Jump to content

Bana Kur'an yeter diyene ->


Guest tyilmaz2
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

"Sakın sizden birini bulmayayım emrettiğim veya nehyettiğim hususlardan biri kendisine ulaşınca koltuğuna yaslanıp "bilmiyorum ! Biz ALLAH'ın kitabında ne buluyorsak ona uyarız." derken bulmayayım" (Tirmizi, İbn-i Mace, Ebu Davud)

 

"Şunu kat-i olarak biliniz ki, Bana Kur'an ve onun bir benzeri verilmiştir. Karnı tok bir halde rahat koltuğuna oturarak; "Bize kur'an yeter! onda helal olarak ne görmüşseniz onu helal, neyi de haram görmüşseniz onu da haram kabul ediniz. "bazı kimseler gelmek üzeredir." (ebu davud 2/610,tirmizi 4/145,ibni mace 1/6 darimi 1/117)

 

"Size iki şey bırakıyorum, onlara sarıldığınız müddetçe sapıklığa düşmezsiniz. Bunlar Kur'an ve Sünnettir."(imam malik,muvatta,2/899,hakim 1/93,temhid 23/331)

--------------------

Yanlış anlaşılmasın, bu konunun muhatabı, kaynak olarak sadece Kur'anı Kerimi kabul edip Sünneti , icma-i ümmeti kyası fukahayı kabul etmeyenler

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Asr-ı Seâdet'den günümüze gelinceye kadar, İslâm isimli Allah Nizâmını gerek haçlılara karşı ve gerekse şark münkirliğine karşı kan akıtıp can vererek muhafaza ve müdâfaa eden, ehl-i sünnet mezhebi olmuşdur. Başında, Ömer İbni Abdülaziz'i taşıyan Emevîler, Alpaslan ve veziri Nizâm-ül-Mülk'ü taşıyan Büyük Selçukîler, Kılıç Aslan'ı taşıyan Anadolu Selçukîleri ve nihayet Yavuz Selim'i taşıyan Osmanoğulları... Hulâsa-yı mevcudat Aleyhisselâm Hazretlerinin muazzez Şeriatı, işte hepsi de ehl-i sünnet mezhebinin gönülden bağlısı şu hanedanların kanı, canı ve kılıcıyla bugüne gelmişdir. Bu son derece apaçık ortada olan hakikat, İslâmiyet’in baş düşmanı haçlı müsteşrikler, şarklı mülhidler, komünist ateistler ve nihayet İslâm ümmeti içinden çıkan Efganî kabilinden fırıldaklar tarafından bile ne inkâr ve hatta ne de münakaşa edilebilir. Demek oluyor ki Müslümanlığı kanı ve canı ile 14 asırdır müdâfaa edip yaşatan, sünnîlerdir. Öyle ise, İslâmiyeti, kendi davaları önünde en büyük bir mania kabul eden topyekûn bâtıl ve küfür nizamları, husûsan yehûdî ve onun parmaklarında oynayan haçlı dünyâsı ile bu dünyanın şeytan diplomatı İngiliz, Sünnîliği dağıtıp perişan etmelidir...

İçte olsun dışta olsun, bütün dünyâdaki İslâm düşmanları, müslümanlığın mücerred ehl-i sünnet mezhebi elinde kan ve can pahasına yaşatıldığına; ve sünnîliğin de cepheden taarruz ve zorlamalarla öyle hemen yıkılıverecek bir kale olmadığına; bunun için de bu kaleyi içten fethetme çâreleri aranılması gerektiğine karar vermişdir. İşte bunun için, İslâm'ı yehûdiden sonra en büyük başbelâsı olan İngiliz, sünnî Osmanlı hilâfetinin karşısına Necdileri çıkarmış; ve bu Necdilerin eline de, sünnî ulema ile gerek itikâd ve gerekse amel cihetinden derin ayrılıkları ve ihtilâfları olan İbn-i Teymiyeyi, hâşâ bir peygamber gibi bağlanılacak tek lider olarak vermişdir.

Böylece hicrî 8 nci asırda yaşamış olan İbn-i Teymiyye'nin sünnîlerden tamamen ayrı olan görüşleri, Necdili Muhammed İbni Abdülvehhâb gibi adamlar elinde ve dilinde sistemleştirilecek, ve böylece teessüs eden Vehhâbiye mezhebi, Sünniliği yiyip bitirmek üzere Necid çöllerinden paralar, pullar, kitablar, broşürler, konferanslar, kültür anlaşmaları, hac zamanı propagandalar ve besleme adamlar ile tam 2,5 asırdır didinip duracaklardır. İngiliz Necid çöllerinde sünnîliğe karşı başlattığı bu hareket meyvesini verir olunca, aynı hareketin birçok benzerleri, gene İngiliz başta olmak üzere haçlılar tarafından Hindistan’da, Pakistan’da, Mısırda ve Osmanlı topraklarında da sahneye konacakdır.

Bu cümleden olarak Ezher'e masonluğu sokan Cemâleddin-i Efgânî bunun sâdık talebesi olup, âyetleri keyfine göre tefsir eden Buhârî-i Şerif de uydurma hadisler olduğunu hayâsızca iddia eden, ve kevnî mu'cizeleri alel'âde tabiat hâdisleri olarak te'vil eden Muhammed Abduh...

Ve bunun pek sâdık tilmizi ise, şeyhi Abduh gibi mucizeleri inkâr eden, Musa ve İsa Aleyhimesselâmın peygamberliklerine dil uzatan; Mezâhibin telfîki kitabıyla sünni mezhepleri tahkir ve tahfif edip müntesiplerini «hurâfeci» ilânından haya etmeyen; ve bu kitabı, Diyanet neşriyatı arasında Hayreddin Karaman tarafından sadeleştirilerek alelacele ve pek büyük dertlere çâre olacakmışçasına neşredilen, Reşit Rızâ...

