Jump to content

Bir Kişinin Meditasyon Halinde Derinleştiğinin Göstergeleri Nelerdir?


Mira
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Gerçekten bunun hiçbir kilometre taşı yoktur, çünkü belirli bir yol yoktur. Ve herkes başka bir yoldadır; hepimiz tek bir yolda değiliz. Aynı meditasyon tekniğini bile takip ediyor olsanız, aynı yolda değilsiniz, olamazsınız. Herkese açık bir yol yoktur. Her yol bireyseldir ve kişiseldir. Bu nedenle bu yoldaki hiç kimsenin deneyimleri senin için yardımcı olmayacaktır; daha da kötüsü, onlar zararlı olabilir.

 

Bir kimse kendi yolunda bir şey görüyor olabilir. Şayet o, sana bunun bir ilerleme göstergesi olduğunu söylerse, sen kendi yolunda aynı işareti göremeyebilirsin. Aynı ağaçlar senin yolunda olmayabilir, aynı taşlar senin yolunda olmayabilir. Bu yüzden tüm bu saçmalıkların kurbanı olma. Yalnızca belli içsel hissedişler ilişkilidir. Örneğin şayet ilerliyorsan, o zaman bazı şeyler kendiliğinden olmaya başlayacaktır. İlk olarak, giderek daha çok ve daha çok tatmin hissi duyacaksın.

 

Gerçekten, meditasyon tamamıyla tatmin edici olduğunda kişi o kadar mutlu hisseder ki meditasyon yapmayı unutur. Çünkü meditasyon bir çaba, bir tatminsizliktir. Şayet bir gün meditasyon yapmayı unutursan ve hiçbir bağımlılık hissetmezsen, hiçbir boşluk hissetmez- sen, hiç olmadığı kadar mutlu hissedersen, o zaman bil ki bu iyi bir işarettir. Meditasyonu yapacak olan pek çok insan vardır ve sonra onu yapmazlarsa kendilerine garip şeyler olur. Eğer yaparlarsa hiçbir şey hissetmezler. Eğer yapmazlarsa, o zaman boşluk hissederler. Yaparlarsa onlara hiçbir şey olmaz. Eğer onu yapmazlarsa, o zaman bir şeylerin eksik olduğunu hissederler.

 

Bu sadece bir alışkanlıktır. Sigara içmek gibi, içki içmek gibi, herhangi bir şey gibi. Bu sadece bir alışkanlıktır. Meditasyonu bir alışkanlık haline getirme. Bırak o canlı olsun! O zaman tatminsizlik yavaş yavaş ortadan kalkacaktır; doygunluk hissedeceksin. Ve sadece meditasyon yaparken de değil. Şayet bir şey sadece meditasyon yaparken gerçekleşiyorsa o sahtedir, o hipnozdur. Bunun bazı iyi tarafları vardır ama o çok derine inmeyecektir. Bu sadece göreceli olarak iyidir. Şayet hiçbir şey olmuyorsa, hiç meditasyon, hiç saadet anları olmuyorsa bunun için endişelenme. Şayet bir şey oluyorsa ona yapışma. Şayet meditasyon doğru şekilde, derinlemesine ilerliyorsa tüm gün boyunca kendini dönüşmüş olarak hissedeceksin. İnce bir mutluluk her anın içinde mevcut olacaktır. Her ne yapıyorsan yap, içerde sakin bir merkez hissedeceksin: Doygunluk.

 

Elbette sonuçlar olacaktır. Öfke daha az olacaktır ve daha az mümkün olacaktır. O giderek kaybolacaktır. Niçin? Çünkü öfke meditasyon halinde olmayan bir zihni gösterir, kendisiyle barışık olmayan bir zihni gösterir. Bu yüzden sen başkalarına kızarsın. Temelde sen kendine öfkelisin. Kendine kızgın olduğun için başkalarına kızmaya devam edersin.

 

Sadece sana çok yakın olan insanlara kızdığını gözlemledin mi? Ne kadar yakınsan o kadar kızarsın. Niçin? Bir kişiyle aranda ne kadar büyük mesafe varsa, o kadar az öfke olacaktır. Bir yabancıya kızmazsın. Karına, kocana, oğluna, kızına, annene kızarsın. Niçin? Niçin sana daha yakın kişilere daha çok kızarsın? Nedeni şudur: Sen kendine karşı öfkelisin. Bir kişi sana ne kadar yakınsa o, o kadar seninle özdeşleşmiştir. Sen kendine kızgınsın. Bu yüzden kim senin yakınındaysa, öfkeni onun üzerine atabilirsin. O senin bir parçan olmuştur.

 

Meditasyonla sen kendinle giderek daha çok ve daha çok mutlu olacaksın; unutma, kendin ile.

 

Bir kimse kendisi ile daha mutlu olduğunda bu, bir mucizedir. Bize göre biz ya birisine öfkeliyizdir ya da birisi ile mutluyuzdur. Bir kimse kendisi ile daha mutlu olduğunda bu, gerçekten kişinin kendine âşık olmasıdır. Ve sen kendine âşık olduğunda, kızmak çok zordur. Tüm bu öfke anlamsızlaşır. Daha az ve daha az öfke olacaktır, daha çok ve daha çok sevgi ve daha çok şefkat olacaktır. Bunlar işaretler olacaktır, genel işaretler olacaktır.

