Jump to content

İlim ve Tekniğe Küskünlük


Visall
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Bugün büyük felaketler ve tehlikeler önünde olduğumuz kadar, büyük imkân ve ümitlere de sahip bulunmaktayız. On dokuz ve yirminci asır, hayır adına da şer adına da en zengin ve en verimli asırlardan biri olmuştur. Bu dönemde insanlık öyle fırsatlar elde etmişdir ki, değerlendirebilirse, dünyayı cennetlere çevirmek mümkün olacakdır.

 

Zemin ve Asuman omuz omuza gelmiş bize tebessüm atfediyor, şartlar ve vasat, daha ileri seviyede saadet ufuklarından haber veriyor. İlim ve teknik bütün semere ve neticeleriyle insanlığın emrine girmiş bulunuyor. Ne var ki bizler henüz bu geniş imkânlardan gerektiği kadar istifade edememekteyiz. Bugüne kadar selâhiyetli bir kadronun, insanlığa yön verme mesuliyeti altına girmeyişi, onun muaccel (1) saadetini geciktirmiş ve ebedi saadeti hakkında da bir kısım kuşkular ve ümitsizlikler getirmiştir. Sorumlular mesuliyetlerini idrak edecekleri ana kadar da bu iş sürüp gideceğe benzer.

 

Şimdiye kadar köyün, kentin, kendine göre bir hayatı vardı. Maneviyatsızlıkla, buhranlarla büzülmüş, halavetini kaybetmiş düzensiz plansız bir hayat.. Salgın hastalıklar, açlıklar sık sık onu örselediği gibi, ahlakına musallat olan şeyler de onu ırgalıyor, sefa sefalete atıyordu. O ise infiallerini yutmuş, hayatı bundan ibaret sayıyordu. Oysa ki bugün, böyle nebati bir hayat mümkün değildir. Eski hal muhal, ya yeni hal, ya izmihlal.” ya yaşayacağımız dünyayı, ilmin gereği olarak önceden planlayacağız yahut yaşadığımız dünya ile beraber gayyaya yuvarlanacağız.

 

Bazı kimseler, dünyayı ilme göre idare etmenin, insanın makineleşmesi ve bir karınca topluluğu haline gelmesi gibi, felaketler getireceğine inanırlar. Bu kat’iyyen doğru değildir. İlimsiz bir geçmiş olmadığı gibi, ilimsiz bir gelecek de tasavvur edilemez. Herşey netice itibariyle ilme bağlıdır. Ve O’nsuz bir dünyanın insana vereceği hiçbir şey yokdur.

 

Vakıa, pek çok şehirlerimizde, insanın makineleştiği, insancıl duyguların yok edildiği; düşünce ile beraber sıhhatin, sıhhatle beraber insanî faziletlerin silinip gittiği bir gerçekdir. Ne var ki, bunu ilme ve tekniğe yüklemek de bir haksızlıktır. Asıl kabahat ise, hakikatleri gerçek ilim adamının, sorumluluk yüklenmeden kaçınması keyfiyetidir. İçtimaî sorumluluk şuuruna varmış ilim adamları, kendilerinden bekleneni edâ etselerdi, belki de bu endişe verici hususların pek çoğu olmayacaktı.

 

İlim, eşya ve hadiselerin bize anlattığı, tekvînî emirlerin (2) önümüze açıp döktüğü şeylerin hissedilmesi, kavranması ve Yaradanın yüce maksadlarının sezilmesinden ibaretdir. Eşyaya hükmetme mevkiinde yaratılan insan, görecek, okuyacak; sezecek ve öğrenecekdir. Öğrendikten sonrada hadiselere sözünü geçirme ve onları teshir etme yolunu araştıracakdır. İşte bu nokta, Yüce Yaratıcının emriyle, eşyanın insana, insanın da kendi Yaradanına teslim ve mahkûm olduğu noktadır. İlim, fizik, kimya, astronomi, tababet ve daha çeşitli dallarıyla insanlığın hizmetinde ve hergün ona yeni yeni armağanlar vermektedir. Ama, rica ederim, ilim sadece bu sayılan ilim dallarıyla iştigâlden mi ibaretdir.. Neden o, toplumumuzun ahlak! ve içtimaî meseleleriyle de uğraşmasın. Bu husustaki müşküllerine çözüm getirmesin..

 

İlim ve teknik insanın hizmetindedir ve ondan korkmak için ciddî hiçbir sebeb de mevcud değildir. Tehlike ilmîlikde ve ilme göre dünya kurmada değildir. Tehlike cehâletde, şuursuzlukda ve mesuliyet yüklenmeden kaçınmaktadır.

 

Bazan bilgili ve planlı davranışların kötü neticeleri olabilir. Buna diyeceğimiz yokdur. Ancak bilgisizliğin ve plansızlığın, daima kötü neticeler doğurduğu da muhakkakdır.

 

Binaenaleyh, ilmin ve tekniğin getirdiği şeylere düşmanlık yerine, onu insanların seğdetini hedef alacak şekilde kurmak mühimdir. İşte bugün insanoğlunun en büyük meselesi de budur. Yoksa ne feza asrının önüne geçmek, ne de atom düşüncesini beşerin kafasından silmek mümkün olmayacakdır.

 

Öyle ise, önümüzde bir tek yol kalıyor. O da nâehlin (3), elinde öldürücü bir silah haline gelen ilim ve onun (ürünlerine) sahib çıkıp, insanlığın dünya ve ukba mutluluğunu hedef alan bir medeniyet kurmakdır. Aksine makineye küfür savurmanın, fabrikaya lanet yağdırmanın kazandıracağı hiçbir şey yokdur. Makine işleyecek, fabrika da tütüp duracakdır. Ne var ki, kafa-kalb izdivacına yükselmiş hakikat-erleri, korku ve küskünlükden vazgeçip,eşya ve hadiselerin içine girecekleri ana kadar, ilim de ilmin semereleri de insanlık için zararlı olmaya devam edecektir

 

Onun içindir ki, ilim ve onun getirdiğinden korkmamalıyız. Bu korku her çeşit faaliyeti felce uğratır. Asıl korkulacak şey, onun hangi ellerde olduğu keyfiyetidir. Sorumsuz bir şirzime-i kaltlin (4) elinde ilim bir felketdir ve dünyayı cehenneme çevirmeye yeter ve artar. Einstein, atomu bir canavara kaptırdığını ancak, Hiroşima ve Nagazaki’nin savrulan külleri arasında anlayabilmiş ve ağlaya ağlaya Japonyalı âlim dostundan özür dilemişdi.

 

Ama bu ne ilk felakettir ne de son canavarca düşüncenin elinde daima denizler bataklık, akarsular zift kanalı ve atmosfer kirleten bir tavan haline gelmişdir ve gelecekdir.

 

İnsanlık meleğin elindeki silahdan zarar görmemişdir. O, zararı, canavar ruhlardan, hakkı kuvvette görenlerden, doyma bilmeyen hırslardan görmüşdür. İman ve ilmi mezcedip kendi dünyasını kuracağı ana kadar da ayni şekilde devam edecekdir.

 

İnsanımızın içinde yaşadığı dünyayı idrak dileğiyle.

 

 

 

 

 

 

 

(1) Muaccel: Aceıe olunmuş, mühletsiz, peşin

(2> Tekvinî emirler: Yaradılışa. yaratmağa ait işler

(3) Nâehl: Ehliyetsiz beceriksiz

(4) Şirzime-i kalil: küçük, ehemmiyetsiz cemaat.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...