Jump to content

Eski Bir Tapınak Yazıtı


Guest pyramid

Önerilen Mesajlar

Bu Xentius'un yazıları Gılgamış tabletlerinden bulunmuştur.

 

Bu tabletler ne zaman bulunup üzerinde ne yazdığı ne zaman çözülmüş ?Mevlananın mesnevisi kaç cilt biliyormusun . Sence onun kimden almış ? Sen yabancıların çekim yasası dediği şeyin bizim zaten dinimizin özü olduğunu ancak doğu felsefesi diye bize süsleyip geri pazarlandığını da biliyormusun ? biz onlara hırsız desek olur mu şimdi ? sözler aynı olabilir . çünki doğru tektir. iki tane doğru yoktur.

 

 

gozlerim yasardi :):thumbsup:

 

ben tam ama tam olarak bunlari yazicaktim :mad:

 

ama tam paragraf olarak ! tam senin yazdigin gibi !

 

cok ilginc ! sen yazmissin :clapping:

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bazen tutturuyorum işte Denizeros doğruyu . Bozuk saat bile günde iki kez doğru gösteriyo ya onun gibi :D

"Gel ne olursan yine gel" rubaisinin Mevlana'ya ait olup olmadığı tartışmasına Türkiye'nin en önemli iki tarihçisi son noktayı koydu. Ortaylı ve Bardakçı'ya göre Mevlana hiçbir zaman böyle bir söz söylemedi... Ayrıca o rubainin aslında "tövbesini bozmuş olanlar" çağrılmıyor...

 

İŞTE O RUBAİ

Gel, gel, ne olursan ol, yine gel.

İster kâfir ol, ister mecûsî ol, ister putperest...

İster yüz kere tövbe etmiş ol, ister yüz kere bozmuş ol tövbeni.

Bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı değil;

Nasıl isen öyle gel.

 

Fatih Altaylı'nın sunduğu Teke Tek programının dün akşamki konukları Profesör Doktor İlber Ortaylı ve gazeteci Murat Bardakçı'ydı. Program izleyenlere hem keyifli bir tarih sohbeti sundu, hem de yanlış bilinen birçok konu aydınlatıldı. Bunlardan biri de Mevlana'nın olduğu söylenen ve hoşgörünün simgesi olan "Gel ne olursan yine gel" rubaisiydi...

 

KESİNLİKLE MEVLANA'NIN DEĞİL

 

Ortaylı "O Mevlana'ya bir yakıştırmadır. Bu söz onun hiçbir kitabında yoktur" dedi. Ortaylı'ya göre bu rubaiyi söyleyen Ebu Sait Ebul Hayr ya da Hamûli'nindir.

 

'TÖVBE ET ÖYLE GEL' DİYOR

 

Murat Bardakçı da Ortaylı ile aynı kanıdaydı. "400 yıldır bu laf Mevlana'nınmış gibi söylendi. Oysa değil' dedi. Bardakçı ayrıca rubainin Tükçe'ye yanlış çevrildiği de söyledi. "'Puta da tapsan, tövbeni de bozmuşsan gel' demiyor... 'Bin kere tövbeni bozmuşsan gene tövbe et öyle gel' diyor..." dedi.

ALINTI

evet çeviride bir hata olmuş ve rubai biraz değişmiş sanırım :))) Ama gene de rubainin özü bozulmuyor. gelen zaten tövbe etmiş oluyor.Vardır onunda yıllarca yanlış anlaşılmasında bi hikmet.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Fatih din nedir ? Allahın esmalarının ve Allahın bize verdiği fıtratın dışında hareket edebilen var mı sence ? O istemezse biz isteyebilirmiyiz ? Yani yeryüzünde ya da insanda Allahın istemediği dilemediği herhangi bi şey gerçekleşebilir mi ? Din adamları konusunda haklısın çok ağır eleştirileri vardır ama gerçek evliyada, hikmette bu görünmez. Hikmeti bilen herşeyin Allahın tecellisi olduğunu bilir

Mevlanaya gelince ben daha yarısındayım 6 cilt olduğu için bi şey diyemiycem onu araştırmak gerek . Hatta ben şimdiden başlıyorum.

ben şuna karşıyım bir insan Allahı ve kainatı insanlara anlatıyor ve bunu yaparken örnekler veriyor kuran-ı kerim ışığında biz onu konfiçyusla bir tutuyoruz,eflatunla benzerliğini söylüyoruz bunu anlamak için kullandığı kaynağı kavramak gerek bazıları hz.mevlanayı turisttik meta olarak görür bazıları onu düşünür olarak lanse eder bazıları ise onun kuran-ı kerimi avamların yani bizlerin anlayacağı şekilde yorumladığını söyler kıssalarını okumak gerekir sultan veled ve şemş-i tebrizi ile geçen sohbetleri,kıssaları iyi okumak gerekir o düşüncelerinde filozoflara karşı olduğunu din içindeki ayrılıkların filozoflar tarafından çıkarrıldığını defalarca söyler şeytanın kalplere girmek için vesvese verdiğini bunun en kolay yolunun kuran-ı kerim dışı düşüncelerle olduğunu vurgular...

