Jump to content

Sorma Anla/tamam


Drita
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

kim demiş

aymaz bir inadı, kallâvi zırhlarla dudaklayıp

parankiması esrimiş izdüşümleri,

dünlerin kovuğunda tuzağa düşürmek için yazıyorum!

değil! ben alın okuyorum

hani büzülür dudaklar, gerilir alın

anlam kararması oluştuğu vakit

tepindikçe içinde o susturamadığın müsterihlik

tedavülden kalkmayan y(p)araları hiçe sayar gibi

sen hâlâ parankimalı dizede gergin alın anlam ararken!

taklacı kuşlar uçuruyorum başının üzerinde

aslında ben senin aklını uzağa düşürmek için

dahası ben senin aklını almak istiyorum!

.

çünkü ben seni, çılgın bir arzunun teslimiyeti gibi

çünkü ben seni en çok, alnından öperken seviyorum!

 

 

 

 

 

 

her gün bir kere daha ayrılıyorum bu kez son diye

işte, hafifmetraj kadranlı voltalar aklımı beş geçe

ve ertesi dönüyorum yine

gerdanındaki o tek kişik kulubeye

bugün de dışarıda havlayan köpeğin cinsini ayıramadım diye!

sonra, tek ayak üzeri duran heykeller geliyor aklıma

ve ayılıyorum hemen

iki başlı dört ayaklı rüyâların eyerinde

güneşini kaybetmiş gündöndü müyüm ben!

ya da her gün karanlığın altında yakalanan fırdöndü?

ya Sen nehrinde arafa yeminli iki gölgenin tek sahibi

olur mu hiç haram katılmamış sevgili!

musaf tutan çocuklar gibi saftır ayın ondördü!..

 

 

 

 

 

anlatamam şimdi

hem anlamazsın

gökdelen serinliğe kanmış gecekondular gibi

seni neden emanetin yufka yanı gibi gömmüşüm içime

ne istiyorsun diye sorma hiç

senle ilgili tek bir ip ucu vermem

kaç kez üfledim, bilinçaltı cümlelerle

bir kere söz verdim sana

antlaştım işte kendimle!

 

 

’sen bende tutuklu kaldın’, ben sende uykusuz -

 

 

kaynana diline sağır gelin gibi

anlamazsın hem

ki; kaynıyorsan hâlâ, suyun vardır demektir

yanıyorsan hâlâ , tükenmemiş oksijenin!

bunda mı! korkma sadece imge suyu var

ama sorma, anla/tamam h/iç!

 

 

 

 

söylemem

neden isterim

ne kazandırır bana

cep harçlığıyla, aldanmaz bir karanfilin ayaklarını kesmek yerden

desem bile cümle tutmaz şimdi imge

ben seni

aynı ormanda devrilmiş tomruklar gibi başı sonu bir

dost üstüne yığılmış potlar gibi utanarak

bazen zebani yangınını körükler gibi imanı cesur

bazı kendinden şüphelenen kadavra gibi ürkek

 

ama hep onu on geçer gibi kucaklayarak

ben en çok

kucağımda sen, bir kapıdan girerken özlüyorum!

 

 

hep öğrenmek istemişimdir

seni hiç tanımıyorum yağmur!

diyen nehir dilini

ama olmuyor, beceremiyorum

ve biliyorum;

 

seni sakladıkça içimde, kendimi ele veriyorum!..

 

 

 

 

 

 

 

ToprağınSesi

 

 

 

Serhat Akdeniz

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

ellerine sağlık drita ne güzel paylaşım olmuş :)

 

teşekkür ederim...:):):)

 

--- Sonraki mesaj ---

 

aslında ben senin aklını uzağa düşürmek için

dahası ben senin aklını almak istiyorum!

.

çünkü ben seni, çılgın bir arzunun teslimiyeti gibi

çünkü ben seni en çok, alnından öperken seviyorum!

 

 

teşekkürler dritam;)

 

ben teşekkür ederim gülçinim....:)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...