Jump to content

Ergin Günçe...


Renan
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

1938'de Giresun'da doğdu, 16 Ocak 1983'te Ankara'da bir uçak kazasında öldü. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni bitirdi. Üç kez yurt dışında ekonomi ve planlama konularında eğitim gördü. Bir süre Başbakanlık danışmanlığı yaptı, Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. Değişim, Dost, Papirüs, Yeni A gibi dergilerde yayımlanan şiirleri "Genç Ölmek" (1966) ve "Türkiye Kadar Bir Çiçek" (1988) kitaplarında toplandı. Ölümünden sonra bütün şiirleri topluca yayınlandı. İkinci Yeni'den izler taşıyan şiirlerinde kendine özgü bir renk ve imge dünyası yarattı.

 

ERGİN GÜNÇE ESERLERİ:

 

ŞİİR:

Cümbüşçübaşı (1958)

Et (1960)

Avlanırken Bir Korku (1967)

Albatros Adı Bir Gün Gelecek (1971)

Geçmiş Zaman Tevellüdü (1988)

 

ERGİN GÜNÇE- Şiirlerinden Örnekler

 

TÜRKİYE KADAR BİR ÇİÇEK

 

Soğuk suda çarpa çarpa yıkadım

Yüzümün niyeti bir aşk şiiri

 

Ayçiçeği

Gümüş çiçeği, Kavun Karpuz Mevsimi

Çiğdem: yağmur sonu çiçeği

İlk cemreden sonra bulduğumuz çiçekler

 

Gül güldür, Gül de güldür

Ben bu kadar anlarım bu işten

 

Ekinler sarardı biçtik güz geldi

Eskiden sevdiğim kızlar çiçeği

Öpemedik birbirimizi işte bunun çiçeği

Tay gibi dururdu tay gibi bir kız çiçeği

 

Benim poliste kaydım varmış, hohho

Poliste kaydı olmanın çiçeği

 

Bir dâvet olan çiçek

Süslerler eteklerini kikirdeyerek

Kaymakam evlerinde yastık çiçeği

Diz çiçeği. Türkçenin en ayıp kelimeleri

Dul, Baldız, Bizim Güveyi

Bacanak çiçeği, ayıp çiçekler

 

Yüzünün ve taranmanyn çiçekleri

Entarin düzelirken açan çiçek

Bir dâvettir çiçek ve çok kere

gidilemez

İnsanın dairede işi vardır çünkü

 

Amerikan polisinde bile fotoğrafım var, hah

Hangi hırsızın polisi, hani ev sahibi

 

İyisin sevgilim, aceleci ve sabırlı

Belki de barışa bir savaşla varılır

Çünkü işleten sevgiyi

Öfkenin kurucu meclisidir

Tarihi hızlandırmanın çiçeği

 

Senin saçlarında bir Macar kırmızı var

El yazması Kur'anlar

ve Benim yanaklardaki Çerkeslik

Daha bir sürü çiçekler

 

Senin de bir kaydın bulunmalı loy

İyisin, demek ki iyisin, sabırlı ve aceleci

 

Kadınlar Mevlûdu, şerbet çiçeği

Geldibirakkuşkanadıylarevân ve benim uykum

Ki güzel çiçektir her zaman

Hâfız kadınların fingirdekleri

Tüccar, telsizciler, terlikçiler

Aklımda bir kasabanın çiçeğini tamamlar

Hamamı hergün turşu kokar

 

Demek, düğünlerde böyle oynarlar

Gözleri duvarlara, tavana bakar

Köylerin solgun aşk çiçeği

Düğün ne kadar uzundur, Sağdıç çiçekleri

Güveyi pencereden bir silâh atar

Kızevi

utanarak tarar sakalını

Göğe bir duman çiçeği salınır

 

Kaydımız olsa da olmasa da sevgilim, ohho

Kaç kere yıkadık birbirimizi

 

