Jump to content

Umuda Giden Yolculuk


EZEL
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

 

 

Durmuş Koç

 

 

 

Hayat baştanbaşa sürprizlerle doludur. Hayatı güzel anlamak, güzel yaşamak için umut ağacına iyi tutunmak gerekir. Hakkın ipine sıkı tutunup, hayatımız boyunca çileler, sıkıntılar, ıstıraplar, düşüşler ve çırpınışlar bizleri Hakk’a götüren yolculukta asla ümitsizliğe düşürmemelidir. Diken gülün süsü, çile hayatı anlamlandıran manevi boyası, umut da hayatın paha biçilmeyen sermayesidir.

 

 

Umudun bitmek üzere olduğu yerde nice umutların ortaya çıktığını bilmeli; şimşeklerin çaktığı, yağmurların yağdığı, ırmakların aktığı, bulutların yürüdüğü, kuşların kanat çırpıp hedeflerine uçtuğu gibi bizler de yılmak yorulmak nedir bilmeden gerçek hedefimize doğru aşkla, heyecanla yürümeliyiz.

 

Düşsek de, çile çeksek de, bazen başarısız olsak da asla ümitsiz olmamalıyız. Bir tohum çürüyüp büyüdüğü gibi, bir ağaç çiçek açıp meyve verdiği gibi bizler de azimle gayretle hedefe doğru hiç durmadan ilerlemeliyiz.

 

 

Taşlar önümüze dizilse, dağlar karşımıza çıksa, düşmanlar karşı koyup yolumuzu kesse, bir sabah rüzgârı bile kapımızı vurmasa, bülbüller ötüp bir kerecik bile umut dalımıza konmasa bizler umut içinde umutlarla yürümeliyiz.

 

Bir ağaç hemen büyümediği, bir çiçek hemen açmadığı, bir bina hemen kurulmadığı ve bir çocuk da hemen yetişmediği gibi bizler de azimle, gayretle, yol almalıyız. Sevinç ve mutluluğun yolunun ıstırap ateşinden, çile denizinden, gözyaşlarından geçtiğini iyi bilmeliyiz.

Zafere giden yolun zafere inanmakta, başarıya giden yolun yılmadan çalışmakta, kurtuluşa giden yolun teslim olmakta ve umutsuzluğa düşmemekte olduğunu çok iyi bilmeliyiz.

 

 

Alın teri dökmeden, ayağımıza dikenler batmadan, çile yollarında mahsur kalmadan, canhıraş bir şekilde bu yolda mücadeleler vermeden bu güzelliklere ulaşamayız.

 

 

Çığlıklar, kör karanlıklar, tayfunlar, kurulmuş sinsi sinsi tuzaklar bizleri asla yıldırmamalı ve korkutmamalıdır. Koca okyanuslarda mücadele eden balıklardan, fırtınalı havada boğuşan martılardan, karların altında mahsur kalan canlıların mücadelelerinden, karıncaların akılları durdurucu gayret ve başarılarından, arıların gözleri kamaştıran sanat abidelerinden kendimize büyük ibret, büyük ders çıkarmalıyız.

 

 

Çünkü umut bir insanın hiç bitmeyen hazinesi ve sermayesidir.

 

 

Umudu biten bir insanın her şeyi bitmiş demektir. Çiçekler solmasın, güller ağlamasın, menekşeler papatyalar hüzünlenmesin, laleler boyun büküp kederlenmesin, bülbüller gül dalında mahzun kalmasın, kardelenler için için yanmasın, gaflet uykusu bizleri bürümesin, iç ve dış dünyamızda isyanlar volkan olup patlamasın, yeryüzü kana bulanmasın, gözümüzün nuru çocuklar ağlamasın istiyorsak; ruhumuzla, bedenimizle coşku ve heyecan içerisinde asla geriye dönmeden, dolu dizgin umuda doğru yürümeliyiz. Böylelikle nice hayallerimiz ve nice düşlerimiz gerçekleşmiş olur. O halde hiç bitmesin tükenmesin umutlar; ırmaklar, pınarlar misali durmadan aksın dursun. Kalplerde gönüllerde yeni yeni umutlar filizleşsin. Sevda treni, aşk gemisi Yusuf misali, Mecnun misali hedefe varsın. Ne yer, ne gök, ne kainat ve ne de insanlar ağlasın. İçimizde umudumuza umut katan sevgiler taşsın, çoğalsın. Bütün bu sevgiler Mevlana gibi, Yunus gibi ruhumuzla ve bedenimizle bizleri kuşatıp çağlayanlar gibi aksın, hiç solmayan güller gibi bayraklaşsın.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...