Jump to content

Hz. Mevlana'nın Vasiyeti


Guest semra87
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

?Ben size, gizli ve aleni, Allah?dan korkmanızı, az yemenizi, az uyumanızı, az söylemenizi,

 

günahlardan çekinmenizi, oruç tutmaya ve namaz kılmaya devam etmenizi,

 

daima şehvetten kaçınmanızı, halkın eziyet ve cefasına dayanmanızı avam ve

 

sefihlerle düşüp kalkmaktan uzak bulunmanızı, kerem sahibi olan salih kimselerle

 

beraber olmanızı vasiyet ederim. Hayırlısı, insanlara faydası dokunandır.

 

Sözün hayırlısı da az ve öz olanıdır. Hamd, yalnız tek olan Allah?a mahsustur.

 

Tevhid ehline selam olsun.?

 

 

 

 

OĞLU SULTAN VELED´E

 

 

"Ey oğlum! Sana vasiyet ediyorum ki: Her halde ilim, edep ve takvâ üzerine bulun.

 

Her zaman geçmiş din büyüklerinin eserlerini inceleyerek, Ehl-i sünnet vel-cemâat yolundan

 

ayrılmamayı vazîfe edin. Fıkıh (İslâm hukûku) ve hadîs-i şerîf öğren,

 

câhil sofulardan olma. Namazı her zaman cemâatle kıl, fakat imâm ve müezzin olma.

 

Şöhret isteme, zîrâ şöhret âfettir. Makâma bağlı olma. Yazdığın şeylerde adını yazma.

 

Mahkemede hâkim huzûruna çıkma. Kimseye kefil olma. Halkın işlediği işlere karışma.

 

Devlet büyüklerinin çocuklarıyla arkadaşlık etme. Uzlete çekilme, yalnız kalma.

 

Çok söz söyleme. Çok söz işitmek kalbe nifak verir. Sözü inkâr etme. Onun söyleyenleri ve sâhipleri

 

çoktur. Az söyle ve halkın kötülük ve eğrilerinden arslandan kaçar gibi kaç, bir kenarda dur.

 

Kadınlardan ve dinde eğri yollara girenlerden sakın.Herkesle ve zenginlerle sohbet etme (oturup

 

kalkma). Helal ye ve şüphelilerden kaçın. Dünyâ malına kapılma.

 

Dünyâ arzusu dînin zâyi olmasına sebeb olur. Çok gülme ve kahkaha atma.

 

Zîrâ fazla gülmek kalbin ölümüdür.Herkese şefkatle bak. Hâinlikle bakma.

 

Dışını süsleme. Zîrâ dışın süsü; için, kalbin, rûhun harâb olduğunu gösterir.

 

Başkalarıyla mücâdele etme ve hiç kimseden bir şey isteme. Kimseye hizmet buyurma.

 

Âlimlere, evliyâya, mal, can ve tenle hizmet et. Din büyüklerinin hâllerini inkâr etme. Zîrâ inkâr

 

edenler rahat ve kurtuluş yüzünü göremezler." buyurdu.

 

 

 

 

Mevlana, oğluna der ki:

 

"Bahaeddin! Eğer daima cennette olmak istersen, herkesle dost ol, hiç kimsenin kinini yüreğinde

 

tutma!Fazla bir şey isteme ve hiç kimseden de fazla olma!Merhem ve mum gibi ol! İğne gibi olma!

 

Eğer hiç kimseden sana fenalık gelmesini istemezsen Fena söyleyici!Fena öğretici!Fena düşünceli

 

olma!Çünkü bir adamı dostlukla anarsan, daima sevinç içinde olursun. İşte o sevinç Cennetin ta

 

kendisidir.Eğer bir kimseyi düşmanlıkla anarsan, daima üzüntü içinde olursun.

 

İşte bu gam da cehennemin ta kendisidir.Dostlarını andığın vakit içinin bahçesi, çiçeklenir,

 

gül ve fesleğenlerle dolar.Düşmanları andığın vakit, için, dikenler ve yılanlarla dolar, canın sıkılır,

 

içine pejmürdelik gelir.Bütün peygamberler ve veliler, böyle yaptılar, içlerindeki karakteri dışarı

 

vurdular. Halk onların bu güzel huyuna mağlup olup tutuldu, hepsi gönül hoşluğu ile onların

 

ümmeti ve müridi oldular."

 

 

 

 

 

Mevlana oğluna der ki:

 

 

Bahaeddin! Senin düşmanını sevmeni, düşmanında seni sevmesini istemen,

 

kırk gün onun hayrını ve iyiliğini söyle, o düşman senin dostun olur;

 

Çünkü gönülden dile yol olduğu gibi, dilden de gönüle yol vardır.

 

Allah´ın sevgisini de onun aziz isimleriyle elde etmek mümkündür. Allah buyurdu ki:

 

Ey kullar,kalbinizde arınma olması için beni pek çok anmaktan geri durmayın.

