Jump to content

Namazın Önemi ve Terk Etmenin Bahaneleri(çok önemli bilgiler,okumanızı tavsiye ederm)


Guest FiLiZ
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Selamun Aleyküm kardeşler..

yazı biraz uzun ama sonuna kadar okumanızı rica ediyorum

çünkü çok önemli ifadeler var!!

 

NAMAZI TERK ETMENİN BAHANELERİ

 

1.)‘’DAHA GENÇSİN, YAŞLANINCA KILARSIN’’: Namazın bahanelerinden biri,henüz genç olmaktır.Gariptir ki, ibadete ve namaza daha bir şevkle sarılmamızı sağlaması gereken gençlik, engelmiş gibi gösterilir. Hatta nefsimiz ve çevremiz, ‘’Daha gençsin, yaşlanınca kılarsın’’ der. Halbuki yaşlanıncaya kadar yaşayacağımıza dair kimin garantisi var? Kim Azrail’le sözleşme yapmış? Ölüm genç ihtiyar dinliyor mu? Peki ergenlik çağından itibaren yaptıklarımızın hesabı sorulmayacak mı bize? ALLAH, ‘’ Ey yaşlılar,namaz kılın’’ mı diyor, yoksa ‘’Ey iman edenler namaz kılın’’ mı diyor? İslâmı yaşamak yaşlıların işi mi? Peygamberimiz(s.a.v), her insanın ALLAH huzurunda gençliğini nerede geçirdiğinden hesaba çekileceğini buyuruyor. Bu gerçekleri bildiğimiz halde nasıl olurda ezan okunurken ilgisiz kalabiliriz?

Evet,genç olmak bizi namaza dört elle sarılmaya sevk etmelidir. Çünkü gençlik, hayırlı işler yapmaya en güzel vasıtadır. Gençlikteki enerji,faaliyet,gayret,güç ve kudret yaşlanınca bulunamaz.Bu enerji ve heyecanı ALLAH yolunda değerlendirmek gerekir.

2.) ÖNEMİNİ BİLMEMEK: Namaz kılmamanın en büyük sebebi önemini bilmemektir. Namazın ne büyük bir ehemmiyet ve kıymet taşıdığını bilmeyen nice Müslüman,’’İşin var sonra kılarsın’’,’’Neyse sonra kaza edersin’’ gibi cümleler kullanırlar. Oysa namaz o kadar önemlidir ki,insanın yaratılış sebebinin en büyüğüdür. Düşünün bir kere: Rabbimiz Kur’an’da, ‘’BEN CİNLERİ VE İNSANLARI ANCAK BANA İBADET ETSİNLER DİYE YARATTIM’’ buyuruyor.(Zariyat Sûresi:56) Daha ötesi var mı? Hem Rabbimiz, hem Peygamberimiz(s.a.v) en büyük ibadetin namaz olduğunu belirtiyorlar. Bizim ve herşeyin yaratıcısı, bizi dirilten ve öldüren,ahirette bizi hesaba çekerek sonsuz bir mükâfat veya azap verecek olan ALLAH, çok açık ve net bir şekilde bizi ibadet ve namaz için yarattığını buyuruyor,ısrarla namazı emrediyor.Bizim çeşitli bahanelerle namazı terk etmemiz,kendi kendimizi aldatmak olmuyor mu? Evet, içinde bulunduğumuz gafletten uyanalım.Namazı vaktinde,hiç kaçırmadan,ezan okunur okunmaz,dosdoğru,hakkını vererek kılalım.Eğer hemen uyanmazsak,bilelimki cehennemde uyanmak çok geç olacaktır.

3.) ’’ZAMANIM YOK’’İDDİASI: Kimi insanlar,’’Niçin namaz kılmıyorsun?’’dendiğinde,’’Zamanım yok’’ gibi kargaları güldüren bir bahane uydururlar. Şu saçmalığa bakın:Herşeye zaman var ama yaratılış gayemiz olan namaz kılmak için zaman yok.Söyler misiniz, zaman dediğimiz şeyi yaratan,bizim emrimize veren ALLAH değil mi? ALLAH bizi yaratıp,herşeyi emrimize veriyor,namazı emrediyor ve biz kalkıp diyoruzki,’’Ya Rabbi,kılacağım ama zamanım yok’’.Ne kadar tuhaf değil mi? Rabbimiz bize koskoca bir ömür bağışlamış.Günde 24 saatten birini namaza vermemizi istiyor.O kadar şefkatli ve merhametli ki,24 saatimizi ibâdetle geçirsek,Onu hakkıyla takdir etmiş olamayacağımız belli olduğu halde, O bizden 1 saat istiyor.

