Jump to content

Kurani temel almadiğimizda karşimiza çikan sorular


Guest Muhabbetci

Önerilen Mesajlar

Simdi uydurma hadislerin varligini kabul ettik beraber...Cok güzel..

 

Simdi ben sana dersem, her hadisi eleyememisler, bircok sahih sanilan hadisde uydurma oldugu apacik belli ise ne dersin?

 

Muhabbetçi düşüncelerime bilginizle tercuman oluyorsunuz ellerinize sağlık:thumbsup:

--------------------

elbette uydurma hadisler konusunu kabul ederim ben çünkü olmayan bi şey değil...o dönemde yaşayan bir çok yahudi ve hristiyan din adamları islam konusunda geniş bilgilere sahiptiler ve bu bilgilerini yine islam aleyhine kullanmaktan çekinmediler...

zaten o tür hadisler saçmalığından belli ediyor kendini yukarda verdiğin örnekte ki gibi acemice hazırlanmış hadisler...

diğer konuda ise daha önce de söylemiştim..bir hadis için günlerce yol katedip sen bu sözleri aynen bu şekilde peygamberden duydun mu diyerek ve kaç kişi o sözleri söyledi ise hepsine ulaşarak ve teyit ettirilerek çok titiz bir çalışma sonucu nakledilmiştir...yoksa şimdi ki gibi günümüz şartlarıyla yapıldığı gibi google gir bak ordan burdan ondan sonra beğendiğin şekilde al yorumla şeklinde olmamıştır zaten o tür sahih hadislerin hepsi de kaynakları itibari ile ve de akla hitap edişleri ile ayrılır diğer uydurma hadisler arasından

 

Bu olayları gözünüzle görmediğinize göre,hiç acaba mı diye geçmedi mi aklınızdan?

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

arkadaşlar hadisleri sadece sözlerle sınırlı tutmayın..peygamberimiz tüm hayatı itibariyle en ince ayrıntısına kadar günümüze kadar bütün zürriyeti dahil olacak şekilde tüm bilgileri aktarılmıştır...durum böyle olunca peygamberimizin yaptığı tüm hareketler etrafındaki bütün sahabeler tarafından bizzat gözlemlenmiştir..ve göz asla gördüğünü unutmaz...ki o dönemde bütün sahabeler bilgiye aç vaziyette Peygamberimizin ağzından çıkacak bir söze veya yapacağı bir harekete bakıyorlar ve o hareketi hemen kendileride tekrar ederek yapıyorlar...o yüzden abdestten tutunda namaza kadar bütüüüün islami hareketkler bu sayede günümüze kadar gelmiştir...hadisler bütün bir yaşam biçimidir peygamberimizin sadece söz olarak algılamak yanlış olur

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
arkadaşlar hadisleri sadece sözlerle sınırlı tutmayın..peygamberimiz tüm hayatı itibariyle en ince ayrıntısına kadar günümüze kadar bütün zürriyeti dahil olacak şekilde tüm bilgileri aktarılmıştır...durum böyle olunca peygamberimizin yaptığı tüm hareketler etrafındaki bütün sahabeler tarafından bizzat gözlemlenmiştir..ve göz asla gördüğünü unutmaz...ki o dönemde bütün sahabeler bilgiye aç vaziyette Peygamberimizin ağzından çıkacak bir söze veya yapacağı bir harekete bakıyorlar ve o hareketi hemen kendileride tekrar ederek yapıyorlar...o yüzden abdestten tutunda namaza kadar bütüüüün islami hareketkler bu sayede günümüze kadar gelmiştir...hadisler bütün bir yaşam biçimidir peygamberimizin sadece söz olarak algılamak yanlış olur

 

Tabiki sadece sözlerle sınırlı tutmuyorum,kendi adıma,ama yine aynı soru geçerli, arada büyük bir zaman farkı var, araya giren insanlar var. Daha önceki bir mesajınızda demişsiniz ki ''o dönemde yaşayan bir çok yahudi ve hristiyan din adamları islam konusunda geniş bilgilere sahiptiler ve bu bilgilerini yine islam aleyhine kullanmaktan çekinmediler.''

Şimdi bu din adamları yalan hadisler oluşturma çabası içinde olmuşlar ya,

O halde Peygamberimizin hadislerini ve bu hadisleri oluşturan hayatını (Kitabımızda bahsi geçenler dışında) bu günlere taşıyanlar arasında hiç mi değişik niyetleri olan insanlar yoktu.Sadece müslüman olsalar bile bu niyetlerinin iyi olması anlamına mı gelmektedir?

Bir üstteki sorum hala geçerli.

