Jump to content

Yardımlaşma Sırrı


Visall
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Dünyamız, akla gelebilecek her türlü tesadüf düşüncesinden uzak olarak gerek coğrafî şartları, gerekse üzerinde misafir ettiği canlılar yönüyle mükemmel bir şekilde var edilmiştir.

 

Hayatı bir kavga, dünyayı da bir mücadele meydanından ibaret görenler, bu mükemmeliyeti ve varlıklar arasında gerçekleşen yardımlaşmayı gördüklerinde, ne derece yanıldıklarının farkına varacaklardır. Doğu Afrika’da müşahede edilen kurtkıyan kuşunun bazı memeli hayvanlar arasındaki müşterek hayatı, bu yardımlaşmanın en güzel misalidir.

 

Sahra’nın güneyinde, Afrika savanlarında kurtkıyanların iki türü yaşamaktadır: Biri kırmızı, diğeri sarı gagalıdır. İkisi de aynı bölgede bulunduğunda, sarı gagalıların karasığır gibi daha az tüylü hayvanları tercih ettikleri görülmektedir. Ancak her iki türün müşterek vasfı, memeli hayvanlarla beraber olmalarıdır.

 

Çünkü kuytu yuvalarında bulunmaları, kuluçkaya yatmaları veya uyku halleri dışında bütün hayatları zebra, zürafa, düğmeli Afrika domuzu, antilop ve karasığır gibi hayvanlar üzerinde geçmekte ve rızıklarını bunların sırtından temin etmektedirler.

 

Zira yerde böcek bulma imkânları hemen hemen yoktur. Kurtkıyan kuşu büyük memeli hayvanlara, kaderin bir cilvesi olarak, memeli hayvanlar da ona muhtaçtır.

 

Gergedanın sırtında sıkça rastlandığından “gergedan bekçisi’ diye de anılan bu kuş, fütursuz bir şekilde hayvanın üzerinde dolaşmakta, hayvanın kâh kulağını eşelemekte kâh tüylerini çekmektedir. Gergedan ise üzerindeki misafirden pek rahatsızlık duymadığı, bilakis memnun olduğu gözlenmektedir. Öyle ki, yerden bir tutam ot koparmak için dahi başını dikkatlice yere eğmekte ve misafirlerini ürkütmemeye çalışmaktadır.

 

Çünkü bu gayretli kuşlar, gergedanı ızdırap veren minnacık canlıları temizlemektedir. Santim santim, karış karış hayvanın vücudunu tararlar ve derisine yapışmış keneyi, etrafında uçuşan ve üzerine konan sinekleri, hayvanda açılmış bazı yaralarda oluşan kurtçukları yok ederler.

 

Bu kuşlar memeli hayvanlar üzerinde sadece yiyecek aramakla meşgul olmayıp aynı zamanda karşı cinslerinden olanlara kur yapar, hatta yuva yapmak maksadıyla hayvanın tüylerini bile yolarlar. Kuşun ve diğer memeli hayvanların birbirlerine muhtaç olmalarının yanısıra kuşun, sürekli hareket eden bu rızık kaynağına uygun bir şekilde yaratılması, bizi tefekküre sevk eden diğer bir husustur. Son derece müsait ince uzun bir gaga ve sıkı tutunabilmesine yarayan -ağaçkakan kuşununkine benzer- pençeler kendisine bahşedilmiştir.

 

Sığırcık kuşu ailesinden olan kurtkıyanlar için bu müşterek hayatın faydaları apaçık ortadadır. Büyük memeli hayvanların üzerinde yiyecek yanında yuva malzemesi de bulmaktadırlar. Çünkü kuluçka zamanında hayvandan tutam tutam tüy koparırlar. Bütün bunlara karşılık memeli hayvanların bu işten faydası nedir? Gerçekten kurtkıyanların bit ve keneleri toplamalarıyla memeli hayvanlar fayda mı görüyorlar? Acaba bir bit onların hayatına ne kadar zarar vermektedir?

 

Uzmanlar bu soruyu çiftlik sığırlarında araştırmışlardır. Bir tek kenenin musallat olması halinde bir dana, yılda yarım kilo daha az kilo almaktadır. Buna göre birçok kene veya bitin, bir yavru zebranın veya bir yavru antilopun gelişmesine ne derece mani olacağını tahmin etmek zor olmayacaktır.