4.)’’HİÇ BİTMİYOR,USANIYORUZ’’: Belki nefsimiz şöyle diyebilir:’’Bu namaz hiç bitmiyor,sürekli kıldığımız için usanıyoruz.’’ Bu sözler nefsimizin bir oyunudur.Çünkü hergün yemek yiyoruz,su içiyoruz,havayı teneffüs ediyoruz..Hiç bıkıyor muyuz? ‘’Artık yemek yemekten bıktım’’diyen birini gördünüz mü? Mümkün değil. Kim namaz kılarsa rahat ve huzur içindedir.Çünkü namaz;akıl,kalp ve ruhumuzun gıdasıdır. Bunun için namaz kılmaktan hiçbir zaman bıkılmaz.Akıl,kalp ve ruh namazdan memnundur.Sadece şeytandan ders alan nefsimiz itiraz eder.Ona karşı mücadele etmek,nefsimizi eğitmek gerekir.

5.)GAYRET ETMEKTE DİRENMEMEK: Bazı Müslümanlar,namazla ilgili birçok konuyu bilir ama yine de şöyle demekten kendini alamaz: ‘’Bunları biliyoruz,ama kahrolası nefsimizi ve şeytanı bir türlü yenemiyoruz.Ne kadar arzu etsekte,içimizde bir isteksizlik var.Hâttâ bazen Ramazan’da falan başlıyoruz ama bayramdan sonra bırakıyoruz.Cuma ve bayram namazlarına gidiyoruz ama vakit namazları olunca başarılı olamıyoruz.Sen bize öyle bir şey söyle ki,namaza bir başlayalım,birdaha hiç bırakmayalım.’’ Gerçekten beş vakit namaz kılamayan kardeşlerimizden bazılarının durumu tıpkı söylediğiniz gibi.Ama bunun da çâresi var.Yalnız şuna inanalım, hiçbir problem bir anda çözümlenemez. Diyelim bir hastalığa yakalandınız.Hemen bir iki hap yutup kurtulabiliyor musunuz? Bazen yıllarca süren tedavi,hattâ ameliyat gerekmiyor mu? Ailemizin geçimini sağlamak için parayı nasıl kazanıyoruz?Hiç günde bir iki saat çalışıp,bir aylık geçimimizi sağlayabiliyor muyuz? Bir öğrenciyi düşünün: sınıfı geçmesi için bir iki dakika ders çalışması kâfi mi?

İşte bunlar gibi,nefis ve şeytanı mağlup etmek için de,biraz uğraşmamız gerekecek.Önemli bir savaşı hiçbirşey yapmadan,yattığımız yerden kazanabilir miyiz? Namazı isteyerek kılabilmemiz için,önce inancımızın çok güçlü olması gerekir.Çünkü inanç temeldir,namaz ve diğer ibadetler onun üzerine binâ edilir. Taklidî ve zayıf bir imanı güçlü yapmanın yolu, Kur’an’ın inançla ilgili âyetlerini çok iyi anlamaktır.Bunların tefsirini okuyup imanımızı güçlendirmek gerekir.İşte bu hususta Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin Risâle-i Nur Külliyâtını okumak gerekir çünkü bu eserlerde,güçlü bir îman ve tefekkür dersi vardır.Ayrıca namazın önemini anlatan,teşvik eden çok kıymetli bahisler bulunmaktadır.Bunun için onun yazdığı Sözler isimli kitapta bulunan 4.,9.,11., ve 21.Sözü, ayrıca Şualar’daki 6. ve 15.Şua’yı anlayarak okumak büyük fayda sağlar.