Saygılar.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
elbette uydurma hadisler konusunu kabul ederim ben çünkü olmayan bi şey değil...o dönemde yaşayan bir çok yahudi ve hristiyan din adamları islam konusunda geniş bilgilere sahiptiler ve bu bilgilerini yine islam aleyhine kullanmaktan çekinmediler...

zaten o tür hadisler saçmalığından belli ediyor kendini yukarda verdiğin örnekte ki gibi acemice hazırlanmış hadisler...

diğer konuda ise daha önce de söylemiştim..bir hadis için günlerce yol katedip sen bu sözleri aynen bu şekilde peygamberden duydun mu diyerek ve kaç kişi o sözleri söyledi ise hepsine ulaşarak ve teyit ettirilerek çok titiz bir çalışma sonucu nakledilmiştir...yoksa şimdi ki gibi günümüz şartlarıyla yapıldığı gibi google gir bak ordan burdan ondan sonra beğendiğin şekilde al yorumla şeklinde olmamıştır zaten o tür sahih hadislerin hepsi de kaynakları itibari ile ve de akla hitap edişleri ile ayrılır diğer uydurma hadisler arasından

 

Bende her büyük muhaddisin kitabi vardir, Pcde bile vardir..Dileyenede gönderebilirim....Hatta forumda paylasabilirimde..Lakin SAHIH denilen her hadis Sahih degildir, tam tersine, bircogu malesefki sacma sapandir..En güvenilir Kutubbi sittedir ...Bak ne diyor kutubbi sittede...

 

6534 - Üveym İbnu Saide radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Bakire kızlarla evlenin. Çünkü onlarınt ağızları daha tatlı, rahimleri daha doğurgandır, aza da razı olurlar."

 

Bak bunu Peygambere sen yakistirabiliyormusun?

6542 - Abdullah İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe radıyallahu anha ile yedi yaşında iken onunla nikahlandı, dokuz yaşında iken zifaf yaptı. Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe onsekiz yaşlarında iken vefat etti"

 

Dikkatini cekeyim alintilarim en güvenilir diye kabul edilen Kutubbi sitteden!!

Onsekiz yasindami vefat etti?:derisive:

 

Demekki neymis? Sahih diye bize aktarilan hadislerin icindede uydurma var..Onun icin Kurani kerime sunulmadan kabul edilemez...

 

 

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

 

Bende her büyük muhaddisin kitabi vardir, Pcde bile vardir..Dileyenede gönderebilirim....Hatta forumda paylasabilirimde..Lakin SAHIH denilen her hadis Sahih degildir, tam tersine, bircogu malesefki sacma sapandir..En güvenilir Kutubbi sittedir ...Bak ne diyor kutubbi sittede...

 

6534 - Üveym İbnu Saide radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Bakire kızlarla evlenin. Çünkü onlarınt ağızları daha tatlı, rahimleri daha doğurgandır, aza da razı olurlar."

 

Bak bunu Peygambere sen yakistirabiliyormusun?

6542 - Abdullah İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe radıyallahu anha ile yedi yaşında iken onunla nikahlandı, dokuz yaşında iken zifaf yaptı. Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe onsekiz yaşlarında iken vefat etti"

 

Dikkatini cekeyim alintilarim en güvenilir diye kabul edilen Kutubbi sitteden!!

Onsekiz yasindami vefat etti?:derisive:

 

Demekki neymis? Sahih diye bize aktarilan hadislerin icindede uydurma var..Onun icin Kurani kerime sunulmadan kabul edilemez...

 

 

bu hadislerde tuhafına giden ne mesela??

senin bu hadisleri gayet güzel şekilde anlayacak ve çözümleyecek kapasiten olduğuna eminim ama madem yazmışsın ben tek etk açıklıyayım...

6534 - Üveym İbnu Saide radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Bakire kızlarla evlenin. Çünkü onlarınt ağızları daha tatlı, rahimleri daha doğurgandır, aza da razı olurlar."

 

bu hadiste bahsedilen konu:evlenmesi için bakireler tavsiye ediliyor öncelik olarak,,ağızları tatlı derken hem sohbetleri sevgileri bakımından hemde güzellikleri bakımından detaya girmeden bahsediyor...

 

rahimleri doğurgan konusunda da doğum olayı zaten herkes bilir ki genç yaşlarda daha doğurgandır kadınlar ve çocuk yetiştirmek büyütmek çok uzun ve meşakkatli bir olay olduğu için eğer kadın genç yaşta doğurursa çocuğunu yetiştirmek büyütmek ve eğitmek için bol bol zamanı ve gençliğinin verdiği bir dayanma gücü vardır hadiste anlatılanların hepsi bu ve gayet de akla sağlığa sıhhate uygun bir hadis

 

 

6542 - Abdullah İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe radıyallahu anha ile yedi yaşında iken onunla nikahlandı, dokuz yaşında iken zifaf yaptı. Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe onsekiz yaşlarında iken vefat etti"

 

bu hadiste de özellikle kırmızı ile işaretlediğin yeri eminim araştırmışsındır :)orada bahsedilen hz.aişenin 18 yaşında öldüğü değil hz aişe 18 yaşında iken peygamberimizin vefat ettiğidir yani hz.aişe 18 yaşında iken dul kaldığını anlatmaktadır...

saygılarr.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
bu hadislerde tuhafına giden ne mesela??

senin bu hadisleri gayet güzel şekilde anlayacak ve çözümleyecek kapasiten olduğuna eminim ama madem yazmışsın ben tek etk açıklıyayım...