İşte bu Efgânî, Abduh, Reşit Rızâ ve saireler kolu da, İbni Teymiyye'den uzayan ve kendilerinden evvel Necid’de teşekkül eden vehhâbiyye'den bazı renkler ve desenler devralan Abduhun ekolü... Merkez noktası Mısır olmak üzere neşv-ü nemâ bulan bu mekteb de, buradan birçok İslâm ülkelerine dal ve budaklar salmaya çalışmış, Türkiye'de de bazı bünyelere sirayet ederek ehl-i sünnetin bin bir türlü derdine bir de kendisini zammetmişdir.

İlmîlik kisvesine de bürünmesini bilen bu sinsî ve iki yüzlü Abduh ekolü, maalesef bazı müesseselerde husûsan Yüksek İslâm Enstitüsü, İlahiyat Fakültesi ve İmam-Hatib Mektebi gibi yerlerde de sapık fikirlerine taraftar aramak peşinde görünüyor. Ancak kanaatimiz odur ki, bu müesseselerde talebe ve hoca olarak vazifeli bulunan sünni vatan evlâtları, bu muzır cereyanla hiç ihmâl ve gevşeklik göstermeden mücâdele edecekler; ve Abduhçuluk salyangozlarının temiz Anadolu topraklarında satılamayacağını kısa zamanda göstereceklerdir.

Unutulmamalıdır ki, Abduhçuluk mektebinin en umûmî plândaki karekterleri, sünnî mezheblere ve imamlara ters bakmak, mezheblerin telfiki yani birleştirilmesi abesiyle iştigâl, ictihad kapısı açıkdır deyip müctehidlik taslamalar ve itikadda «selef» diye tutturmalardır. (Sebil'den)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Guzel paylasim.. Allah c.c Gormek Isteyene Cok Ibretlik Seyler Gosteriyor.

Gormek Istemeyenler Ise Muhurlenmis Sekilde Yine Gulup Geciyor..

 

Allah c.c Ilmini arttirsin. Rizasi Ustunde Olsun Dostum

 

cümlemizin

 

Bu arada Heronun verdiği bilgilerde çok önemli

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

"Sakın sizden birini bulmayayım emrettiğim veya nehyettiğim hususlardan biri kendisine ulaşınca koltuğuna yaslanıp "bilmiyorum ! Biz ALLAH'ın kitabında ne buluyorsak ona uyarız." derken bulmayayım" (Tirmizi, İbn-i Mace, Ebu Davud)

 

"Şunu kat-i olarak biliniz ki, Bana Kur'an ve onun bir benzeri verilmiştir. Karnı tok bir halde rahat koltuğuna oturarak; "Bize kur'an yeter! onda helal olarak ne görmüşseniz onu helal, neyi de haram görmüşseniz onu da haram kabul ediniz. "bazı kimseler gelmek üzeredir." (ebu davud 2/610,tirmizi 4/145,ibni mace 1/6 darimi 1/117)

 

"Size iki şey bırakıyorum, onlara sarıldığınız müddetçe sapıklığa düşmezsiniz. Bunlar Kur'an ve Sünnettir."(imam malik,muvatta,2/899,hakim 1/93,temhid 23/331)

--------------------

Yanlış anlaşılmasın, bu konunun muhatabı, kaynak olarak sadece Kur'anı Kerimi kabul edip Sünneti , icma-i ümmeti kyası fukahayı kabul etmeyenler

 

 

Olayın Özeti: Peygamber efendimizin ölümünden üç gün önce sahabe Resulullah'ın evinde toplanmışlardı. Peygamber kendisinden sonra onların sapıklığa düşmesini önleyecek bir vasiyet yazdırmak için onlardan kağıt ve. mürekkeb istedi. Ama sahabe onları getirmekte ihtilaf ettiler; Bazıları getirmemekle kalmayıp hatta Peygambere, "sayıklıyor" diyerek iftira ettiler. Peygamber onlara gazab eyleyip bir şey yazdırmadan onları evinden çıkardı.

 

Olayın Tafsilatı: İbni Abbas diyor ki, "Perşembe günü ne gündü o gün?! Peygamber (S.A.V) in ağrısı şiddetlenmiş idi". (Sehabesine) buyurdu ki:

 

Gelin sizlere öyle bir kitap (vasiyyetname) yazdırayım ki artık ondan sonra hiç delaletesapıklığa) düşmeyesiniz. Ömer, Resulullah'a, "Hastalığı galebe etmiş, elimizde Allah'ın kitabı vardır ve Aııah'ın kitabı da bizlere yeterlidir" dedi.

 

Evde oturan sehabenin arasında ihtilaf çıktı; Bazıları dediler ki, Resulul1ah'ın istediklerini hazır eyleyin; sizlere bir yazı yazdırsın ki O Hazret'ten sonra asla sapıklığa düşmeyesiniz.

 

Bazıları ise Ömer'in sözünü tekrarladılar.

 

Ses ve gürültü Resulul1ah'ln huzurunda çoğalınca Resulullah, "kalkın, benim yanımdan gidin" buyurdu. İbn'i Abbas devamlı "Ah ne büyük müsibettir o günün musibeti ki, Resulullah(S.A.V) ile yazmak istediği vasiyetnamesi arasına hail oldu...', (1)diyordu.

