Jump to content

Ahmed Hulusi'nin Fikirleri Ne Kadar Doğru?


Guest Zem_heri
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

İLAH Yokmuş, ALLAH İlah Değilmiş, ALLAH'a İbadet Edilmezmiş (!)

 

A.Hulusi diyor ki:

“ İslâm dini”nin temelini, “ La ilahe illallah” sözünün manası oluşturur.

“ La ilahe illallah” ne demektir?

Bu söz basit olarak ele alınırsa;

“ Tanrı yoktur sadece Allah vardır” anlamında değerlendirilir...

Eğer kelimelerin anlamı üzerinde durursak...

“ La ilahe” de; “ La” yoktur; “ İlahe” , Tanrı demektir, yani tapınılacak Tanrı yoktur, demektir.

Şimdi burada şu noktaya dikkat edelim...

Kelime-i Tevhid, “ La ilahe” ile başlıyor... ve başlangıçta, kesin bir hüküm vurgulanıyor. “ yoktur tapınılacak varlık!” ; “ La ilahe” !...

“ La ilahe” deniyor. “ Tanrı yoktur; deniyor.

Adamlar kalkıp biz “ ilahiyatçı” yız diyorlar... “ İlahla uğraşıyoruz; konumuz “ İlah” tır, “ ilahiyat” tır; diyorlar... ilahçılık öğrenip, öğretiyorlar!.

Sonrada islamdan ve Kur’an’dan söz ediyorlar.

Kur’an ve islâm dinini ne kadar anladıkları belli değil mi?

“ Allah” konusunu ne kadar iyi anladıkları nasıl belli oluyor!

 

Akabinde kelime-i tevhid de bir açıklama geliyor... “ illa” “sadece” , “Allah” ... vardır!...

“ İlla Allah” yani “ sadece Allah” !...

Birinci mana olarak, bu cümleden açığa çıkan gerçek şudur... “ tapınılacak Tanrı yoktur”... Evet, burada, kesin olarak, tapınılacak bir öte Tanrı olmadığını vurguladıktan sonra, “ illa Allah” diyor...

“ İlla” , yukarıda açıklamaya çalıştığımız üzere, “ ancak” manasına ulaşılabileceği gibi, buradaki kullanım şeklinde görüldüğü üzere “ sadece” anlamında dahi kullanılır...

Evet, “ İlla”, “ Allah” kelimesiyle bir arada kullanıldığı zaman kesinlikle “ sadece” anlamında algılamak zorundadır; zira “ Allah” tan gayrı vücud sahibi yoktur ki, “ Allah” Ona kıyaslansın veya o şeyle benzer kefeye konarak ona nispetle tarif edilsin!... Bu hususu da geniş şekilde Hz. “ Muhammed neyi okudu” isimli kitabımızda açıkladık.

İşte bu sebepten dolayıdır ki, “ illa” kelimesi “ Allah” ismiyle yan yana kullanıldığı zaman bunu daima “ sadece” kelimesiyle tercüme etmek zorundayız...

Nitekim bu mana İngilizce’ye tercüme edilirken:

“ There is no god BUT Allah” şeklinde değil; “ There is no god only Allah” şeklinde tercüme edilmelidir.

Ki böylece, islâm dininin getirmiş olduğu vahdet –teklik inanç veya düşünce sistemi fark edilebilsin.

Evet, sadece “ Allah” vardır ki, “ O Allah, tapılacak bir Tanrı değildir”, anlamı mevcuttur. Bu açıklamada... Çünkü başta, kesin olarak “ La ilahe” yani “ tapılacak Tanrı yoktur”; hükmü veriliyor!...

Öyle ise “ Allah” , insanın dışında, ötesinde; ve hatta bu var gördüğümüz varlıkların dışında ve ötesinde tapınılacak bir Tanrı değildir!...

“ Allah”ın “ Ahad” oluşunu şayet iyice idrak edersek, görürüz ki basiretle, bir Allah, bir de yanı sıra kainat gibi, iki ayrı yapı mevcut değildir!

Yani bir “ Allah” var, bir de alemler mevcut, değil!...