6534 - Üveym İbnu Saide radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Bakire kızlarla evlenin. Çünkü onlarınt ağızları daha tatlı, rahimleri daha doğurgandır, aza da razı olurlar."

 

bu hadiste bahsedilen konu:evlenmesi için bakireler tavsiye ediliyor öncelik olarak,,ağızları tatlı derken hem sohbetleri sevgileri bakımından hemde güzellikleri bakımından detaya girmeden bahsediyor...

 

rahimleri doğurgan konusunda da doğum olayı zaten herkes bilir ki genç yaşlarda daha doğurgandır kadınlar ve çocuk yetiştirmek büyütmek çok uzun ve meşakkatli bir olay olduğu için eğer kadın genç yaşta doğurursa çocuğunu yetiştirmek büyütmek ve eğitmek için bol bol zamanı ve gençliğinin verdiği bir dayanma gücü vardır hadiste anlatılanların hepsi bu ve gayet de akla sağlığa sıhhate uygun bir hadis

 

 

6542 - Abdullah İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe radıyallahu anha ile yedi yaşında iken onunla nikahlandı, dokuz yaşında iken zifaf yaptı. Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe onsekiz yaşlarında iken vefat etti"

 

bu hadiste de özellikle kırmızı ile işaretlediğin yeri eminim araştırmışsındır :)orada bahsedilen hz.aişenin 18 yaşında öldüğü değil hz aişe 18 yaşında iken peygamberimizin vefat ettiğidir yani hz.aişe 18 yaşında iken dul kaldığını anlatmaktadır...

saygılarr.

Hz. Aişe: Peygamberimizin dul olmayan tek eşidir. Peygamberimiz genç yaşta olan (17-18 yaşlarında : Hz. Aişe’nin ablası Esma hicrette 27 yaşındaydı. Hz. Aişe ablasından 10 yaş küçük olduğuna göre onun da hicrette tam 17 yaşında olması gerekir. Ayrıca Hz. Aişe peygamberimizden önce Cübeyr’le nişanlanmış, daha sonra dini nedenlerle ayrılmışlardı. Demek ki evlenecek çağda bir kızdı, nişanlanmış, nişan bozulmuş sonra peygamberimizle evlenmiştir

 

Önce özürümü belirleyeyim...Pek hadis yazamadim..Simdi bunu hal edeyim izninle Kutubbi sitteden..

 

2128 - Ümmü Atiyye (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: "Bir kadın Medine'de kızları sünnet ederdi. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) (kadını çağırtarak) kendisine: "Derin kesme. Zîra derin kesmemen kadın için daha çok haz vesilesidir, koca için de daha makbüldür" diye talimat verdi."

Ebü Dâvud, Edeb 179, (5271)

 

Rezin'in rivayetinde Resülullah şöyle buyurur:"Kızları sünnet ederken üstten kes, derin kesme, bu şekilde kesilmesi yüze daha çok parlaklık, kocaya daha çok haz verir."

2079 - Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Bir kadın Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a gelerek sordu:

"İki altın bilezik hakkında ne dersiniz, (takayım mı?)"

"Ateşten iki bileziktir, (takmayın!)" deyip cevap verdi. Kadın devamla:

"Pekalâ altın gerdanlığa (ne dersiniz?)" diye sordu. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'dan yine:

"Ateşten bir gerdanlık!" cevabını aldı. O, yine sordu:

"Bir çift altın küpeye ne dersiniz?"

"Ateşten bir çift küpe!"

Kadında bir çift altın bilezik vardı. Onları çıkarıp attı ve:

"(Ey Allah'ın Resülü), kadın kocası için süslenmezse, onun yanında kıymeti düşer" dedi. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm):

"Sizden birine, gümüş küpeler takınmasından, bunları za'feran veya abir ile sarartmasından kimse engel olmaz!" cevabını verdi."

Nesâi, Zinet 39, (8,159).

 

 

6178 - İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhisselatu vesselam buyurdular ki: "Görüyorum ki, yahudilerin havralarını, hıristiyanların da kiliselerini yükselttikleri gibi sizler de mescidlerinizi yükselteceksiniz."

6179 - Ömer İbnu'l-Hattab radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhisselatu vesselam buyurdular ki: "Ameli bozulan her kavim mescidlerini süslemeye yönelmiştir."

 

 

143 - Ümmü Seleme (radıyallahu anhâ) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Gümüş kaptan su içen, karnına cehennem ateşi dolduruyor demektir"

Buhârî, Eşribe 28; Müslim, Libas 1, (2065); Muvatta, Sıfatu'n-Nebi 11 (2, 924-925); İbnu Mace, Eşribe 17(3413).

 

 

İnsan Suresi 15 Çevrelerinde, gümüşten ve billurdan kaplar dolaştırılır. Kupalardır onlar.