1- Bu hadis, Sahih Buhari, c.3. .Hastanın kalkın benim yanımdan gidin." babında - Sahih'i Müslim c.5 s. 35 Vasiyyet kitabının sonunda. Müsned'i Ahmed c. 1.s.355. ve c.s.s. 116).

Taberi tarihi, c.3.s. 193-İbn'i Esir tarihi .c.2.s.302.

 

 

Bu duruma göre , yanin senin dedigine göre Halife Ömer yolda cikmis oluyor, bunu nasil hal edecez simdi;)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Allah ve Resûlü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resûlüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur. ahzab suresi ayet 36

 

islam bir bütündür eğer sadece KURAN yeterli olsaydı ALLAH boşu boşuna peygamber göndermezdi!!...kitabı yazılı bir halde dünyanın her noktasına indirirdi ve " bunlar benim kurallarım uyacaksınız o kadar " derdi...

 

ama kullar olarak biz RABBİMİZN HİÇ BİR HİKMETİNE akıl erdiremeyiz zaten buna akli kapasitemiz yetmez... o yüzden kitap yollayıp sonra da resuller yolladıysa mutlaka vardır bir hikmeti...eğer kitap yollayıp kitapta herşeyi açııık açııık belirtmediyse vardır bir hikmeti...o konularda neden bu böyleydi neden şu şöyleydi diye düşüncelere girerse insan o zaman yoldaşı ŞEYTAN olur..

 

ve elinde kukla gibi oynatır o insanı...içine şüphe tohumlarını atar durur...sürekli ona vesveseler verir...

ona der ki şeytan misal olarak " yahu sen şaşkın mısın??ne oluyo sana sabah akşam namaz kılıyorsun boşverr " "taaa binlerce yıl önce yaşamış biri çıkmış peygamberim demiş sen şimdi ona mı inanacaksın??? boşver inanma uygulamalarını da uygulama gerek yok" " yahu sen gününü gün etmeye bak boşver ibadeti itikatı kadınlar var zina yapmak var eğlence var içki var bak bunlarla vakit geçir işte ne güzel bunlar "der şeytan...

 

bende derim ki:eğer ölümden kurtuluşun varsa...eğer ahiretten kurtulma formülün varsa??şeytanın dediklerini yapmakta serbestsin istediğini yapabillirsin...

eğer ölümden kurtulma çaren yoksa hesap gününden kurtulma çaren yoksa..

o zaman yanında varsa eline al eğer yanında yoksa mutfağa git ordan al bir kibrrit veya çakmağı ve yak diğer elini de üzerinde tut bak bakalım ateşe kaç dakika dayanabileceksin????

haa unutmadan söyliyim bu ateş cehennemde ki ateşten bin kat daha az tesirli bir ateşmiş...ve ordaki azap sadece eline uzaktan tutmak değil direk ateşin içine atılmakla oluyormuş bunu ben söylemiyorum KURAN da RABBİM Söylüyo...

o yüzden arkadaşlar kısır döngüler halindeki konularla uğraşmak yerine imanları kurtarın :(:(

baktım foruma biri konu açtı namaz kılmak istiyorum nasıl kılarım formulunuz var mı diye...aynen tahmin ettiğim gibi oldu burada dini bize anlatmaya çalışanlardan hiç biri girip te o konuya yardımcı olmak bakımından yazı yazmadılar:)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

"Sakın sizden birini bulmayayım emrettiğim veya nehyettiğim hususlardan biri kendisine ulaşınca koltuğuna yaslanıp "bilmiyorum ! Biz ALLAH'ın kitabında ne buluyorsak ona uyarız." derken bulmayayım" (Tirmizi, İbn-i Mace, Ebu Davud)

 

"Şunu kat-i olarak biliniz ki, Bana Kur'an ve onun bir benzeri verilmiştir. Karnı tok bir halde rahat koltuğuna oturarak; "Bize kur'an yeter! onda helal olarak ne görmüşseniz onu helal, neyi de haram görmüşseniz onu da haram kabul ediniz. "bazı kimseler gelmek üzeredir." (ebu davud 2/610,tirmizi 4/145,ibni mace 1/6 darimi 1/117)

 

"Size iki şey bırakıyorum, onlara sarıldığınız müddetçe sapıklığa düşmezsiniz. Bunlar Kur'an ve Sünnettir."(imam malik,muvatta,2/899,hakim 1/93,temhid 23/331)

--------------------

Yanlış anlaşılmasın, bu konunun muhatabı, kaynak olarak sadece Kur'anı Kerimi kabul edip Sünneti , icma-i ümmeti kyası fukahayı kabul etmeyenler

 

 

14- Kur’an-ı Kerim’in bir ayet veya bir cümlesini inkar etmek.

15- Kur’an-ı Kerim’de en ufak bir noksanlık düşünmek ve "kifayetsizdir" diye bir fikre sahip olmak.

16- Kur’an-ı Kerim’in hükümlerinden ve kanunlarından daha üstün kanun ve hükümler olduğunu iddia etmek veya düşünmek, veya hutta ileri bir zamanda böyle bir fikre sahip olabilirim diye düşünmek.

 

Bu nasil Pehriz ?...