Başka bir değişle, bir içinde yaşadığımız alemler, kainat mevcut; bir de bunların ötesinde, bunlardan ayrı, bunların dışında bir “ Tanrı mevcut” anlayışı, tümüyle batıldır!... ( Ahmet hulusi dini yanlış algılama S.55-57)

İşte, bu yüzden fark ederiz ki, düşünebilen, hayal edebilen her nokta da, “ zat” ıyla ve dolayısıyla tüm özellikleriyle ancak ve ancak, sadece ve sadece kendisi yani, “ Ahad” olan “ Allah” mevcuttur!...

“ O” nun dışında, ikinci bir varlığın vücudundan söz eden ise, tümüyle derin düşünce yetersizliğinden doğan yanılgı içerisindedir!... ki bu durumun dindeki adı da “ şirk”tir!... ( Ahmet hulusi dini yanlış algılama S.64)

 

Sayın Hulusi, yukarıdaki sözleri söylerken hiç okumadınız farz edelim, hiç düşünmediniz mi ? Bu evreni kim yarattı ? Şeytan kime karşı geldi? Cenneti cehennemi kimler için yarattı? “ O” nun dışında, ikinci bir varlığın vücudundan söz eden ise, tümüyle derin düşünce yetersizliğinden doğan yanılgı içerisindedir!... ki bu durumun dindeki adı da “ şirk”tir!. Diyorsunuz. Öyleyse tüm insanlar ve canlılar hayal mi görüyoruz? Cehennemde kimler yanacak? Haşa Allah’tan başka bir şey yoksa ; diyelim biz hayal görüyoruz,yoksa Allah da haşa hayal mi görüyor ? Kur’an ve diğer peygamberlerin kitapları da, hep hayalden mi bahsediyorlar ? Haşa ; kafirlerle yapılan mücadeleler de hayal miydi ? Nemrutlar, Firavunlar hayal miydi. ? Allah’tan başka hiçbir varlık yoktur, sözünüz küfür olmuyor mu? Siz kainatı, evreni nasıl inkar edebilirsiniz!

 

İşte Ayetler:

 

Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra Arş'a istivâ eden, geceyi, durmadan kendisini kovalayan gündüze bürüyüp örten; güneşi, ayı ve yıldızları emrine boyun eğmiş durumda yaratan Allah'tır. Bilesiniz ki, yaratmak da emretmek de O'na mahsustur. Alemlerin Rabbi Allah ne yücedir! ( Araf suresi ayet: 54)

“Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. Dilediğini yaratır; dilediğine kız çocukları, dilediğine de erkek çocukları bahşeder.”

“Yahut onları, hem erkek hem de kız çocukları olmak üzere çift verir. Dilediğini de kısır kılar. O, her şeyi bilendir, her şeye gücü yetendir( Şura suresi ayet: 49-50)

“Allah, O'ndan başka ilah yoktur; O, hayydir, kayyûmdur. Kendisine ne uyku gelir ne de uyuklama. Göklerde ve yerdekilerin hepsi O'nundur. İzni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. (O'na hiçbir şey gizli kalmaz.) O'nun bildirdiklerinin dışında insanlar O'nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez. O, yücedir, büyüktür.”( Bakara sûresi âyet: 255)

 

اللّهُ الَّذِي رَفَعَ “Görmekte olduğunuz gökleri direksiz olarak yükselten, sonra Arş üzerine istivâ eden, güneşi ve ayı emrine boyun eğdiren Allah'tır. (Bunların) her biri muayyen bir vakte kadar akıp gitmektedir. O, Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanmanız için her işi düzenleyip âyetleri açıklamaktadır.” ( Ra’d Sûresi âyet: 2 )

“O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı hususunda sizi imtihan etmek için, Arş'ı su üzerinde iken, gökleri ve yeri altı günde yaratandır. Yemin ederim ki,

(Resûlüm!): "Ölümden sonra muhakkak diriltileceksiniz" desen, kâfir olanlar derhal "Bu, açık bir büyüden başka bir şey değildir" derler.” (Hud Sûresi âyet:7)

 

إِ“Göklerde ve yerde olan herkes istisnasız, kul olarak Rahmân'a gelecektir. O, bunların hepsini kuşatmış ve sayılarını tesbit etmiştir. Bunların hepsi de kıyamet gününde O'nun huzuruna tek başına (yapayalnız) gelecektir.” (Meryem Suresi âyet: 93-

“Göklerde ve yerde kimler varsa O'na aittir. O'nun huzurunda bulunanlar, O'na ibadet hususunda kibirlenmezler ve yorulmazlar. Onlar, bıkıp usanmaksızın gece gündüz (Allah'ı) tesbih ederler. (Enbiya Sûresi âyet:19-20)

 

Bu ayetterde, görüldüğü gibi: göklerdekiler ve yerdekiler, ibadette devamlıdırlar. Ve bu sıfatlarıyla Allah tarafından övülmektedirler. Bu durumdan Allah hoşnut olmuş bulunmaktadır. İnsanların bazıları müstesna.