Ayçiçeği

İş becermişlerin yüzündeki çiçek

Kurtuluş Savaşının kaşındaki çiçek

Asyada kabaran ekmek çiçeği

Beş bin yaşından bir komutan

 

Sen bu kadar yüreklisin

İnce çekingenlik çiçeği

Ha dediklerinde dağda olursun

Ha diyeceklerin ağzındaki çiçek

Umudun çiçeği

Türkiye kadar bir çiçek

 

Yüzünün niyeti bir aşk çiçeği

Bir kalkışma yüreğindeki çiçek

 

EVDE KALMIŞ KIZLARIN MASALI

 

I

Sonraya bırakılmış güzel günler varken

İçlerinde mavi bir çocuk da vardı

 

Zaman mor atlarıyla eriklere başı değerek geçer

İçlerinde sinsi bir kedi vardı gülerken

 

Durgun günler saçlarını aka boyuyor

Kaç yıldır bilirim çil bir horoz taşırlar gözlerinde

 

Çocuklara söğüt düdükleri dağıtırken iyi bilinen mayıs

Bir ses uyur kulaklarında elmalar çürüten

 

II

Bir gün sen çiçek açmış limon ağacı

Onlar üzülür açıp yüreğini gösterirsen

 

Bir horoz, bir kedi, bir ev birikir içlerinde her yaz

Her yaz; bir buğdayla başlayıp bir yağmurla biten

 

III

Bizim oralara da uğrarsa o gün ölüm

Açarlar o üç kız pencereyi

 

Yüzlerinde ince bir gülümseme

Limon çiçeklerine eğilir gibi

 

GENÇ ÖLMEK

 

Ay mıdır kar mıdır pencerede

Boğulmuş çocukları martılara taşıyan

Kara köpek karşı kıyıda uluyor

Bence o çocuk öyle gülmemeli

 

Atları çayıra saldım diş kamaştıran erik ağaçları altına

Nisan toprağı kalbimde ağarıyor

Bence o çocuk öyle gülmemeli

Şimdi bir kadın çay demlese

 

Bahçemdeki korkuluk nar ağacıdır

Erken ölmüş, iyi giydirilmiş

Sular soğuyor ovada duran ince gölgesinde

Büyük ateşler, kuytu köyler gibi

 

Alınlarına vişne çiçekleri yağan

O kızlar, delikanlılar ve lohusalar

Oyulmuş bir bebektirler ıhlamurdan

Kestane mangalları, masallar, talikalar

 

Ölüm alışsın artık bize

Bir dans gibi bahçemize gelsin

Gelsin otursun ılık minderimize

 

Bence o çocuk öyle gülmemeli

Ay kar gibidir pencerede

 

DERSİMİZ AŞK ÇÜNKÜ, SÖYLEMİŞTİM

 

Dersimiz Aşk, konular Haydutluk ve Sarışınlık

Şimdi şurdan koşsam Akdeniz'e çıkarım

Yörükler ve Develer arasından geçerim

Üzüm incir ve tütün, üzüm incir ve tütün

Dersimiz Aşk çünkü, söylemiştim

Oturur bir Güneşle sigaramı yakarım

 

Bir Horoz adamıştım onsekizimde

Nedense kesmeye üşeniyor insan

Şu günlerde ömrüm de bir hayli kısalıyor

 

Dersimiz Aşk, konular Barut ve Av Tüfeği

Annemiz bizi de elbet bir Gül'de biriktirdi

Okullar bitti, Askere gittik ve hemen evlendik

Bahçeye bir Sığırcık bir de Köpek alıştırdık

Serentiler üstünde Biber ve Kırmızı Tarhana

Dersimiz Aşk çünkü, söylemiştim

Oturduk son gece Balkonda Vişne yedik ve gülüştük

 

Süt gibi Gökyüzünden biriki Turna geçiyor

Öksürerek yürüyorum bir İkindi yolunda

İzliyor beni Gölgem, Çubuğum ve Keçilerim

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...