Jump to content

Sedef Kakma Tılsımlı Çekmece


İη¢ιѕєℓ
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Eskiden, Kafkasya 'da “Kubaniska “ Çerkezleri arasında bir adet varmış.

Evlenecek kızın çeyizleri arasına sedef kakmalı bir çekmece konurmuş, bu çekmece annedan kıza verilerek böylece nesilden nesile geçermiş. Çekmecenin altın anahtarı gelin evi terk ederken kızın boynuna takılırmış. Ruslar ve etrafındaki daha başka kavimler kubaniskalı çerkez kızlarının çok geçimli ve halinden hiç şikayet etmeyen birer aile kadını olmalarına bakarak “tabii geçinirler, babaları çeyizlerine bir çekmece altın koyuyor, kocalarının başı dara gelince çıkarıp veriyorlar” derlermiş. Bir sosyolog; yerinde tetkikak yapmış. Bakmış ki işin iç yüzü tamamen başka. İçi boş küçük bir sandık biçiminde olan bu çekmeceyi kızcağız sıkıldığı zaman herkesten gizlice açar sırlarını, acılarını anlatır ve anlatırken nesilden nesile gelin giderken, bu çekmeceyi götüren büyük annelerini düşünür, içini iyice döktükten sonra, tekrar altın anahtar ile kilitlermiş. Kızı büyüdüğü zaman tılsımlı çekmeceyi cehizine koyarmış. Böylece hem söylemek ihtiyacını tatmin eder, hem de aile sırlarının ortaya çıkmasını önlemiş oluyormuş...

İnsanın; Allah sevgisi ve Allah 'a güveni alanında bilgisi, imanı derinleştikçe, derin bir tevekküle bürünür. Bu; ruhun olgun bir halidir, böyle bir insan ona buna lüzumsuz laf etmenin ne kadar faidesiz olduğunu idrak eder...

Şüphesiz ki, sizi biraz korku, açlık, mal, can ve ürün eksikliği ile imtihan edeceğiz! Sabredenleri müjdele!

“Şüphesiz ki” Sizi imtihan edeceğiz. Allah'a yemin olsun ki sizi, imtihan edilenlere yapılan bir muamele gibi muamelede bulunarak imtihan edeceğiz. Böylece belalara sabredip ilahi hükme teslim mi olacaksınız, yoksa olmayıp isyan mı edeceksiniz, bu ortaya çıkacak. Çünkü imtihan, ya da deneme, bir mihenk taşı gibidir. Nefsin, ya da ruhun cevheri bununla anlaşılır. Böylece biz, kimin itaatkar olduğunu ve kimin asi olduğunu ortaya koyacağız- Yoksa bu, bizim bilmediğimiz bir şeyin ortaya çıkması anlamında değildir.

“Sizi biraz korku” ile deneriz. Düşmanlardan dolayı size biraz korku ve endişe veririz. Burada korkunun azlıkla nitelendirilmesinin nedeni, onun dışındaki durumların korku ile karşılaştırıldığında binlerce kat fazla olmasından dolayıdır.

“Açlık” kıtlık ile deneriz. Henüz meydana gelmeden açlıktan söz edilmesinin nedeni, onları bu duruma alıştırmak ve sabırlarını kolaylaştırmak içindir. Çünkü, istenmeyen bir durumun ani olarak meydana gelmesi, beklenti içinde olunarak gelmesinden daha çok sıkıntı verir.

“Mal” Malını, hırsızlık, yağmalama, helak etme ve egemen güçler eliyle aldırmak suretiyle eksilterek deneriz. “can”ını almakla öldürülmek veya normal ölümle, hastalıkla ve yaşlılıkla “ve ürün eksikliğiyle...” meyveleri eksilterek, mesela üzüm asmalarını ve meyve ağaçlarını soğuktan dondurarak, kasırga ve çekirgeler vererek ve daha başkaca afetlerle sizi “imtihan edeceğiz.” Nitekim hadiste şöyle buyurulmuştur:

“Kulun çocuğu ölünce Allah,

“kulum ne söyledi?” buyurur. Kendisine:

“Kulun sana hamdetti ve hepimiz Allah için, Allah'a döneceğiz” dedi, derler. Bunun üzerine Allah:

“Kulum için cennette bir ev bina edin ve adını da “Hamd evi” koyun buyurur.

Musibetlere karşı “sabredenleri müjdele” Bu hitap Hz. Peygamber (s.a.v.)'e ya da sabrın büyüklüğünü ve yüceliğini ortala koyup müjde verebilecek olanlaradır. Çünkü sabır büyük bir fazilettir ve sevabı da fazladır.

 

alıntı

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...