6.) ’’KILACAĞIM AMA DUALARI BİLMİYORUM’’: Kimi Müslümanlar namaz için başka bir bahane uydururlar. Derler ki,’’Ben namaz kılmayı tam bilmiyorum,duâların da bir kısmını ezberleyemedim.Böyle namaz kılamamki..’’ Oysa dünya hayatı için o kadar çok şey öğreniyoruzki, neden ebedî hayatımız için birkaç saatimizi verip,bazı duâları öğrenmiyoruz? Geçici dünya hayatımız için çok teferruat bilgiler öğreniyoruz,para harcayarak kurslara gidiyoruz..Namazı öğrenmek için biraz zaman harcasak,hiçbirşey kaybetmeyiz; ama çok şey kazanırız. Hem dinimiz o kadar kolay ki, sadece Fâtiha,İhlâs sûreleriyle Ettahiyyâtü’yü ezberleyen bir kimse,bütün farz namazlarını kılabilir. Zaten diğerlerini öğrenmek de zor değil. Bu hususta birçok kitap ve CD vardır.Bilen birisine de sormaktan çekinmeyelim.Dünyaya ait her şeyi soruyoruz da,ebedî hayatımızla ilgili bir hususu neden sorup öğrenmeyelim?

7.) ’’KILACAKTIM AMA UNUTTUM’’: Namazı geciktirirseniz,ona önem vermediğinizi göstermiş olursunuz.Erteleyen,ihmal eden,önem vermeyen unutur. Namazı ertelemekten,geciktirmekten,unutmaktan kurtulmak istiyor musunuz? İşte size en kestirme yol: Onu en büyük işiniz kabul edin,hayatınızı namaza göre programlayın.Kâinatın Sahibi sizi huzuruna çağırdığında ilk işiniz,herşeyii bırakıp ‘’Geliyorum Rabbim’’ demek ve namaza koşmak olsun. Bakın; Rabbimiz, ‘’Ey mü’minler!Cuma günü namaz için çağrıldığınız zaman ALLAH’ı zikre koşun,alışverişi bırakın.Bilirseniz böyle yapmanız sizin için daha hayırlıdır’’(Cuma:9) diye buyurmuyor mu? Sadece Cuma için değil,beş vakit için cemaate koşun.Göreceksiniz;o zaman meleklerin ruhaniyatı,ruhunuzu kuşatacak,tüm hayatınız heyecanla ve verimlilikle dolacaktır.Unutur musunuz? Rabbimiz bizi huzuruna davet ediyorda, yumuşacık yatağımızdan kalkamıyorsak,O bizi sevgisiyle kuşatacağı secdeye,huzuruyla buluşmaya çağırıyor da seyrettiğimiz filmden 10-15 dakika taviz veremiyorsak,vay halimize! ‘’Tamam gelirim Allah’ım,şu işim bitsin,sonra gelirim. Gelmek isterim ama şimdi bu sıcak yataktan nasıl kalkacağım? Lütfen beni başka zaman çağır. Rahmetini başkalarına ver’’ der misiniz? ‘’Hâşâ!’’ diyen vicdanınız titriyor değil mi? Ama yataktan kalkamayanların ve işini bırakamayanların verdikleri mesaj bu değil mi? Hazindir bunlar.Belki gülüyoruz ağlanacak halimize.Oysa utancımızdan alnımız ayaklarımızın altına kapanmalı,pişmanlığımızın verdiği acı kalbimizi ezen dağlar kadar büyük olmalıydı.

8.) ’’O KADAR ÇOK ENGELİM VAR Kİ…’’: Namazın önünde hiçbir engel tanımayın.Emin olun ki,eğer tanımazsanız namaza sizi davet eden ALLAH, karşınıza çıkmaya yeltenecek her türlü engeli ayaklarınızın altında zelil edecektir. Deneyin.Yanınızda,kâinatı şah damarından yakalayan ALLAH varken,sizi kim durduracakmış! Hangi şeytan alıkoyabilecekmiş sizi o engin buluşmadan?

Biliyorum,hepimiz çeşitli bahanelerle yüzleşiriz.Belki bazen namazı eda edemeyişimizin nedeni keyfimiz değildir. Hücrelerinize kadar yorgun musunuz? Zamanınız ve saniyeleriniz bir prese mi sıkıştı? Hiç olmazsa farzları kılabilirsiniz. Farz, ALLAH ile bağlarımızı koruyan asgarî sınırdır. Güvenlik bağınızı kopardığınızda boşluğa yuvarlanırsınız. Bir vakit namazı kılamazsanız,diğer namazı da kılamayabilirsiniz. Nefis asla doymaz,tatmin olmaz,isteklerini bitirmez.Kopardığı bir tavizi daha büyük bir talep takip edecektir.Elinizi alırsa,kafanızı da götürmek isteyecektir.Nefsine selâm veren,ona borçlu çıkacaktır. Tercihsizin. Uzatmadığınız kalbinizden hangi rahmetin tutmasını bekleyeceksiniz?