“Gökleri, yeri ve bunların içine yayıp ürettiği canlıları yaratması da O'nun delillerindendir. O dilediği zaman bunları bir araya toplamaya da kadirdir.” (Şura Sûresi âyet:29)

 

“O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini, kendi katından (bir lütuf olmak üzere) size boyun eğdirmiştir. Elbette bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır.”(Casiye Sûresi âyet:13)

 

Bu ayeti kerimede de görüldüğü gibi: yerdekileri ve göktekileri; halife olarak yarattığı insanlara boyun eğdirmiştir. Demek ki boyun eğenler mevcut olduğu gibi biz insanlar da, varız, mevcuduz.

 

Kur’an’ı Kerîm de çeşitli yerlerde “ ilahımız” , “ ilahınız” gibi ifadeler geçmekte; ancak akabinde de “ ilah” ın, “ Allah” olduğu vurgulanmaktadır...

 

Peki bu duruma göre, “ Allah” ın, bir “ İlah” yani “ Tanrı” olduğu ileri sürülemez mi? Sürülemez!...

Bu gibi tanımlamalar, “ İlah”a yani “ Tanrı”ya tapanlara yapılan açıklamalardır.

Yani onlara denilmektedir ki;

“ Sizin, ilah sandığınız,Tanrı dediğiniz şey mevcut değildir; gerçekte var olan sadece “ Allah” tır!... sizin ve bizim “ ilah” dediğimiz gerçekte hep aynı ve “tek”tir...ve dahi, o da “ Allah” tır...”

Kur’an, yaptığı uyarılarla “ilah” kavramının geçersiz olduğunu vurgularken, ne gariptir ki bugün “din” i meslek olarak kendilerine seçenler, “ ilahiyatçı” olarak kendilerini tanımlamaktadırlar.

“ İslâm dini” nin reddettiği bir konu ve kavram olan “ ilahiyat” ı kendilerine meslek olarak seçenlere ne denebilir bilmiyorum.

Kelime-i Tevhid de ve kelime-i şahadet de “ la ilahe...” denilerek konuya girenlerin kendilerini “ ilahiyatçı” olarak vasıflandırmaları bir ibret konusudur herhalde...belki de inançları doğrultusunda gerçekten hak ettikleri için o isimle tarif ediyorlar kendilerini!... ( Ahmet hulusi dini yanlış algılama S.68-69)

 

Bu gerçeği açıklayan Kur’an’ı Kerîm’e göre “ Allah”, evreni ve var olarak algılanan her şeyi, kendi ilminde, kendi kudretiyle ve kendi güzel isimlerinin özellikleriyle yaratmıştır.

Bu sebepledir ki, doğa konuları ve evrensel düzen dediğimiz şey, gerçekte “ Allah düzen ve sistemi” nden başka bir şey değildir!. Bu gerçek nedeniylede, insan, ötesinde bir Tanrıya tapınmak yerine; özündeki “ Allah” ı fark etmek; bundan sonra da ötesindekine değil, özündekine yönelmek zorundadır!.(Ahmet hulusi dini yanlış algılama S.73-74)

ALLAH İLAHTIR ALLAH’TAN BAŞKA İLAH YOKTUR

 

Sayın Hulusi; burada da gerçekleri tahrif ederek, “Kur’an’da geçen “ilâh” kelimesi; ilâha yani Tanrı’ya (putlara) tapanlara karşı yapılan açıklamalardır” diyorsunuz.

