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

ve dikkatimi çeken nokta istiyoruz ama hemen al istediğini sana veriyorum denmiyor önemli olan isteğinle ilgili fırsatları değerlendirebilmek isteğine uygun yer açmak ve isteğine göre davranmak hani derler ya herşeyde bir hayır vardır aynen öyle önceden başıma gelen her olayda neden böyle oldu nerde hata yaptım derdim şimdi akisini düşünmeye başladım olaylarda iyi yönler aramaya başladım ve çok işe yarıyor

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Arşivlendi

Bu konu artık arşivlenmiştir ve başka yanıtlara kapatılmıştır.

×
×
  • Yeni Oluştur...