Eğer şeytan tüm bahaneleri tank yapıp üzerinize yürürse, eğer nefsiniz yüreğinize taktığı zincirle sizi sürükleyip götürmek isterse, kimden koparılmak istendiğinizi hatırlayın. Kimden koparılmak istendiğinizi görün. İşte o zaman nasıl bir aslan gibi güçleneceğinizi,çelik gibi bir iradeye sahip olacağınızı anlayacaksınız. Ve o zaman hiçbir engel Yaratıcınızla olan bağı koparmayı başaramayacaktır!

Namaza karşı,forvette oynayan veya kalecilik yapan bir futbolcunun psikolojisiyle hareket etmelisiniz.Bunların ikisinin de gözü toptadır.Golcü futbolcu’’Nasıl etsem de gol atabilsem’’diye gözünü kırpmadan topu izler.Kaleci de,’’Aman topu kaleye sokmayayım’’diye devamlı topu takip eder.Çünkü bilirler ki,milyonlarca taraftar onları izlemektedir.Onların başarısıyla sevinecek,hatasıyla acıya boğulacaklardır. Peki namaz için ezan okunduğunda bizleri kimlerin izlediğini hiç düşündünüz mü? En başta Rabbimiz huzuruna bekliyor.Bizim kendilerini göremediğimiz,ama ruhen her zaman etrafımızda olan melekler,nebiler,evliyalar,bizim namaz için koşmamızı istiyorlar.ALLAH’ın huzuruna coşkuyla koşuyorsak mutlu oluyor,ihmal ediyorsak hüzünleniyorlar. Hâlâ ihmal eder misiniz?

Namazı geciktirmeye,ihmale veya baştan savma kılmaya mazeret diye gösterdiğimiz şeylere bir bakın! Söyler misiniz, hangisi vazgeçilmez ALLAH aşkına?

9.) ’’BENİM KALBİM TEMİZ,NİYE NAMAZ KILAYIM..’’: Namazla ilgili sohbet veya tavsiyeler üzerine kimi insanlar hemen şöyle der: ‘’Kardeşim sen benim kalbime bak,benim kalbim temiz,hiç kimseye kötülük düşünmüyorum.’’ Bunu söyleyen insanlar gerçekten Rabbimizin emirleri ve dinimiz İslâmiyet hakkında pek bir şey bilmiyor. ‘’Benim kalbim temiz’’ diyerek böbürlenmek,kendini beğenmek büyük bir hatadır.Kalbinin temiz olduğunu kendisi değil,başkaları söylemelidir.Bir insan elbette kendisini iyi görür ama asıl hüner,başkalarının onu takdir etmesidir. Hiçbir âyet ve hadiste,’’Ey kalbi kirli olanlar,namaz kılın. Kalbi temizler,siz yan gelip yatabilirsiniz’’ diye bir emir yok. Dünyanın gelmiş geçmiş kalbi en temiz insanı,Peygamberimiz(s.a.v)dir.Hiç kimse için kötülük düşünmemiş, hatta canına kast eden nice düşmanlarını affetmiştir. Ancak en çok namaz kılan da yine odur. Kimin kalbi temiz ve imanı güçlüyse,o kişi daha çok namaz kılar.Bu yüzden ‘’kalbim temiz’’bahanesi asılsız bir safsatadır.

10.) ’’ALLAH GAFÛR VE RAHÎM’DİR,AFFEDER’’DÜŞÜNCESİ: Namaz kılmayan insanlardan bazıları ve en başta nefsimiz,’’Canım ne olacak,Allah affeder’’der. Namazı terk eden nice insan,Rabbimizin affının sonsuz olduğunu bu yüzden her şeyi affedeceğini söyler.Oysa bu şeytanın bir tuzağıdır! Elbette Rabbimiz şirkin dışında bütün günahları affeder.Ama nasıl? Şu âyet bizi bu konuda daima uyanık tutmalıdır:

‘’Ey insanlar! Rabbinizin emir ve yasaklarına karşı gelmekten sakının.Ve öyle bir günden korkun ki, ne babanın evlâdına,ne evlâdın babasına hiçbir faydası olmaz.Allah’ın vaadi şüphesiz haktır;sakın dünya hayatı sizi aldatmasın.O çok aldatıcı şeytan da, Allah’ın azabını unutturup sadece affına güvendirerek sizi isyana sürüklemesin.’’(Lokman Sûresi:33) Rabbimiz açıkça bu konuda bizi uyarıyor,aldanmamızı istemiyor.Şu gerçeği unutmayın:Rabbimizin merhametine ve affına güvenerek günah işlenmez.Ancak gafletle günah işlenmiş ama sonunda pişmanlık duyulup af dilenmişse,o başka.Şu uyarıya dikkat edin: ‘’Allah katında makbul olan tövbe, o kimsenin tövbesidir ki,onlar bilmeyerek kötülük işlerler de çok geç olmadan pişman olup tövbe ederler.İşte onların tövbesini Allah kabul eder.’’(Nisâ:17) Demekki tövbenin kabul olabilmesi için günahın ‘’bilmeyerek’’işlenmesi ve çok geç olmadan pişman olunması gerekir.Oysa nice insan,hem bile bile bu günahı işliyor,hemde hiç pişman olmadan her gün aynı günahı işlemeye devam ediyor. Eğer bilerek işlese ve sonra samimî bir tövbe edip o günahı tekrarlamazsa,inşallah yine affedilir. En büyük günahlardan birisi de ,’’Allah bana azap etmez,ben nasıl olsa cennetliğim’’,veya ‘’ Allah beni affetmez,Allah beni cennetine sokmaz,ben cehennemliğim’’ gibi düşünceler de çok yanlıştır. Çünkü Allah’ın ikramı,ihsanı,affı,bağışı,adaleti hiç kimsenin etkisi altında değildir.Günahtan sonra içten tövbe etsek bile neticeyi bilemeyiz.Ne,’’Affedildik’’ dememiz,ne de,’’Affedilmedik’’diye düşünmemiz doğrudur.Ölünceye kadar affını ümit eder,azabından korkarız.

Namazı engelleyecek şeylerin sizi yenmemesi için,bütün savunma gücünüzü hazırlayın ki, nefisten gol yemeyesiniz.Eğer bu şuursa olursanız,Allah’ın,hayal edemeyeceğiniz fırsatlar yaratacağından hiç şüpheniz olmasın.Siz Ona kul olup,namaz kılma heyecanıyla yaşarsanız; O size zaman yaratır,yer yaratır,imkân yaratır. Son olarak şu hadis-i şerifi hatırlatmak isterim: ‘’ Eğer bu dünyada cehennemin dehşetini görmüş olsaydınız, alnınızı secdeden kaldırmazdınız.’’

 

Namazı ciddi bir mazeret olmadan kazaya bırakmanın cezası çok büyüktür. Namazı kılmamak, Cehennem azabını hiçe saymak demektir. Bir kibriti yaksak, sadece çöp sönünceye kadar elimizi ateşine tutmaya kalksak, acısına dayanamıyoruz. Yüz derecede kaynayan suya elimizi sokamıyoruz. Allah’ın yüzlerce kat şiddetli olan azabına karşı nasıl umursamaz olabiliyoruz? Şu ayet meali, Allah’ın azabına karşı kendini güvende hissetmenin büyük bir hata olduğunu gösteriyor:

“Yoksa onlar, nimetler içinde yüzerken Allah’ın azabının ansızın gelmeyeceğinden mi emin oldular? Hüsrana düşmüş bir topluluktan başkası ise Allah’ın azabından emin olmaz.” (A’raf Suresi: 99)

Hiç kimse, Allah’ın azabına karşı korkusuz ve ilgisiz olamaz. Üstelik namaz gibi bir ibadet söz konusu olduğunda, kendimizi rahat hissedemeyiz.

Bazı kimseler, “Ben yanmayacağım, ruhum yanacak” gibi gerçekle ilgisiz sözler sarf ediyorlar. Cehennem azabı, bedene ve ruha uygulanacaktır. Üstelik Cennete gidip sonsuza dek mutlu olmak varken, niye azaba bile bile talip olalım?