 

İnsan Suresi 16 gümüşten kupalar ki, tam diledikleri ölçüde belirlemişlerdir onları.

 

İnsan Suresi 21 Üzerlerinde yeşil-ince ipeklerle, sırmalı, kalın ipeklerden giysiler vardır. gümüşten bileziklerle süslenmişlerdir. Ve Rableri onlara tertemiz bir içki ikram etmiştir.

 

Hadis kuran ile celisiyor..Gümüs kapdan cennetde icecegimiz apacik yazili..

 

 

Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR

Konu : Nisa Suresi

Ravi : Ubadetu`bnu`s-Samit

Hadis : Resulullah (sav)`a bir vahiy geldiği zaman, vahiy sebebiyle onu bir gam ve keder alır, yüzünün rengi uçardı. Bir gün Cenab-ı Hakk yine vahiy indirmişti ki aynı hal onu sardı. Keder hali açılınca: "(zina haddiyle ilgili hükmü) benden alın. Allah onlar hakkında yol kıldı (yani çok açık şekilde had beyan etti): Bekar bekarla zina yapmışsa cezası yüz sopa ve bir yıl sürgündür. Dul dulla zina yaparsa yüz sopa ve recm`dir."

HadisNo : 544

 

Fasil : HUDUD BÖLÜMÜ

Konu : Zina Haddi

Ravi : İbnu Abbas

Hadis : Hz. Ömer (ra)`i hutbe verirken dinledim. Şöyle demişti: "Allah Teala hazretleri Muhammed (sav)`a hak (din ile) gönderdi ve O`na Kitaba indirdi. Bu indirilenler arasında recm ayeti de vardı! Biz bu ayeti okuduk ve ezberledik. Ayrıca, Resulullah (sav) zina yapana recm cezasını tatbik etti, ondan sonra da biz tatbik ettik. Ben şu endişeyi taşıyorum: Aradan uzun zaman geçince, bazıları çıkıp: "Biz Kitabullah`da recm cezasını görmüyoruz (deyip inkara sapabilecek ve) Allah`ın kitabında indirdiği bir farzı terkederek dalalete düşebilecektir. Bilesiniz, recm, kadın ve erkekten muhsan olanların zinaları, -delil veya hamilelik veya itiraf yoluyla- sübüt bulduğu takdirde, onlara tatbik edilmesi gereken Kitabullah`da mevcut bir haktır. Allah`a kasemle söylüyorum, eğer insanlar: "Ömer Allah Teala` nın kitabına ilavede bulundu" demeyecek olsalar, recm ayetini (Kitabullah`a) yazardım."

HadisNo : 1589

 

Bu kadari yeter...Bu ayet nerde? Bak kutubbi sitteden aldim hadisleri..Yani güvenilir bir yerden...

Ihya.orgda herkes basvurabilir kaynaklara...

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
bu hadislerde tuhafına giden ne mesela??

senin bu hadisleri gayet güzel şekilde anlayacak ve çözümleyecek kapasiten olduğuna eminim ama madem yazmışsın ben tek etk açıklıyayım...

 

6534 - Üveym İbnu Saide radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Bakire kızlarla evlenin. Çünkü onlarınt ağızları daha tatlı, rahimleri daha doğurgandır, aza da razı olurlar."

 

bu hadiste bahsedilen konu:evlenmesi için bakireler tavsiye ediliyor öncelik olarak,,ağızları tatlı derken hem sohbetleri sevgileri bakımından hemde güzellikleri bakımından detaya girmeden bahsediyor...

 

rahimleri doğurgan konusunda da doğum olayı zaten herkes bilir ki genç yaşlarda daha doğurgandır kadınlar ve çocuk yetiştirmek büyütmek çok uzun ve meşakkatli bir olay olduğu için eğer kadın genç yaşta doğurursa çocuğunu yetiştirmek büyütmek ve eğitmek için bol bol zamanı ve gençliğinin verdiği bir dayanma gücü vardır hadiste anlatılanların hepsi bu ve gayet de akla sağlığa sıhhate uygun bir hadis

 

 

6542 - Abdullah İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe radıyallahu anha ile yedi yaşında iken onunla nikahlandı, dokuz yaşında iken zifaf yaptı. Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe onsekiz yaşlarında iken vefat etti"

 

bu hadiste de özellikle kırmızı ile işaretlediğin yeri eminim araştırmışsındır :)orada bahsedilen hz.aişenin 18 yaşında öldüğü değil hz aişe 18 yaşında iken peygamberimizin vefat ettiğidir yani hz.aişe 18 yaşında iken dul kaldığını anlatmaktadır...

saygılarr.

 

bu hadislerde tuhafına giden ne mesela??:blink:

Bende bu soruya muhabbetçi arkadaşımın cevap vermesini sabırsızlıkla bekliyorum. Bunlarda benim tuhafıma giden çok şey var. Ancak daha güzel açıklayacağına inandığım için bu konuyu muhabbetçi arkadaşımızın açıklamasını bekliyorum.