“Ayet-ül Kürsî”de geçen “Allahü la ilahe illa hüvel hayyul kayyum” ve Ta Ha suresinde geçen, Hz. Musa’ya hitabeden: “ inneni enallahu la ilahe illa ene” ayetleri ve böyle sayısız ayetler kimlere hitab ediyor. Haşa Hz.Musa puta mı tapıyordu.? Kelime-i Tevhid’e ve Kelime-i Şehadet’e tam ters mana vererek “La ilahe illallah” cümlesine “ ilah yoktur sadece Allah vardır.” derken; asıl manadan tam bir kurnazlıkla gerçeği saptırıyorsunuz. Sizden başka hiç ilmi olmayan bir müslümanın”Kelime-i Tevhid ve Kelime’i Şehadet”ten anladığı doğru mana şudur:

Kelime’i Tevhid: “ la ilahe illallah” “ Allah’tan başka ( hiçbir) ilah yoktur. Sadece ilah olarak ( ibadet edilecek) Allah vardır.”

Kelime’i Şehadet: “ Eşhedü en la ilahe illallah ve Eşhedü enne Muhammeden abduhu ve Resuluhu” Ben şehadet ederim ki Allah tan başka (Hiçbir) ilah yoktur ancak Allah vardır ve yine şehadet ederim ki Muhammed Allah’ın kulu ve Resulüdür.”

Sayın Hulusi; ilah olarak Allah vardır. Ondan başka ilah yoktur, ancak O’na ibadet edilir demeye niçin diliniz varmıyor da; tam aksine her yerde Allah ilah değildir. O’na ibadet edilmez diyorsunuz.? İbadete layık olmayan bir Allah’ı nasıl düşünebiliyorsunuz? Zaten Allah ismini zorlayarak birkaç yerde söylüyorsunuz. Hemen her yerde “ Allah diye işaret edilen” tabirini kullanıyorsunuz. Ve de “ Ötedeki Tanrıya değil özünde ki Allah’a, özüne yönel” derken haşa her türlü insanı ve nefsinizi ilahlaştırmış olmuyor musunuz.?

 

İşte ayetler:

“ Allah, kendisinden başka ilâh olmayandır. En güzel isimler O'na mahsustur.” ( Taha suresi.ayet : 8)

 

”O, öyle Allah'tır ki, O'ndan başka İlah yoktur. Görülmeyeni ve görüleni bilendir. O, esirgeyendir, bağışlayandır.” (Haşr suresi. Ayet :22)

“ O, öyle Allah'tır ki, kendisinden başka hiçbir tanrı yoktur. O, mülkün sahibidir, eksiklikten münezzehtir, selâmet verendir, emniyete kavuşturandır, gözetip koruyandır, üstündür, istediğini zorla yaptıran, büyüklükte eşi olmayandır. Allah, müşriklerin ortak koştukları şeylerden münezzehtir.” (Haşr suresi. Ayet :23)

 

 

6“O, kullarının üstünde yegâne kudret ve tasarruf sahibidir. Size koruyucular gönderir. Nihayet birinize ölüm geldi mi elçilerimiz (görevli melekler) onun canını alırlar. Onlar vazifede kusur etmezler.”(Enam Sûresi âyet:61)

 

 

 

“Sonra insanlar gerçek sahipleri olan Allah'a döndürülürler. Bilesiniz ki hüküm yalnız O'nundur ve O hesap görenlerin en çabuğudur.”(Enam Sûresi âyet: 62)

 

“Semûd kavmine de kardeşleri Salih'i (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a ibadet edin; sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil gelmiştir. O da, size bir mucize olarak Allah'ın şu devesidir. Onu bırakın, Allah'ın arzında yesin, (içsin); ona kötülük etmeyin; sonra sizi elem verici bir azap yakalar.”( A’raf sûresi âyet: 73)

 

“Ben seni seçtim. Şimdi vahyedilene kulak ver. Muhakkak ki ben, yalnızca ben Allah'ım. Benden başka ilâh yoktur. Bana ibadet et; beni anmak için namaz kıl.”( Tâhâ sûresi âyet:13- 14)

 

"Ey kavmim! Gerçekten sizin için o bağrışıp çağrışma gününden, korkuyorum.” ( Mü’min sûresi âyet: 32)

 

“Gökteki İlâh da, yerdeki İlâh da O'dur. O, hakîmdir, her şeyi bilendir.”( Zuhruf sûresi âyet: 84)

 

 

“De ki: Bana sadece, sizin ilâhınızın ancak bir tek ilah olduğu vahyedildi. Hâla müslüman olmayacak mısınız?”( Enbiya sûresi âyet: 108)

 

“İlâhınız bir tek İlahdır. Fakat ahirete inanmayanlar var ya, onların kalpleri inkârcı, kendileri de böbürlenen kimselerdir.”( Nahl sûresi âyet: 22)