 

 

bir kıssa yazıyım benden naçizhane

 

bir gün bir filozof grubu hz.mevlanayı ziyaret eder kendisine soru sormak istediklerini söylerler.

hz.mevlana filozoflara en güzel cevabı hocası şems-i tebrizinin vereceğini söyler ve ona yönlendirir...

şems-i tebrizi medresede öğrencilere teyemmüm'ü öğretmektedir filozoflar gelir ve derler ki ey şemsi bizim sana sorularımız var cevap isteriz derler şems-i tebrizi buyrun der.

filozoflardan biri der ki:ey şems şeytan diye bir varlıktan söz edersiniz hiç ateş ateşten yaratılmışı yakar mı der;şems diğer sorunu sor der.

filozof:bırakın insanları neye inanırlarsa inansınlar size ne der.şems diğer sorunu sor der.

filozof:Allah diye bir varlıktan söz edersiniz gözle görülmeyene inanç nasıl olur der.

 

şemş-i tebrizi hazretleri elindeki kerpiç'i filozofun kafasında parçalar...

filozoflar kadı ya gidip şikayette bulunurlar kadı şemş e sorar bu adamın kafasında sen mi paraladın kerpiç'i der.

şemş:evet der

kadı: neden yaptın der.

şemş: bunlar geldi ve soru sordular bende cevabımı verdim der

ilk sorusunde şeytan ateştendir hiç ateş şeytana azap edermi diye sordu bende vurdum kendisi topraktan yaratılmasına rağmen kerpiç ona azap etti der.

ikinci sorusunda insanları rahat bırakın ne yaparlarsa yapsınlar dedi bende istediğimi yaptım kafasında kerpiç parçaladım der

o arada filozof laffa girer ve başım ağrıyor der

şemş üçüncü sorunun cevabı budur bana göster başının ağrıdığını der

bunun üzerine filozoflar şikayetten vaz geçip konyadan ayrılırlar....

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

ben şuna karşıyım bir insan Allahı ve kainatı insanlara anlatıyor ve bunu yaparken örnekler veriyor kuran-ı kerim ışığında biz onu konfiçyusla bir tutuyoruz,eflatunla benzerliğini söylüyoruz bunu anlamak için kullandığı kaynağı kavramak gerek bazıları hz.mevlanayı turisttik meta olarak görür bazıları onu düşünür olarak lanse eder bazıları ise onun kuran-ı kerimi avamların yani bizlerin anlayacağı şekilde yorumladığını söyler kıssalarını okumak gerekir sultan veled ve şemş-i tebrizi ile geçen sohbetleri,kıssaları iyi okumak gerekir o düşüncelerinde filozoflara karşı olduğunu din içindeki ayrılıkların filozoflar tarafından çıkarrıldığını defalarca söyler şeytanın kalplere girmek için vesvese verdiğini bunun en kolay yolunun kuran-ı kerim dışı düşüncelerle olduğunu vurgular...

:thumbsup: Bu hepimizin derdi Fatih üzgünüm. Artık ortaçağ filozoflarının sözlerini bilmezsen seni adam yerine bile koymuyorlar :))) Hatta mevlanadan, Yunusdan dem vurursan direk avam kısmına geçiyorsun. yapacak bi şey yok.

Düşünsene burda halk pazarında 1 liraya aldığımız tişörtü götürüp adam marka basıp 50 marka satıyor ve bizim almancılar onu ordan alıp buraya getiriyor . Bi de markasını gösterip hava basıyor,yetmiyor adam bizim malı 20-30 katına bize ihraç ediyor. bunun gibi düşün sakinleş :)))

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Fatih çok güzel bir şekilde açıklamış bence.Eğer dediği gibi bazı sözler ona ait değilse haksız yere suçlamış oluru"M".Ama tam olarak bilemeyiz.Zem_heri nin 6 cildi bitirip ondan sonra verdiğim yazıyı karşılaştırmasından sonra anlıyacağız.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Arkadaşlar evliyalardan söz ediyoruz ve bir sözle yola çıktı herkes Hz.Mevlananın Hz. Yunus Emrenin Hz.Bektaşinin vs vs vs o kadar çok evliyalar varki anadoluda ama unuttuğunuz bir şey daha var bu sözünü ettiğimiz evliyalar AHMET YESEVİ hazretleriin öğrencileridir onun inanış şekli ile harmanlanmış onun bakış acısıyla öğretim yapan medreselerde öğrenim görüp o kültürü yaymışlardır "gel ne olursan ol yine gel" sözü hep bakidir taaa AHMET YESEVİ hazretlerine dayanır mevlana hazretleri bunu aynı kalıpla kullanırken diğer yandan Yunus emrenin gönül gözünden akan şiirlere bakınız

