Jump to content

Karadutun Hikayesi


Guest pelin

Önerilen Mesajlar

slm arkadaşlar yeni üye sayılırım ilk kez konu açıyorum. bu konu daha önce açıldıysa yada yanlış bölüme yazdıysam şimdiden özür diliyorum. benim çok hoşuma gitmişti ilk okuduğumda umarım sizde beğenirsiniz

 

 

Bir zamanlar birbirlerine aşıkk iki genç vardı. Kızın adı; Tispe

delikanlının ki ise; Piremus idi. Bunlar yanyana evlerde otururlardı.

Birlikte büyüdüler ve çocukluklarından beri birbirlerine karşı aşk

beslerlerdi. Fakat aileleri görüşmelerini istemezler birbirlerine uygun

olmadıklarını düşünürlerdi. Oysa onlar birbirlerini ölesiye seviyorlardi.

İki evin arasında gizli bir çatlak vardı, aileleri bunu bilmezler onlar da

geceleri burda buluşur, o aradan birbirlerine seslerini duyurur aşklarını

dile getirirlerdi. Bir gece ormandaki ağacın altında bulusmaya karar

verdiler. Tispe ağaca Piremus' dan önce varmisti. Gittiğinde avını yeni

yemiş, ağzından kanlar akan kocaman bir aslanla karsı karşıya geldi.

Korkarak bir mağaraya dogru koşmaya basladı. Farkında olmadan yolda

boynundaki esarpını düşürmüştü. O sırada Piremus geldi. Gördükleri

karşısında donup kalmıştı. Kocaman aslan, ağzında kanlarla birlikte biricik

sevgilisi Tispe nin eşarpını parçalıyordu.. O an aklına gelen ilk ve tek şey

aslanın Tispe'yi öldürerek yediğiydi. Tispesiz yaşayamazdı. Aklından geçen

sadece aşkı uğruna canına kıymaktı. Belinden hançerini çıkardı ve göğsüne

sapladı. Kanlar içinde cansız bedeni yere düştü. Tispe ise; korkusunu bir

kenara atıp, bir an once aşkını görmek için mağaradan çıkmaya karar

vermişti. Ağacın altına geldiğinde o korkunç sahneyle yüzleşti. Piremus';un

cansız vücudu yerdeydi ve elinde Tispenin düsürdüğü eşarpını tutuyordu. İlk

önce genç kız olanlar karşısında ağlamaktan hiçbir şeyi anlayamamıştı. Ama

eşarpı ve uzaklasan aslanı görünce anladı. Bir an mağarada düsündüğü o

korkunç şey başına gelmişti. Ve onun öldüğünü düşünen Piremus aşkı uğruna

canına kıymıştı. Tispe bir an bile düsünmeden hançeri aldı ve göğsüne

götürdü.. Onların aşkı ölesiye bir aşktı ve ölüm bile onları ayıramazdı.

Eğer Piremus aşkı uğruna ölümü göze aldıysa o da hiç çekinmeden canına

kıyabilirdi ve hançeri sapladı. Birden vücudu Piremusun bendeninin üstüne

yığıldı. O anda tanrılar bu yüce aşkı ölümsüzleştirmek istediler ve bu

çiftin üstünde duran ağacı onların aşkına adadılar. Piremusun kanını bu

ağacın meyvelerine, Tispenin gözyaslarını ise; agacın yapraklarına verdiler.

O günden beri kara dut ağacının meyvesinin cıkmayan lekesini, (Piremusun kan

lekesini), yine dut ağacının yaprakları,(Tispenin gözyasları) temizler...

Bilirmisiniz? dut agacının meyvesinin lekesi çıkmaz ama elinize ağacin

yaprağını alır, ovuşturursanız lekenin gittiğini göreceksiniz......

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Benzer Konular

    • Bilim Tarihi Bir Disiplinin Gelişim Hikayesi / Robb Iliffe

      Prof. Dr. Remzi Demir’in sunuşuyla… “Belki de bilim tarihi için temel soru, neden ve hangi anlamda bilimin diğer herhangi bir etkinlikten farklı olduğudur. Bilimsel etkinliğin yöntem ve nesnesinin onu diğer insan etkinliklerinden ayırdığı varsayımı, bilim tarihi ve bilim felsefesini birbirine yakınlaştırmıştır. Bilimsel etkinliğin, insan uğraşlarının diğer biçimleriyle temelde benzer olduğunu savunan karşıt görüş, iki alan arasında belirli bir ayrıma neden olmuştur. Bu nedenle disiplin, kendin

      , Yer: Estanbul Kitap ve Dergi

    • Ataların Hikayesi Yaşamın Kökenine Yolculuk / Richard Dawkins

      Milyar Yılda Devr-i Hayat! Çağımızın dünyada ve Türkiye'de en çok okunan bilim insanı unvanını elinde tutan Prof. Richard Dawkins, modern insandan ve türlerin günümüzdeki muazzam çeşitliliğinden başlayarak zamanda geriye yöneldiğimiz bir yolculukta bize rehberlik ediyor. Dawkins, yaşamın 4 milyar yıla yayılan evrimi hakkındaki bilgilerimizi biyolojinin farklı alanlarında çalışan uzmanlara ait 300'den fazla bilimsel kaynakla temellendiriyor. Bu görkemli yolculukta belli duraklarda soluklanaca

      , Yer: Estanbul Kitap ve Dergi

    • Nickinize Nasil Kavustunuz? Nickinizin Hikayesi Var mi?

      Forumda cok ilginc Nickler var. Bunlarin Hikayesini merak ediyorum. Bu Nick akliniza nerden geldi ve bir hikayesi var mi?

      , Yer: Forum Oyunları

    • Kızılderili Hikayesi

      Cherokee Kızılderililerinin 12-13 yaşına gelen erkek çocuklarına uyguladıkları bir sınav vardır.  Babası bir akşam oğluna artık erkek olduğunu kanıtlamak için bir sınavdan geçmesi gerektiğini söyler ve onu ormanın içlerine götürür.  Orada oturması için bir ağaç kütüğü gösterir, çocuğun gözlerini bağlar ve onu gece boyunca yalnız bırakacağını belirtir.  Çocuk bağırmamalıdır, gözlerini de sabahın ilk ışıkları bağın arasından süzülene kadar açmamalıdır.  Orada kütüğün üzerinde sessiz kıpırd

      , Yer: Serbest Kürsü

×
×
  • Yeni Oluştur...