Jump to content

Geliştiren Ve Spirituel Yazilar


Lakito

Önerilen Mesajlar

Bir insan fiziksel dünya ile birçok ruhsal dünyanın arasındaki bir köprü, bir giriştir.

Yükselmekte ve aydınlanmakta olan insanın hedefi bu köprüyü geçmek ve asıl kimliğimiz olan yüksek benliğimizle (yüksek bilinçle, tanrının parçasını taşıyan yönümüzle) yeniden bağlantı kurmaktır. Bunu da ancak "KALBİNİZİ AÇARAK" yapabilirsiniz.

Bir insan düşünce ve bilgi açısından çok akıllı olabilir ama eğer kalbi açık değilse, ruhsallığın pratik deneyiminden yoksunsa yükselişe yakın değildir. Öğrendiğiniz bilgileri, duygusal deneyimleri ve yüreğinizin sesi ile aldığınız her şeyi bütünleyip dengelemeniz gerekir. Denge noktası "kalbimiz" dir.

Sizin ilk önce kendinizi sevmeye ve kendinizi kendinize vermeye ihtiyacınız vardır.

Kalbimiz ayırdetme, sevme, sezme ve denge merkezidir.

İçinizdeki bu merkez sayesinde hayatınızda her ne düzeltmek gerekiyorsa onu yapmak, gerekli açılışı gerçekleştirmek için bütünlenir ve dengelenirsiniz.

Kalp açılışı fiziksel ve ruhsal bir deneyimdir. Kalp, insanın ruhsal merkezidir.

Yüreğinizden fısıldayan seslerle bilgi sahibi olsanız bile (telepati, rehberlik, medyumluk vb.) aldığınız bu bilgileri kalp merkezinden geçirmezseniz hiçbir anlam ifade etmeyecektir. Bu bilgiler ancak kalp merkezinden geçtiği zaman fiziksel ve duygusal benliğinizi, yardım çağrısında bulunan, ego ve korkularla yaşayan insan benliğinizi aydınlatacak ve etkileyecektir.

Sevgi için feryat eden, sevilmek isteyen ve egolarla boğuşan "İNSAN" benliktir... Kalbini açması, koşul ve beklentilerden arınması, koşulsuzca sevebilmeyi öğrenmesi gereken de bu "İNSAN" benliktir...

Kalbinizi eritmek, Tanrı vergisi masumiyetinize ve saflığınıza ulaşmak, ışığınızı bulmak ve yaşamınıza yansıtmak "kalbinizi açmanızla" mümkün olur. Bu da aydınlanmanız ve yükselmeniz demektir. Sonsuz mutluluk, sonsuz huzur, sonsuz sevgi ve yaratan ile "BİR" likte olmak demektir.

Yüreğinize dönüp baktığınızda gerçek "siz" ile karşılaşacak ve masumiyetinizi, saflığınızı, ışığınızı zaten hiç kaybetmediğinizi ama ne yazık ki yaşadığınız illüzyon hayatın etkisiyle bastırdığınızı, sakladığınızı göreceksiniz.

Yaratanımız bizi koşulsuzca sever, mutlu olmamızı, kendimiz olarak O'nunla "BİR"likte olmamızı ister.

Sizler istediğinizi seçebilme, istediğinizi O'nunla "BİR"likte yaratabilme özgürlüğüne sahip yüce ve mükemmel varlıklarsınız.

Yaratana olan aşkınızı dile getirerek, Yaratan ile " BİR "likte olarak, O'nu rehberiniz kabul ederek, O'nun sizin için en hayırlısını vereceği inancı ile O'na tam teslim olarak kalbinizi açtığınızda, egolarınızdan, korkularınızdan ve bağımlılıklarınızdan (maddi-manevi) arındığınızda her istediğinizin size aktığınızı göreceksiniz.

Tüm bunlar kendi öz varlığınızı illüzyon hayatın egolarına değil, yüreğinizdeki,içinizdeki "Yaratan ile bağlantılı olan yanınıza" çevirmeniz ve kalbinizi açmayı kesin, net bir dil ile isteyerek bu açılışa izin vermeniz yolu ile başarılır.

