Jump to content

Toplumumuzdaki beddua hastalıgı


Guest mustafa_35
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Islam, muslumanlarin kendileri ve diger muslumanlar aleyhinde beddua etmelerini yasaklamistir. Peygamber Efendimiz (s.a.s.): "Kendi aleyhinize, evlatlarinizin ve mallarinizin aleyhine sakin beddua etmeyiniz ki; dualarin kabul olacagi bir saate rastlarsiniz da bedduaniz kabul olmus olur."(Riyazu's-Salihin Tercumesi, III, 82) buyurmustur. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) beddua etmekten kacinirdi. Kendisinin lanet eden degil, aksine rahmet peygamberi oldugunu soylerdi. Mekke doneminde Islami teblig etmek uzere Taif'e gittiginde, orada kotu bir davranisla karsi karsiya kalmis; donuste tas yagmuruna tutulmus, mubarek ayaklari kanlar icerisinde kalmisti. O sirada Allah tarafindan kendisine "onlar aleyhinde yapacagi bedduanin kabul edilecegi, dilerse onlari helak edecegi" bildirilmis, fakat Peygamber Efendimiz "Hayir, belki bunlarin sulbunden sana ibadet edecek cocuklar dogar, ya Rabb " demisti. Uhud'da disini kiran, yuzunu yaralayan dusmanlari icin: "Allah'im! Kavmimi hidayete erdir, cunku onlar yaptiklarini bilmiyorlar" (Tecrid-i Sarih Tercumesi, IV, 314) diye dua etmistir. Butun calismalara ragmen Islamiyeti kabul etmeyen Devs kabilesine beddua etmesi istenince: "Ya Rabbi! Devs kabilesine hidayet eyle de onlari bizim saflarimiza kat" diye dua etmisti. (Tecrid-i Sarih Tercumesi, VIII, 344)

 

Diger peygamberler, kavimlerine lanet ettikleri halde, Peygamber efendimiz lanet etmemistir. Peygamber efendimiz, genel bir beddua, lanet etmemistir. Fakat bazi gruplar, siniflar icin beddua etmistir. Lanete mustehak olanlara lanet etmistir. Lakin bizler onun kadar kendimize hakim olamadigimizdan dolayi kimlere ve nasil beddua edecegimize dogru karar veremeyebilir, agzimizdan zararli sozlerle karsimizdakinin kotulugunu talep etmis oluruz.Halbuki dinimiz insanlarin kotulugu icin degil, insanligin kurtulusu icin gelmistir!

 

Hadis-i seriflerde (Allah lanet etsin) denilen zumrelerden bazilari sunlardir:

 

(Fitne cikarana ...) [i.Rafii]

(Rusvet alip verenlere...) [i. Mace]

(Zekat vermeyenlere...) [Nesai]

(Ana-babasina lanet edene...) [Muslim]

(Hanimini anasindan ustun tutana...) [sir'a]

(Erkek kiligina giren kadina, kadin kiligina giren erkege...) [buhari]

 

Sayet yapilan bu tahkir ve tezyifler, sahsimiza yapiliyorsa, sahsi oldugundan dolayi elden geldigince affedici olmak icap eder. Yok dine ait ise, "o isin sahibi var" deyip Allah'a havale edilmelidir.Bunun degisik misallerini her zaman Asr-i Saadet'te gormemiz mumkundur. Mesela, aynen babasi gibi, oturup kalkarken, hep Efendimiz ve Ashabi hakkinda kotuluk dusunen Ebu Cehil'in oglu Ikrime'ye Efendimiz (sav), beddua etseydi ve sadece "Allah'tan bul" deseydi, bu onun icin feci bir akibet olur ve Ikrime, dalalet ve kufur icinde olur giderdi. Ne var ki bir sefkat ve hosgoru abidesi olan Efendimiz (sav), o engin musamaha dunyasinda, ona da yer vermis ve kat'iyen beddua etmemis...etmemis, o da, Mekke fethini muteakip donemde hidayete ermistir. Ardindan da Yermuk'te, Muslumanligi bir sehbal gibi dalgalandiran kahramanlardan olmustur.

