Jump to content

Düşünce Helezonunda İnsan


Visall
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

İnsan düşünce dünyasına göre şekillenen bir varlıktır. O, nasıl düşünüyorsa, istidadı ölçüsünde, öyle olmaya namzetdir. İnsan, belli bir düşünceye göre, eşya ve hâdiselere bakışı devam etdiği sürece, karakter ve ruh yapısı itibariyle, yavaş yavaş giderek o düşünce çizgisinde bir hüviyet kazanır.

 

Aslında; düşünce, niyet ve fevkalâde iştiyak, insanın özünde, çekirdekler hâlinde bulunan istidatların inkişaf edip gelişmesinde; toprak, hava, yağmur ve güneşin yeryüzündeki tesiri gibi bir tesir icra ederler. Sebebler dairesinde, toprağın bağrında gelişen tohumlar için; toprak, hava, su ve bunları meydana getiren "elementlerin" tesiri neyse, insanın güzel ahlâk ve karakterinin gelişmesinde de, düşünce ve niyet aynı şeydir.

 

Otlar, ağaçlar tohumlardan; kuşlar, kuşçuklar da yumurtalardan çıktıkları gibi, yüksek ruhlar, kusursuz karakterler de, güzel düşünce ve temiz niyetlerden meydana gelirler.

 

Düşünce bir tohum, davranışlarımız onun tomurcukları, sevinç ve kederlerimiz de meyveleridir. "Güzel gören güzel düşünür;" güzel düşünen, ruhunda iyi şeylerin tohumlarını inkişaf etdirir ve sinesinde kurduğu cennetlerde yaşar gider. Herkesden ve herşeyden şikayet eden, etrafına, ruhunda kurduğu karanlık dünyaların, ziftli menfezlerinden bakan karanlık ruhlar ise, hiçbir zaman iyiyi göremez, güzel düşünemez ve hayatlarından lezzet alamazlar. Cennete girseler bile,orada da cehennem türküleri söyler, zebanilerle dertleşir ve aydınlık bilmeyen ruhlarında hep, (veyl) [1] hayatı yaşarlar.

 

Oysa ki, insan, yaratıcının halifesi olarak bütün varlığa hükmetme ve herşeyin efendisi olma mevkiinde yaratılmışdır. Böyle üstün bir vazife ile dünyaya gönderilen insan, bu yüksek payenin gerektirdiği bütün vasıfları da, birer nüve hâlinde beraberinde getirmişdir. Onun, yüksek bir karakter kazanarak ikinci bir varlığa ermesi, sonra da (kendi olarak) kalabilmesi; sistemli düşünmesine, sürekli çalışmasına ve ara vermeden, kalbî ve ruhî hayatında derinleşmesine bağlıdır. Tabii, fena ve çirkin bir karakter kazanması da, fenâ ve çirkin düşüncelerine...

 

İnsan kendine verilen irade gücü, iyi ahlâk ve karakterine vesile olabilecek ilk mevhibeleriyle [2] , özünü ele alıp, Yaratan'ın emirleri istikametinde, kendini yeniden kurmazsa, (kendi olarak) kalması bir yana, bozulup gitmesi kaçınılmaz olacaktır. O, ya kendi düşünce ve niyet tezgahında yapıp ortaya koyacağı vasıtalarla, kendine huzur, saadet ve her iki hayat için gerekli olan şeyleri hazırlar; yahut, aynı düşünce tezgahında imâl edeceği silâhlarla, hem kendini hem de içinde yaşadığı toplumu mahveder.

 

İyi düşünce ve iyi niyetlerle insan ruhunda kurulan cennetler, zamanla bütün dünyayı sarar, her tarafı ve her gönlü irem bağlarına çevirir. Fena düşünce ve fena niyetler ise, cennetlerde dahi, insanlara, yudum yudum kan, irin içirirler.

