Jump to content

Hangi Seytani Tasliyorsunuz ?..


Guest Göktürk
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

İbadet adı altında her yıl dünyaya rezil oluyoruz. Şu işe bakın, kala kala bir ibadetimiz kalmış, onu da adam gibi yapamıyoruz. İslam’ın en evrensel ibadeti olan hac, bir tür ‘yıllık katliam’a dönüşmüş bulunuyor.

 

</B>Ve dünya álem bu katliamı ibret ve dehşetle izliyor. Ekonomiden ticarete, sanayiden ziraate hemen her alanda perişan olan İslam dünyası, hiç değilse Tanrı ile kul arasındaki şu ibadeti insanca yerine getirebilse... Hiç değilse o alanda kendisine bir saygınlık sağlasa...

 

Nerede?

 

Despotların dayatması

 

Teknolojinin en cehennemî silahlarıyla çarpışan orduların haftalar süren savaşlarında otuz-kırk kişi bile ölmezken, Müslüman’ın en kutsal ve en evrensel ibadeti olan hacda her seferinde birkaç bin veya birkaç yüz kişi ölüp gitmekte...

 

Bahane hep aynı, hep insanlık dışı ve ilkel: Allah’ın takdiri... Allah’ın takdiri, öyle mi?

 

Yalancının Allah belasını versin! Allah kendine yönelenleri cezalandırıyor mu, be hey sersem?!

 

Sebep açık ve tek: Hac, haccı emreden Tanrı’nın istediği ve gösterdiği gibi değil, Tanrı adına hükümranlık kuran fıkıh despotlarınnın dayattıkları gibi yapılıyor.

 

Hac, Kur’an’ın emrettiği bir ibadet değil mi?

 

Evet!

 

Peki, Kur’an haccın ne zaman yapılacağını söylüyor?

 

‘Hac ayları’ denen üç ay içinde. Yani doksan günlük bir sürede... Siz ne yapıyorsunuz?

 

Haccı üç güne sakıştırıyorsunuz.

 

Allah’ın dediğini yapmayarak şeytana oyuncak olanlar, daha sonra şeytanı taşlamaya kalkarlarsa bunun sonu ne olur? Sonuç ortada: Allah, kendisiyle ádeta alay edenlerle alay ediyor ve onları şeytana yenik düşürüyor.

 

Hac emrini getiren Kur’an’ın tanıttığı hacda ‘şeytanı taşlamak’ diye bir şey var mı? Yok!

 

Peki, binlerce insanın ölümüyle sonuçlanan bu geleneği ne diye sürdürüyorsunuz? Gelenek öyle istiyor! Geleneği ilahlaştıran despotlar öyle istiyor.

 

O zaman, máruz kaldıklarınız, dini kotaran Allah’ın değil, geleneği kotaran şeytanın beğendiği sonuçlar... Ne diye bağırıp çağırıyorsunuz?!...

 

Şeytanın adresi başka

 

Şeytan taşlayacaksınız, şeytan orada değil. Taşlanacak şeytanı Müslüman cámiaya gösteren birçok akılcı-Kur’ancı İslam düşünürü yaşadı, eser yazdı. Ben de yazdım. ‘Kur’an Açısından Şeytancılık’ adıyla yaklaşık üç yüz sayfa yazdım. Taşlanacak şeytanların adresi orada.

 

Gidin taşlayın da görelim. Bakın bakalım, şeytan taşlamak neymiş! Taşlayın da Müslüman dünyanın kaderi değişiversin!

 

Taşlayamazsınız! Çünkü size şeytanı değil, şeytanın adresini veren düşünce öncülerini taşlamayı öğrettiler. Şimdi gitmiş Mekke’de şeytan taşlıyorsunuz. O topraklardaki taşlanacak şeytanın yeri o sizin çakıl fırlattığınız yer değil...

 

Sizin taşladığınız şeytan şu melanetlerin hangisini yapıyor? Fıçılarla viski mi içiyor, üzerine tesettür giysisi geçirilmiş beyaz kadınları haremine takıp keyif mi yapıyor? Oğlancılık yapıp morfin mi çekiyor? Üstüne oturduğu petrodolarlarla kitlelerin beynini fesada vererek dünyayı İslam’dan nefret mi ettiriyor? Haçlılarla işbirliği yapıp Müslümanlar’a orada-burada kazık mı atıyor?