 

“Saf saf dizilenlere, O haykırıp sürenlere, Ve o zikir okuyanlara, Yemin ederim ki, ilâhınız birdir. O, hem göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbi, hem de doğuların Rabbidir. ( Saffat sûresi âyet: 1-5)

“Allah buyurdu ki: İki ilah edinmeyin! O ancak bir ilah'dır. O halde yalnız benden korkun!” ( Nahl sûresi âyet: 51)

 

;” Ey ehl-i kitap! Dininizde aşırı gitmeyin ve Allah hakkında, gerçekten başkasını söylemeyin. Meryem oğlu İsa Mesîh, ancak Allah'ın resûlüdür, (o) Allah'ın, Meryem'e ulaştırdığı "kün: Ol" kelimesi(nin eseri)dir, O'ndan bir ruhtur. (O'nun tarafından gönderilmiş, yahut teyit edilmiş, yahut da Cebrail tarafından üfürülmüş bir ruhtur). Şu halde Allah'a ve peygamberlerine iman edin. "(Tanrı) üçtür" demeyin, sizin için hayırlı olmak üzere bundan vazgeçin. Allah ancak bir tek Allah'tır. O, çocuğu olmaktan münezzehtir. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Vekil olarak Allah yeter.”(Nisa Suresi. Ayet: 171)

“Yoksa Ya'kub'a ölüm geldiği zaman siz orada mı idiniz? O zaman (Ya'kub) oğullarına: Benden sonra kime kulluk edeceksiniz? demişti. Onlar: Senin ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın ilâhı olan tek Allah'a kulluk edeceğiz; biz ancak O'na teslim olmuşuzdur, dediler.” ( Bakara Suresi.ayet:133)

“İlâhınız bir tek ilah'tır. O'ndan başka ilâh yoktur. O, rahmândır, rahîmdir.” (Bakara Suresi.ayet:163)

“Allah ile birlikte başka bir ilah’a tapıp yalvarma! O'ndan başka ilah yoktur. O'nun zâtından başka her şey yok olacaktır. Hüküm O'nundur ve siz ancak O'na döndürüleceksiniz.”( Kasas sûresi âyet: 88)

Sayın Hulusi; Bu ayeti kerimede açıkça anlatıldığına göre; Allah’ın (c.c) zatından başka var olan yaratıkların hepsi, yani evren her zerresiyle beraber yok olacaktır. Siz ; “ evrende Allah’dan başka bir şey yoktur. Allah her zerrede, zatıyla,sıfatıyla , isimleriyle mevcuttur.” dediğinize göre ; haşa evren yok iken, yani yaratılmamış iken Allah (c.c.) nerede idi? Sonra evren yok olurken, haşa ! Allah (c:c:) da mı, yok olacak? Halbuki görüldüğü gibi ayette; “Allah’ın zatından başka her şey yok olacaktır.” buyurulmaktadır. Zaten öyledir. O takdirde yine söylüyorum yüce Allah’ı yok olacak evrenin, ölünce çürüyüp kokuşacak her canlının, yani her zerrenin içine mahkum etmeye kalkışmayın. Allah’tan korkun, sizin yakıştırmanızla” aklı kıtlardan olmayın”!

İşte bu konuyla ilgili bir fetva; kendi hükmünüzü kendiniz veriniz!

 

SORU: Bir kimse”Allah her yerdedir” veya “her yerde hazır ve nazırdır”dese ne lazım gelir?

CEVAP: Bir kimse “Allah her yerdedir veya her yerde hazır nazırdır” dese; şayet Cenab’ı Allah’ın zatıyla her yerde mevcut olduğuna inanarak söylüyorsa kafir olur.Çünkü Cenab’ı Allah(.c.c)mekandan münezzehtir. Ne yerdedir,ne göktedir.Yer ve gök olmadan evvel de O var idi. Ama ilim ve kudretiyle her yerde mevcut olduğunu kast ederek bu sözü söylerse kafir olmaz. Yalnız bu sözü söylememeye dikkat etmek lazımdır. Maalesef avam tabaka “Allah her yerde hazır ve nazırdır.”sözünü.çok söylemektedir. Bunun yerine Allah her şeyi bilir.” Demek gerekir.”(el-Berika,c 1.s.294, Fetvalar.c.2.s.11.H.Günenç)

“Allah; O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Müminler yalnız Allah'a dayanıp güvensinler.”(Teğabun sûresi âyet: 13)

 

“ De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine,”

“İnsanların Melikine (Mutlak Sahip ve Hakimine),”

“İnsanların İlâhına.”