 

Evet, canavarlık da meleklik de, önce insan ruhunda bir nüve olarak belirir; egzersizlerle kuvvetli kanaatler hâline gelir; sonra da, önüne geçilmez bir seylâp gibi karşısına çıkan bütün engelleri aşar ve hedefine ulaşır...

 

Yükselip semalar ötesine ulaşmak da, en yukarılardan yıkılıp, başaşağı bataklığa gömülmek de, bir imtihan gizliliği içinde insana tevdi edilmişdir. Kader-denk pozisyonunu değerlendiren her ferd, sonsuz iradeden göreceği destekle, yükselip erilmezlere erebilmesine mukabil; bu hamle ve bu destekten mahrum bahtsızlar hep dizlerini dövüp acı âkibetlerine ağlayacaklardır.

 

İnsan iradesi, sınırları itibariyle her zaman münakaşası yapılsa bile; insanın, Yüce Yaratıcı'ya muhatab olması; O'nun tarafından bir kısım mükellefiyet ve mesuliyetler yüklenmesi; duygu ve düşüncelerini "zabt-u rabt" altına alarak, ruhunu kamçılayıp kalbini coşturması ve kendini yeniden şekillendirip biçime koyması, iradesiyle irademizi destekleyen, kuvvetiyle aczimize meded veren, servetiyle bizleri zenginleşdiren Yaratıcının, bizlere en büyük armağanı olduğunun münakaşası, katiyyen yapılamaz!..

 

Evet, insan iktidarsız; ama, Yaratıcı'nın kuvvetiyle son derece güçlü.. imkânları dar; fakat, O'nun hazineleriyle fevkalâde zengin.. idraki sınırlı; O'nun aydınlatıcı emirleriyle alabildiğine ihatalı.. ömrü kısa; niyet ve düşüncesindeki sonsuzlukla ebedlere namzet.. her hayrın anahtarını ruhunda taşıyan -tabii her şerrinkini de-âdeta bir hazinedardır.

 

Bu itibarladır ki, o en yalnız ve zayıf zamanlarında dahi, kendini idare etme ve kendine sahip çıkma gücünü asla kaybetmez; içinde bulunduğu şartları düşünerek, varlığı ve bekasıyla alâkalı kanunları araştırarak, iradesini bir anahtar gibi kullanır. Bu anahtarla açtığı yollarda, ilerleye ilerleye nefsin girdaplarını keşfeder ve onları aşmaya muvaffak olur.

 

Ruhunu tahlil ede ede, benliğin sırlarını kavrar. Ve bu suretle de onda, iyilik, güzellik, fazilet düşüncesi İnkişaf etmeye başlar. Altın ve elmas, belli bir ameliye görmekle taştan topraktan ayrıldığı gibi, elmas ve altın ruhlar da ancak, bu kabil gayret ve himmetlerle gün yüzüne çıkıp özleriyle zuhur etme imkânını bulurlar. Bütün bir hayat boyu, insan olmayı düşünüp plânlayanlar ve her zaman ruh ve özlerini araştıranlar, birgün mutlaka insan olacak ve ruhlarıyla bütünleşeceklerdir.

 

"Arayan bulur. Israrla kapı çalana, kapılar behemehal açılır." İlâhî bir kanundur. Bu kanuna göre, insanın insanlık semasına çıkabilmesi için, temiz niyet, sistemli düşünce, sarsılmayan bir azim ve sürekli gayrete ihtiyacı vardır. Bu hususlarda insanoğluna ilk yardım, o daha dünyaya gelmeden önce yapılmış, daha sonraki desteklerin de sözü verilmişdir. Artık ona, hemen her dönemeci itibariyle çeşitli lütuflara mazhar olacağı bu sırlı hayat yolculuğunda, sadece, döne döne yükselmek kalıyor...

 

 

 

 

sızıntı...

 

(1) Veyl: İnsanın mahvolacağı bir gayya.

(2) Mevhibe: İhsan, sevgi, hediye.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...