 

Kurtkıyan kuşu, misafir olduğu hayvana, temizlik hizmetiyle beraber başka bir hizmette daha bulunur. Acı acı öterek muhtemel düşmanlara karşı onu uyarır. Kuşların çıkardıkları bu ikaz sesleri, kendi aralarında kullandıkları seslerden farklıdır.

 

Ancak, kuşlar öğleyin istirahat için bir ağaca konduklarında, şayet hayvan için bir tehlike söz konusu olursa, bu ikaz işini ihmal edebilmektedirler. Kurtkıyan hayvanın üzerinde ise, bir insanın bakması halinde dahi alarm sinyali verir. Bundan dolayı kurtkıyanın “gergedan bekçisi” diye anılması manidardır,

 

Ayrıca, memeli hayvanlarla sürdürülen müşterek hayat, kuşlara emniyetli bir yolculuk da sağlamaktadır. Böylece toplu halde en iyi bir şekilde korunmuş olarak Büyük Sahra’dan geçerler.

 

Bu emniyetin tesisinde her iki tarafa bahşedilen özelliklerin rolü vardır. Bir yanda kuşların keskin bakışları, diğer yanda memeli hayvanların hassas burun ve kulakları son derece mükemmel bir erken ikaz sistemi ortaya koymaktadır. Böylece her iki taraf da muhtemel tehlikelere karşı önceden tedbir almış ve korunmuş olmaktadır.

 

Acaba karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma örneği sadece bundan mı ibarettir? Hayır. Pek çok misal olmakla birlikte, gerçek temizlik dayanışmasını mercan kayalıklarda da görmekteyiz. Burada mavi-beyaz çizgili temizlikçi Labrus balığı, müşterilerinin parazitlerini temizlemek için tetikte bekler. Büyük yırtıcı balıklardan bu kayalıklarda yaşayan küçük balıklara, yalnız dolaşandan toplu halde hareket edenlere kadar çeşitli balık türleri buraya uğrar.

 

Bazı balıklar temizlik işlerine hazır olduklarını göstermek için temizlikçi balığın karşısında yüzgeçlerini tamamen açarlar. Bazen küçük Labrus balığı ise özel bir dans sergileyerek başka balıkları temizlik hizmetine davet eder.

 

Labrus balığı karnındaki yüzgeçlerle müşterisine dokunur, ağzının kenarına veya solungaç kapaklarına doğru müşterisini iter. Müşteri, bu hareketlerin ne mânâya geldiğini anlar ve temizlikçi balığın yaklaşabilmesi için derhal yüzgeç ve solungaçlarını alabildiğine açar, veyahut ağzını ayırır. Küçük balık hiç bir tereddüt göstermeden, müşterisinin dişlerini temizlemek gayesiyle içeriye dalar.

 

Buna benzer yardımlaşma misallerine özellikle denizlerde pek çok rastlamaktayız. Mesela derede yaşayan Neon balığı ve bazı karidesler bir kürdan gibi, diğer balıklara hizmet vermektedirler. Bazı denizkestanelerinin uzun dikenleri arasında küçük balıklar, düşmanlarından emin bir şekilde yaşama imkânı bulurlar, Karşılığında ise bu imkânı sağlayan denizkestanesinin dikenli tenini temizlerler.

 

Ancak, her zaman bu müşterek hayat karşılıklı menfaate dayanmamaktadır. Meselâ, öküzbalıkçıl kuşu ekseriyetle fil, manda veya sığır gibi büyük hayvanların sırtında gezer, fakat hayvanların muzdarip oldukları kenelere hemen hemen hiç dokunmaz, hayvanın sırtında böcek avlarlar. Daha pek çok kuş türü, daha iyi görüş sahası elde etmek için bu büyük hayvanları binek olarak kullanırlar. Bunlara en güzel misal, Galapagos adalarında yaşayan, büyük bir zevk içinde dev kaplumbağaya binen Rubintyranen’dir.

 

 

 

 

 

İsmail DENİZ

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...