“O sinsi vesvesenin şerrinden,”

“O ki insanların göğüslerine (kötü düşünceler)fısıldar.”

“Gerek cinlerden,gerek insanlardan.”(Nas Suresi.Ayet:1-6)

 

Yukarıdaki hemen her namazda günde beş defa okuduğumuz “Nas” Suresinde; İnsanların göğüslerine vesvese vericilerin şerrinden, “İnsanların Rabbine, insanların Melikine ve insanların İlahı’na sığınırım” dememiz emredilmişken : Siz bunun aksini iddia ederek nasıl “insanlarınİlah’ı yoktur, Allah İlah değildir”diyebilirsiniz? Bu büyük bir inkar olmaz mı ?

dır

Sitede uzun süredir tartışılan cin insan ve ruh üçleminde ciddi görüşler ileri süren arkadaşların fikirlerinin kaynağı olan Ahmed Hulisi yi soru ve cevaplarla tanımaya çalışmak sanırım hepimiz için daha yararlı olacak .Ki bu teklik konusunu dün msn de bir ilahiyatçı arkadaşla tartışıyorduk nedense sıkıldı ve bütün sorular yeniden cevapsız kaldı. işi geniş tutalım hep bareber tartışalım.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Selamlar,

 

tanrı yada ilah kavramlarını kullanırsak maddecilik tuzağına düşmüş oluruz, Kur'an'da ki ilah kelimesinin anlamı çok farklıdır dünyadaki mantık düzeyi için kullanılmış bir kelimedir. Mutlak gerçeğin Allah ismi ile işaret edilmiş olan Rahman ve Rahim, bir ve tek, ezel ve ebed olan Yaratıcı olarak açıklamak en doğrusudur.

 

Yapılan ibadetler kişinin dünya yaşamındaki ve sonrasındaki alemler için biriktirdiği kendi sermayesidir yani yukarılarda yada başka gezegenlerden herhangi birinde oturup bizim ibadetlerimize ihtiyacı olan tanrı yada ilah için değildir, arş bize göre gökyüzünün en üst katı gibi görünsede bununda anlamı inanılmaz derecede derindir, manaları çok iyi araştırmak gereklidir yoksa farklı şüphelere düşeriz Allah muhafaza bu Kur'an'a yada daha öz manada yaratılış fıtratımız olan İslam ahlakına aykırıdır.

 

Tevhid'in anlamı 100'lerce ciltlik kitaplara bile sığdırılamaz çok manalı ve derin sırlıdır. Kul olan bunun özünü arar ve içindeki Rabbani sese kulak verir, düşünüp tutar, Allah'tan gayrısının süslenmiş yanılmalar olduğunun sırrına erer ve ahireti için sırrındaki kuvvetleri açığa çıkartmak için kulluk eder kötülüklerden sakınır nefsine hükmeder.

 

Göklerde yada başka yerlerde Allah'ı maddeleştirmez konumlaştırmaz, kendi nefsinin zannettiği kadarını bilir ve teslimiyetle bağlı kalır, kul ölümü tadana kadar ne yaparsa aslında kendi için yapar çünkü kulun tek amacı Allah'a kavuşmaktır ve bunun için ibadet en büyük niğmettir.

 

Allah'ın isim ve sıfatları tüm varlık alemlerinde tecelli eder fakat bunu çarptırıp türlü türlü yerlere götüren cinniyatın esiri olmuş insanlar vardır onlarada Allah akıl fikir versin hidayet yolu nasib etsin.

 

Allah tanrı yada başka bir kavrama eşit değildir. Kelimeleri kullanırken ne anlama geldiğini derin bir biçimde araştırmak gerekli gelir. En küçük zerrede dahi Allah'ın Esmaül Hüsna'ları tecelli bulur yani açığa çıkar fakat unutmamak gerekir ki Rabbimiz tüm varlıklardan münezzehtir ! ve bizim düşünme yetimizin sonsuz kere üzerinde bir Yaratıcı'dır.