 

Bunları yapan bir şeytan ekibi var, ama o sizin taşladığınız yerde değil... Eğer Muhammedî ferasetiniz varsa ve yüreğiniz tutuyorsa gidin o esas şeytanları bulun ve onları taşlayın...

 

Ey Müslüman, kendine gel! Taşlanacak şeytanı tanı! O taşladığın, şeytan değil, senin hayalin. Şeytanın öyle taşlanmayacağını, senin taşlarını boşuna attırdıklarını, seni aldattıklarını artık anla! Şeytana da dünyaya da rezil olduğunu artık anla!

 

Bekir Coşkun, ‘şeytan taşlama’ adı altında şeytana rezil olmanın arka planını o ‘virtüöz’ kalemiyle ne muhteşem anlatıyor:

 

Taşlama değil rezillik

 

‘251 hacı şeytan taşlarken öldü... Çünkü Müslümanlar’ın kara yazgısı orada da hazır bekliyordu. Niçin? Çünkü Müslüman ulusların ortak kara yazgısıdır bu. Afrika’dan Asya’ya, Balkanlar’dan Yemen’e kadar, yeryüzünün neresinde bir Müslüman ülke varsa perişan, Irak, Afganistan işgal altında. Sudan’da ölen çocukları artık toprağa gömmüyorlar bile. Çeçenler tükendiler. Suudî Arabistan’ı, Emirlikleri, Mısır’ı ABD-İngiliz ajanları yönetiyor. Kaderinden kaçmak isteyen Müslümanlar, gemilere doluşup Akdeniz’de her gece can veriyorlar. Kısacası, nerede bir Müslüman ülke varsa sürünüyor.’

 

‘Çünkü; yobaz din adamları kendi iktidarlarını sürdürebilmek için çağdaş eğitime, çağdaş yasalara, çağdaş bir topluma izin vermiyorlar. Tüm çağdaşlaşma çabalarına engel oluyorlar. Çocukları ortaçağ eğitiminden geçirip kadınları reddediyorlar. Uygarlaşmayı günah sayıp medeniyeti lanetliyorlar. Son İslam ülkeleri toplantısında gördünüz; fetvalar vererek muhtemel reformları peşin ‘günah’ ilan ediyorlar’

 

‘Son bir yıldır Türkiye’nin de katıldığı kervanda dinciler; dini Allah’a ulaşmak için değil, iktidarlarını sürdürmek için kullanıp yobaz din adamlarının gücüne güç katıyorlar. Ve böylece geri kalmışlık sürüp gidiyor... Hacılar ne bilsinler! Onlar şeytanı taşladılar ama şeytan orada değildi.’ (Hürriyet, 4 Şubat 2004)

 

08.02.2004

Prof.dr. Yasar Nuri ÖZTÜRK

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

süper yaaaa. aman ALLAH ım ne kadar güzel anlatım.güzel derlemişsin kardeş ALLAH razı olsun.bunları o asıl şeytanlar bilmiyormu acaba.? bence biliyorlar ama işlerine gelmiyor.ALLAH bizim yardımcımız olsunda hala bu cehaleti sürdürenler kendilerine gelsinler.yaaa dışarıya çıkıp avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum neden biz müslümanlar bu kadar cahilllllllllllllllll.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Göktürk Kardes ALLAH senden Razi olsun...Devamini bekliyoruz ...

 

Kafir: Türkce karsiligi

GERCEGI gizleyen!

 

ALLAH gercegi bilipde gizleyenlerden eylemesin bizleri ! HAKK ne ise söyletsin dillerimize insallah!

 

Sen gercegi gizlemeyip söyleyenlerdensin, ALLAH razi olsun!

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Göktürk Kardes ALLAH senden Razi olsun...Devamini bekliyoruz ...

 

Kafir: Türkce karsiligi

GERCEGI gizleyen!