 

Gel her ne olursan ol yine gel

Bizim dergahımız ümitsizlik ümitsizlik dergahı değildir....derken

 

Hz.Bektaşinin sözlerine bakınız

gel gel ne olursan ol yine gel

ister kafir ister mecusi

ister puta tapan ol yine gel.....ve hepsinin toplamı ise şöyle anlam kazanmıştır

Gel, gel, ne olursan ol yine gel,

ister kafir, ister mecusi,

ister puta tapan ol yine gel,

bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir,

yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel...

Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeliyiz,

Şu tertemiz tarlaya başka bir tohum ekmeliyiz biz...

Beri gel, beri ! Daha da beri ! Niceye şu yol vuruculuk ?

Madem ki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik...

Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız!

Bizim mezarımız âriflerin gönüllerindedir.

 

Ancak bu sözlerin asıl kaynağı AHMET YESEVİ hazretleridir unuttuğunuz bu bence topladığınnız bilgileri lütfen tarih sırasına yani geçmişe asıl kaynağa bakarak derleyiniz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Gürültü patırtının ortasında sükunetle dolaş; sessizliğin içinde huzur bulduğunu unutma. Başka türlü davranmak açıkça gerekmedikçe herkesle dost olmaya çalış. Sana bir kötülük yapıldığında verebileceğin en iyi karşılık unutmak olsun. Bağışla ve unut. Ama kimseye teslim olma. İçten ol; telaşsız, kısa ve açık-seçik konuş. Başkalarına da kulak ver. Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları; çünkü, Dünya’da herkesin bir öyküsü vardır.

 

Yalnız planlarının değil, başkalarının da tadını çıkarmaya çalış. İşinle ne kadar küçük olursa olsun ilgilen: hayattaki dayanağın o'dur. Seveceğin bir iş seçersen, yaşamında bir an bile çalışmış olmazsın. İşini öyle sev ki; başarıların, bedenini ve yüreğini güçlendirirken, verdiklerinle de yepyeni hayatlar başlatmış ol

 

Olduğun gibi görün ve göründüğün gibi ol. Sevmediğin zaman sever gibi yapma. Çevrene önerilerde bulun ama hükmetme. İnsanları yargılarsan onları sevmeye zamanın kalmaz. Ve unutma ki insanlığın yüzyıllardır öğrendikleri, sonsuz uzunlukta bir kumsaldaki tek bir kum taneciğinden daha fazla değildir.

 

Aşka burun kıvırma sakın; o çöl ortasında yemyeşil bir bahçedir. O bahçeye layık bir bahçıvan olmak için her bitkinin sürekli bakıma ihtiyacı olduğunu unutma.

 

Kaybetmeyi, ahlaksız bir kazanca tercih et. İlkinin acısı bir an, ötekinin vicdan azabı bir ömür boyu sürer. Bazı idealler o kadar değerlidir ki, o yolda mağlup olman bile zafer sayılır. Bu dünyada bırakacağın en büyük miras dürüstlüktür.

 

Yılların geçmesine öfkelenme; gençliğe yakışan şeyleri gülümseyerek teslim et geçmişe. Yapamayacağın şeylerin yapabildiklerini engellemesine izin verme. Rüzgârın yönünü değiştiremediğin zaman, yelkenlerini rüzgara göre ayarla. Çünkü dünya karşılaştığın fırtınalarla değil, gemiyi limana getirip getiremediğinle ilgilenir.

 

Ara sıra isyana yönelecek olsan da hatırla ki, evreni yargılamak imkansızdır. Onun için kavgalarını sürdürürken bile kendi kendinle barış içinde ol.

 

Hatırlar mısın doğduğun zamanları; sen ağlarken herkes sevinçle gülüşüyorlardı. Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde, sen mutlaka gülümse. Sabırlı, şevkatli, bağışlayıcı ol. Eninde sonunda bütün servetin senin. Görmeye çalış ki, bütün pisliğine ve kalleşliğine rağmen dünya insanoğlunun biricik güzel mekanıdır.

 

Xsentius, M.Ö. IX.yy.

 

=======================================

Her satırı ne kadar mükemmel değilmi.:thumbsup:

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...