Jump to content

Çekim Yasasının Sırrı- The Secret Hasta Ediyor


ranger2010

Önerilen Mesajlar

Bugün size internet sitem aracılığıyla bana ulaşıp çekim yasası hakkında düşüncelerimi soran genç bir arkadaşımın sorularını ve ona verdiğim ve benim kendi düşüncelerimi içeren cevapları paylaşmak istiyorum. Genç arkadaşıma hayatının kontrolünü eline almak istemesinden dolayı teşekkür ediyorum.

 

Soru :

18 yaşındayım. 17 yaşıma kadar hep sorgulamadan olduğu gibi kabul ettim her şeyi. Şimdi ise sorun yaşıyorum. Tabi ki siz din hocası değilsiniz ama ben bi danışmak istedim. Abi ben yaklaşık 1 aydır yoğun olarak kişisel gelişimle ilgileniyorum. Oradan girip buradan çıktım çok şey okudum. En son çekim yasasını anlatan The Secret’ı izledim ve beğendim. Bunun üzerime araştırmaya koyuldum. Bir yazı gördüm.The Secret hasta ediyor diye. Açtım okudum birinin yazısını gördüm. Bu kişi The Secret’ın anlattığı çekim yasasını çökertmiş. Sizin bu konuda ki düşüncelerinize çok ihtiyacım var açıkçası. Sizi mesajlarınızdan az çok tanıdım. Çekim yasasına merak duymuşsunuz. Burada da ilerlemişsiniz. Çekim yasasının mantığı nedir? Mantık bunu istemenin doğru istemenin içimizde olduğunu ve doğru istediğimizde her şeye ulaşabileceğimiz söylenir. Ama burada (haşa) Allah göz ardı ediliyor. Yani isteyen biziz alan biziz bu felsefenin, yasanın temelinde Allah, kader vs hiçbir şey gözetilmemiş. Siz bu konuda bana ne dersiniz? Siz ne düşünüyorsunuz? Bu dediğim kişinin yazısını okuyunca bir afalladım. Bu yönden bakmamıştım. Hooponopono ile ilgili ilgileniyorum. Belki biliyorsunuzdur bilmiyorsanız da mantık sizin dediğiniz gibi bilinçaltını sevginin enerjisi ile değiştirmek. Bunu bilinçaltımızdakilere söylüyoruz. Bunu da sorguladım kendi içimde. Bilinçaltımdan istemek yanlış mıydı acaba? Biz kayıtsız şartsız Allahtan mı istemeliyiz? Ya da bilinçaltındakiler Allahtan bir parçalar mı yani aslında Allahtan mı istiyoruz? Allah bize yukardan baka biri mi yoksa içimizdeki dışımızdaki her şey mi? Yine bir arkadaş EFT’ yi eleştirmiş. Ama biz EFT yaparak bir şeyleri dengeliyoruz. Onun mantığına göre eşşeğimizi bağlamadan bırakalım. Bu İslamiyet göre bu yanlış. Yani ilk önce eşşeğimizi sağlam kazığa bağlayalım sonra Allaha bırakalım bu yaptıklarımız kişisel gelişim adına bir nevi kendimizi geliştirmek değil mi? Konuyu biraz saptırdım ben sunu demek istiyorum.S iz bu süreçlerden geçtiniz mi? Çekim yasasının islamiyete uyuyor mu? ALLAH göz ardı mı ediliyor? Beni anladığınızı umuyorum. Sevgili Halis abi, umarım bir şeyler söylersin ve beni aydınlatırsın.

 

Düşüncelerim :

 

Neye inanırsanız siz ona sahip olursunuz.

Allahın peygamberimize ilk emri oku olmuştur. Bizim millet olarak okuma konusunda oldukça tembeliz. % 98 Müslüman olan ülkede Kuran'ın Türkçe tefsirini okuyan kaç kişi var merak ediyorum doğrusu. Okumaktan ziyade daha çok birilerinden bir şeyler duyup onlara inanmayı tercih ediyoruz. Bu alışkanlığımızı birçok kişi çok güzel bir şekilde kullandığı için de korku imparatorluğu içinde yaşamaya zorlanıyoruz. Dini kalben yaşamaktan ziyade şeklen yaşamaya ve birilerin din tanım kalıbına sokulmaya zorlanıyoruz.

Bence çekim yasası konusu yanlış değerlendirilen bir olay. İnsanlar tanımlara takılıyor. Tanımlara takılıp işin özünü kaçırdıkları için farklı değerlendiriyorlar. Hayatımızda biz zaten bunu uyguluyoruz. Çekim yasasının adını değiştirelim ve adını Dua ile İstediğini Elde Etme Yasası koyalım. Çekim yasasında da yaptığın Allahtan istemek. Namaz kılıyorsun namazın sonunda dua ediyorsun. Dua ederken ne yapıyorsun Allahtan kendin için bir şeyler istiyorsun. Her türlü şekilde sen inanç sistemine göre Allahtan istiyorsun. Yani bu durumun ismi A inanç sisteminde tanımlanmış diye o inanç sistemine tanımlanmış isteme kurallarına göre istemek zorunda değilsin ki. Allah sana akıl vermiş, eğer o inanç sitemine göre istemek sende rahatsızlık veriyorsa o zaman kendi inanç sistemine göre uygun şekilde nasıl yaparım diye bakar. O şekilde isteğini yaparsın.