Kendi varlığınıza gösterdiğiniz sevgi ve saygı Yaratan'a gösterdiğiniz sevgi ve saygıdır.

Unutmayın! Mutluluk siparişle alınmaz içinde kendi emeğinizin olması gerekir... Kalbinizi O'na açmak sizin emeğinizdir... Sevgim ve ışığımla

Şule Demirel

--------------------

ZİHİNDE CANLANDIRARAK HEDEFE ODAKLANMAKBeynimiz gerçek bir olayla, yoğun bir şekilde görme, işitme ve hissetme duyularını kullanarak kurduğumuz bir hayal arasındaki farkı ayırt edemez. Bu tekniği uygularken beynimizin bu özelliğinden faydalanacağız.

TEKNİĞİN UYGULANMASI

Önce 1 yıl içersinde gerçekleştirmeyi çok istediğiniz bir hedefi düşünün.

Hedefinizi 3 ay, 6 ay ve 1 yıl olmak üzere üç bölüme ayırın ve her bölümü yazın.

Ayağa kalkın, gözlerinizi kapatın ve bulunduğunuz konumla hedefiniz arasında bir köprü oluşturun. Öne doğru bir adım atın ve durun. 3 ay sonra hedefinizin ne kadarını gerçekleştireceğinizi düşünün. O muhteşem manzarayı görün, insanların övgü dolu sözlerini iştin ve güzel hislerin alabildiğine tadına varın. Sonra bir adım atarak 6 ay sonraki konumuza gelin. Görün, işitin ve hissedin.

Daha sonra 1 yıl sonraki konumuza gelin. Görerek, işiterek ve hissederek olayı yaşayın.

1 yıl sonraki konumuzda iken geriye dönün ve kendi kendinize bütün bu yapılanlara değer miydi? Diye sorun.

Bir adım daha atarak aynı şeyi 6 ay için en sonunda 3 ay için yapın.

Eski yerinize dönün, tekrar karşıya bakın zihninizdeki zihinsel otoyolu iyice belirginleştirin ve gözlerinizi açın

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

hepsi güzel alıntılar.ama sizler şunu unututyorsunuz.bir başkasının ilmini savunmak o ilmin doğru olduğunu asla ispat etmez.birileri kitap yazar ama aklıyla ,yaşayarak değil.bu sizce ne kadar mantıklı olur.düşünmeyle uygulama farklı.o zaman ben size derim ki;hadi düşünün ve astralide yapın,matrıx olun derim bir tezi savunmak ayrı onu yaşayarak kabullenmek farklı olsa gerektir derim

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

hepsi güzel alıntılar.ama sizler şunu unututyorsunuz.bir başkasının ilmini savunmak o ilmin doğru olduğunu asla ispat etmez.birileri kitap yazar ama aklıyla ,yaşayarak değil.bu sizce ne kadar mantıklı olur.düşünmeyle uygulama farklı.o zaman ben size derim ki;hadi düşünün ve astralide yapın,matrıx olun derim bir tezi savunmak ayrı onu yaşayarak kabullenmek farklı olsa gerektir derim

 

Kendinde söyluyorsun alinti ve bir baskasinin hayatinda ayni alintilar islemez bunu herkez biliyor. akliylada yazar yasayarakda yazar

 

p£n sevindim kuzum begendigine benimde hosuma gitti sizlerle paylasmak istedim

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Kacirmisim gözden onu bende soruyorum ve kendimde aldigim cvp aslinda bilinc altimizda olumsuzluklar var ve bukadar seye bazen degermi diye dusunmemiz bundan, yani tamamen birseyleri zihnimizde aciga cikaramamizdan. birseyi istiyoruz evet aslinda onun zaman gectikce cokda degmeyeceginin farkinda variyoruz ama istemekden ve dusunmekden vazgecmiyoruz, cunki istedigimiz sey daha agir basiyor.

--------------------

Hepimiz hikayede yazdığı gibi zor durumlarla karşı karşıya kalmışızdır.Çoğu zaman karar vermek ve harekete geçmek için bazı yönlendirilmelere ihtiyaç duymuş ve sanki içimizde bizi biz yapan ve harekete geçmemize yardımcı olacak o gücü hissetmekte zorlanmışızdır.