 

ve buraya bir ilahiyatçımızın bir yazısından alıntı yapmak istiyorum;

 

 

Peygamberimizle evlilik yaşı üzerinde haksızca spekülasyonlar yapılmış, dine saldırı için zemin olarak kullanılmıştır. Peki, bunun doğrusu nedir?

 

1400 sene önce nüfus kayıtları çok sağlıklı değildi. Bugün bile memleketimizin bazı bölgelerinde hálá nüfus kayıtları konusunda sorunlar vardır. Onun içindir ki asr-ı saadetteki birçok kişinin yaş tespitinde sakıntı yaşamaktayız. Hz. Aişe de bunlardan birisidir.

 

Hz. Aişe, vahyin 5. yılında hangi ayetlerin indiğini, sokaklarda nasıl okunduğunu hatırladığını söyler. Onun bunu hatırlaması için en azından 10 yaşında olması gerekir.

 

Nitekim Peygamberimizle nişanlanmadan önce, Mekkeli bir müşrikle nişanlanmıştı. Hz. Ebubekir’in (RA) İslam’ı kabul etmesi üzerine müşrik olan karşı taraf nişanı atmış ve evlilik hazırlığını sona erdirmişti. Bir genç kızın nişanlanabilmesi için kaç yaşında olması gerektiği bellidir.

 

Ama bu konuda en net bilgi, ablası Hz. Esma ile ilgili sağlam tespitlerdir. Bilindiği gibi Hz. Aişe ile ablası Hz. Esma arasında 10 yaş vardı. Hz. Esma 10 yaş daha büyüktü. Hz. Esma’nın Hicret’in 73. yılında 100 yaşındayken vefat ettiğini biliyoruz. En azından bu tarih kesin. Buna göre Hicret sırasında Hz. Esma 27, Hz. Aişe de 17 yaşındadır. Hz. Aişe, Medine’de evlendiğinde ise yaşı 18 idi.

 

Hz Aişe, Hz. Peygamberimiz henüz hayatta iken Kuran-ı Kerim’i ezberledi. Urve’nin ifadesine göre; fıkıh, tıp ve şiir dalında ona ulaşabilecek kimse yoktu. Hadis ilmine büyük hizmette bulundu. Rivayet ettiği hadis sayısı "2210" civarındadır ki bu konuda Hz. Peygamber’in yanındaki ve uzağındaki yüz bin sahabiyi geride bırakmıştır.

 

Peygamberimiz, Hz. Aişe’yi çok sevmiştir. Hz. Enes’in bu konudaki sözü manidardır: İslam tarihinde bildiğimiz ilk aşk, Hz. Peygamber’in Hz. Aişe’ye duyduğu aşktı.

 

Evlendikten sonra Hz. Aişe, Peygamberimize soracaktır: Bana sevgin nasıl? Peygamberimizin cevabı çok net ve duygulandıran tarzdadır: "(Kör) Düğüm gibi." Aradan yıllar geçer. Hz. Aişe tekrar sorar: Düğüm nasıl? Peygamberimizin cevabı aynı: "İlk günde olduğu gibi."

 

Alıntıdır

 

Saygılar

 

Ben yazdığım sırada muhabbetçi arkadaşımız çoktan cevap yazmış bile

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

zinet konusunda veya gösterişli giysiler konusunda hadis KUARN ile çelişiyor demişsin muhabbetçi..

Ukbe İbnu Âmir (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ehline takı ve ipeği yasakladı ve: "Eğer sizler cennet takılarını ve cennetin ipeğini seviyorsanız, bunları dünyada takınıp giymeyin" buyurdu." bu hadiste görüldüğü gibi çelişmiyor

..eğer öyle olsaydı ALLAH kuranda içkiyi yasaklarken yine KURAN da cennette şarap ırmaklarından bahsederke kendisi ile çelişkiye mi düşüyor peki??? ve günümüzde insanları en çok zor duruma sokaqn bir unsur değil midir bu zinet merakı gösteriş merakı..??kadınlar adeta böyle bir yarış içine giriyorlar kollarına boyunlarına altın pıralanta gibi zinet eşyalarını doldurmak için hem eşlerine maddi anlamda bir yük yüklenmekte hemde piyasadan paralar çekilerek ticaretin dinamiği olan sıcak para akışı engellenmekte bir çok araştırma ile tespit edilmiştir ki ülkemizde ki yastık altı tabir edilen paralar eğer ekonomiye katılmış olsa bunlar sayesinde bir çok maddi sıkıntıdan insanlar kurtulmuş olacaklardır...bunları görüp peygamberimizin bildirmesi ve uyarması bir çelişki midir?? yoksa çözüm müdür??

 

kadınların sünnet edilmesi mevzuuna gelince

" Kadın Sünneti'ne karşı kampanya başlatıldı BM kurumları, dünyada ''kadın sünneti'' uygulamasının ortadan kalkması amacıyla kampanya başlattı.

