Jump to content

İslâm'da Tevekkül Anlayışı ve Çalışmanın Önemi...


Renan
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Tevekkül, yapacağımız herhangi bir iş için bütün gücümüzle çalışıp elimizden geleni yaptıktan sonra, sonucu Allah'tan beklemektir

 

Bunu bir misal ile açıklayalım:

 

Tarlasından iyi bir ürün almak isteyen bir çiftçi; önce tarlayı güzelce sürüp tohumu eker, gübresini atar, gerekirse sulamasını da yapar Ekinin zararlılardan korunması için her türlü tedbiri de aldıktan sonra gerisini Allah'a bırakır, O'na güvenir Çünkü çiftçi, elinden geleni yapmıştır Artık ekinin büyümesi ve ürün vermesi için Allah'a güvenecek, sonucu O'ndan bekleyecektir Gerçek tevekkül budur

 

Yoksa hiç çalışmadan bir işin oluvermesini istemek, kendinin yapması gereken şeyleri Allah'tan beklemek, tevekkül değildir Müslümana yakışmayan yanlış bir düşüncedir

 

Devesini dışarda bağlamayıp salıveren ve Allah'a tevekkül ettim diyen bir kişiye Peygamberimiz (sas) Efendimiz şöyle buyurdu: "Önce deveni bağla, sonra tevekkül et" (23) Peygamberimizin bu sözünden anlaşılıyor ki müslüman önce elinden geleni yapacak, sonra Allah'a tevekkül edecektir

 

Namaz kılmak, oruç tutmak nasıl dinî bir görev ise, geçimini sağlamak için çalışıp kazanmak da ibadet değeri taşıyan bir görevdir

 

Yüce Allah:

 

"Namaz kılınınca yeryüzüne dağılın ve Allah'ın fazlından nasibinizi arayın" (24) buyurmuştur

 

Sevgili Peygamberimiz de:

 

Helâl kazanç aramanın farz olduğunu bildirmiştir (25) Hz Ömer şöyle demiştir: "Hiç biriniz rızkını aramaktan vazgeçip Allah'ım bana rızık ver demesin, biliyorsunuz ki, gökten ne altın yağar ne de gümüş" (26)

 

Görülüyor ki, çalışmak dinimizin emri, müslümanın görevidir Bir işi başarmak için önce elimizden geleni yapacağız, bütün gücümüzle çalışacağız Sonra bizi başarıya ulaştırmasını Allah'tan bekleyeceğiz, O'na güveneceğiz

 

Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de "Hakikaten insan için çalıştığından başkası yoktur" (27) buyurarak çalışmanın önemini bildirmiştir

 

Peygamberimiz de: "Kişinin yediği en hayırlı yemek, elinin emeği ile kazandığı yemektir Allah'ın Peygamberi Davut (as)'da elinin emeği ile geçinirdi" (28) buyurmuştur

 

Dinimiz, çalışmaya büyük önem vermiş, helâl kazanç sağlamak için çalışmayı ibadet olarak değerlendirmiştir

 

Çalışan insan hayırlı insandır Çünkü, insan çalışmakla hem kendisine, hem ailesine, hem de milletine yararlı olur

 

Peygamber Efendimiz: "İnsanların hayırlısı, insanlara yararlı olandır" (29) buyurarak bu gerçeği açıklamıştır

 

Müslüman hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için çalışmalı, yarın ölecekmiş gibi de ahiret için hazırlık yapmalıdır

 

Peygamberimiz, daima çalışmayı tavsiye etmiş "İki günü birbirine eşit olan aldanmıştır" (30) buyurarak müslümanların her gün daha ileri gitmesini istemiştir

 

Sevgili Peygamberimiz şu mübarek sözü ile bize dünya ve ahirette mutlu olmanın yollarını göstermiştir Buyuruyor ki:

 

"Sizin hayırlınız; dünyası için ahiretini terketmeyen, ahireti için de dünyasını terketmeyip her ikisi için çalışan ve insanlara yük olmayandır" (31)

 

O halde müslüman hem dünya, hem de ahiret için çalışacak, her gün daha ileri gidecektir Dinimizin emri budur.

 

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...