 

Kalbinizde arınma ne kadar çok olursa, Allah´ın nurunun parlaklığı da kalpte o nispette fazla olur.

 

Nitekim, ekmekçinin tandırı ne kadar sıcak olursa, o kadar ekmek alır, soğuk olunca ekmek almaz."

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Eline sağlık, güzel bir paylaşım. Aşağıdaki satırlar da Mevlana'dan

 

Sevgiden tortulu sular durulur, berraklaşır.

Sevgiyle ölü diriltilir, sevgiyle padişahlar köle yapılır (Mesnevî, II, 1530-1531).”

 

 

çok güzel;) Şuanda mesnevi 1 deyim...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

“Ben size, gizli ve aleni, Allah’dan korkmanızı,

az yemenizi, az uyumanızı, az söylemenizi,

günahlardan çekinmenizi,

oruç tutmaya ve namaz kılmaya devam etmenizi,

daima şehvetten kaçınmanızı,

halkın eziyet ve cefasına dayanmanızı avam ve

sefihlerle düşüp kalkmaktan uzak bulunmanızı,

kerem sahibi olan salih kimselerle

beraber olmanızı vasiyet ederim.

Hayırlısı, insanlara faydası dokunandır.

Sözün hayırlısı da az ve öz olanıdır.

Hamd, yalnız tek olan Allah’a mahsustur.

Tevhid ehline selam olsun.”

OĞLU SULTAN VELED'E

"Ey oğlum! Sana vasiyet ediyorum ki:

Her halde ilim, edep ve takvâ üzerine bulun.

Her zaman geçmiş din büyüklerinin eserlerini inceleyerek,

Ehl-i sünnet vel-cemâat yolundan ayrılmamayı

vazîfe edin.

Fıkıh (İslâm hukûku) ve hadîs-i şerîf öğren,

câhil sofulardan olma.

Namazı her zaman cemâatle kıl,

fakat imâm ve müezzin olma.

Şöhret isteme, zîrâ şöhret âfettir. Makâma bağlı olma.

Yazdığın şeylerde adını yazma.

Mahkemede hâkim huzûruna çıkma.

Kimseye kefil olma.

Halkın işlediği işlere karışma.

Devlet büyüklerinin çocuklarıyla arkadaşlık etme.

Uzlete çekilme, yalnız kalma.

Çok söz söyleme.

Çok söz işitmek kalbe nifak verir.

Sözü inkâr etme. Onun söyleyenleri ve sâhipleri çoktur.

Az söyle ve halkın kötülük ve eğrilerinden

arslandan kaçar gibi kaç, bir kenarda dur.

Kadınlardan ve dinde eğri yollara girenlerden sakın.

Herkesle ve zenginlerle sohbet etme (oturup kalkma).

Helal ye ve şüphelilerden kaçın.

Dünyâ malına kapılma.

Dünyâ arzusu dînin zâyi olmasına sebeb olur.

Çok gülme ve kahkaha atma.

Zîrâ fazla gülmek kalbin ölümüdür.

Herkese şefkatle bak. Hâinlikle bakma.

Dışını süsleme. Zîrâ dışın süsü; için, kalbin, rûhun

harâb olduğunu gösterir.

Başkalarıyla mücâdele etme ve

hiç kimseden bir şey isteme.

Kimseye hizmet buyurma.

Âlimlere, evliyâya, mal, can ve tenle hizmet et.

Din büyüklerinin hâllerini inkâr etme. Zîrâ inkâr edenler

rahat ve kurtuluş yüzünü göremezler." buyurdu.

Mevlana, oğluna der ki:

 

"Bahaeddin! Eğer daima cennette olmak istersen, herkesle dost ol, hiç kimsenin kinini yüreğinde tutma!

Fazla bir şey isteme ve hiç kimseden de fazla olma!

Merhem ve mum gibi ol! İğne gibi olma!

Eğer hiç kimseden sana fenalık gelmesini istemezsen

Fena söyleyici!

Fena öğretici!

Fena düşünceli olma!

Çünkü bir adamı dostlukla anarsan, daima sevinç içinde olursun. İşte o sevinç Cennetin ta kendisidir.

Eğer bir kimseyi düşmanlıkla anarsan,

daima üzüntü içinde olursun.

İşte bu gam da cehennemin ta kendisidir.

Dostlarını andığın vakit içinin bahçesi, çiçeklenir,

gül ve fesleğenlerle dolar.

Düşmanları andığın vakit, için,

dikenler ve yılanlarla dolar, canın sıkılır,

içine pejmürdelik gelir.

Bütün peygamberler ve veliler, böyle yaptılar, içlerindeki karakteri dışarı vurdular.

Halk onların bu güzel huyuna mağlup olup tutuldu,

hepsi gönül hoşluğu ile onların

ümmeti ve müridi oldular."