 

_______

 

Bu yazı ‘’Sabah Namazına Nasıl Kalkılır?’’ adlı kitaptan dır. Bu kitabı okumanızı önemle tavsiye ederim. Hiç namaz kılmadıysanız,bıraktıysanız veya sık sık kaçırıyorsanız bu kitabı okuyarak kendinize ne kadar büyük bir iyilik ettiğinizi görmüş olacaksınız ve gönül gözünüz Allah'ın izniyle açıldıktan sonra,bu geçici dünya hayatı için itibar ettiğiniz şeylerin ne kadar boş olduğunu anlayacaksınız..

Kendimizi her konuda sorgulamamız gerek ki Yüce ALLAH'ın huzuruna gittiğimiz zaman vereceğimiz cevap kurtuluşumuz olsun.

Unutmayınki, başkaları yerine kendimizi eleştirmemiz meziyettir.

RABBİM HEPİMİZİ HİDAYETE ERDİRSİN VE RAZI OLDUĞU KULLARINDAN EYLESİN

-AMİN-

 

vakit ayırdığınız için hepinizden Allah razı olsun

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

çok beğendim tebrik ediyorum çok önemli bir konuya değinmişin.Bende bu bahaneleri hep söylerdim 1 yıl öncesine kadar ama şükürler olsun şimdi bahane üretmiyorum Bide ne kadar katılırsınız bilmiyorum ama görgülü kuşlar gördüğünü işliyor Bizim evde namaz bir ramazanda bide babam cumaya giderken kılınırdı.Şimdi evde annem kardeşlerim beraber başladık ve birbirimizi teşvik ediyoruz.Keşke küçükken alıştırılsaydık diyorum. Evet Ağaç yaşken daha kolay eğilir ama ben kalas olduktan sonra eğildim Allah doğrultmasın AMİN

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Filizcim ,Namaz kulun Rabbine en yakın olduğu an.

Emeğine sağlık...

Not:İlk önce yazıyı okuyamamıştım,benden kaynaklıymış..

Teşekkürler güzel kardeşim

seninde güzel yüreğine sağlık

filiz,kardeşim ne de güzel yazmişsin

bu konu yaşam kadar önemli

namaz mü-minin miracı

dinimizin direği

inancına sağlık kalemine sağlık

Güzel yorumun için sağol kardeşim

Rabbim herkese namaz kadar huzurlu ve güzel ömür geçirmeyi nasip etsin

Allah razı olsun...

Rabbim ibadetlerimizi kabul etsin. Amin

Selametle...

Amin..sağol kardeşim cümlemizden inşallah

çok beğendim tebrik ediyorum çok önemli bir konuya değinmişin.Bende bu bahaneleri hep söylerdim 1 yıl öncesine kadar ama şükürler olsun şimdi bahane üretmiyorum Bide ne kadar katılırsınız bilmiyorum ama görgülü kuşlar gördüğünü işliyor Bizim evde namaz bir ramazanda bide babam cumaya giderken kılınırdı.Şimdi evde annem kardeşlerim beraber başladık ve birbirimizi teşvik ediyoruz.Keşke küçükken alıştırılsaydık diyorum. Evet Ağaç yaşken daha kolay eğilir ama ben kalas olduktan sonra eğildim Allah doğrultmasın AMİN

Yorumunuz için teşekkürler

ALLAH hiçbirimize ölene kadar bıraktırmasın inşallah

Söylediklerinize katılıyorum.. namaza başlayabilmek ve önemini kavrayabilmek için bir vesile gerekir, öncelikle ailede başlar tabi dediğiniz gibi

bende çok şükür 2007 yılında başladım ve bende keşke daha önceden olsaydı diyorum ama işte önce o bilincin farkına varmak gerekiyor

banada rahmetli barış akarsu'nun vefatı vesile olmuştu, ani ölümü çok etkilemişti

halbuki hergün onun gibi onlarca genci yaşlısı çocuğu aniden vefat ediyor..

ama işte bazen Rabbim şükürler olsunki gözlerdeki perdeyi kaldırıyor

ALLAH ona ve bütün ölenlere rahmet eylesin

kitabı okumuştum ama tekrar burda hatırlamak ve hatırlatmak guzel olmuş,emegine saglık..

