Jump to content

Dede Korkut


Guest Göktürk
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Dede Korkut'un Kişiliği

 

Dede Korkut’un destanların ilk anlatıcısı olduğu tahmin edilmektedir. Hikayelerde veli bir kişi olarak ortaya çıkar. Oğuzlar önemli meseleleri ona danışırlar. Keramet sahibi olduğuna inanılır. Gelecekten haberler verdiği söylenir. Ozan ve kamdır. Kopuz çalıp, hikmetli sözler söyler. Kopuzuna da kendine duyulduğu gibi saygı duyulur.Oğuzname’de, Dede Korkut’un 295 yıl yaşadığı ve Hz. Muhammed’e elçi olarak gönderildiği anlatılmaktadır. Oğuz Han’a vezirlik yapmış olduğu da düşünülmektedir.

 

Korkut kelimesinin “kork-” fiil kökünden türemiş olma ihtimalinin yanı sıra Arapça kökenli olup elçi manasına gelmesi de mümkündür. Her iki ihtimalde de ‘Korkut’ kelimesinin bir lakap, bir unvan olduğu görülmektedir. “Dede” kelimesinin ise ecdat manasında kullanıldığı tahmin edilmektedir. Fakat destanlarda daha çok halk arasında büyük hürmet ve kutsallık kazanmış halk bilgini anlamında kullanılmıştır.

 

Dede Korkut’un gerçek ismi, hayatı, yaşadığı çağ ve coğrafyayı kesin olarak aydınlatmak eldeki kaynaklar ve rivayet ile mümkün değildir. Destanlardan çıkarılabildiği kadarıyla ise Dede Korkut’un kişiliği iki şekildedir; 1- Kutsal Kişiliği , 2- Bilge Kişiliği. Başka kaynaklarda devlet adamı kişiliğinin de bulunduğu belirtilmektedir. Dede Korkut'un çok kişilikli olarak karşımıza çıkması farklı zaman, hatta farklı mekanda yaşamış benzer şahsiyetlerin destanlarda tek isim altında toplanmış olabileceğini düşündürüyor fakat bu kişiliklerin halkın eklentisi olma ihtimali de vardır.

 

Dede Korkut'un Kutsal Kişiliği

 

Destanlarda Dede Korkut kerâmet sahibi biridir. Doğa üstü bir manevi güce sahiptir. Destanlarda şu gibi kerametleri görülmüştür;

 

1- Gelecekten Haber Verme: “ Korkut Ata söyledi: Ahir zamanda hanlık tekrar Kayı’ya geçecek. Kimse ellerinden alamayacak, ahir zaman olup kıyamet kopuncaya kadar. “ (Mukaddime)

 

Destanda geçen örnekte de belirtildiği gibi Dede Korkut gelecekten haberler verirdi. Bu haberleri geçmişte yaşadığı deneyimlere dayanarak söylerdi.

 

2- Halkın Onun Sözünü Tutması: “ Korkut Ata Oğuz kavminin müşgülünü hallederdi. Her ne iş olsa Korkut Ata’ya danışmadan yapmazlardı. Her ne ki buyursa kabul ederlerdi. Sözünü tutup tamam ederlerdi. “ (Mukaddime)

 

Hanlardan çobana kadar herkes onun sözüne güvenirdi, ona danışırlardı.

 

3- Duasının Allah Katında Kabul Olması: “… Ne derse olurdu. Gaipten haber söylerdi. Hak Taâla onun gönlüne ilham ederdi. “ (Mukaddime) ,

 

“… Dede Korkut dedi: (Kılıç) Çalarsan elin kurusun dedi. Hak Taâla’nın emri ile Deli Karçar’ın eli yukarıda asılı kaldı. Zira Dede Korkut keramet sahibi idi, dileği kabul olundu. “ (Kam Püre’nin Oğlu Bamsı Beyrek Destanı)

 

Birinci örnekte geçen “Ne derse olurdu.” Cümlesi hem halkın onun sözünü dinlediği hem de duasının kabul edildiği anlamındadır. İkinci örnekte de duasının kabul olduğu belirtilmiştir.

 

Dede Korkut’taki bu kerametlerin iki kaynaktan gelmiş olabileceği düşünülmektedir;

 

1- İslam Tasavvufu

 

2- Şamanist İnanç

 

Dede Korkut’un destanlarda İslam tasavvufuna uymayan davranışları bu ihtimali zayıflatıyor. Mutasavvıflardaki kamil insan olma hedefi, çile çekme, dergah… gibi unsurlar Dede Korkut’ta görülmüyor. Ermişlerinkine benzeyen olağan üstü olaylar yaşaması da yazıya geçirilene kadar uğramış olduğu değişiklikler olabilir, çünkü Türklerin İslam'ı henüz kabul ettiği ve değişim içerisinde olduğu 15-16. yy.larda yazıya geçirilmiştir.

