Jump to content

Türk Milliyetçiliğinin Gidişi


suspus
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

[h=1]Türk milliyetçiliğinin gidişi ve temel sorunu[/h]Türk milliyetçiliğinin kökeni Hunlar dönemine kadar gider. Kesintili bir şekilde tarih boyunca devam eder. Bu konuda geniş bilgi edinmek isteyenler, Osman Turan’ın “Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi” kitabını okumalıdırlar.

Modern Türk milliyetçiliği 19. yüzyılda başlar ve kesintisiz olarak bugüne kadar gelir. Ahmet Vefik Paşa, Süleyman Paşa ve Necip Asım gibi isimlerle bir bilim ve kültür hareketi olarak başlayan Türkçülük, Yusuf Akçura’nın “Üç Tarz-ı Siyaset” makalesiyle siyasi bir program olarak da ileri sürülür. Meşrutiyet yıllarında Ziya Gökalp, Türkçülüğün programını yazar.

Meşrutiyet ve Cumhuriyet yıllarında daha çok bir kültür hareketi olarak varlığını sürdüren Türkçülük, CHP’nin altı okuna da “milliyetçilik” adıyla girer ve Cumhuriyet’in temel ideolojisi olur. Atatürk döneminde, özellikle edebiyat ve tarih derslerinin müfredatları bu ideolojiye göre hazırlanır ve liseyi bitiren gençlerin, kendilerini milliyetçi olarak nitelemeseler bile, hiç olmazsa kendilerini Türk hissetmeleri sağlanır. İnönü döneminde değiştirilen müfredatlar, Türk eğitiminin millî yapısını zedeler.

Tek parti döneminde Türkçülerin bir kısmı yönetimin yanındadır. Söz gelişi Türkçülüğün en önemli isimlerinden Yusuf Akçura, 1935 yılındaki ölümüne dek Türk Tarih Kurumu başkanıdır ve Türk tarihinin ana hatlarını hazırlayan heyetin başında o vardır.

Türkçülerin bir kısmı ise devletçe yürütülen milliyetçiliği yeterli bulmaz ve sivil bir muhalefet oluşturur. 1931’deki Atsız mecmua ve 1934 ile 1944’teki Orhun dergileriyle Türkçü muhalefetin başını Nihal Atsız çeker.

Çok partili dönemin başladığı 1940’ların ikinci yarısında hemen hemen bütün muhalifler Demokrat Parti’yi tutar. Muhalif Türkçüler de, dinci mukaddesatçılar da, komünistler de. Ancak hem Türkçüler, hem komünistler, Demokrat Parti’nin daha ilk yıllarında, İnönü döneminde olduğu gibi, yönetim tarafından takibata uğratılır.

Türk milliyetçilerinin bir kısmı 1950’lerin başlarında Remzi Oğuz Arık başkanlığında Türkiye Köylü Partisi’ni kurar. Remzi Oğuz’un trajik ölümünden sonra bu parti Tahsin Demiray başkanlığında devam etmiş, daha sonra Osman Bölükbaşı’nın kurduğu Millet Partisi’yle birleşerek CKMP adını

almıştır.

Demokrat Parti’nin bir kültür politikası olmadığı ve hatta o dönemde ders müfredatları millî kültürden daha da uzaklaştırıldığı için yetişen nesiller milliyetçilikten, hatta millîlikten büsbütün uzak kalmıştır.

Milliyetçiler 1940’ların ikinci yarısından itibaren muhafazakârlarla dirsek teması hâlinde sivil bir muhalefet oluşturmuş; 1965’te Alparslan Türkeş’in CKMP’nin başına geçmesi ve 1969’da partinin MHP adını almasıyla güçlü bir siyasi hareket meydana getirmiştir.

Sovyet emperyalizminin Türkiye için ciddi bir tehlike oluşturması, komünistlerin büyük bir kısmının da Sovyet ideolojisi yönünde faaliyetlerini artırmaları, hatta 1970’lerde silahlı çeteler oluşturup ülkede büyük bir terör ortamı yaratmalarına karşı milliyetçi ve ülkücüler çetin bir mücadeleye girişmiş ve Türkiye’nin Afganistan olmasına izin vermemişlerdir.

1940’ların ikinci yarısında başlayan milliyetçi-mukaddesatçı iş birliği gittikçe dozunu artırmış ve kendilerini milliyetçi olarak adlandıran pek çok kimse 1980’lere doğru, dini temel referans alan insanlar hâline gelmiştir. 12 Eylül darbesinin şoke edici tesirine de maruz kalan bu insanlar zamanla AKP zihniyetine daha yakın hâle gelmişler ve hatta AKP tabanının da önemli bir kesimini oluşturmuşlardır.

Ana çizgileriyle vermeye çalıştığım bu tarihî süreç içinde asıl sorun olarak vurgulanması gereken husus, özellikle 1970’lerin ikinci yarısından itibaren milliyetçiliğin bir kültür meselesi olduğunun unutulmasıdır. Bunun sonucu olarak kendilerini milliyetçi diye adlandıranların bir kısmı, son derece basit, seviyesiz ve ilkel tarikat ve cemaatlere rahatça dâhil olabilmişlerdir. Kendilerini hâlâ milliyetçi ve ülkücü olarak adlandıran bir kısım insan ise “içi boşalmış” bir “grup mensubiyeti”ni her şeyin üstüne çıkarmış ve bu mensubiyeti bir çıkar ilişkisine dönüştürmüştür. Milliyetçiliğin her şeyden önce bir kültür meselesi olduğu idrak edildiği zaman Türk milliyetçileri ülke kaderinde rol oynayabileceklerdir.