 

Arif olan bu sırrı arar durur ölümü tadana değin, Allah için kul olur; tüm maddecilikten sıyrılır ve bir insan olarak hiç olduğunu bilir tek gerçeğin Allah olduğunun manasına erer tabi buda çok kuvvetli manevi bir haldir. Mevlana ve Yunus Emre gibi aşıkların meşki işte bu mantıktadır. (Milyarlarca galaksi içerisinde ve bu galaksilerin milyarlarca güneş sistemleri içerisinde insanın yerini düşünün, herşeyi daha iyi algılamanıza yardımcı olucaktır)

 

Saygılar.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Selamlar,

 

Kur'an'ın anlattığı, Hz. Adem'den kıyamete değin tek din olan İslam ! ile insanların anlayıp uyguladığı müslümanlık inancı gerçekten bambaşka, tabi düşünüp tutabilene. Bana kalırsa dünyadaki en büyük sorunda bu işte; hacı hocaların elişi kağıdı gibi (haşa) İslam'ı şekillendirerek oluşturdukları inanç sistemleri. Onlar inandıklarını zannederler fakat bir körden farksızdırlar, gibi ...

 

Din adı altında insanların anladığı inanç sistemleri isim ve şekilcilikle etiketlenmiş haller. Unutmamak gereklidir ki; Allah indinde tek din İslam'dır ve bu hiç değişmedi. İnsanlar gerçek zannettikleri sanılar ve savlar ile ile ölümü tadacaklar ve bu tutumları orantısında İman sermayelerini diğer alemlerde kullanacaklar. Kur'an bunu çok açık Ayetleriyle göz önüne sunmaktadır yeter ki şuurlu bir şekilde okuyalım.

 

Ciddi anlamda kavranması ve yola koyulması gereken öyle manalı gerçekler var ki fakat çoğumuz bu gaflet uykusundan hala uyanamadık, Allah hepimize yardım etsin.

 

Saygılar.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Shodow ne demek insanlar için ağır, tam da yerinde bir konu. sen bütün sorulara siz bunları idrak edemezsiniz. yok. sizin kalp gözünüz açık değil. unutmayın bilemezsiniz. sürekli aynı cümleleri kurmaktan ne zaman bıkacaksın.sen bi anlatmayı dene de biz anlarız merak etme sen. senin dediğin kadar da hepimizin alt yapısı sıfır sufizm , tasavvuf, madde ve mana konularında o kadar da tepeden inme bilgilere sahip değiliz. sen anlat alacağımız kadarını alalım. Remoluk ne güzel açıklıyor işte zaman ayırıyor senin gibi kalıplaşmış kelimelerle işin içinden çıkmıyor.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Zemheri önce Ahmet Hulusi kimdir? nedir? ona bi bakmak lazım. kendini saklayan bir adamın görüşlerine neden önem verelim ki. adı belli değil soyadı belli deüil. birde bu Kur'an ayetlerin herkes kendine göre yorumlamıyor mu çıldırasım geliyor.

ilah yoktur Allah vardır. eeeeee Allah kimdir, nedir, ne iş yapar, ne yer, ne içer derse ne diyecek. Allah doğmamış, doğrulmamış eee peki bu Ahmet Hulisinin Allah'ı kim.

sözün özü Ahmet Hulisinin Allah'ıyla benim Allah'ım arasında dağlar kadar fark var.

 

Her özelliğin olmuş bir ismin ! Sana özel !

‘“Güzel”’ olduğun için, senin her ismin güzel !

Hangi adınla övsem seni, bir’in katmanı !

Her biri emânetçi ! ‘“Övülen”’ ‘“Emin”’ bir el !

*

‘“Övülen'in ok atan eline elim dedin !”’

‘“Emin olanı gördü miraçta, MUHAMMED’in !”'

Demek, MUHAMMED EMİN bakmış öz aynasına !

Birbirinizi kalbde seyretmekmiş yâni dîn !

*

‘“MUHAMMED RESÛLULLAH”’ yedi gökleri aştı ! (454)

‘“Kuvvetleri şiddetli olan”’ ona yaklaştı ! (454)

‘“İki deniz birleşen yer”’ bu iki söze denk ! (454)

Belli ki elçin kendi fıtratına ulaştı !

*

Demem ‘“Sana bir oğul doğurdu Meryem ana !”’

‘“Yoksa ahrette gider her çalışmam yabana !”’

‘“Çamurken, beni önce insân ! Sonra dost yaptın !”’