 

Bu yüzden şayet ışıklar görmeye başlarsan ya da güzel renkler görmekteysen çok fazla bir şey elde ettiğini zannetme. Onlar iyidir ama gerçek psikolojik değişiklikler olmadığı sürece tatmin olmuş hissetme; daha az öfke, daha çok sevgi; daha az zulüm, daha çok şefkat. Bunlar gerçekleşmediği sürece renkler ve ışık görmen ve sesler duyman çocuk oyunudur. Onlar güzeldir, çok güzeldir; onlarla oynamak iyidir fakat meditasyonun amacı bu değildir. Onlar yolda ortaya çıkar, onlar sadece yan ürünlerdir fakat onlarla uğraşma.

 

Pek çok insan bana gelir ve “Mavi bir ışık görüyorum, bu neyin gösteresi? Ne kadar ilerle- mişim?” derler. Mavi ışık işe yaramayacaktır, çünkü senin öfken kırmızı bir ışık yayıyor. Temel psikolojik değişiklikler anlamlıdır. Bu yüzden oyuncaklara kanma; bunlar oyuncaktır, ruhsal oyuncaklar. Bunlar varış noktası değildir.

 

Bir ilişkide neler olduğunu gözlemle. Artık karına nasıl davranıyorsun? Gözlemle, bir deği- şiklik var mı? Anlamlı olan bu değişikliktir. Hizmetçine nasıl davranıyorsun? Bir değişiklik var mı? Bu değişiklik önemlidir. Ve şayet bir değişiklik yoksa, o zaman mavi ışığı çöpe at; onun hiçbir yararı yoktur. Kendini kandırıyorsun ve kendini kandırmaya devam edebilirsin. Bunlar kolaylıkla öğrenilebilen numaralardır.

 

Bu yüzden sözde dindar adam, kendisini dindar hissetmeye başlar; çünkü artık o, şunu ve bunu görüyordur. Ancak, o aynı kalır; hatta daha da kötü hale gelir! Senin gelişimin ilişkinde gözlemlenmek zorundadır. İlişki aynadır. Yüzünü orada gör. Her zaman ilişkinin ayna oldu- ğunu hatırla. Şayet meditasyonun derinleşirse, ilişkilerin değişecek; bütünüyle değişecek. Şiddet değil, sevgi; ilişkilerinin temel notası sevgi olacak. Şu anki haliyle temel nota şiddettir. Birisine baktığında bile, şiddet içeren şekilde bakarsın. Ancak, sen buna alışkınsın.

 

Benim için meditasyon bir çocuk oyunu değildir, o derin bir transformasyondur. Bu trans- formasyonu nasıl tanımalı? O senin ilişkilerindeki her ana yansıyor. Birisine sahip olmaya mı çalışıyorsun? O zaman sen saldırgansın. Nasıl bir kimse başka birisine sahip olabilir? Birisine hükmetmeye mi çalışıyorsun? O zaman sen saldırgansın. Nasıl bir kimse herhangi birisine hükmedebilir? Sevgi hükmedemez, sevgi sahiplenemez.

 

Bu nedenle ne yaparsan yap, farkında ol, gözlemle ve sonra meditasyon yapmaya devam et. Kısa süre içinde değişimi hissetmeye başlayacaksın. Artık ilişkilerde hiç sahiplenme yoktur. Yavaş yavaş sahiplenme ortadan kalkar. Ve sahiplenme olmadığında ilişkinin kendine özgü bir güzelliği vardır. Sahiplenme varken her şey kirlenir, çirkinleşir, insanca olmaz. Fakat biz o kadar hilekârızdır ki kendimize ilişkilerde hiç bakmayız, çünkü orada gerçek yüz görülebilir. Bu yüzden biz ilişkilerimize gözlerimizi kaparız ve içeride bir şeyin görülebileceğini zannetmeye devam ederiz.

 

İçeride hiçbir şey göremezsin. Öncelikle içsel transformasyonunu dışarıdaki ilişkilerinde his- sedeceksin ve ondan sonra derine ineceksin. Ancak o zaman manevi bir şeyleri hissetmeye başlayacaksın. O nedenle araştır, ilişkilerinin içine nüfuz et ve meditasyonun ilerliyor mu ilerlemiyor mu, oraya bak ve gör.

 

Şayet büyüyen bir sevgi, koşulsuz bir sevgi hissediyorsan; şayet hiçbir sebep olmadığı halde şefkat hissediyorsan, şayet herkesin iyiliği, refahı için derin bir hassasiyet duyuyorsan meditasyonun gelişiyordur. O zaman tüm diğer şeyleri unut. Bu gözlemle birlikte kendinde başka pek çok şey daha gözlemleyeceksin. Daha sessiz olacaksın, içeride daha az gürültü olacak. Konuşmak gerektiği zaman konuşacaksın, gerek olmadığında sessiz olacaksın. Şu anki durumda içinde sessiz kalamazsın. Daha rahat, gevşemiş hissedeceksin. Her ne yaparsan yap rahat bir çaba olacaktır; zorlama olmayacaktır. Giderek daha az ve daha az hırslı olacaksın. Nihayetinde hiç hırs olmayacak. Moksha’ya ulaşma hırsı dahi olmayacak. Moksha’ya ulaşma arzusunun dahi ortadan kalktığını hissettiğinde moksha’ya ulaşmışsındır. Artık özgürsün, çünkü arzu esarettir. Özgürleşme arzusu dahi esarettir. Arzusuz olma arzusu dahi bir esarettir.

 

Ne zaman herhangi bir şey için arzu ortadan kalkarsa, bilinmez olanın içine yönelirsin. Meditasyon nihayetine ermiştir. O zaman sansar, moksha’dır: Bu dünyanın kendisi özgür- lüktür. O zaman bu yaka, diğer yakadır.

 

 

ERKEK-OSHO

Ganj Kitap

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...