 

ALLAH gercegi bilipde gizleyenlerden eylemesin bizleri ! HAKK ne ise söyletsin dillerimize insallah!

 

Sen gercegi gizlemeyip söyleyenlerdensin, ALLAH razi olsun!

 

Cümlemizden Kardesim;

 

Gercek Yalanlarin türevidir.

 

Her zaman ortaya cikar..

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

mumsema-1.gif

 

Bayramın 1,2,3 ve 4 üncü günlerinde Mina'da bulunan ve "Büyük Şeytan-Akabe Cemresi", "Orta Şeytan-Orta Cemre" ve "Küçük Şeytan-Küçük Cemre" diye adlandırılan üç taş kümesine usûlüne uygun olarak taş atmak haccın vaciplerindendir. Vacip oluşu Peygamberimiz (s.a.v.) in fiili sünneti ve icma(Hz. Peygamber(s.a.v.)'in vefatından sonra herhangi bir devirde alimlerin, dinî bir meselenin hükmü hakkında ittifak etmeleri)ile sabittir.

 

Bu itibarla, şeytan'a hiç taş atmayan veya bir günde atılması gereken taşların yarıdan fazlasını süresi içinde atmayan kimsenin, ceza olarak koyun veya keçi (dem) kesmesi gerekir. Vacip, farz kadar kesin olmamakla beraber kuvvetli bir delil ile yapılması emredilen şeye denir. Vacipleri yapan sevap kazanır. Özürsüz olarak yapmayana azap gerekir. Vacibin hükmü inanç bakımından farzın hükmü gibi olmadığından, vacibi inkar eden dinden çıkmış olmaz.

 

Hac, Hz. İbrahim (a.s.)'e kadar uzanan bir ibadettir. Kur'an-ı Kerim ve Peygamber Efendimiz((s.a.v.))in hadisleri bize, Hz. İbrahim (a.s.)'in haccından ve insanları bu ibadeti yapmaya çağırmasından bahsetmekte; Kâ'be'nin ve hac menasikinin tarihçesine işaret etmektedir: "İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak, gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler" (Hac,22/ 27).

 

Kutsal Kitabımız Kur'an-ı Kerim (Maide,5/2) haccı, Allah'ın Şeairi (dinin belirgin alametleri, işaretleri ve sembolleri) olarak tanımlamaktadır. Burada semboller olarak icra edilen her menasik(hac fiilleri) ve ibadetin, birçok hikmetleri vardır. Sonsuz hikmet ve kudret sahibi olan Yüce Allah boş şeyleri emretmekten münezzehtir. Hac, bilinçli bir teslimiyetin ifadesidir.

 

Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) bu hac fiillerinin yerine getirilmesinin esas sebebini şöyle anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Beytullah'ı tavaf etmek, Safâ ve Merve arasında sa'yetmek ve şeytan taşlamak Allah'ı zikretmek için emredilmiştir" Ebu Dâvud, Menâsik 51, (1888); Tirmizî, Hacc 64, (902).

 

Taş atma Hz. İbrahim'e kadar uzanmaktadır. Bu konuda Hz. Peygamber: "İbrahim (a.s.) hac menâsiki için geldiğinde akâbe cemresi yanında Şeytan ona göründü. İbrahim (a.s.) ona yedi taş atarak yere serdi. İkinci cemre yanında tekrar Hz. İbrahim'e gözüktü, aynı şekilde yedi taş atarak yere serdi. Üçüncü cemre yanında yine gözükünce aynı şekilde yedi taş attı, nihayet Şeytan yerin dibine geçti" buyurmuşlardır. (Ahmed bin Hanbel, 1, 297).

 

Şeytan taşlama mahâlli, düşünce, amel ve niyetlerdeki bütün negatif değerleri temizleme; mal, makam, mevki ve şöhret tutkularından kurtulma yeridir.

Şeytan taşlama da; kötülükleri, haksızlıkları, zulmü ve zorbalığı bir protesto anlamı taşır. Şeytan taşlayan hacı, bu hareketiyle şeytana, şeytanın yoluna uyanlara ve bütün kötülüklere karşı çıkışını sergilemiş ve kendisinin de bundan böyle asla şeytana uymayacağını ortaya koymuş olmaktadır.

