Jump to content

Mutlak Dokunuşlar


Guest Göktürk
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Kirmizida ve mavide ve suda gidip geliyordu ruhu. Uc boyutlu alemi asip varliginin ozune dogru yukselmeye basladigi ask kapisinda idi nicedir. Bildigi, dis dunyadan kendine baktiginda gordugu sekil ile, kendi icine baktiginda gordugu seklin birbirini karisiyor oldugu idi. Boyle durumlarda kendisi nerede basliyor ve nerede bitiyor yanitsiz kalan bir soru olarak karsisina cikiyordu. Ölümlü dunya ile kendi kalibi arasindaki sinirlari kaldirabiliyor, cisminin kabugundan soyunabiliyor, kirmizi ve mavi ve su olan ruhu ile bir yolculuga cikiyordu. Bu yolculukta her dokundugu ve yakin geldigi seyde butunden izler buluyor, guzellik buluyor ve o guzellikte butunu seyre daliyordu.

 

Cisminin en aza indigi zamanlarda oylesine hafifce saliniyordu ki yeryuzunde bazen bir kusun kanadinda, bazen bir yagmur bulutunun ardinda surukleniyordu. Mekansizligi tadiyordu. Ölümlü alemde seyre daldigi guzelliklerde butunun sirlarini duyumsadiginda kendisi de muzaffer bir gulumseme ile guzellesiyordu. Muhammed Ikbal kulagina " Once sekil guzellerinin onunde egil ki; sonunda onlardan kurtulabilesin. " diyerek fisildadiginda, tende guzelden gecip manada guzeli bulmanin sirrina yaklasiyordu.

 

Yolculugunun her adiminda butunden yeni bir ize deginiyor, bir baska izin ruhuna yaklastigini duyumsuyor yeni bir merak ve hazla daha ileriye hareket eden son noktanin ardinda kendini dis dunyaya baglayan, o dunyaya ait sorumluluk ve bagimliliklari birer birer geride birakiyordu. Yasadigi her fedakarlik, her kahrolus, her sevgi, her dus kirikligi denemesi esas yolculuga bir hazirlik idi. Ve onu kendini ve cismini asmaya yonelttiginde duyumsadigi ozgur olma duygusu belki de Sufi Nuri'nin " Ask perdeleri yirtip sirlari fasetmektir. " fisiltisiyla ortusuyordu.

 

Zaman zaman tek basina oldugu bu yolculukta ölümlü dunyanin insanlarina sitem tasirken; ruhundan bir ruzgar gibi gecen huzun bile zevk oluyordu. Bir tek insan "gozlerinden dogru" gecip suzulebilseydi ona, belki sonsuza uzanan bu yolculukta birer birer gecilen guzergahlar baska bir turlu haz verecek idi. Ne var ki, cikilan yolculuk tek basina kat edilmeliydi. Her yolcu son noktaya baska yollardan, degisik yolculuk hazlarindan ulasacak ve hicbiri bir digerine benzemeyen ama o son noktadan izler bulduklari anlarda derin bir sirri paylasan dostlar gibi sessiz ve guvenle birbirlerine gulumseyeceklerdi. Bu yolculukta kulaklardaki fisiltida Sems " Kadim olandan sana bir sey ilisir ki o asktir. " sozuyle her birine ayri sirlar ilistirecekti.

 

Kirmiziya ve maviye ve suya kesmis ruhu tek soz sahibi idi. Aklin onunde saygi ile egilerek, sahip oldugunu akla yenik dusurmemek uzere yoluna devam ediyordu. Cunku bu yolculugu ileriye tasiyacak olan guc akilda degil, kendi ozundeydi. Akil, baslangic ve sonu bulup kabul etmesine olanak sagladigi halde, onu son noktaya tasimaya tek basina yeterli degildi. Bu inanis, bu iman onun yuruyusunu manada ileriye tasidiginda anlam kazaniyor, eyleme donusuyor, bu itici guc aklin ilerisinde sahip oldugu tek sermaye olarak ozune, ruhuna hukmediyor sonucta ruhu o gucun kendisi olup cikiyordu. Sanki aklin ona getirdigi iman bir ortu idiydi de, altinda esasi gizliyordu. Akil, onu ortuye dek getirmisti ancak o ortuyu kaldirma gucu kendi ozunde gizli idi. Aklin duraganligini ve pasifligini, o itici guc ile giderecek, ortuyu eylem ile kaldiracak ve sirra ulasacakti. Bu noktada gerek ve yeter sart ozundeki ask idi. Kendisinden once yolculuga cikanlardan biri olarak Ikbal bir baska noktada yeniden karsisina cikiyor, zamanlar otesinden ve mekansizliktan fisildiyordu " Aska gelince, o akildan sadece bir dayanak olarak yararlanir. Eger ask akilla yan yana gelirse mustesna bir alem kurar. O halde kalk, o mustesna alemin planini ciz, aski akilla kucaklastir. "