--------------------

 

 

suleyman_ates.jpg

 

Kıyamete kadar müminlerin şaşmaz rehberi Kuran'dır

 

Süleyman Ateş - 09 Haziran 2006 Cuma, Vatan

 

 

 

Soru: Caferilerin nazarında değerli olan sakaleyn hadisi, ehl-i sünnet cemaatinde neden değiştirildi? Biz o hadisi şöyle biliyoruz: "Aranızda iki paha biçilmez emanet bırakıyorum, biri diğerinden daha değerli olan Kuran-ı Kerim ve itretim (soyum) olan ehl-i beytim, onlara sarılırsanız kıyamete kadar doğru yoldan ayrılmazsınız." Ama ehl-i sünnet cemaatine ait çoğu alimin yazdığı kitaplarda bu iki değerli emanet, kitap ve sünnet olarak zikrediliyor. Eğer bu hadis ehl-i sünnet cemaatine ait alimlerin zikrettiği gibiyse, bugün bile hiçbir kesimin üzerinde tam olarak emin olmadığı binlerce hadis, bize kıyamete kadar nasıl yol gösterecek?

Cevap: Yazdığınız hadisin üç varyantı var: Birincisi: "Size Allah'ın kitabını bırakıyorum. Ona uyarsanız şaşmazsınız." İkincisi: "Size iki şey bırakıyorum: Allah'ın kitabı ve benim sünnetim." Üçüncüsü: "Size iki şey bırakıyorum, Allah'ın kitabı ve ehl-i beytim." Gerçekte doğru olan birincisidir. Yani Peygamber'in bize bıraktığı, sadece Allah'ın kitabıdır. İkinci rivayetteki, "Benim sünnetim" sözü, ehl-i sünnet denilen grubun kat-masıdır, "Ehli beytim" sözü de Şiî kardeşlerimizin kalmasıdır. Kıyamete dek müminlerin şaşmaz rehberi Kuran'dır.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Gadiri hum günü resulullah s.a.a söyle buyurmustur:

“Ben kimin mevlasi isem Ali de onun mevlasidir, Allahim onu seveni sev ona düsman olana düsman ol, ona yardim edene sen de yardim et, onu yalniz birakani sen de yalniz birak

bk. Tercümetul imam ali b. Ebi talib min tarihi dimask

ibni asakir es safii c.2 s.13 h.508, 513, 514, 515, 523, 544, 562 ve 569

kifayetut talib, genci safii s.63

kenzul ummal c.6 s.403. 1. baski… c.15 s.115 h.332 ve 402… 2. baski

hesakani henefi c.1 s.157 h.211 s.192 h.250

hasaisi emirul müminin , nesai safii s.96

el-milel ven nihel, sehristani safii c.1 s.163

serhu nehcul belaga, ibni ebil hadid c.1 s.209 ve 289

müsnedi ahmedin hasiyesinde c.5 s.32

--------------------

gadir hadisinin mütevatir olusu

bu hadisin mütevatir oldugunu itiraf edenler:

1- celaleddin suyuti safii: el-fevaidul mutekasire ve el ezharul mutenasire bil ahbarul mutevatire adli kitaplarinda

2- molla ali gari hanefi: el-mirkat serhil miskat kitabinda

3- cemaleddin ataullah b. fazlullah sirazi: el erbain adli kitabinda

4- menavi safii: et-teysir kitabinda

5- mirza mahdum b. mir abdulbaki: nevakizur revafiz kitabinda

6- muhammed b. ismail yemani san’ani revzetun nediyye: bkz. Ihkakul hakk c.6 s.294

7- muhammed sadri alem, meaic ulula kitabinda

8- seyh abdullah safii erbain kitabinda

9- seyh ziyauddin mukbili, el ebhasul müseddede fil funun il muta’addie, kitabinda

10- ibni kesiri dimaski tarih kitabinda, muhammed b. Ceriri taberinin hayati bölüümünde

diger geri kalanlari su kitaplarda görebilirsiniz: ihkakul hakk c.2 s.423, abekatul envar, el gadir c.1

gadir hadisinin yollari

bu hadisi ahmed b. Hanbel 40 yolla, ibni ceriri taberi 72 yolla, el-cezeri mukiri 80 yolla, ibni ukde 105 yolla, ebu said secistani 120 yolla, ebu bekr caabi 125 yolla, muhammed yemeni 150 yolla, rivayet etmislerdir. El gadir, emini c.1 s.14 ve yine ebu ala attari hemedani 250 yolla rivayet etmistir, el gadir c.1 s.158

mesud secistani, gadir hadisini 1300 senedle rivayet etmistir. Seyh abdullah safii, e- menakib adli kitabinin 108. sayfasinda söyle diyor: gadir hadisi tevatür haddini asmistir, kesinlikle hic bir hadis bu hadis gibi bu kadar yolla naklolunmamistir. Bkz. Ihkakul hakk c.6 s.290

gadir hadisini delil getirmek ve onunla ihticac etmek:

1- sura günü emirel müminin in ihticac etmesi (onlari Allaha yemine vermesi)

2- emirel müminin ali a.s’in osman döneminde ihticac etmesi.

3- Ali as’in görüs günü kufede ihticaci

4- Kufede rekban hadisi

5- Ali as’in saffeyn günü ihticaci

6- Resulullah s.a.a’in kizi hz. Fatimanin gadir hadisinin delil getirmesi

7- Imam hasan a.s’in delil getirmesi

8- Ali a.s’in cemel günü ihticaci

9- Abdullah b. Caerin muaviyeye gadir hadisini delil getirmesi

10- Amr b asin reddine gadir hadisinin delil getirilmesi

11- Amr b asin gadir hadisini muaviye ye delil getirmesi

12- ammar b. Yasirin siffin günü delil getirmesi

13- esbag b. Nebatenin muaviyenin meclisinde ihticac etmesi

14- ebu hüreyrenin kufede gadir hadisini zikredip ihticac etmesi

15- zeyd b. Erkamin gadir hadisini etirip ihticac etmesi

16- irakli olan gabir b. Abdullah ensarinin ihticaci

17- kays b. Übadenin gadir hadisini muaviyeye delil getirmesi

18- darumiyetul hücuniyenin muaviyeye delil getirmesi

19- amr ve avdinin emirul mümininin düsmanlarina karsi getirdikleri deliller

20- ömer b. Abdül azizin delil getirmesi

21- memunun gadir hadisini fakihlere delil getirmesi

bu konuda merhum emini’nin el-gadir adli eserine bakiniz c.1 s.159 ve 212

--------------------

Hangi yolla olursa olsun sahih olduğu isbat edilen bir hadisi bütün mü'minlerin tam bir gönül rızasıyla kabul etmesi gerekir. Nitekim Allah-u Teâla bu hususta şöyle buyurmaktadır :