Şu bir gerçek ki hayatta elde ettiğimiz başarıların hiçbiri tesadüfler sonucu kazanılmamıştır.

hayata içgüdüsüyle sezgilerimizle harekete geçmemizdir.Bazen, sanki bir şeyler sesimizi keser; beğenilmemek korkusu, dışlanma kaygısı, süregelen düzene boyun eğmişlik ya da yoğun bir yetersizlik hissi, vs. gibi olumsuz öngörüler duygu ve düşüncelerimizi pek az açmamıza ya da hiç açmamamıza neden olur.

Her yeni deneyime yeni bir öğrenme fırsatı olarak bakabilmek.Hayata fırsatlarla veya kötü bir olayla karşılaşabiliriz ve kendimizi olduğumuz gibi kabul edebiliriz. Ama her olyan kendine göre almamız gereken bir iyi yanı vardır .o iyi yönü görmek önemli bence hayat.

İç konuşma yapmak:

İç konuşma yaparak olumsuz varsayımlarımızla başa çıkabiliriz. Kendimize haksızlık ettiğimiz bu durumlarda, “dur bakalım, o kadar da değil” diyerek daha olumlu varsayımlar üretmeliyiz.

Önemli olanın elimizden geldiği en iyi şekilde yaptımız kendimize hatırlamak kendimizle konuşmak

harika bir fikirdir.

Kendimizi her şeyden ve herkesten bağımsız olarak değerlendirebilmek

bu zamanla gelişiyor sanırım ilk başlar ben hiç bagımsız olara düşünemiyordum bile kendimi . İçsel olarak kendimiz kendi davranışımız hakkında ne düşünüyoruz? Bu tarz bir bakış açısı içsel olarak daha güçlü hissetmemizi sağlayacak ve kişisel gücümüzü başkalarının ellerine teslim etmemizi engelleyecektir. Kendini sevmek insan kendini sevdikce deger verdikce bakış acısı

degişiyor.Ve ben her zorlandımda kendimle konuşuyorum ben bunu yapa bilirim diyorum .sabahlar kakmakta zorlanıyordum

bunu çok kez denedim işe yarıyor dedim saate kalkıyorum .

akşam yatarker diyorum saban 6.30 kalkacam dinlenmiş zinde bir durumda uyanacam diyorum ve uyanıyorum .bu çok güzel birşey ve hayatıma yaymaya başladım ben çok hızlıyım şu saate bu işi bitirecegim diyorum ve oluyor .artık konuşmalarıma dikkat etmeye başladım.zordurumlarda hep kendimle konuşuyorum

sizde deneyin göreceksinin herşeyin nasıl degiştini.

önce kendinizi sevin deger verin ve zaman ayırın kendinize .

herşey güzel yüreklerinizin istedi gibi olsun

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

hepsi güzel alıntılar.ama sizler şunu unututyorsunuz.bir başkasının ilmini savunmak o ilmin doğru olduğunu asla ispat etmez.birileri kitap yazar ama aklıyla ,yaşayarak değil.bu sizce ne kadar mantıklı olur.düşünmeyle uygulama farklı.o zaman ben size derim ki;hadi düşünün ve astralide yapın,matrıx olun derim bir tezi savunmak ayrı onu yaşayarak kabullenmek farklı olsa gerektir derim

 

 

Shadow sen astral seyahat yapabliyor musun?Son yıllarda astral seyahat çok moda olmuş belliki ama siz daha ne demek olduğunu bilmiyoruken bundan 15 sene önce ben varlığından haberdardım o yüzden kmin ne olduğu hiç belli olmaz burada insanları küçümseyip durma ve yanlış yönlendirme.Astral seyahaten nasıl yapıldığından ne olduğundan haberiniz yok daha hatta bir forumda okudum arkadaşlar insiliye almışlar hesapta yorumlara bakıyorum battaniye üzerimden kaydı vs...yahu siz dalga mı geçiyorsunuz adam sizi tanımıyor hiç görmemiş forumdaki nickinizlemi yanınıza gelip sizi yatakta kaldıracak szi neye göre imgeleyecek zihninde ha yetmemiş gibi sanki sizi bedenen kaldırıyorda battaniye üzerinizden kayıyor...komik şeyler bunlar lütfen herkes bildiği şey hakkında konuşsun bilmediğiniz saçma şeylerle insanları yanlış yönlendirmeyin...okudukça gülüyorum yahu...bu arada kimseye tavsiye etmiyorum bu astral denen olayı lanet gibi üstüne yapışıp kalıyor kurtulmak zor!!!