 

Şeytan taşlama ,İnsanları günahlara düşürmeye çalışan ve bu yolda sürekli çaba harcayan şeytana karşı bir tür tepkinin, ona karşı direnmenin sembolik bir ifadesidir. Yani, O'nu taşlamak bir çeşit karşı eylemdir. Çünkü O'nun saptırma planları, eylemleri o zamana mahsus olmayıp, her zaman için geçerli ve söz konusudur.

 

Bu gün mevcut olan direkler, şeytanın görüldüğü yeri temsil ederler. Hz. İbrahim (as), şeytanı o taş sütunlarının bulunduğu yerde görmüş ve taşlamıştır.

 

Kısaca, gerek haccın menasiki gerekse bunların zamanları ve yerine getirilme yeri konusunda Hz. Peygamber(s.a.v.) in uygulamasına tabi olmak gerekir.

 

Allah'ın Resulü(s.a.v.), hac ibadetini uygulayarak öğretmiş, "Hac ile ilgili menasikinizi (bu ibadeti oluşturan uygulamalar) benden öğrenin" (Müslim) buyurmuştur. Buna göre; Hz. Peygamber(s.a.v.) nasıl hac yapmışsa; yani nerede, ne zaman hangi uygulamayı gerçekleştirmişse Kur'an'daki "Hacc"ın anlamı odur.

 

İslam dininde müslümanların yerine getirmekle yükümlü tutuldukları ibadet, emir ve yasakların bir kısmının hikmetlerini tesbit mümkün olabildiği gibi, bir kısmının hikmetini tesbit etmek ise mümkün değildir. Aklın alanına girmeyen, illetleri anlaşılamayan, kendileriyle neyin amaçlandığı gizli kalmış hükümler taabbudi hükümler olarak nitelendirilmektedir. Bu gibi hükümlerin sahasını genellikle ibadetler, hadler ve keffaretler gibi belli miktarda belirlenmiş hükümler oluştururlar. Helal ve haramlarla ilgili konuları da bu kısımda incelemek gerekir.

 

Bu tür hükümlerin hikmetleri, tesbit edilse de edilmese de gerekleri, müminler tarafından yerine getirilmek durumundadır. Hac ibadetinde yapılan menasikin hikmetini tesbit mümkün değildir. Bazı hikmetlerinin olduğu ifade edilse de bunların doğruluğu veya yanlışlığını tesbit etme imkanına sahip değiliz. Allah ve Peygamberi bizden bu ibadetleri nasıl yapmamızı istemişse, biz onların hikmetlerini tesbit etsek de etmesek de, belirtilen şekilde yapmak durumundayız.

 

Allahu Teala hakîm, yani hikmet sahibidir. Bütün emir ve yasaklarında, bizim bilip bilmediğimiz bir çok sebepler, hikmetler ve faydalar vardır. Fakat biz, Cenab-ı Hakk'ın emir ve yasaklarını faydalar elde etmek için değil, Allah'ın emri olduğu için yerine getiririz. Bizim bildiğimiz ve bilmediğimiz faydalar da böylece gerçekleşmiş olur.

 

Sonuç olarak, bu tür ibadetlerin hikmetleri tesbit edilse de edilmese de, gerekleri müminler tarafından yerine getirilmek durumundadır. Bu konularda herhangi bir yoruma gitmek mümkün değildir. Dolayısıyla taabbudi olan bu hükümlerin hikmeti; Allah'a teslimiyet, yalnızca O'na karşı saygı duymak, O'nu yüceltmek ve O'na yönelmektir.