Teşekkürler güzel kardeşim

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

NAMAZI TERK ETMENİN BAHANELERİ

 

3.) ’’ZAMANIM YOK’’İDDİASI: Kimi insanlar,’’Niçin namaz kılmıyorsun?’’dendiğinde,’’Zamanım yok’’ gibi kargaları güldüren bir bahane uydururlar. Şu saçmalığa bakın:Herşeye zaman var ama yaratılış gayemiz olan namaz kılmak için zaman yok.Söyler misiniz, zaman dediğimiz şeyi yaratan,bizim emrimize veren ALLAH değil mi? ALLAH bizi yaratıp,herşeyi emrimize veriyor,namazı emrediyor ve biz kalkıp diyoruzki,’’Ya Rabbi,kılacağım ama zamanım yok’’.Ne kadar tuhaf değil mi? Rabbimiz bize koskoca bir ömür bağışlamış.Günde 24 saatten birini namaza vermemizi istiyor.O kadar şefkatli ve merhametli ki,24 saatimizi ibâdetle geçirsek,Onu hakkıyla takdir etmiş olamayacağımız belli olduğu halde, O bizden 1 saat istiyor.

Yazı cok güzel emegine saglık kardeşim.:thumbsup:

 

Ve o bir saati bile huzurunda durmak için sakınıyor iken..

Kuluna sonsuz nimetlerini lutfediyor esirgemiyor ...

Sıhhatinden,rahmetinden mahrum etmiyor,

Hemen cezalandırmıyor..

İşte o bir saat kurtuluşa giden yolun başlangıcı,

İşte o bir saat kul oldugunu hatırlamanın zamanı..

İşte o bir saat dünya ve ahiretin kurtuluşu

işte o bir saatler yazmakla bitmez...

Ama o bir saatin huzurunu,huşusunu,24 saat boyunca bulamayacgın dakikalarla dolu,Namazda secde halinde iken kul,

Rabbine en yakın oldugu andir,

Namazlarımıza ihtiyacı yok Allah cc hu nun..

Bizim ihtiyacımız var Alemlerin rabbine.

Meysere kılsa ne olur kılmasa ne olur bastığı toprak 30 cm...

Toprak onun mülk onun dünya onun,evren onun,arş onun..

Kacabilecegi yeri olan ister kılar ister kılmaz..

Kacabilecegimiz yer ve mekan olmadığına göre..

Allah cc hu namazalrınızı kabul eylesin..

Hidayetinden mahrum etmesin kimseyi selam ve dua ile..

Allah razı olsun kardeşim..

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

canım filizim emeğine sağlık gerçekten çok güzel yazmıssn canım kardeşim benim....seni çok seviyorum canımsın benim.....

seninde güzel yüreğine sağlık canım benim

bende seni çok seviyorum

bu aralar konuşamıyoruz

en kısa zamanda inşallah konuşuruz

çok özlendin..

 

 

Yazı cok güzel emegine saglık kardeşim.:thumbsup:

 

Ve o bir saati bile huzurunda durmak için sakınıyor iken..

Kuluna sonsuz nimetlerini lutfediyor esirgemiyor ...

Sıhhatinden,rahmetinden mahrum etmiyor,

Hemen cezalandırmıyor..

İşte o bir saat kurtuluşa giden yolun başlangıcı,

İşte o bir saat kul oldugunu hatırlamanın zamanı..

İşte o bir saat dünya ve ahiretin kurtuluşu

işte o bir saatler yazmakla bitmez...

Ama o bir saatin huzurunu,huşusunu,24 saat boyunca bulamayacgın dakikalarla dolu,Namazda secde halinde iken kul,

Rabbine en yakın oldugu andir,

Namazlarımıza ihtiyacı yok Allah cc hu nun..

Bizim ihtiyacımız var Alemlerin rabbine.

Meysere kılsa ne olur kılmasa ne olur bastığı toprak 30 cm...

Toprak onun mülk onun dünya onun,evren onun,arş onun..

Kacabilecegi yeri olan ister kılar ister kılmaz..

Kacabilecegimiz yer ve mekan olmadığına göre..

Allah cc hu namazalrınızı kabul eylesin..

Hidayetinden mahrum etmesin kimseyi selam ve dua ile..

Allah razı olsun kardeşim..

AMİN.. Ağzına sağlık kardeşim,çok güzel konuştun..

Rabbim senden de razı olsun

bu arada avatar resmin dikkatimi çekti, orası edirne eski cami mi?

o caminin bir bölümünü çizmiştimde ordan hatırladım

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...