Jump to content

Gırtlak Sinirinin Hikmetli Yerleşimi


Visall
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

11.jpg

 

İnsan bedeni sinir ağlarıyla örülmüş bir sistemdir, organ ve dokuların haberleşmesi bu sinir ağları üzerinden gerçekleşir. Başta çeşitli fonksiyonları olan 12 çift sinir mevcuttur.

 

Kafatasından çıkan bu sinir ağlarının bütün vücuda dağılma ve yerleşme düzenini anlamaya çalışan araştırmacılar, her sinirin bulunduğu yer ve konumu sorgularlar. Bu sorgulamada evrimciler, onuncu kafa çifti olan Vagus sinirinden ayrılan geri dönüşlü gırtlak sinirinin (Nervus recurrens) aşağıya doğru yaklaşık 20 cm ilerledikten sonra, üst göğüs kısmından ayrılıp tekrar yukarı doğru ilerlemesinden sonra gırtlağa ulaşmasında bir kusur olduğunu iddia etmişlerdir.

 

Onların cevabını bulamadıkları soru; boynun arkasından gelen Nervus vagus sinirinden dallanarak oluşturulan geri dönüşlü gırtlak sinirinin, tabiattaki azamî tasarruf prensibi gereğince kısa yoldan ayrılması gerekirken, gırtlak ses tellerine ve kaslarına neden arka boyun kısmından ulaştığıdır.

 

Daha açık ifade edilirse, neden bu sinir, üst göğüs kafesine kadar ilerledikten sonra, göğüsten ayrılmış, aort atardamarı ve subclavian arter altından yukarı "U" şeklinde kıvrıldıktan sonra, ses tellerine ve kaslarına ulaşmıştır? Evrimciler, bu anatomik yaratılışa, "tasarım hatası" adını vererek, "Sinirlerin plân ve yerleşiminde hata varsa, yaratılış yok, evrim vardır." şeklinde saçma bir akıl yürütmeyi savunmaktadır.

 

İnsanın hayal gücüyle plânlanan ve yapılan otomobilleri düşünün. Benzin depoları arka bagaj altındayken, benzinin ateşlenmesi için motora benzin püskürten karbüratör veya enjektör neden ön kaputa yerleştirilmiştir? Otomobil mekaniğinden anlamayan, bilmişlik taslayan, avamdan birisi, bunu bir tasarım hatası olarak görür ve şunları sorar.

 

"Neden benzin deposu arkaya konmuştur? Karbüratöre en yakın bir yer olan sileceklerin altına bir depo yapılıp otomobilin ön kısmına konulsaydı, daha mantıklı olmaz mıydı?" Oysaki bir otomobil tasarımcısı onun mekaniğini, tehlikelerini, incelikleri en ufak ayrıntılarını hesap eder ve bu hesaba göre, benzin deposunu yerleştirecek bir yer bulur. Neticede benzin deposu için en uygun yer olarak, arka kaputta bulunan bagaj altını gösterir.

 

Onuncu kafa çifti olan Vagus sinirinden ayrılan geri dönüşlü gırtlak sinirinin, gırtlak hizası olan en kısa yoldan ayrılarak yaratılmamış olmasının birçok hikmetinden biri; hareketli boyun bölgesinin risklerinden bu sinir dalını korumaktır. Gerçekten boyun bölgesi, vücudun en hareketli anatomik bölgelerindendir. Görünüşte soluk borusuna giden sinirin en mantıklı gidiş yolu, orta ve alt boynun arka kısmından öne dolanarak geçiştir.

 

Hâlbuki bu ilk bakış, yanıltıcıdır. Eğer gırtlak hizasından, kasların üstünden ve altından gırtlak siniri geçirilmiş olsaydı, boyunun sağa, sola, yukarı, aşağı hareketlerinde veya boyun kazalarında, bu sinirin felcine bağlı olarak ses kısıklığı rahatsızlıkları çok sık görülürdü.

 

11_1.jpg

 

Günlük hayatta boyun sağlığına uygun olmayan her anormal hareket, omur, disk, eklem ve bağ dokusunda yıpranmaya sebep olur. Ağır bir şey kaldırmak, aşırı spor, iş aktivitesi, yüksek yastık kas spazmına sebep olabilir.