( ALINTIDIR)

 

Şeytan taşlamayla ilgili durum böyledir. Gidip birde Bekir coşkun denen tescilli dinsizin (sana göre virtiözün:wacko: ) yazısını böyle bir konuyla ilgili alıntı yapman da senin ne kadar yanlış sularda yüzmeye çalıştığnın bir başka kanıtı. Diyeceksin ki nereden çıkarıyorsun dinsiz olduğunu. Eğer yazılarını düzenli takip ediyorsan mesela alıntı yaptığın yazısında

Taşlama değil rezillik

 

‘251 hacı şeytan taşlarken öldü... Çünkü Müslümanlar’ın kara yazgısı orada da hazır bekliyordu. Niçin? Çünkü Müslüman ulusların ortak kara yazgısıdır bu. Afrika’dan Asya’ya, Balkanlar’dan Yemen’e kadar, yeryüzünün neresinde bir Müslüman ülke varsa perişan, Irak, Afganistan işgal altında. Sudan’da ölen çocukları artık toprağa gömmüyorlar bile. Çeçenler tükendiler. Suudî Arabistan’ı, Emirlikleri, Mısır’ı ABD-İngiliz ajanları yönetiyor. Kaderinden kaçmak isteyen Müslümanlar, gemilere doluşup Akdeniz’de her gece can veriyorlar. Kısacası, nerede bir Müslüman ülke varsa sürünüyor.’

 

‘Çünkü; yobaz din adamları kendi iktidarlarını sürdürebilmek için çağdaş eğitime, çağdaş yasalara, çağdaş bir topluma izin vermiyorlar. Tüm çağdaşlaşma çabalarına engel oluyorlar. Çocukları ortaçağ eğitiminden geçirip kadınları reddediyorlar. Uygarlaşmayı günah sayıp medeniyeti lanetliyorlar. Son İslam ülkeleri toplantısında gördünüz; fetvalar vererek muhtemel reformları peşin ‘günah’ ilan ediyorlar’

 

demiş. Halbuki onun amacı başka. Sözde örneklerle dine, islama saldırıp alay etmek. " Çocukları ortaçağ eğitiminden geçirip kadınları reddediyorlar diyor ama bir yandanda Allah rızası için ,emrettiği için örtünüyorum

ama bir yandan da evde oturmayacağım , üniversiteyi okuyacağım . Doktor , avukat, savcı , mühendis öğretmen v.s olmak istiyorum diyen genç kızlara , kadınlara da yok kardeşim. Ben anlamam . Laikliğe aykırı . Böyle giremezsin. Git evinde otur. Sokakta , çarşıda , pazarda , alışveriş merkezlerinde dolaş. Ne yaparsan yap . Ama bu kıyafetle okuyamazsın. Dediğin meslekleri de yapamazsın diyerek kendi kendini kandırır, asıl kendisi kadınları reddeder.:nea: Açılıp saçılmak onun için çağdaşlıktır, modernliktir. Dininin gereklerini öğrenmek , öğretmekse ( Kur an okumak , namaz kılmak , oruç , hac , tesettür , kurban ibadetlerini yerine getirmek v.s) onun için sadece ortaçağ adetleridir. Gider kahvaltıda salamını sucuğunu pastırmasını , piknikte arkadaşlarıyla birlikte rakı eşliğinde mangalını , köftesini , pirzolasını yerken aklına "yaa bunları yiyorum ama bunlar nasıl bu hale geldi . Bunlar bir kaç gün önce yaşayan ,otlayan hayvanlardı. Ama kesildi de ben de şu an bundan faydalanıyorum demez" . (Sanki o kıymalar, etler gökten zembille geldi.9_9) Öte taraftan Allah emrettiği için kesiyorum deyince de hemen olay vahşet olur , ortaçağ adeti olur , yobazlık olur. Kendisi birdenbire azılı bir hayvan hakları savunucusu kesilir.(halbuki her gün dünyanın dört bir yanında yüzbinlerce hayvan kesilir onu düşünemez.) :rolleyes:Sonuç olarak fikirlerini açık açık söylemese de yazdıklarıyla yaptıkları birbirleriyle çelişen zavallı bir dinsiz virtüözdür!!! kendisi. Diyeceğim alıntı yaptığın kişilerin , sitelerin ne olduğunu , ne düşündüğünü tam araştırmadan , tartmadan böyle yerlere taşıma ki dünyada mahçup olup da ahirette de perişan olmayasın :cool:

 

Selam ile.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...