Mevlana oğluna der ki:

 

Bahaeddin! Senin düşmanını sevmeni,

düşmanında seni sevmesini istemen,

kırk gün onun hayrını ve iyiliğini söyle,

o düşman senin dostun olur;

Çünkü gönülden dile yol olduğu gibi,

dilden de gönüle yol vardır.

Allah'ın sevgisini de onun aziz isimleriyle

elde etmek mümkündür. Allah buyurdu ki:

Ey kullar,kalbinizde arınma olması için beni pek çok anmaktan geri durmayın.

Kalbinizde arınma ne kadar çok olursa,

Allah'ın nurunun parlaklığı da kalpte o nispette

fazla olur.

Nitekim, ekmekçinin tandırı ne kadar sıcak olursa,

o kadar ekmek alır, soğuk olunca ekmek almaz."

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Mevlanadan OĞluna ÖĞÜtler!

MEVLANA OĞLUNA DERKİ .:.

Bahaeddin! Eğer daima cennette olmak istersen, herkesle dost ol, hiç kimsenin kinini yüreğinde tutma!

Fazla bir şey isteme ve hiç kimseden de fazla olma!

Merhem ve mum gibi ol! İğne gibi olma!

 

Eğer hiç kimseden sana fenalık gelmesini istemezsen,

Fena söyleyici!

Fena öğretici!

Fena düşünceli olma!

Çünkü bir adamı dostlukla anarsan, daima sevinç içinde olursun.

İşte o sevinç Cennetin ta kendisidir.

Eğer bir kimseyi düşmanlıkla anarsan, daima üzüntü içinde olursun.

İşte bu gam da cehennemin ta kendisidir.

Dostlarını andığın vakit içinin bahçesi, çiçeklenir, gül ve fesleğenlerle dolar.

Düşmanları andığın vakit, için, dikenler ve yılanlarla dolar, canın sıkılır, içine pejmürdelik gelir.

Bütün peygamberler ve veliler, böyle yaptılar, içlerindeki karakteri dışarı vurdular.

Halk onların bu güzel huyuna mağlup olup tutuldu, hepsi gönül hoşluğu ile onların ümmeti ve müridi oldular."

 

Mevlana oğluna der ki:

Bahaeddin!

Senin düşmanını sevmeni, düşmanında seni sevmesini istemen, kırk gün onun hayrını ve iyiliğini söyle, o düşman senin dostun olur; Çünkü (gönülden dile yol olduğu gibi, dilden de gönüle yol vardır.)

Allah'ın sevgisini de onun aziz isimleriyle elde etmek mümkündür. Allah buyurdu ki:

Ey kullar, kalbinizde arınma olması için beni pek çok anmaktan geri durmayın.

Kalbinizde arınma ne kadar çok olursa, Allah'ın nurunun parlaklığı da kalpte o nispette fazla olur.

Nitekim, ekmekçinin tandırı ne kadar sıcak olursa, o kadar ekmek alır, soğuk olunca ekmek almaz..

 

alıntı

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

 

“Bahaeddin!

Eğer daima cennette olmak istersen,

herkesle dost ol, hiç kimsenin kinini yüreğinde tutma!

Fazla bir şey isteme ve hiç kimseden de fazla olma!

Merhem ve mum gibi ol! İğne gibi olma!

Eğer hiç kimseden sana fenalık gelmesini istemezsen,

Fena söyleyici!

Fena öğretici!

Fena düşünceli olma!

Çünkü ...bir adamı dostlukla anarsan, daima sevinç içinde olursun.

İşte o sevinç Cennetin ta kendisidir.

 

Eğer bir kimseyi düşmanlıkla anarsan, daima üzüntü içinde olursun.

İşte bu gam da cehennemin ta kendisidir.

Dostlarını andığın vakit içinin bahçesi çiçeklenir,

gül ve fesleğenlerle dolar.

Düşmanları andığın vakit, için dikenler ve yılanlarla dolar,

canin sıkılır, içine pejmürdelik gelir.

 

Bütün peygamberler ve veliler, böyle yaptılar,

içlerindeki karakteri dışarı vurdular.

Halk onların bu güzel huyuna mağlup olup tutuldu,

hepsi gönül hoşluğu ile onların ümmeti ve müridi oldular.”

 

Mevlana oğluna der ki:

Bahaeddin!

 

Düşmanını sevmek, düşmanının da seni sevmesini istersen,

kırk gün onun hayrını ve iyiliğini söyle, o düşman senin dostun olur;

Çünkü gönülden dile yol olduğu gibi, dilden de gönüle yol vardır.

Allah’ın sevgisini de onun aziz isimleriyle elde etmek mümkündür.

 

Allah(CC) buyurdu ki:

Ey kullar,

 

kalbinizde arınma olması için beni pek çok anmaktan geri durmayın.

Kalbinizde arınma ne kadar çok olursa,

Allah’ın nurunun parlaklığı da kalpte o nispette fazla olur.

Nitekim ekmekçinin tandırı ne kadar sıcak olursa,

o kadar ekmek alır, soğuk olunca ekmek almaz.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...