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

nedemekk daha geliyor bekleyin :D

--------------------

Her duygunun altinda mutlaka bir dusunce vardir. Eger bir kisi kizginlik duygusu hissediyorsa bunun nedeni kizginlik duygusu uyandiran bir dusunce olacaktir. Dusuncesini degistiren insan,duygularini da degistirebilir. Dusuncelerini kontrol edebilen insan,duygularini da kontrol edebilir.Kisinin kendisine,baskalarina yada yasama karsi olumsuz duygularinin altinda olumsuz dusunceleri vardir. Olumsuz dusunceler ise kisinin gecmis deneyimleri ya da olumsuz sartlanmalari ile olusmustur. Ozellikle her gun en az 10 tane olumsuz dusunce urettigimizi dusunursek 20 yasindaki bir insan 73.000 tane olumsuz dusunce uretmis oluyor. Buna bir de disaridan gelen olumsuz iletileri eklersek sayi belki de 10 katina cikiyor. Bu kadar olumsuz dusunce ile ozellikle bilincalti negatif verilerle yuklenmis bir insan modeli cikacaktir karsimiza. Bu sadece olumsuz duygular yasayan bir insan degil ayni zamanda bilincaltinin gerceklemesi mekanizmasi ile hayatini da kisitli, olumsuz ve mutsuz geciren bir insan olusturacaktir.

Su halde eski olumsuz kaliplari kirmak ve yerine olumlu dusuncelere, imgelere sahip olmak bir insanin yasamini tamamen degistirecektir. Olumlu dusunceler, olumlu duygulari beraberinde getirecektir. Kendine ve yasama guvenen, olumlu dusunebilen,canli pozitif duygulari olan bir insan ise ozgur,mutlu ve basarili olmayi basaracaktir.

Peki eski dusunce modellerini silmek ve yerine yeni olumlu dusunce modelleri koymak icin ne yapmaliyiz? Bunun bir cok farkli yolu olmasina ragmen herkesin yapabilecegi, en kolay tekniklerden biri olumlama yapmaktir. Nasil yillarca negatif dusunceler urettiysek,simdi de pozitif dusunceler uretmeye baslayacagiz. Bu calisma belki biraz zaman alacaktir ama duzenli olarak calisirsaniz sonucta cok basarili olacaksiniz. Ornegin 30 yasinda bir insan her gün 1 kere suçluluk oluşturucu bir düşünce formu yaşasa bilinc alti kayitlarinda 11 bin civari sucluluk kaydi var demektir. O halde bu sayinin daha uzerinde sucluluk dusuncesinin karsiti kabullenme ve bagislama dusuncesi olusturdugum zaman artik eski kayitlar hukumunu kaybedecek,silinecek ve bilinaltinin gercekleri degisecektir. Demek ki buna gore her gun 100 kere yeni kayitlar icin olumlama yaparsam calisma ortalama olarak 4 ayda, eger her gun 400 kere olumlama yaparsam calisma 1 ayda bitecektir. Elbette bu bir tek olumsuz dusunce formudur ama sadece bunun degismesi bile yasamda cok seyi degistirecektir ve 1 ay sonra diger calismalari da yapmaya baslayabilirsiniz.