" Hayır öyle değil ; rabbi'ne andolsun aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem kılıp sonra senin verdiğin hükme içlerinde hiçbir sıkıntı bulmaksızın tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar." ( Nisa Suresi : 65 .ci ayet meali ) Dar-ut Takrib Receb : 1374. / Mart : 1955.

Bismillahhirrahmanirrahim

" Peygamber size ne verdiyse onu tutun ve sizi neden sakındırdıysa ondan sakının. Allah'tan çekinip korkun ; Şüphe yok ki, Allah'ın azab-ı pek çetindir." ( Harş Suresi : 7 .ci ayet meali )

Hakkı üstün kılan ve hakka yardım eden ve batılı yapayalnız ve yardımcısız bırakan Allah'a hamdolsun ; salât ve selâm peygamberlerin hatemi olan Hz. Muhammed ( s.a.v. )'e ve ümmetinin içinde kurtuluş gemisi olan Ehl-i beyt'ine ve Resulullah'ın ( s.a.v. ) bıraktığı iki değerli şeye sarılan ashabına olsun. Bu iki değerli şeyden birisi hidayet ve nur olan Kur'an'dır, ki " Sekal-i Ekber " olarak alınmıştır. Ve o gökten yeryüzüne doğru sarkıtılan Allah'ın ipi'dir.

Bu iki değerli şeyden diğeri de Resulullah ( s.a.v. )'ın itreti'dir. Bu da "Sekal-i Asgar " diye anılmıştır, ki Allah bütün pislikleri onlardan gidermiştir.

Bu hadisi eski evya yeni bir çok büyük alim sahih, sünene, müsned, siyer tarih, tefsir ve benzeri kitaplarında tahric etmişlerdir . Örneğin vereceğimiz belge ve kaynaklardan da faydalanmak maksadıyla da gerçek bir İslam-i eğitimde yararlanmak şartıyla yararlı olunabilir :

1-- ) Sahih-i Müslüm c. 7 , fayfa : 122 . )

2-- ) Sünen-i Tirmizi c. 2 , sayfa : 307 . )

3-- ) Sünen-i Daremi c. 2 , sayfa : 432 . )

4-- ) Müsned-i Ahmed b. Hanbel c. 3 , satfa : 14- 17 ve 26- 59 ve c. 4, sayfa : 336- 371 ve c. 5, sayfa : 182- 189 . )

5-- ) Hasais-un Nesai Sayfa : 30 )

6-- ) Müstedrek-ül Hakim ( c. 3, sayfa : 109, 148, 533 )

7-- ) Hafız Genci eş- Şafii, kifâyet-ut Talib'de ( birinci bab, sayfa 11' de, Hum olarak anılan bir yerde Peygamber ( s.a.v. )'in okuduğu hutbesinin sihhatinin beyanında ) hadisi naklettikten sonra şöyle demiştir. " Bu hadisi Müslim Sahih'inde tahric etmiştir. Ebu Davut ve İbn-i Mace el- Kazvini de kitaplarında nakletmişlerdir. Keza ( 61 .ci bab, sayfa : 130'da )

8-- ) Muhammed b. Sa'd el- Basri, Tabakat kitabında ( 4.cü cüz, sayfa : 8'da )

9--) Ebu Nueym el-İsfahani, Hulyet-ul Evliya adlı kitabında, ( c . 1, sayfa : 355 )

10--) İbn-i Esir, Üsd-ül Gabe adlı kitabında ( c. 2 , sayfa : 12 ve c. 3, sayfa :147 )

11--) İbn-i Abdi Rabbih Kurtubi, İkd-ul Ferid kitabında ( c. 2, veda haccı sayfa : 346 ve 158 'de )

12-- ) İbn-il Cevzi, tezkiret-ul Havas kitabında ( 12 .ci bab, sayfa : 332 ) dedesinin " Ebu Davut ve Tirmizi bu hadisi Sünenlerinde senediyle zikretmişler ve keza Rezin de el-cem'u Beyn'es- Sahiheyn'de zikretmiştir. " dediğini nakletmiş ve demiştir ki : " İlginç doğrusu, Müslim'in Sahih'inde Zeyd b. Erkam'dan naklettiği hadis nedense dedemin gözünden kaçmıştır. "

13-- ) Nuruddin Halebi Şafii, İnsan-ul Uyun'da ( c. 3, sayfa : 308'de )

14-- ) Ahmed b. Abdullah taberi, Zehair-ul Ukba'da ( sayfa : 16 )

15-- ) Aziz eş-Şafii, es- Sirac-ul Munir Fi Şerh-il cami-is Sağir kitabında ( c. 1, sayfa : 321 )

16-- ) ve Şeyh Muhammed hanefi aynı eserin hamişin'de .

17-- ) İbn-i Sabbağ-i Maliki, el-Fusul-ül Muhimme'de ( sayfa : 24'de )

18-- ) Şehabuddin Haffacı Nesim-ur Riyaz adlı kitabında ( c. 3, sayfa : 410 ) ve hamişinde basılan Ali karin'in Şerh-uş Şifâ'sında.