Adını ne koyarsan koy sen inanç sistemin olarak tek bir yaratana inanıyorsun ve ondan istiyorsun. Evrenin sahibi de yaratan. Verende yaratan. Sen sonuçta yaratandan istiyorsun. Evren yerine Allah ismini kullan ve istediklerini o şekilde iste. Önemli olan senin kalben kime yöneldiğin kimden istediğindir.

Çekim yasasında işin özü temiz kalple istemek ve sahip olduklarına şükretmek. Allah Kuranda ne diyor:

 

ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ

 

(27) "Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın. Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin."

 

BAKARA SÛRESİ

 

(212) İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların üstündedir. Allah dilediğine hesapsız rızık verir

 

"Ben rızkımı dilediğime dilediğim kadar veririm." Allah rızkını kime verecek. Tabi ki isteyene verecek. Ona temiz kalple dua edene verecek. Verdikleri için şükredene verecek. Çünkü Allahın rahmeti bol. Rızkı bol. Ama burada önemli olan husus canı gönülden temiz kalple dua etmek, istemek. Yoksa “iki kere iki belki dört eder” mantığı ile zaten “Kabul olmaz.” mantığı ile dua etmek değil. Sen temiz kalple, kararlı ve inanarak istediğinde ve sahip oldukların için şükrettiğinde Allah katında kabul olacaktır.

İşte dua ederken bizim kararlı ve inanarak dua etmemizi engelleyen şeylerde bizim bilinçaltındaki inanç kayıtlarımız vesvese dediğimiz şeyler. Çok paraya sahip olmak günah diye bir bilinçaltı kaydın varsa sen dua ederken dilinle Allah’tan zenginlik isterken arka planda kalbinde günahtan korktuğun için zenginlik sana gelmeyecektir.

Burada insanların takıldıkları diğer konuyu kendi bakış açımdan açıklamak istiyorum. Siz istedikten sonra onun size nasıl geleceği Allahın takdiridir. İnsanlar, isteğimizi yaptık bu bize havadan gelecek diye bekliyorlar. Ya da bir yöntem belirleyip illa o şekilde gelmesini bekliyorlar. Kendilerini sınırlıyorlar.

Örneğin; Siz bir ev sahibi olmak istiyorsunuz. Bunun için Allaha dua ediyorsunuz. Eğer Allah sizin duanızı kabul ettiyse o ev size birçok yoldan gelebilir. Ev sahibi olmak için, takside girerek satın alabilirsiniz (evin taksidini ödeyecek fırsatları Allah sizin karşınıza çıkaracaktır), ev miras yolu ile size gelebilir ya da bir yerden toplu para gelir siz o parayla satın alırsınız. Bu Allahın takdiridir. Sizin sadece fırsatları görüp fırsatların farkına varıp karşınıza çıkan fırsatları değerlendirmeniz yeterlidir. Yani ben yan gelip yatayım, kukuma kuşu gibi düşüneyim, ben bir şey yapmayayım, istediğim bana gelsin derseniz, Allahın takdiri ama ben istediğiniz şeyi elde edeceğinize inanmıyorum. Rızkını arayacaksınız. Karşınıza çıkan fırsatları değerlendireceksiniz.

 

Birde insanlar sanki isteyince başkalarının hakkını aldığımız gibi farklı düşüncelere sahipler. Bu da oldukça ilginç bir durum. Biz isterken kimden istiyoruz Allah’tan istiyoruz. Allah’ın rahmeti bolluk ve bereketi sınırsızken, Allahın, Ahmet’in hakkını kısıp Mehmet’e vereceğini düşünmek kadar mantıksız bir şey olamayacağını düşünüyorum.

 

Sadece yapmanız gereken bakış açınızı değiştirmek.

 

Soru :

 

Çok paraya sahip olmak günah diye bir inancın varsa sen dua ederken dilinle Allahtan zenginlik isterken arka planda günahtan korktuğun için zenginlik sana gelmeyecektir demişsiniz ya bende burada takılıyorum işte her şeye gücü yeten Allah bizim bilinçaltındakilerimiz yüzünden istediklerimizi veremeyecek mi?(haşa), yani Allah ben vereceğim kuluma ama bilinçaltına böyle bir bilgi var veremem mi diyor?

 

Düşüncelerim:

 

Bilinçaltı aslında kalbimizde olan şeyler. Evrende yanlış ya da doğru yoktur. Her şey olduğu gibidir. Yanlış ya da doğru diye biz sınıflandırırız. Bilinçaltı kayıtları da böyledir. Bilinçaltı kayıtlarını da aynı şekilde biz sınıflandırırız. Buda çocuklukta oluşan kodlamalardan gelir. Ebeveynlerimizin bize yaptığı telkinlerden dolayı yaşadığımız olayları sınıflandırıyoruz.

