Jump to content

Papazın Rüyası


Guest shadow
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Mustafa Merter Konya’ya gider. Sufi camiası ile tanıştıkça yavaş yavaş başka bir şeyin var olduğunu hissetmeye başlar. Bu arada Türkiye’ye gelip gitmeleri sıklaşır: “İslam’la müşerref olduktan sonra, büyüklerin sohbetinde bulunmak, Mesnevi-i Şerif’i, Efendimiz’in (sas) hadis-i şeriflerini okumak insanın burnunu yere sürtüyor. Yani bir şekilde anlamaya başlıyorsunuz.”

 

Bu arada İsviçre’deki meditasyoncular ‘kuş yuvadan uçuyor’ düşüncesiyle, iki-üç fakülte bitirmiş, çok zeki, ikna kabiliyeti kuvvetli bir Cizvit papazını gönderirler yanına: “Geri dönmem için bir şeyler anlattı bana. Ben de bir iki kelime söyledim. O gece yattı. Ertesi gün yüzü gözü acayip bir şekilde yanıma geldi. ‘Senin beni yatırdığın evde cinler var’ dedi. ‘Niye?’ dedim. ‘Çok acayip bir rüya gördüm’ dedi.

 

Rüyası şu: Bu adam düz bir alanda yürüyor. Önüne birdenbire yerin altına giren bir merdiven çıkıyor. Oradan girip yürümeye başlıyor. Dehliz gibi bir yerde, karşısına demir bir kapı çıkıyor. Onu açmaya çalışıyor, açamıyor. Delikten bakıyor, anlatılmaz bir ışık görüyor. Öbür tarafa da geçemiyor. ‘Şimdi anladın mı?’ dedim kendisine. Sustu. (Gülüyor) Mananın zenginliğine bakın. O anlayamadı belki; ama benim anlamaya çalıştığım şey biraz daha belirgin oldu.

 

Mustafa Merter, Türkiye’ye yerleşmeye karar verir. Yıl 1988’dir. Bu kararda çocukların yetişmesi için güvenli bir ortam arayışı da etkili olur: “Batı toplumunda çocuklar bir şekilde anne ve babalarının dünyasını reddediyor. Sanki insanın içindeki o sağduyuyla materyalist hayat tarzının mutluluk vermediğini görüyor ve ona alternatif bir şeyler yapmak istiyor. Erich Fromm, Herbert Marcus gibi filozofların tek boyutlu insan tabirinden yola çıkarsak, tek boyutlu olmak istemiyorlar. Veya bizim nefs psikolojisinden anladığımız şekilde nefsin bir katında hapis kalıp, yükselme şanslarını yitirmek istemiyorlar.”

 

1994’te hacca gider, Irvin Yalom’u da Bodrum’daki evinin bahçesinde bir grup terapisinde ağırlar. İşte orada yaptığı grup terapilerinden birinde bir bayan, onu şoke eden yukarıdaki mezkûr soruyu yöneltir kendisine. Bunun üzerine Merter, benötesi / maneviyatçı psikoloji serüveninde ilk kazmayı vurur.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...