19-- )Ali Muttaki, Ahmed b. Hanbel'in Müsned'inin haşimişinde basılan Müntahab-i Kenz-il Ummal'ında ( c. 1, sayfa . 90-101 ve c. 2, sayfa: 390 ve c. 5, sayfa : 95 )

20-- ) Şa'lebi, el Keşf-u ve'l Beyan'da ( " İ'tisam " ayeti ile Eyyuhe-s Sekalan " ayetinin tefsirinde )

21-- ) İmam Fahruddin-i Razi, ( " İ'tisam" ayetinin tefsirinde. C. 3, sayfa :18 )

22-- ) Nezzam-i Nişaburi, " İ'tisam" ayetinin tefsirinde ( c. 1, sayfa : 349 )

23-- ) El-Hâzin tefsirinde ( " İ'tisam " , "Mevevddet " ve " Eyyuhe-s Sekalan " ayetleiyle ilgili olarak, sayfa : 257, 94 ve 212 )

24-- ) İbn-i Kesir Dimeşki, " Meveddet " ayetinin tefsirinde c. 4, sayfa : 113 ) ve "Tahtir" ayetinin tefsirinde c. 3, sayfa : 485 )

25-- ) İbn-i Kesir Dimeşki, Tarih'inde ( c. 5- 6 , Gadir hadisinin zımında )

26-- ) Hüseyin kaşifi, el-Mevahib'ul Aliyye'de " Eyyuhe-s Sekalan" aytinin tefsirinde ve İbn-i Esir el-Cezeri, en-Nihaye adlı kitabında ( c. 1 )

27-- ) Suyuti, ed- Dürr'ün Nesir'de sayfa : 155 )

28-- ) Cemaluddin Afriki-i Mısri, Lisan'ul Arab'da ( c. 6, " itret " lügatında ve c. 13 " segal " ve " habi " lügatında )

29-- ) Mecduddin eş-Şirazi Kamus'unda ( " segal " kelimesinde )

30-- ) Murteza Zübeydi, Tac-ul Arus kitabında ( c. 7, " segal" kelimesinde )

31--) Abdurrahim Safipuri Münteh-el Ereb adlı kitabında ( " segal " kelimesinde )

32-- ) İbn-i Ebi-l Hadid'il Mutezili, Şerh-u Nehc-il Belağa'da ( c. 6, " itret " kelimesinin manasında )

33-- ) Abdulhak Dehlevi medaric-ün Nübüvve'de ( sayfa . 520 )

34-- ) Muhammed Salih Tirmizi Keşfi, Menakib-ul Murtezaviyye ( sayfa : 96- 97- 100-472 )

35-- )Miftah-u Kunuz-is Sünne, ( c. 2, sayfa : 448 )

36-- ) İmam Beğevi eş-Şafii, Mesabih-us Sünne'de ( c. 2, sayfa : 205-206 )

37-- ) İbn-i Hacer Savaik'te ( sayfa: 75-87-99-139 )

38-- ) Şeblenci, Nur-ul Ebsar'ın hamişinde ( sayfa : 110 )

39-- ) Süleyman b. İbrahim Belhi el-Hanefi, Yebani-ul Mevedde kitabında ( sayfa : 18-25-30-32-34-95-115-126-199-230-238 ve 301'de )

40--) Allame Şems Seyyid Mir hamid Hüseyin el- Hindi, 200'den fazla büyük ehl-i sünnet alimlerinden naklmiştir. Ve hakeza otuzdan fazla erkek ve kadın sahaben nakletmiştir ki, hepsi de bu hadisi Allah'ın Resul'ündan işitmişlerdir ve çeşitli yollardan da sahabelere nakletmişlerdir ve duyurmuşlardır. Buraya kadar verdiğimiz belge ve kaynaklarının delilleriyle beraber ispatlamış olduk ki İslam ulemasında yapılan onca tefrikaların artık sonu gelmesi için yeterli olduğunun kanısındayım. Eğer müslümanım diyen halk kitleleri bu delillere inancı ve güvenci yoksa bir zat kendileri belirli bir aşamada kendilerin araştırma yapmaları gerekir inancındayım.

hadisin uzunca bir metni vardir...dileyen olursa naklederim...

Ve Yine buyurlarmuşlardır ki ;

" Ey insanlar, yakında ruhum alınacak ve Rabbi'me gideceğim. Sizlere üzerimde olan vazifenin kalkması için bir şey söyliyeceğim. Bilin ki : Ben Rabbi'min kitabını ve itretim olan Ehl- i beyt'imi aranızda bırakıyorum ." Sonra da İmam Ali ( a.s. )'ın elinden tutarak şöyle dedi : " Ali Kur'an iledir ve Kur'an'da Ali iledir. Kevser havuzun da yanıma gelinceye dek asla birbirlerinden ayrılmazlar. Bunlardan istediğini sorun."