 

Iman ortusunun altinda gizlenen aski bilmek icin yaratilmis kirmizi ve mavi ve su olan bir ruh idi o. Bir baska gulumsemeyi daha usulca yerlestirip yuzune yolculuktaki bir baska sirra daha deginir olmasinin verdigi hazla, yolun ileri asamalarina gecmek icin coskuyla kendinden tasiyordu. Bazen bu taskinliklar gozyasi seklinde mavi bir su olan ruhunun disa dokulmesi bazen de ölümlü dunyanin insanlarina yansittigi olagan ustu sevinc ve sevecenlik ve merhamet olarak sekilleniyordu.

 

Cisim ve kalipta siradan biri, ruhta askinliga kosan bir divane yolcu olarak kalabaliklar icinde ve ölümlü bir dunyada ölümlü bir yasamin icinden onu cok otelere ceken mukemmel bir cekim gucunun girdabinda bir pervane gibi donup duruyordu.

 

Tanri'nin kadina ozel kildigi bir nebze yaraticilik armaganini kutsarken; renkte, desende, yazida urettigi hersey askin dis dunyayi seyri idi. O ise bu seyrin gerceklestigi kirmizi ve mavi ve su olan bir ruh...Askin kirmizi rengini boyutsuz ve sekilsiz mavi bir suya yansittigi ruh...

 

Dis dunyada yasadigi huzunleri, son noktaya cikilan bu yolculuk hazzi koreltiyor, etkisiz kiliyor ve her huznun yogunlasarak cefaya dondugu doruk noktasinda birdenbire ozunde guzellige donusuymeye basliyordu. Huzun ve kederlere kabullu oldugu bu yolculukta Rifai Kenan " Insan benligini saran bencillik, kotuluk, cirkinlik ve yokluk gomlegini yirtan tek kudret asktir. " fisiltisiyla bir baska sirra kilavuzluk ederken kirmizi ve mavi ve su olan bu ruh huzur buluyordu.

 

Kendi disindaki dunyanin basa cikabildigi huzunlerinden ote kendi icinde duyumsadigi huznun nedeni, yorgun dusen bedenini uykuya biraktiginda ayri kalacagi yolculuk heyecani idi. Bedensel yorgunluk anlarinda mirildandigi 'narin da bir, nurun da bir, hamdolsun bu huzne, senden gelen her seye oldugu gibi,' sozleriyle uykuya teslim oluyordu. Bu gecici bedensel yorgunlugun sona erip yolculugun yeniden baslayacagi bir anda Kusadali Ibrahim bir baska guzergah ve zamandan " Asik bir kararda olmaz " sirriyla ondaki pervasiz ve kuralsizligi lezzetlendiriyordu.

 

Karsilik beklemeden ozunu paylastigi anlarin, guzellige donusen huzunlerin ona yasattigi cosku yol boyunca kimi zaman yerini derin bir sessizlige, yogun bir garipsemeye birakiyordu. Kendisiyle basbasa kaldigi boyle anlarda dis dunyanin onu "edilgen" gorup te aldandigi, aslinda onun dusunce ve ruh dunyasinda "etkin" oldugu evrelerin kaynagi her noktada ayri ayri butunden izler gorebilmenin, sirlara dokunmanin verdigi cosku idi. Ozu ozuyle beslenen, kendine kaynaklik eden bir hazla kayniyor, son noktaya dogru hizla cekiliyordu.

