Jump to content

Televizyonun Çocuklar Üzerindeki Etkileri


güneşin kızı
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

İstanbul (İHA) -

Televizyonda şiddet görüntülerini izleyen çocukların, bunları hayatın çok normal ve kabul edilebilir bir parçası olarak algıladıkları belirtildi.

 

Araştırma sonuçlarına göre, şiddet içeren programlar aynı zamanda çocuğu bağırıp çağırmaya, zor kullanmaya ve kavgaya yöneltebiliyor. Ayrıca bu programlar çocuğun dış dünyayı vahşi, korkunç bir yer olarak algılamasına neden olabiliyor. Diğer yandan, televizyonun eğitimi destekleyici, rahatlatıcı, eğlendirici, yaşadığımız dünyada olup bitenlerin farkında olmamızı sağlayıcı işlevleri de bulunuyor. Düşündürücü olan, aynı aracın kontrolsüz kullanımda kişiyi pasifize etmesi, amaçsız bir şekilde karşısına bağla***** zaman öldürmeye neden olması, tüketimi kışkırtması ve şiddeti evimize taşıması.

 

Araştırma sonuçları, çocuk ne kadar şiddet görüntüsü izlerse, bunları hayatın çok normal ve kabul edilebilir bir parçası olarak algıladığını gösteriyor. Şiddet içeren programlar, aynı zamanda çocuğu bağırıp çağırmaya, zor kullanmaya, kavgaya ve çocuğun dış dünyayı vahşi, korkunç bir yer olarak algılamasına neden olabiliyor. Uzmanların özellikle dikkat çektikleri ayrım noktası, çocuğun yetişkin insanın minyatür bir örneği olmadığı. Zira, enformasyon edinme yöntemleri çocuğun yaşına ve gelişim evrelerinin seyrine göre farklılıklar gösteriyor. Örneğin, 2-5 yaşları arasındaki çocuk taklitçi olma özelliği taşıyor. Bu nedenle de televizyonda gördüğü şiddet içerikli sahneleri kendince oynamaya ve uygulamaya çalışması son derece normal.

 

Önemli olan çocukları uygun programları seyretmeleri için yönlendirmek

Uzmanlar, ailelerin bu yaşlardaki çocuklarının taklit ettiği olumsuz davranışlarının bir süre sonra kendi davranışları haline geldiğinden sıkça yakındıklarını bildiriyor. Aslında taklit, öğrenme süreci ve yöntemlerinin çok normal bir parçası. Aile çocuğun hangi programları izlediğini denetlediği ve olumlu yönlendirdiği sürece, taklit son derece zararsız. Uzmanlara göre 8 yaşındaki bir çocuk, televizyonda ve gerçek yaşamda gerçekleşenler arasındaki farkı ayırt edebilecek durumdadır.

 

Yine pozitif olarak bakıldığında, televizyonun aslında kocaman ve heyecan verici bir dünyaya açıldığı görülebiliyor. Yeryüzündeki milyonlarca insanın eğitimi düşünüldüğünde, televizyon tartışmasız bir eğitim aracı aynı zamanda. Çocuklarımıza sosyal bazı davranışları, paylaşmayı, uzlaşmayı öğreten pek çok eğitici programın varlığını yok sayamayız. Zaten uzmanlara göre önemli olan da çocuklarımıza televizyon seyrettirmemek değil, onları doğru ve uygun programları seyretmeleri için yönlendirmek.

Uzmanlar, televizyonun tuzağına düşmemek için uyulması gereken 5 kuralı ise şöyle sıralıyor:

 

- Akşamları eve gelir gelmez televizyonu açmayın: "Çamaşır, bulaşık, yemek gibi yapılması gereken birçok tatsız işin altında boğuluyor olsanız bile, çocuğunuzu siz bunlarla meşgulken televizyondan başka bir uğraşla ilgilenmesi için yönlendirin. Televizyonun önünde sakin oturmaktansa, bırakın daha fazla kirleten ya da dağıtan diğer aktivitelerle ilgilensin."

- Eve birçok televizyon yerleştirmeyin: "Yatak odasına televizyon koymak, kendi kendinize kurduğunuz bir tuzak olacaktır. Yatakta televizyon seyretmek çok konforludur, fakat en ufak bir yorgunlukta bir elde kumanda diğer elde abur cubur yiyeceklerle son derece sağlıksız bir yaşam şekli edinmenize neden olur. Yemek esnasında televizyonun açık olması ise ailedeki tüm iletişimi kesmenin en emin yoludur!"

 

Çocukları farklı aktivitelere yönlendirin

- Çocuk bakıcısının çocuğunuzu televizyon karşısında oyalamasına izin vermeyin: "Çocuğunuzu resim yapma, oyun hamurlarıyla şekiller oluşturma gibi başka tür uğraşlarla meşgul etmesi için bakıcıya önerilerde bulunun. Hikayeler anlatan kaset dinlemesi de çocuğunuzun düşselliğini televizyondan çok daha fazla özgür bırakacaktır. Eğer çocuk bakıcısına güveniniz yoksa, uzaktan kumandayı saklayın."