Bu hadis 60'dan fazla tarik yani kişilerler tarafından ( hadis nakleden raviler silsilesi, sened leri )' ile nakledilmiştir. Hepsinde de Kitap ( Kur'an'ın ) yanı sıra " itret " kelimesi veya " Ehl-i beyt " kelimesi veya her ikisi ( " itret " ve " Ehl -i beyt " kelimeleri ) birlikte yer almıştır ki , bu daha çoktur.

yalnizca bu hadislerin bile sayisiz kayidi senedi vardir, hemde hicretten öyle yüzyillar sonra falan degil, ilk yillarindan itibaren alimler tarafindan kabul görüp aciklamasi yapilmistir...senetlerin cok fazla olmasi nedeniyle hepsini aktarmak istemedim

--------------------

Hangi yolla olursa olsun sahih olduğu isbat edilen bir hadisi bütün mü'minlerin tam bir gönül rızasıyla kabul etmesi gerekir. Nitekim Allah-u Teâla bu hususta şöyle buyurmaktadır :

" Hayır öyle değil ; rabbi'ne andolsun aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem kılıp sonra senin verdiğin hükme içlerinde hiçbir sıkıntı bulmaksızın tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar." ( Nisa Suresi : 65 .ci ayet meali ) Dar-ut Takrib Receb : 1374. / Mart : 1955.

Bismillahhirrahmanirrahim

" Peygamber size ne verdiyse onu tutun ve sizi neden sakındırdıysa ondan sakının. Allah'tan çekinip korkun ; Şüphe yok ki, Allah'ın azab-ı pek çetindir." ( Harş Suresi : 7 .ci ayet meali )

Hakkı üstün kılan ve hakka yardım eden ve batılı yapayalnız ve yardımcısız bırakan Allah'a hamdolsun ; salât ve selâm peygamberlerin hatemi olan Hz. Muhammed ( s.a.v. )'e ve ümmetinin içinde kurtuluş gemisi olan Ehl-i beyt'ine ve Resulullah'ın ( s.a.v. ) bıraktığı iki değerli şeye sarılan ashabına olsun. Bu iki değerli şeyden birisi hidayet ve nur olan Kur'an'dır, ki " Sekal-i Ekber " olarak alınmıştır. Ve o gökten yeryüzüne doğru sarkıtılan Allah'ın ipi'dir.

Bu iki değerli şeyden diğeri de Resulullah ( s.a.v. )'ın itreti'dir. Bu da "Sekal-i Asgar " diye anılmıştır, ki Allah bütün pislikleri onlardan gidermiştir.

Bu hadisi eski evya yeni bir çok büyük alim sahih, sünene, müsned, siyer tarih, tefsir ve benzeri kitaplarında tahric etmişlerdir . Örneğin vereceğimiz belge ve kaynaklardan da faydalanmak maksadıyla da gerçek bir İslam-i eğitimde yararlanmak şartıyla yararlı olunabilir :

1-- ) Sahih-i Müslüm c. 7 , fayfa : 122 . )

2-- ) Sünen-i Tirmizi c. 2 , sayfa : 307 . )

3-- ) Sünen-i Daremi c. 2 , sayfa : 432 . )

4-- ) Müsned-i Ahmed b. Hanbel c. 3 , satfa : 14- 17 ve 26- 59 ve c. 4, sayfa : 336- 371 ve c. 5, sayfa : 182- 189 . )

5-- ) Hasais-un Nesai Sayfa : 30 )

6-- ) Müstedrek-ül Hakim ( c. 3, sayfa : 109, 148, 533 )

7-- ) Hafız Genci eş- Şafii, kifâyet-ut Talib'de ( birinci bab, sayfa 11' de, Hum olarak anılan bir yerde Peygamber ( s.a.v. )'in okuduğu hutbesinin sihhatinin beyanında ) hadisi naklettikten sonra şöyle demiştir. " Bu hadisi Müslim Sahih'inde tahric etmiştir. Ebu Davut ve İbn-i Mace el- Kazvini de kitaplarında nakletmişlerdir. Keza ( 61 .ci bab, sayfa : 130'da )

8-- ) Muhammed b. Sa'd el- Basri, Tabakat kitabında ( 4.cü cüz, sayfa : 8'da )

9--) Ebu Nueym el-İsfahani, Hulyet-ul Evliya adlı kitabında, ( c . 1, sayfa : 355 )

10--) İbn-i Esir, Üsd-ül Gabe adlı kitabında ( c. 2 , sayfa : 12 ve c. 3, sayfa :147 )

11--) İbn-i Abdi Rabbih Kurtubi, İkd-ul Ferid kitabında ( c. 2, veda haccı sayfa : 346 ve 158 'de )

12-- ) İbn-il Cevzi, tezkiret-ul Havas kitabında ( 12 .ci bab, sayfa : 332 ) dedesinin " Ebu Davut ve Tirmizi bu hadisi Sünenlerinde senediyle zikretmişler ve keza Rezin de el-cem'u Beyn'es- Sahiheyn'de zikretmiştir. " dediğini nakletmiş ve demiştir ki : " İlginç doğrusu, Müslim'in Sahih'inde Zeyd b. Erkam'dan naklettiği hadis nedense dedemin gözünden kaçmıştır. "

13-- ) Nuruddin Halebi Şafii, İnsan-ul Uyun'da ( c. 3, sayfa : 308'de )

14-- ) Ahmed b. Abdullah taberi, Zehair-ul Ukba'da ( sayfa : 16 )

15-- ) Aziz eş-Şafii, es- Sirac-ul Munir Fi Şerh-il cami-is Sağir kitabında ( c. 1, sayfa : 321 )

16-- ) ve Şeyh Muhammed hanefi aynı eserin hamişin'de .

17-- ) İbn-i Sabbağ-i Maliki, el-Fusul-ül Muhimme'de ( sayfa : 24'de )

18-- ) Şehabuddin Haffacı Nesim-ur Riyaz adlı kitabında ( c. 3, sayfa : 410 ) ve hamişinde basılan Ali karin'in Şerh-uş Şifâ'sında.