Senin gibi Tanrım var ! Artık ne mutlu bana !

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

sevgili zem heri sağolasınız çok ama çok güzel yazmışsınız.okuma yazma bilen herkes anlayacaktır eminim.emeğiniz için tşkler.shadow arkadaş bu boyutta değil belli hoş görmek lazım nerdeyse yaz başından beri o arkadaşın yazılarını ve ona yazılanları okuyorum ki bir şeyi de tenkit etmeden geçmiş olsun.zamanım olursa tüm yazılarını da okuyacağım belki birisine bir bilgi vermiştir de ben de faydalanabilirim :)tekrar size tşkler hoş ve sevgiyle kalın .ALLAH ' a emanet olun.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

nesra Dicle'nin de bahsettiği gibi Ahmed Hulusi nin fikirleri sitenin her bölümünde hangi konuyu açarsak açalım karşımıza çıkıyor bu daha başlangıç daha cin insan ve ruh kısmına girmedim arkadaşlar :))) devamı da gelecek tabi mecburen bu konuyu bu başlık altında çözmeye niyetliyim zira. kimse kimseyi kendi fikirlerini kabul etmiyor kendisi gibi düşünmüyor diye cahil olarak yargılamayaz. zira yanlış olan kendi fikirleri olabilir. Nesra bu adamı o kadar es geçemeyiz hep ilahiyatçılar peşinden gidiyor. zaten konu başlığını o yüzden açtım. bakılım nasıl cevaplar bulucaz.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sayın Zemheri açtığınız konunun başındaki " mişli,muşlu" yorumunuzu pek beğendiğimi söyleyemiyorum doğrusu .Konuya başından sabit bir kanı ile başlamak ne kadar doğrudur.Ahmet Hulusiyi anlamak için düşüncelerinin altındaki manayı görmeniz lazım.Yani yazılanı düşünmeniz lazım.Bize ağır değilde bu konu size biraz ağır gelir.Madem bu kadar alt yapınız sağlam,internetten indirme yapmadan düşüncelerinizi yazında bizde bilelim o zaman.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Selamlar,

 

Her insan zannında açığa çıkardığı Rab'be iman eder; a kişisi göklerdeki tanrısına yada ilahına tapar b kişisi kendisine kulluk niğmetini bahşeden Allah'ına iman eder ve ibadetinde yine kendisine fayda getireceğini diğer alemler için sermaye olduğu bilincine varır.

 

A kişisi için cennet cehennem yaptırımdır ve edindiği ilahtan korkar, Kur'an'da okuyup anladığı kadarıyla korku kavramının manasına eremeden göçüp gider.

 

B kişisi için cennet cehennem teferruattır bunun tasasını etmez işin öz manasına erer korkmak fiiliyatının aşkını içinde meşk eder ve sadece Allah'ın rızasını kazanmak adına tek din olan İslam'ın halifeliğini sürdürebilmek adına ibadetle yol tutar, özündeki Rabbin rızası için ibadet ederek sermayesini biriktirir ki diğer alemde rahat etsin, Rahman ve Rahim olan Allah'ın rızasına nail olsun.

 

Bu konular kulaktan dolma kelamlar ile yola sokulmaz; elimizin altında harika bir mürşid var ismi Kur'an ümmete sırlayan Hz. Muhammed sırlatan mutlak suretle Allah ! gerisi etiket, gerisi demagoji. Lütfen düşünüp tutalım Kur'an'ı ve öyle okuyalım. Maddecilik tuzağına düşüp kendimize başka başka tanrı/lar edinmeyelim. Her Ayetullah bizim için bir cevher bu Mü'min için bir Miraç/yükseliş.

 

Kişilere takılıp etiket arayıp ömrümüzü boşa geçirmeyelim. Büyük bir uykudayız ölümü tadınca herkes gerçeği yaşayacak kimilerine göre ceza gibi algınan aslında kendi zannındakileri yaşadığı için sonuçlarına katlanacağı eylemleri berzah aleminde görecek ve Allah'a yüzünü dönecek.

 

Tüm arkadaşları bu yazdıklarımdan tenzih ederim sadece kendi görüşümdür hiç kimse üzerine olumsuz bir elektrik almasın. Herkesin inancı kendinedir ve emin olun herkes öncelikle sadece kendinden sorumludur.

 

Allah hepimize kul olmayı nasib etsin.

 

Saygılar.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...