 

Butun bu ve benzeri misalleri inceledigimizde, tercih edilecek sikkin cok iyi dusunulmesi ve karar verilirken de akli ve mantiki olanin secilmesi gerekir. Zaten dinimizin temel esprisi de insanligi kurtarma degil midir? Evet, dinin bu temel esprisini kavradigimiz zaman, yolumuzu belirlemek fazla zor olmayacaktir. Bizim vazifemiz, insanliga aydinlik yolu gostermek ve Muhammedi mesaji onlara sunmaktir.

 

Kendi sahsimiz adina bir hakaret ve kufur oldugunda, hakkimiz yendiginde affedebilmek, beddua etmekten kacinmak Allah'in razi olacagi hareketler arasindadir. Dusunebiliyor musunuz ki; size kotuluk yapan birisine [sirf Peygamber Efendimiz'e (sav) Taif halkinin yaptigi kotuluklere ragmen onlara beddua etmeyip bilakis dua etmelerini hatirlayarak] dua etmek ancak Peygamber Efendimiz'e (sav) ve onun yolundakilere yakisir bir harekettir.

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Elbetteki beddua bizlere yakışmayan Ve Allahın hoşnut olmayacağı bir eylemdir. Ve her seferinde de beddua eden kişiye kötü bir şekilde geri dönüşü oluyor. Ancak insanız ve bazen çektiklerimiz dayanılmaz oluyor. O zaman bir şikayet etme gereği duyuyoruz. Hani Allah ın adaletinden şüphe etmiyoruz illa ki ama Nolur diyoruz nolur hakkımı onda bırakma..

Ben durduk yerde beddua eden insnalara çok kızıyorum ama can acısı çekerken bilinçsizce edenlere de üzülüyorum.

Ah bu zalimler olmasa beddualar da olmayacaktı..

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Beddua: insan tabiat ve tıynetinin tabiî gibi görünen tezahurlarından hiddet, haksızlık, ileri derecede tazyik, kin, intikamı davet edecek hadiseler ve tahammülsüzlük neticesinde bunu yapan tarafa bir nevi ALLAH tarafından ceza verilmesini arzulamadır.

Beddua islâmda yasaktır.

Niçin...

ALLAH’ın adaletsizliğine hükmetmek gibidir, isyandır.

Kâinatdaki işlemede değişmeyen bir kanun vardır.

Herşey yaratılış icabı kendi tabiatı üzeredir.

Fizikde, kimyada, nebatda, hayvanda, insanda, herşey yaratılışında gizli fonksiyonları yapar.

Bunların bazılarının sebepleri insan aklına girecek hududdadırlar. Fakat bazı perdeler bunları örter.

Bazı sırlar da herkese sırdır.

Bazıları ise değildir.

Bunları anlayanlar vardır, ilimde “Rasih” olanlar...

Maddede gizli kanunları eşelersen içinde mânevî değişmeyen kanunların bulunduğunu görürsün.

Bir tohumda :

Renk, koku, meyva, vitaminler, mineraller gizlidir.

Bunları analizde bile tohumda göremeyiz.

Bunlar bize sırdır. Fakat nebat ortaya çıktı mı bunlar da ortaya çıkar.

O zaman akıl hududumuza girer.

Canlılar da böyledir.

Bir spermde, bir insan yumurtasında insanı göremeyiz.

Bir yumurtadaki civcivi göremeyiz.

Akla sokamayız.

İnsanın : His, heyecan, düşünce, merak gibi hâllerinin, duygulanmalarının farkına varması hadisesine “şuûr” diyoruz. Aklın tezahürü olan buna bile akıl erdiremiyoruz.

Nasıl oluyor diye...

Beddua, maddî hadiselerin, mânevî duyguların akıl hududumuza sokamadığımız sebeplerinde, aklın bir tepkisi olarak

beddua etmeye kalkma.

Beddua küfürdür.

ALLAH’a isyandır Kurduğu maddî, manevî değişmeyen adil kanuna karşı isyandır.

Terazi adaletin sembolüdür.

Tartıya hile küfürdür. Bu ALLAH’ın kurduğu kanuna karşı gelmektedir…

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...