Evrende her şey enerjidir. İletişim enerji ile yapılır. Sen dilinle bir istek yaparken evrene enerji gönderiyorsun. Dua ederken de enerji yayıyorsun. Dua da bir enerjidir. Kalbinle yaydığın enerji en kuvvetli olandır. Bu nedenle temiz kalpli insanların istekleri çoğunlukla olur. Bilinçaltımızda kayıtlı olumsuz kayıtlar kalbimize vesvese olarak yansıyor.

Sen dilinde zenginlik isterken yaydığın enerji, ne yazık ki kalbindeki bu bilinçaltından gelen zenginlik günahtır korkusunun enerjisinden (vesvese) büyük değil. Bu durumu fizikteki iki kuvvetin ortadaki bir nesneyi farklı yönde çekmesi olarak düşün. İki kuvvet farklı yönlere çektiğinde ortadaki nesne kuvvetli olanın yönüne hareket edecektir. Ne zamanki bu iki enerji aynı istikamette olduklarında senin istediğini alman kolaylaşacaktır.

Allah’ın bakacağı yer kalbindir. Sen kalben zenginlik günahtır diye düşünüyorsan

Sonuçta elde edeceğin de bu olacaktır. Zenginlik sana gelmeyecektir. Birçok insanın takıldığı konu bu, insanlar sürekli dua ediyorlar, ama kalben dua etmedikleri için birçoğunun duasının sonucunda bir şey olmuyor.

İnsanlar neden nefesi kuvvetli hoca arıyorlar farkında mısın? Aslında onlar kalbi temiz adam arıyorlar. Temiz kalple Allahtan kendileri için dua etsin diye, kendi kalplerine güvenmiyorlar. Kendi kalplerini temizlemekten acizler başkasından medet umuyorlar.

Her şey kalpte bitiyor. Kalbine de beynin hükmediyor. Beyindeki düşünce tarzını değiştir. Hedefine odaklan kalbinde seni destekler.

 

Sevgiyle Kalın.

Halis Şhnr

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

teşekkürler herşey açık açık yazılmış allah sizden razı olsun.

 

İnsanlar neden nefesi kuvvetli hoca arıyorlar farkında mısın? Aslında onlar kalbi temiz adam arıyorlar. Temiz kalple Allahtan kendileri için dua etsin diye, kendi kalplerine güvenmiyorlar. Kendi kalplerini temizlemekten acizler başkasından medet umuyorlar.

Her şey kalpte bitiyor. Kalbine de beynin hükmediyor. Beyindeki düşünce tarzını değiştir. Hedefine odaklan kalbinde seni destekler.

 

kesinlikle katılıorum çok doğru

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

İnsanlar neden nefesi kuvvetli hoca arıyorlar farkında mısın? Aslında onlar kalbi temiz adam arıyorlar. Temiz kalple Allahtan kendileri için dua etsin diye, kendi kalplerine güvenmiyorlar. Kendi kalplerini temizlemekten acizler

 

 

 

Cok dogru... begenerek okudum.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Burada anlatılanlar güzel şeyler elbette ancak bana göre net değil. Üç ilahi din var her üçüde Allah'a dua ediyor, bunların dışında farklı dinlere inananlar veya hiç bir dine inanmayan, bir tanrı yada Allah inancı taşımayanlar var.

 

İstemeyi yada dua etmeyi bir müslümana göre kalıplaşmış bir biçimde açıklayabiliriz. Müslümanlar Allah'tan iste onun zenginliği sonsuzdur, o cömerttir ve verecektir der. İsa A.S. : "Arayın bulacaksınız, kapıyı çalın açılacaktır, dileyene verilecektir." Diyor..!

 

Museviliğin içerisinde de benzer şekilde örnekler verebilir ve bu örnekleri çoğaltabiliriz. Peki ama kalben ve inanarak istemek ne demek?

 

Soru basit: Bu sistemi kolayca ve net bir şekilde dini yada inancı fark etmeksizin tüm insanlığa nasıl anlatabiliriz?

 

Bence niyet, inanç ve bilinçaltı ile gerçeklerin biraz daha açılması lazım. Müslüman olana torpil geçilseydi, bu gün müslamanların çok daha iyi şartlar altında olmaları gerekirdi. Allah dünyada hiç bir kulunu diğerinden üstün tutmuyorsa burada biraz düşünmek lazım. Lütfen kimse beni yanlış anlamasın, namazını kılıp duanı etmekle olmuyor öyle. Özellikle de ben dua ediyorum diyerek olmayan şeyleri tekrar tekrar istiyorsanız, vay halinize... :)

 

Aaa bu arada unutmadan, The Secret hasta etmez, sadece yanlış anlaşılır ;)

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Arşivlendi

Bu konu artık arşivlenmiştir ve başka yanıtlara kapatılmıştır.

×
×
  • Yeni Oluştur...