Ahmet B. ERCİLASUN

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bunun sonucu olarak kendilerini milliyetçi diye adlandıranların bir kısmı, son derece basit, seviyesiz ve ilkel tarikat ve cemaatlere rahatça dâhil olabilmişlerdir. Kendilerini hâlâ milliyetçi ve ülkücü olarak adlandıran bir kısım insan ise “içi boşalmış” bir “grup mensubiyeti”ni her şeyin üstüne çıkarmış ve bu mensubiyeti bir çıkar ilişkisine dönüştürmüştür. Milliyetçiliğin her şeyden önce bir kültür meselesi olduğu idrak edildiği zaman Türk milliyetçileri ülke kaderinde rol oynayabileceklerdir.

 

haaa olayın sonucunu da bu şekilde bağlamış yazarımız..çok güzel!şimdi ülkemizde bir gerçek vardır o da ülkemiz üzerinde plan ve projesi olan her düşman kuvvet sadece ve sadece gençleri kullanarak güçlenir...o sebeble bunun ne ülkücüsü ne solcusu ne alevisi ne sunnisi farketmez...adı üstünde kanı deli olan delikanlı her zaman verilen "gaz"larla hareket eder...gençleri organize et dolduruşa getir sonra otur seyret birbirlerini yesinler ...örnek 12 eylül dönemi....o dönemde tüm kesimleri basitçe kullanmışlar sonra da kullan at plastik bardaklar gibi alıp çöp tenekesine atmışlardır...

tıpkı günümüzde kürt milliyetçiliğini körükleyip...gençlerin kanının akışından faydalanan kişilerin onları evlerinden yurtlarından alıp dağlarda bitli bitli gezdirdikleri gibi...

 

hiç değilse türk milliyetçileri içi boş ta olsa önemsiz de olsa cemaatlere girmiş tarikatlare girmiş kalkıp ta eline silah alıp kalleşce kendi askerini polisini halkını vurmayı seçmemiş bu da bi erdemdir...bazı erdemsiz bitli uyuzlara bakınca

 

 

sicarken-yakalanan-pkk-li-terorist_191935.jpg

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

ben milliyetçiliğin her türlüsüne karşıyım. ister türk ister kürt ister başka bişey olsun. kim derse ki türk milliyetçiliği ırka dayalı değil kültüre dayalıdır yalan söylüyordur. türk milliyetçiliği basbaya türkçülüktür bu da ırkçılıktır.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

ben milliyetçiliğin her türlüsüne karşıyım. ister türk ister kürt ister başka bişey olsun. kim derse ki türk milliyetçiliği ırka dayalı değil kültüre dayalıdır yalan söylüyordur. türk milliyetçiliği basbaya türkçülüktür bu da ırkçılıktır.

 

zaten milliyetçilik kelimesinden anlanması gereken olay..vatan sevgisi olmalı bu olmalı milliyetçilik...aslında milliyetçilikten ziyade milletçilik olması lazım o kelimenin aslı...çünkü bir vatan toprağında bir çok ırka mensup insan barınır yaşar...o sebeble hiç bir toplum asla ve asla sadece bir ırkı bünyesinde barındırmaz...

tıpkı hitlerin yaptığı gibi kendi ırkını ari bir ırk olarak görme hastalığı diğer ırkları yok etme noktasına kadar gidebilir...bu tehlikenin zirvesidir milliyetçilik adına...

 

ülkemizde ise daha çok milliyetçilik akımları komunizmle mücadele aşamasında ön plana çıkmış daha sonra komunizm dalgası kuvvetini kaybedince bu akım boşlukta kalmış...bazı fırsatçılarda bu boşluğu mafya,kavga dövüş,faili meçhul cinayetler çek senet mafyası gibi alanlarda kullanmıştır...

 

bir kısım milliyetçi gençlere ise bilinçli şekilde kürt düşmanlığı empoze edilerek onları düşman göstermiş ilerki yıllarda kurulması planlanan pkk terör örgütünün ekmeğine bizzat ülkücülerce yağ sürülmüştür ..ama farkında olmadan...

 

(çünkü planı yapan ve devreye koyan güç yaklaşık 150 yıllık geriye doğru giden bir plandır bu)

 

bu plan çerçevesinde aşırı milliyetçilik körüklenmiş kürtler mağdur duruma düşürülmüş ve daha sonra kürt milliyetçiliği körüklenerek bu sayede 12 eylül sürecinde zaten bölünmüş olan fikir yapısını alevi sunni kavgaları ile yaratılan inanç bölünmesini de içine alarak bugünlere taşımıştır...

 

plana katmadıkları bir şey var ise o da türk halkının 30 yıldır patlamayan sabrı...eğer bizler galeyana gelmiş olsaydık bu oyuna alet olmuş olsaydık...çoktan fırtınalar kopmuştu ama malesef bu planları biraz tutmadı...ve ülkücü camiada Bahçelinin talimatı ile kendisini o tip sokak olaylarından geri çekti çatışma ortamı yaratılmadı

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...