Jump to content

Figüran....


devrikcumle
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Yazgısı dökülüyor parmak uçlarımdan

Yollarda yeşerirken inci tanelerimin

Küf kokar kişilik namzetleri

Yorgun ve bitap düşen her ne varsa

 

Tanrı’nın gözlerinden süzülen hayaletim

mağaralar da dolaşırken in ve cinlerim

Korkuyla titreyen, yılmayan baş direyen

Sessizlikleri kuşanıyor mağrur hezeyanlarım

İsyan kuşanıp, şah’a mat olma yollarındayım

 

Tarihten kaçar figüranlar

Leyla, Züleyha, Meryem, Havva

Ruhları çizilir coğrafyaya

incecik nefeslerinden kurtulan vehimleri, senfoni gibi

Kaderin yorgun sevdasından geçer

Şeytan kucak açar, kadınlar feragatte düşer

aralanır, safiyetin emaresine levhler

Yolların serzenişi

ansızın nihayetsiz cümlelerden geçer...

 

İşte şimdi…

Sessiz ve sedasız, kalmalı ve gitmeliyim

Çorak topraklarda yeşermeli mi yorgun ayak izlerim

Arsız umarsız sızıları kuşanıp

Çığlıklarla mı gömülmeliyim

Gelip dönmesin gittiğinden habersiz

karanlık sokaklarda duran, esrik kalpazan

dönüp bakmasın, haykırmasın…

yokluğun hesabı sorulsun incir ve zeytine

belkiler yanarken

cehennemi bir aşkla, yakmanın hazzını yaşasın

İncelemeyin satır aralarını çürük portakal kokusu etrafı sarsın

cehennem... sonra bir iç gıcırtısı...

Bırak beni eyy Tanrı; bırak yolculuğumdan geri kalmayayım!

Tutan elleri var mı, Tanrı’nın

Yoldan çıkmış, günahkârıyım…

 

Sorularım ürkütür

anlamaktan dem vururken kirli elleriniz

Çarparsınız yalnızlığı kaybolmuşluğuma

Yoldan çıktım özgür yaşar,

Aynalardan geçer, sapmışlara rastlarım

Cenneti yaratmaktan bıktım, cehennemlere gidenlerdir yoldaşım

Diz çöksün önümde kutsayayım delilik nöbetlerinizi

Gelen gitsin, gelen toplasın, izinizi

Gidiş yollarını kaybettim izahsız kalsın sözlüklerim.

Ağaçlarda sallansın limonlar, mavi güfte adıyla anılsın

deliliğik tescil edilmiş, notere ne hacet?

Varlığın suistimali, hakikatin esintisi, uzletin taa kendisi…

Sorular, ürkütür hastalıklı düşlerinizi…

 

Bıktım Tanrım sorulardan…

Cevapları gizlemenden, soruların halatlarını çözmenden

İnsanların akıl almaz asalak saplantılarından,

hala cenneti beklemelerinden

doksandokuz lâfz'a köşk'ü takas etmelerinden

ben, karşısında yanılıp acizliğe tamah edenlerden

Kaçkın komplekslerden,

susup susup susturamadıklarımdan

koşup koşup durduramadıklarımdan

içip içip kanamadıklarımdan

şarapların fahiş kokusundan

Bıktım, kutsanmış affedilmiş hilkat garibelerinden

Yüzlerinden akan şer namzetlerinden, oysa

ateşler silinmişti, figüranlar asılmıştı, çarmıh resimleri bozguna uğratılmıştı

Yanmaya müstahak aciz ruhlar, Meryem’in ayağında ki izdi

oyunlar tek kişilik gösterimlerden ibaretti, neler oluyor bana böyle?

Bıktım sorulardan…

 

Tarihten kaçarmış kadınsı figüranlar sessiz nağmeli, makamı hüzzam

Bırak beni eyy Tanrı; bırak yolculuğumdan geri kalmayayım!

 

Ayşe Büşra Erkeç

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Çok ama çok ağır bir şiir..Bu şiiri yazan kişi nasıl bir ruh yapısına sahip inanın çözemedim okudum okudum hatta birdaha okudum ama yorum yapamıyorum..

Paylaşım için teşekkürler devrikcümle..

 

 

muhteşem şair....

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

-“Kişi yalnızca en korkunç acılar içindeyken yazmalı- o zaman bambaşka bir anlamı olur yazdıklarının. Ama bu yüzden, bu yazılanı da kimse bir doğrudur diye alıntılayamamalı; meğer ki bunu söylerken kendiside acı çekiyor ola.- Bir kuram değildir ki bu..ya da bir doğruysa, söylendiğinde hemen ilk ağızda dile getiriliyormuş gibi söylenen doğru değildir.Bir kuramdan çok,bir iç çekiştir yada bir haykırış”

 

 

 

Wittgenstein….

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

İşte şimdi…

Sessiz ve sedasız, kalmalı ve gitmeliyim

Çorak topraklarda yeşermeli mi yorgun ayak izlerim

Arsız umarsız sızıları kuşanıp

Çığlıklarla mı gömülmeliyim

Gelip dönmesin gittiğinden habersiz

karanlık sokaklarda duran, esrik kalpazan

dönüp bakmasın, haykırmasın…

yokluğun hesabı sorulsun incir ve zeytine

belkiler yanarken

cehennemi bir aşkla, yakmanın hazzını yaşasın

İncelemeyin satır aralarını çürük portakal kokusu etrafı sarsın

cehennem... sonra bir iç gıcırtısı...

Bırak beni eyy Tanrı; bırak yolculuğumdan geri kalmayayım!

Tutan elleri var mı, Tanrı’nın

Yoldan çıkmış, günahkârıyım…

..........................................................

 

güzelmiş...................... teşekkürler..

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

  • Benzer Konular

    • Figüran Olsa Sarılır Mıydı?

      Şahan Gökbakar; "Twice Born" filminde sadece figüranlık yapmış" diye eleştirilen Saadet Işıl Aksoy'a Twitter'da sahip çıktı: "Hangi figüranın beline Penelope sarılır? Bırakın kıskanmayı! Yeni dönemin en büyük yurt dışı başarısıdır. Tebrikler Saadet. Gurur duydum!"   haberler.com

      , Yer: Magazin

    • Rüyada Figüran Görmek

      Filmlerde küçük ve önemsiz rolleri üstlenen birini görmek önemsiz, boşluk dolduran, kalabalık yapan döküntü insanlara, Bu kabil kimselerin bir meydanda toplandığını görmek oy avcılarının sevinmesine, akıl sahiplerinin üzülmesine delalet eder.

      , Yer: Rüya Tabirleri Sözlüğü

×
×
  • Yeni Oluştur...