19-- )Ali Muttaki, Ahmed b. Hanbel'in Müsned'inin haşimişinde basılan Müntahab-i Kenz-il Ummal'ında ( c. 1, sayfa . 90-101 ve c. 2, sayfa: 390 ve c. 5, sayfa : 95 )

20-- ) Şa'lebi, el Keşf-u ve'l Beyan'da ( " İ'tisam " ayeti ile Eyyuhe-s Sekalan " ayetinin tefsirinde )

21-- ) İmam Fahruddin-i Razi, ( " İ'tisam" ayetinin tefsirinde. C. 3, sayfa :18 )

22-- ) Nezzam-i Nişaburi, " İ'tisam" ayetinin tefsirinde ( c. 1, sayfa : 349 )

23-- ) El-Hâzin tefsirinde ( " İ'tisam " , "Mevevddet " ve " Eyyuhe-s Sekalan " ayetleiyle ilgili olarak, sayfa : 257, 94 ve 212 )

24-- ) İbn-i Kesir Dimeşki, " Meveddet " ayetinin tefsirinde c. 4, sayfa : 113 ) ve "Tahtir" ayetinin tefsirinde c. 3, sayfa : 485 )

25-- ) İbn-i Kesir Dimeşki, Tarih'inde ( c. 5- 6 , Gadir hadisinin zımında )

26-- ) Hüseyin kaşifi, el-Mevahib'ul Aliyye'de " Eyyuhe-s Sekalan" aytinin tefsirinde ve İbn-i Esir el-Cezeri, en-Nihaye adlı kitabında ( c. 1 )

27-- ) Suyuti, ed- Dürr'ün Nesir'de sayfa : 155 )

28-- ) Cemaluddin Afriki-i Mısri, Lisan'ul Arab'da ( c. 6, " itret " lügatında ve c. 13 " segal " ve " habi " lügatında )

29-- ) Mecduddin eş-Şirazi Kamus'unda ( " segal " kelimesinde )

30-- ) Murteza Zübeydi, Tac-ul Arus kitabında ( c. 7, " segal" kelimesinde )

31--) Abdurrahim Safipuri Münteh-el Ereb adlı kitabında ( " segal " kelimesinde )

32-- ) İbn-i Ebi-l Hadid'il Mutezili, Şerh-u Nehc-il Belağa'da ( c. 6, " itret " kelimesinin manasında )

33-- ) Abdulhak Dehlevi medaric-ün Nübüvve'de ( sayfa . 520 )

34-- ) Muhammed Salih Tirmizi Keşfi, Menakib-ul Murtezaviyye ( sayfa : 96- 97- 100-472 )

35-- )Miftah-u Kunuz-is Sünne, ( c. 2, sayfa : 448 )

36-- ) İmam Beğevi eş-Şafii, Mesabih-us Sünne'de ( c. 2, sayfa : 205-206 )

37-- ) İbn-i Hacer Savaik'te ( sayfa: 75-87-99-139 )

38-- ) Şeblenci, Nur-ul Ebsar'ın hamişinde ( sayfa : 110 )

39-- ) Süleyman b. İbrahim Belhi el-Hanefi, Yebani-ul Mevedde kitabında ( sayfa : 18-25-30-32-34-95-115-126-199-230-238 ve 301'de )

40--) Allame Şems Seyyid Mir hamid Hüseyin el- Hindi, 200'den fazla büyük ehl-i sünnet alimlerinden naklmiştir. Ve hakeza otuzdan fazla erkek ve kadın sahaben nakletmiştir ki, hepsi de bu hadisi Allah'ın Resul'ündan işitmişlerdir ve çeşitli yollardan da sahabelere nakletmişlerdir ve duyurmuşlardır. Buraya kadar verdiğimiz belge ve kaynaklarının delilleriyle beraber ispatlamış olduk ki İslam ulemasında yapılan onca tefrikaların artık sonu gelmesi için yeterli olduğunun kanısındayım. Eğer müslümanım diyen halk kitleleri bu delillere inancı ve güvenci yoksa bir zat kendileri belirli bir aşamada kendilerin araştırma yapmaları gerekir inancındayım.

hadisin uzunca bir metni vardir...dileyen olursa naklederim...

Ve Yine buyurlarmuşlardır ki ;

" Ey insanlar, yakında ruhum alınacak ve Rabbi'me gideceğim. Sizlere üzerimde olan vazifenin kalkması için bir şey söyliyeceğim. Bilin ki : Ben Rabbi'min kitabını ve itretim olan Ehl- i beyt'imi aranızda bırakıyorum ." Sonra da İmam Ali ( a.s. )'ın elinden tutarak şöyle dedi : " Ali Kur'an iledir ve Kur'an'da Ali iledir. Kevser havuzun da yanıma gelinceye dek asla birbirlerinden ayrılmazlar. Bunlardan istediğini sorun."

Bu hadis 60'dan fazla tarik yani kişilerler tarafından ( hadis nakleden raviler silsilesi, sened leri )' ile nakledilmiştir. Hepsinde de Kitap ( Kur'an'ın ) yanı sıra " itret " kelimesi veya " Ehl-i beyt " kelimesi veya her ikisi ( " itret " ve " Ehl -i beyt " kelimeleri ) birlikte yer almıştır ki , bu daha çoktur.

yalnizca bu hadislerin bile sayisiz kayidi senedi vardir, hemde hicretten öyle yüzyillar sonra falan degil, ilk yillarindan itibaren alimler tarafindan kabul görüp aciklamasi yapilmistir...senetlerin cok fazla olmasi nedeniyle hepsini aktarmak istemedim

--------------------

kardesler cok özür diliyorum

neden oluyor bilmiyorum ama

yazdiklarin iki kez cikti yine :(

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...