 

- Çocuğunuzun televizyonu tek başına açmasına, ne var ne yok bakmasına ve kanal değiştirmesine izin vermeyin: "Çocuğunuzun televizyon seyredip seyretmemesine, programın ya da çizgi filmin ona uygun olup olmadığına siz karar verin. Küçük yaşlarda konsantrasyonu bozma kaynağı olan zapping yapmaktan kaçının. Gerekirse ve eğer televizyonunuz kablolu yayınları alıyorsa, kendisine zararı olmayan kanallarda gezmesi için çocuğunuza birkaç dakika izin verin. Çocuğunuz yanlışlıkla kanlı olayların olduğu bir sahneye denk geldiyse, televizyonu hemen kapatmak ya da aceleyle kanalı değiştirmek yerine, onda şok etkisi oluşturan şey üzerine birkaç kelime edin. Böylece onu paniğe kapıldığı bir durumun etkisinden kurtarmış olursunuz."

 

- Çocuğunuzu uzun bir süre televizyon karşısında yalnız bırakmayın: "Tam tersine, bilinçli ve eleştiren bir televizyon izleyicisine yavaş yavaş dönüşmesini ona öğretmek için yanında kalmaya çalışın. 6-7 yaşına doğru onun çizgi filmlerden başka şeyler izlemesine izin verdiğinizde bazı temel bilgileri açıklayın. Örneğin, ona filmle gerçeği ayırt etmesini öğretin; 'Birbirleriyle kavga edenler aslında rol yapıyor', 'Bütün bunlar aslında sana akşamları okuduğum masallar gibi gerçek olmayan şeyler, örneğin gördüğün bu kan aslında ketçap' gibi."

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

"Çocukların TV izlemesi sınırlanmalı"

 

cocuktvizekut.jpg

 

Uzmanlar uyarıyor: "Şiddet içeren diziler çocukları saldırganlaştırır"

 

Gaziantep Üniversitesi (GAZÜ) Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışma Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Zeynep Hamamcı, şiddet içeren dizi, haber ve çizgi film izleyen çocuklarda model alma yoluyla saldırgan davranışlar ve şiddet eğilimi ortaya çıkabileceğini söyledi.

 

Doç. Dr. Hamamcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, televizyonun çocuklar üzerindeki etkisinin diğer yaş gruplarına göre daha fazla olduğunu belirtti.

Televizyonun çocuklar için önemli bir taklit kaynağı olduğunu, çocukların televizyonda gördüğü modellerin davranışlarını taklit ederek değerlerini içselleştirebileceğini ifade eden Doç. Dr. Hamamcı, şöyle konuştu:

 

''Özellikle şiddet içeren dizi, haber ve çizgi filmleri izleyen çocuklarda model alma yoluyla saldırgan davranışlar ve şiddet eğilimi ortaya çıkabilir. Uzun süre televizyon karşısında kalmak çocuğun sosyalleşmesini ve yaratıcılığını olumsuz yönde etkileyebilir.''

 

Doç. Dr. Hamamcı, özellikle okul öncesi yaş grubundaki çocukların canlı ve cansızı ayırt etmekte zorlanabileceğini belirterek, televizyondaki, gerçek ve canlı olmayan bazı tiplemelerin çocuğu korkutarak onu olumsuz yönde etkileyebildiğini dile getirdi.

Günümüzde televizyonun her evde bulunduğu ve hayatın çok önemli bir parçası olduğu düşünüldüğünde ailelerin çocukları için bu konuda daha duyarlı olması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Hamamcı, çocukların bu olumsuz etkilerden korunulabileceğini bildirdi.

 

Bilinçli kullanmak önemli

Doç. Dr. Hamamcı, televizyonun bilinçli kullanıldığında önemli bir bilgi kaynağı olduğunun unutulmaması gerektiğini vurguladı. Çocuklara yaş gruplarına uygun eğitsel programlar izletilebileceğini ifade eden Doç. Dr. Hamamcı, şunları anlattı:

 

''Yaş gruplarına uygun eğitsel programlar izleyen çocukların zihinsel gelişimleri desteklenebilir. Eğitsel programlar çocukların gelişimine katkıda bulunabilir. Ancak bu konuda da aileye büyük görev düşüyor. Aileler çocuklarını sadece belirledikleri program saatlerinde televizyon izlemesine izin vermeli.''

 

Doç. Dr. Hamamcı, anne ve babaların çocuklarını oyalanmaları için ya da başka sebeplerle uzun süre televizyon karşısında bırakmaması, çocukların televizyon izledikleri saatlerin sınırlandırılması gerektiğini ifade etti.

 

Çocukların televizyon izlemek yerine kitap okuma, boyama ya da resim yapma gibi etkinliklere yönlendirilebileceğini dile getiren Doç. Dr. Hamamcı, ailelerin çocukların izleyeceği, haber, dizi, film ya da çizgi filmlerde seçici olması gerektiğini kaydetti.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Çocuğu eğitmek istiyorsak önce anneyi eğitmek gerek . zira çocuklar genelde onlara söylenenlerden çok büyüklerini örnek alıyor evde anne baba okulda öğretmen vss. sorunu temelinden çözmek lazım. Türkiyede gündüz kuşağı kadın programları ve diziler reyting rekorları kırıyor . O belgesel seyreden kesim nerde niye Discaviry hiç reyting rekoru kırmadı o zaman :)))

Güzel konu güneşin kızı eline sağlık

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...