Aralarında BM Kalkınma Programı (UNDP), UNESCO, UNICEF ve Dünya Sağlık Örgütü'nün bulunduğu BM'ye bağlı 10 kurum, bir açıklama yayınlayarak, halen dünyanın çeşitli bölgelerinde yaygın olarak görülen ve sağlık açısından son derece riskli olan "kadın sünneti" uygulamasına artık son verilmesi çağrısında bulundular.

Kız çocuklarında cinsel organların bir kısmının ya da tamamının kesilmesi şeklinde olan "kadın sünnetine" karşı birlik çağrısında bulunan BM kurumlarının açıklamasında, özellikle Asya, Orta Doğu ve Afrika'da 140 milyon kadına sünnet yapıldığını ve halen 3 milyon genç kızın sünnet edilmek istendiği belirtildi.

Açıklamada, kadınların "sağlığına, onuruna ve insan haklarına" büyük darbe vuran bu uygulamaya karşı hükümetleri ve topluluk liderlerini, toplumlarında "kadın sünnetini" yasaklamaya davet edilerek, bu konuda kendilerine tam destek verileceği hatırlatıldı.

Açıklamada, "BM Binyıl Kalkınma Hedefleri" paralelinde kadın sünneti vakalarının 2015 yılına dek ya tümden ortadan kalkması ya da azalma görülmesi hedeflendiği ifade edildi.

BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'un yardımcısı Asha-Rose Migiro da yaptığı açıklamada, "kadın sünneti" uygulamasının "kabul edilemez" olduğunu belirterek, kampanyanın sonuç vermesi durumunda uygulamanın dünyada tümden ortadan kalkabileceğini vurguladı."

demekki olmayan bir şey değil halen günümüzde bile devam etmekte olan bir uygulamadır malum unesco unicef gibi kuruluşlar peygamberimiz zamanında değil şu an günümüzde vardır

 

 

zina haddi konusuyla ilgili verdiğin konudaki çelişki nedir onu da anlamadım

peygamberimiz orada hiç bir şekilde itirazda ya da kabul etmeme gibi bir hal içinde olmamıştır sadece o durumdan üzüntü içinde olduğu beyan ediliyo ve zaten sonraki hz ömerle ilgili verdiğin örnekte de bunu bizzat uyguladığından bahsediliyo eğer çelişkide olsaydı uygulamazdı itiraz ederdi??

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
zinet konusunda veya gösterişli giysiler konusunda hadis KUARN ile çelişiyor demişsin muhabbetçi..

Ukbe İbnu Âmir (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ehline takı ve ipeği yasakladı ve: "Eğer sizler cennet takılarını ve cennetin ipeğini seviyorsanız, bunları dünyada takınıp giymeyin" buyurdu." bu hadiste görüldüğü gibi çelişmiyor

..eğer öyle olsaydı ALLAH kuranda içkiyi yasaklarken yine KURAN da cennette şarap ırmaklarından bahsederke kendisi ile çelişkiye mi düşüyor peki???

Öncelikle dikkatini cekeyimki Kuranda gümüs, altin, ipek haram degildir...Yani Kurani kerime göre Helaldir..Öncede sende dedinki" Hadislerde uydurma vardir" bu durumda bu yasak, kuran ile celismekte! Sarap isine gelirken, kurani kerimde bunun icin " Haram" kelimesi kullanilmamis" Seytan isi bir pislikdir demis" ...Bir baska yerdede " Güzel Rizk " diye övmüs..

 

67. Ve min semaratin nehıyli vel a'nabi tettehızune minhü sekerav ve rizkan hasena inne fı zalike le ayetel li kavmiy ya'kılun

 

Nahl Suresi 67 Hurmalıkların meyvalarından, üzümlerden de sarhoş edici bir içecek ve güzel bir rızık elde edersiniz. İşte bunda, aklını işleten bir topluluk için kesin bir mucize vardır.

Mezhepciler bu ayet icin" Nesh edilmisdir" demislerdir..Yani iptal olmus diyorlar..Cünkü bu tür ayetler mezhebi görüsü desteklemiyor...

 

ve günümüzde insanları en çok zor duruma sokaqn bir unsur değil midir bu zinet merakı gösteriş merakı..??kadınlar adeta böyle bir yarış içine giriyorlar kollarına boyunlarına altın pıralanta gibi zinet eşyalarını doldurmak için hem eşlerine maddi anlamda bir yük yüklenmekte hemde piyasadan paralar çekilerek ticaretin dinamiği olan sıcak para akışı engellenmekte bir çok araştırma ile tespit edilmiştir ki ülkemizde ki yastık altı tabir edilen paralar eğer ekonomiye katılmış olsa bunlar sayesinde bir çok maddi sıkıntıdan insanlar kurtulmuş olacaklardır...bunları görüp peygamberimizin bildirmesi ve uyarması bir çelişki midir?? yoksa çözüm müdür??