 

En edilgen gorundugu en etkin anlarda dis dunyaya karsi yasadigi bu tezat isyanlara yol alsa da o ne isyanlardan, ne de tezatliklardan ve ne de onlarin getirdigi birbasinaliktan korkmuyordu. Cunku korku da tipki huzun gibi ozunde guzele donusuyordu.

 

Basi ve sonu olmayan bu yolculukta kirmizi ve mavi ve su olan bir ruhtu o. Guzellikten huzne, her mihneti kabul eden bir perisan pervane gibi mukemmel noktaya cekilirken Hemedani " Asik icin, sevgiliye dogru yurumek yeter, ona varmak gerekmez. "7 sirriyla yasadigi tum yol heyecanlarini temize cekiyordu.

 

Daha nice divane yolcular ve perisan pervaneler ayni yolun degisik guzergahlarindan sona ulasmak icin cikmislardi yola. Yolun asilmasi icin gereken son hamle ise " Insanin varolus sorununun cozumu olan ASK ", bu kirmizi ve mavi ve su olan ruhun da " ezber bildigi tek siir " olan ASK'ti.

 

Merhaba!

Handan Öz

 

11/Mart/2000

 

Seherin sahibi Kuslardir !...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Aklin onunde saygi ile egilerek, sahip oldugunu akla yenik dusurmemek uzere yoluna devam ediyordu. Cunku bu yolculugu ileriye tasiyacak olan guc akilda degil, kendi ozundeydi. Akil, baslangic ve sonu bulup kabul etmesine olanak sagladigi halde, onu son noktaya tasimaya tek basina yeterli degildi. Bu inanis, bu iman onun yuruyusunu manada ileriye tasidiginda anlam kazaniyor, eyleme donusuyor, bu itici guc aklin ilerisinde sahip oldugu tek sermaye olarak ozune, ruhuna hukmediyor sonucta ruhu o gucun kendisi olup cikiyordu. Sanki aklin ona getirdigi iman bir ortu idiydi de, altinda esasi gizliyordu

 

Çok güzel bir yazı Göktürk eline sağlık. İşte bu yaptığımız hata benim de sık sık yaptığım hata manayı akılla çözmeye çalışıyoruz. O yüzden dolaştıkça dolaşıyoruz kör düğüm oluyoruz içinden bir türlü çıkamıyoruz.

Huzun ve kederlere kabullu oldugu bu yolculukta Rifai Kenan " Insan benligini saran bencillik, kotuluk, cirkinlik ve yokluk gomlegini yirtan tek kudret asktir. "

Sanırım biz o nurdan uzak olduğumuz için bu kadar huzursuz, bencil, korku içindeyiz. o yüzden hiç bi şey bize yetmiyor. Yetemiyor.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Aklin onunde saygi ile egilerek, sahip oldugunu akla yenik dusurmemek uzere yoluna devam ediyordu. Cunku bu yolculugu ileriye tasiyacak olan guc akilda degil, kendi ozundeydi. Akil, baslangic ve sonu bulup kabul etmesine olanak sagladigi halde, onu son noktaya tasimaya tek basina yeterli degildi. Bu inanis, bu iman onun yuruyusunu manada ileriye tasidiginda anlam kazaniyor, eyleme donusuyor, bu itici guc aklin ilerisinde sahip oldugu tek sermaye olarak ozune, ruhuna hukmediyor sonucta ruhu o gucun kendisi olup cikiyordu. Sanki aklin ona getirdigi iman bir ortu idiydi de, altinda esasi gizliyordu

 

Çok güzel bir yazı Göktürk eline sağlık. İşte bu yaptığımız hata benim de sık sık yaptığım hata manayı akılla çözmeye çalışıyoruz. O yüzden dolaştıkça dolaşıyoruz kör düğüm oluyoruz içinden bir türlü çıkamıyoruz.

Huzun ve kederlere kabullu oldugu bu yolculukta Rifai Kenan " Insan benligini saran bencillik, kotuluk, cirkinlik ve yokluk gomlegini yirtan tek kudret asktir. "

Sanırım biz o nurdan uzak olduğumuz için bu kadar huzursuz, bencil, korku içindeyiz. o yüzden hiç bi şey bize yetmiyor. Yetemiyor.

 

Zemheri;

Yüregine saglik cok güzel bir yorum bu..:thumbsup:

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...