Asagida size bu konuda bir rehber veriyorum. Temel bazi negatif dusunce kaliplari ile olusmus,duygulari belirledim ve bunlar icin olumlama ornekleri hazirladim. Oncelikle en cok hangisine ihtiyaciniz olduguna karar verin ve onunla baslayin. Biri bitmeden digerine gecmeyin. Istikrarli calisma ile mutlaka sonuc alacaginiza inanin. Her bir duygu icin her gun en az 1 kere olumsuz bir dusunce urettiginizi varsayabilirsiniz. Ancak sizin yasaminizda cok daha fazla da olabilir. Buna karar verecek olan sizsiniz. Ornegin bir insan sucluluk duygusu icin gunde bir olumsuz dusunce olusturdugunu ya da 1 dusuncenin kendisine iletildigini varsayarken digeri 10 tane olabilecegini de varsayar. Bu durumda sayi 10 katina cikar. Bu karari siz vereceksiniz. Ama sonucta tam sayiya ulasamasaniz da yaptiginiz her olumlama, eski olumsuz dusunce formalarinin bir kisminin silinmesini saglayacaktir ki bu bile yasaminizda değişimlerin başlamasini saglayacaktir. Ornegin sucluluk duygusu azalan bir kisi hem is yasaminda hem aile yasaminda daha olumlu ve guvenli olacaktir. Yasam kalitesi artacaktir ve hedeflerine ulasmasina engel olan bir bagdan kurtulacaktir.

 

Sucluluk Duygusu icin olumlama: Gecmisimi sevgiyle arkamda birakiyorum,kendimi affediyorum, huzur icindeyim.

 

Güvensizlik Duygusu: Kendimi seviyor ve onayliyorum. Kendi degerimi görmeyi seciyorum. Ben gücluyum.

 

Yasam korkularinin olmasi: Güvendeyim, hersey olmasi gerektigi gibi, huzur icindeyim

 

Bagimliklarin olmasi: Ozgur olmayi seciyorum, gecmisi arkamda birakiyorum, kendimden zev aliyorum.

 

Güçlü öfke duygusunun olmasi: Kendimi bagisliyorum,kendimi seviyorum ve kendi iyiligim icin herkesi bagisliyorum.

 

ıletisim Sorunlari: Rahatca konusuyorum, kendimi anlatiyorum ve insanlari anliyorum.

 

Basarisizliklar yasama: Kendimi seviyorum ve onayliyorum. Ben her zaman ve tamamen yeterliyim.

 

Kendini cirkin bulma: Ben guzelim,degerliyim ve mutlu olmayi seciyorum.

 

Kendini pis hissetme: Bedenimi ve zihnimi seviyor ve onayliyorum. Gecmisi arkadam birakiyorum, ben harikayim.

 

Konsantrasyon Sorunu: Dusuncelerimi istedigim yerde odakliyorum ve merkezimdeyim. Hersey yolunda.

 

Stres: Tamamen gevsiyorum ve rahatliyorum. Hersey olmasi gerektigi gibi oluyor. Ben yeterliyim.

 

Kararsizlik: Ben kararlıyım, kararlarima sadigim ve kendimi destekliyorum.

 

Geçmiş saplantısı: Gecmisi birakiyor ve yeni olani sevgiyle kabul ediyorum. Hersey benim hayrima calisiyor.

 

Duygusal sorunlar: Kendimi seviyor ve onayliyorum. Mutlu olmayi seciyorum ve sevgiyi her yerde buluyorum.

 

Mükemmellik ihtiyaci: Yasamimdan hersey yeterli ve kendimi seviyorum. Hersey olmasi gerektigi gibi kolayca oluyor.

 

Başkalarınca yönetilme: Gucumu geri aliyorum ve kendi kendimi yonetiyorum. Ben ozgurum.

 

Gereksiz Endiseler: Yasama guveniyorum, yasamimda hersey yeterli ve hersey yolunda

 

Elbette bunlardan baska da olumsuz duygu formlari olabilir ama temel olarak bunlari ele aldim. Sizin hangi konuda daha fazla calismaya ihtiyaciniz varsa onu secebilirsiniz.

 

Berna Özcan Demir

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Duygusal sorunlar: Kendimi seviyor ve onayliyorum. Mutlu olmayi seciyorum ve sevgiyi her yerde buluyorum.

Geçmiş saplantısı: Gecmisi birakiyor ve yeni olani sevgiyle kabul ediyorum. Hersey benim hayrima calisiyor.

Gereksiz Endiseler: Yasama guveniyorum, yasamimda hersey yeterli ve hersey yolunda

 

Bunları uyguluyorum bende ve lakitom yine çok güzel bir yazı yazmışsın öpüldüüüün:clapping::clapping:

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Arşivlendi

Bu konu artık arşivlenmiştir ve başka yanıtlara kapatılmıştır.

×
×
  • Yeni Oluştur...