 

Meselâ, trafik kazasında araç içindeki kimselerde çok sık rastlanılan bir çeşit boyun zedelenmesi olan kamçı sendromu sonrası, birçok kişi ses kısıklığı problemi yaşayabilirdi. Özellikle boynun alt kısmı, boynun en hareketli yeridir. Kamçı şeklindeki boyun travmaları, bütün travmaların % 25'ini teşkil eder.

 

Bir araştırmaya göre kazaların % 95'inde, hafif atlatılan bir kaza bile olsa, boyunda değişen derecelerde, küçük büyük kas zedelenmeleri görülür. Büyük travmalarda ise kemik kırıkları ve kaymaları, boyun fıtıkları, omurilik ve sinir zedelenmelerine bağlı felçler görülmektedir.

 

Gırtlak siniri hasara uğradığı zaman, ses tellerini açıp kapatmada vazifeli kaslar çalışmaz ve ses kısıklığı meydana gelir. Bu yüzden geri dönüşlü gırtlak sinirinin, en hareketsiz üst göğüs bölgesinden ayrılıp, boyun kemiklerinin önlerinden yukarıya doğru seyretmesi, sinirin muhafazası ve çeşitli komplikasyonlardan korunma açısından en hikmetli yaratılıştır.

 

Ayrıca geri dönüşlü gırtlak siniri, yalnızca gırtlağa değil, yemek ve soluk borusuna (trakea), bronşlara ve kalbe de yayılan bir sinirdir. Yemek ve soluk borusu, boynun en hareketli bölgesinden geçer. Bu organların çalıştırılmasında görevli bu sinirler, boynun arkasından ön kısma gelseydi, boyun travmalarında sinirler kolayca zedelenecek, neticede yenilen gıdalar yutulamayacak, bronşlar büzülüp genişleme görevini yapamayacaktı.

 

Geri dönüşlü gırtlak sinirine izletilen yol, boynun arkasından dal verme yerine, her organın bulunduğu boynun ön tarafına en emniyetli yerden geçip dal verdirmektir. Yaratıcı, geri dönüşlü gırtlak sinirini üst göğüs bölgesinde dört dala ayırmakla ve boynun hareketlerinde hiç travmaya maruz kalmayan emniyetli bir alandan geçirmekle sanatındaki hikmeti göstermiştir. Kazalarda bu sinirin zedelenmesi görülmez. Genelde ses kısıklığı, tiroid ameliyatlarından sonra komplikasyon olarak görülür.

 

Ayrıca N. vagus (somatomotor) sinirlerinin bitme yeri kalb hizasıdır. Bundan sonra ayrı görev yapan parasempatik liflerle N. vagus siniri, karın bölgesine doğru devam eder. Bu sinirlerin bitim yerinin kalb hizasında olması da hikmetlidir. Zîrâ vücudumuzun en hayatî organlarından biri olan kalbi, göğüs kafesiyle emniyete alan Rabb'imiz, kalbi çalıştıran siniri önce kalbin yanına kadar götürmüş ve emrine vermiştir. Geri dönüşlü gırtlak siniri, üst göğüsten yukarıya doğru çıkışta, bronşlara, yemek ve soluk borusuna dallar verecek şekilde yaratılmıştır. Bu sinirler, yemek ve soluk borularının kaslarının içine kadar uzatılarak, çalışmaları garantilenmiştir.

 

Evrimcilerin dediği gibi gırtlağa, soluk ve yemek borusuna boyun arkasından boyun önüne, organların hizasından sinirler gelseydi, bu sinirler deri veya kasların altından geçerek boynun önüne gelecekti. Sinir kaslar altından geçse, her boyun eğme pozisyonunda kaslar tarafından baskıya uğrayacaktı. Eğer deri altından geçse, en basit darbede bile bu sinirler zedelenecek, ses kısıklığı dışında yutma güçlüğü ve solunum problemleri ortaya çıkacaktı.

 

Netice olarak, sadece dış görünüşe göre karar veren evrimciler, canlıları, onların anatomisine, fizyolojisine, histolojisine, patolojisine uygun bütüncül bir perspektiften değerlendirmemektedir. Bu yüzden geri dönüşlü gırtlak sinirini (N. recurrens) de, değerlendirirken, aynı hataya düşmüşlerdir. Geri dönüşlü gırtlak siniri, yapacağı vazifenin anatomisine, fizyolojisine, histolojisine uygun yaratılmış ve en uygun şekilde vücudumuza yerleştirilmiştir. Allah tasarlamaz, hikmetli olarak en güzel şekilde yaratır.

 

 

 

 

 

Dr. Arslan MAYDA

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...