 

Kuranda asirilik yasaklanmisdir..

Tevbe Suresi 34 Ey iman sahipleri! Şu bir gerçek ki, hahamlardan ve rahiplerden birçoğu halkın mallarını uydurma yollarla tıkabasa yerler ve Allah'ın yolundan geri çevirirler. Altını ve gümüşü depolayıp da onları Allah yolunda harcamayanlara korkunç bir azap muştula.

 

Ve Fecr suresi :

17. Doğrusu şu ki, siz yetime ikramda bulunmuyorsunuz

 

18. Yoksulun doyurulmasını teşvik etmiyorsunuz.

 

19. Mirası derleyip toplayıp yiyorsunuz.

 

20. Malı, devşirip depolatacak bir sevgiyle seviyorsunuz.

 

21. İş böyle gitmeyecektir! Yer birbirine çarpılıp dümdüz hale getirildiğinde,

 

22. Rabbin gelip melekler saf saf dizildiğinde,

 

23. O gün cehennem de getirilir. İşte o gün düşünüp anlar insan. Ama düşünüp hatırlamanın ona ne yararı var!

 

Kurani kerim mali yigip, yoksulu doyurmayana, sadaka vermeyene, yetime bakmayana vesaire kiziyor...Ama hic bir ayetde" gümüs yahut altin" takmanin haram oldugunu söylemiyor...

Isin komik yani sudurki , zinet konusu söz edilince hep depolamakdan bahs ediliyor...Oysa ayni mezhepde depolanan malin zekati vardir...Yani ne kadar altin ve gümüsün varsa, o kadar zekatin cogalir diyorlar...(gerci zekat konusuda karmakarisik hal almisdir ya)...

Yukardaki bir hadisdede unutmayalimki, Hz peygamber kadinlarada Altin takmayi yasakliyor..Bu durumda türkiyenin yüzde sekseni, Sünnete karsi gelmekte, sayet hadis dogru ise..Yok hadis dogru degil ise o zaman Kutubbi sittede uydurma hadisler mevcut...

 

kadınların sünnet edilmesi mevzuuna gelince

" Kadın Sünneti'ne karşı kampanya başlatıldı BM kurumları, dünyada ''kadın sünneti'' uygulamasının ortadan kalkması amacıyla kampanya başlattı.

Aralarında BM Kalkınma Programı (UNDP), UNESCO, UNICEF ve Dünya Sağlık Örgütü'nün bulunduğu BM'ye bağlı 10 kurum, bir açıklama yayınlayarak, halen dünyanın çeşitli bölgelerinde yaygın olarak görülen ve sağlık açısından son derece riskli olan "kadın sünneti" uygulamasına artık son verilmesi çağrısında bulundular.

Kız çocuklarında cinsel organların bir kısmının ya da tamamının kesilmesi şeklinde olan "kadın sünnetine" karşı birlik çağrısında bulunan BM kurumlarının açıklamasında, özellikle Asya, Orta Doğu ve Afrika'da 140 milyon kadına sünnet yapıldığını ve halen 3 milyon genç kızın sünnet edilmek istendiği belirtildi.

Açıklamada, kadınların "sağlığına, onuruna ve insan haklarına" büyük darbe vuran bu uygulamaya karşı hükümetleri ve topluluk liderlerini, toplumlarında "kadın sünnetini" yasaklamaya davet edilerek, bu konuda kendilerine tam destek verileceği hatırlatıldı.

Açıklamada, "BM Binyıl Kalkınma Hedefleri" paralelinde kadın sünneti vakalarının 2015 yılına dek ya tümden ortadan kalkması ya da azalma görülmesi hedeflendiği ifade edildi.

BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'un yardımcısı Asha-Rose Migiro da yaptığı açıklamada, "kadın sünneti" uygulamasının "kabul edilemez" olduğunu belirterek, kampanyanın sonuç vermesi durumunda uygulamanın dünyada tümden ortadan kalkabileceğini vurguladı."

demekki olmayan bir şey değil halen günümüzde bile devam etmekte olan bir uygulamadır malum unesco unicef gibi kuruluşlar peygamberimiz zamanında değil şu an günümüzde vardır

Sen hadisi okumadinmi sevgili Ezel ? Hz Peygamber orda (ben Peygamberimi bundan tenzih ederim) kadinlarin sünnet edilmesini emreyliyor adeta...Bu peygamberimiz Muhammed Mustafaya(sav) iftiradir!! Müslümanlar utansin derim, unesco buna karsi gelipde, bunu artik kaldirmak istiyorsa..Asil Müslüman olarak bize düserdi bu vazife...:confused:

 

 

zina haddi konusuyla ilgili verdiğin konudaki çelişki nedir onu da anlamadım

peygamberimiz orada hiç bir şekilde itirazda ya da kabul etmeme gibi bir hal içinde olmamıştır sadece o durumdan üzüntü içinde olduğu beyan ediliyo ve zaten sonraki hz ömerle ilgili verdiğin örnekte de bunu bizzat uyguladığından bahsediliyo eğer çelişkide olsaydı uygulamazdı itiraz ederdi??

tamam beraber bir daha bakalim o hadislere...