 

Dede Korkut’un kutsal kişiliğinin şamanist yaşantıdan gelmiş olabileceğini kabul edebiliriz. Ozan oluşu şamanistlerin özelliğini hatırlatmaktadır. Ayrıca kerametlerini gizlememesi de kutsal kişiliğinin şaman inancından geldiğini güçlendirmektedir.

Dede Korkut'un Bilge Kişiliği

 

Dede Korkut sıradan insanlardan, devlet adamlarına kadar herkesin saydığı ve danıştığı bilgedir, öğüt vericidir. Bilgeliği eğitici, öğretici ve tenkit edicidir. Onun bu kişiliği tarih ve toplum yaşantısından gelmektedir. Geçmiş alplerin başından olayları anlatır ve öğüt verir.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Türküm diyen her Türkinsani gecmisine ecdatlarinin Tarihini asla unutmaz ,,onlari yüceltmesini cok iyi bilir,,, birakin Elalem diye nitelendirdiginiz kisilerinden iyi yönlerini kendimize lehimize cevirerek kullnanmasini bilelim Türk Insani Zekidir,.

 

saygilarimla

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

  • Benzer Konular

    • Dede Korkut Boğaç Han Hikayesi

      Oğuz ili’nde Bayındır Han adında bir han vardı. Bayrağı altındaki beylere her yıl büyük bir şölen verirdi. Bir gün, gene böyle büyük bir şölen veriyordu. Oğuz İlinin dört bir yanından gelecek beylere ayrı ayrı çadırlar hazırlamıştı. Oğlu olanlar ak çadırlara, kızı olanlar al çadırlara, hiç çocuğu olmayanlar da kara çadırlara yerleşecekti. Beylerden Dirse Han da şölene çağrılmıştı. Kırk yiğidiyle, Bayındır Han’ın obasına geldi. Hiç çocuğu olmadığı için onu kara çadırlardan birine yerleştir

      , Yer: Masallar

    • Dede Korkut Deli Dumrul Hikayesi

      Kocaoğlu Deli Dumrul adında bir adam, kuru bir çayın üzerine köprü yaptırmış, geçenden otuz akçe, geçmeyenden de kırk akçe alıyordu. Günün birinde köprünün başında oba kuran birtakım kimselerin ağlaştığını duydu, nedenini öğrenmek istedi. Obalılar yana yakıla anlattılar: Al kanatlı Azrail içlerinden bir yiğidin canını almış. Bunun üzerine, Deli Dumrul, Azrail denen bu al kanatlı yaratığın haddini bildirmeye karar verdi. Tanrı, Deli Dumrul’un deli-dolu sözlerini duyunca canı sıkılmıştı. Ona

      , Yer: Masallar

    • Dede Korkut Kitabı'nda Alkışlar ve Kargışlar

      Dede Korkut Kitabı'nda Alkışlar ve Kargışlar / Yrd. Doç. Dr. Dilaver Düzgün Giriş Türkiye Türkçesinde "bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için el çırpmak"2 anlamında kullanılan alkış kelimesi, ulaşabildiğimiz en eski Türkçe metinlerde "dua etme, övme, birinin iyiliklerini sayma" manaları ile karşımıza çıkmaktadır. Divanü Lügati'tTürk'te bu kelimeden başka, aynı kökten türetilmiş alkamak kelimesi de "övülmek" anlamıyla verilmiştir. Alkışın karşıtı olan kargış ise yine Divanü

      , Yer: Türk Tarihi

    • Dede Korkut Kitabı ve Türk Tarih Öncesi

      Dede Korkut Kitabı ve Türk Tarih Öncesi / Prof. Dr. Süleyman Aliyarlı Dede Korkut kitabında prehistorik (tarih öncesi) çağlara ışık tutabilecek bir sıra bilgiler şimdiye kadar bilim alanında yeterince değerlendirilmemiştir. Bunlardan ikisi: "Kadın Ana" ve "Ana Hakkı" kavramları araştırma konusu olarak incelenecektir. Kadın ana söylemi Dede Korkut kitabında bir kaç kez "kadınım ana" şeklinde bulunmaktadır. "Berü gelgil ak sütün emdiğim kadınım ana" ve "Han babamın güyegisi, kadın anamın s

      , Yer: Türk Tarihi

    • Dede Korkut’un Dillere Destan 10 Hikayesi

      Dirse Han Oğlu Boğaç Han             Bayındır Han’ın sohbetine giden Dirse Han’ın Kara Otağa oturtulması ile Dirse Han’ın karşılanması sırasındaki duygu ve düşünceleri ile oğlu Boğaç Han’ın kahramanlıklarını anlatan Dede Korkut hikâyesi.     Bayındır Han hükmettiği halka her sene büyük şölen düzenler, yine bir sene gelecek konukların üç ayrı çadırda ağırlanmasını emreder. Bunlar Ak, Kızıl ve Kara çadırlardır. Ak çadır oğlan çocuğu olanlara, Kızıl kız çocuğu olanlar için, Kara çadır ise

      , Yer: Edebiyat

×
×
  • Yeni Oluştur...