 

 

Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR

Konu : Nisa Suresi

Ravi : Ubadetu`bnu`s-Samit

Hadis : Resulullah (sav)`a bir vahiy geldiği zaman, vahiy sebebiyle onu bir gam ve keder alır, yüzünün rengi uçardı. Bir gün Cenab-ı Hakk yine vahiy indirmişti ki aynı hal onu sardı. Keder hali açılınca: "(zina haddiyle ilgili hükmü) benden alın. Allah onlar hakkında yol kıldı (yani çok açık şekilde had beyan etti): Bekar bekarla zina yapmışsa cezası yüz sopa ve bir yıl sürgündür. Dul dulla zina yaparsa yüz sopa ve recm`dir."

HadisNo : 544

 

Kirmiziya aldigim yeri iyi oku...Dul Dul ile zina yaparsa , onlara recm yoktur? Bekar bekarla yaparsa Recm ( taslanarak öldürülme) vardir diyor hadis...Unutmayalimki bekarda , dulda esi olmayandir...Aradaki fark sadece biri evlenip dul olmus, digeri daha evlenmemis..Yani bu durumda adaletsizlik söz konusu...Zina zinadir, bekari dulu olmaz bu isin!! Kurani kerimde Zina icin ne demis bakalim...

Nur Suresi 2 zina eden kadınla zina eden erkek... Yüz vuruş vurun herbirinin ciltlerine... Allah'a ve âhiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın dini konusunda bunlara acıma duygusu sizi yakalamasın. Müminlerden bir grup da bunların cezalarına tanık olsun.

 

Kurana göre dul , bekar, evli ayrimi yoktur..Zina eden zina etmisdir!! Ve ilginc olan odurki Recmde yoktur...Yüz vurus vurulsun diyor...Bu kadar...Zina icin baska cezada yoktur kuranda..Recm hadisler bu durumda kuran ile apacik bir celiski icindedir..

 

 

Fasil : HUDUD BÖLÜMÜ

Konu : Zina Haddi

Ravi : İbnu Abbas

Hadis : Hz. Ömer (ra)`i hutbe verirken dinledim. Şöyle demişti: "Allah Teala hazretleri Muhammed (sav)`a hak (din ile) gönderdi ve O`na Kitaba indirdi. Bu indirilenler arasında recm ayeti de vardı! Biz bu ayeti okuduk ve ezberledik.recm ayetini Ayrıca, Resulullah (sav) zina yapana recm cezasını tatbik etti, ondan sonra da biz tatbik ettik. Ben şu endişeyi taşıyorum: Aradan uzun zaman geçince, bazıları çıkıp: "Biz Kitabullah`da recm cezasını görmüyoruz (deyip inkara sapabilecek ve) Allah`ın kitabında indirdiği bir farzı terkederek dalalete düşebilecektir. Bilesiniz, recm, kadın ve erkekten muhsan olanların zinaları, -delil veya hamilelik veya itiraf yoluyla- sübüt bulduğu takdirde, onlara tatbik edilmesi gereken Kitabullah`da mevcut bir haktır. Allah`a kasemle söylüyorum, eğer insanlar: "Ömer Allah Teala` nın kitabına ilavede bulundu" demeyecek olsalar, (Kitabullah`a) yazardım."

HadisNo : 1589

 

 

Dikkatini cekeyim, bu hadisde bir RECM AYETinden bahs edilmekte..Kuranda ama bu ayet yoktur!! Sayet bu hadis dogru ise, o zaman (hasa) kuranda ayet eksik olmus oluyor...Öyle degilmi?...Nede olsa hadisde " Recm ayeti vardi " diyor..Ama Halife Ömer ALLAHDAN degilde, hadise göre halkdan korkuyor!! ;)

 

Bu arada yukarida Muhabbetci Saraba helal dedi düsüncesi cikmasin..Sadece kuranda Haram kelimesi kullanilmamis..Onu söyledim...En dogrusunu bu konuda ALLAH bilir!

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Benzer Konular

    • Temel Yarışmada

      Temel "Kim 500 Milyar İster?" adlı yarışma programına katılır. Soru 1) 100 yıl savaşları ne kadar sürmüştür? a) 116 yıl b) 99 yıl c) 100 yıl d)150 yıl (Temel bilemez ve pas geçer) Soru 2) Panama şapkası hangi ülkede keşfedilmiştir? a) Brezilya b) Şili c) Panama d) Ekvator (Temel seyircinin yardımını ister) Soru 3) Rusların Ekim Bayramı hangi aydadır? a) Ocak b) Eylül c) Ekim d) Kasım (Temel telefon hakkını kullanır) Soru 4) Kral George IV’ün doğr

      , Yer: İlginç ve Komik Şeyler

×
×
  • Yeni Oluştur...