Jump to content

Hadis Yazımı ve Peygamberimizin Bu Konudaki Tavrı.


halukgta
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Bir televizyon kanalında, sanırım Diyanet görevlisi bir kişi,hadisler ve Kur’an konusunda konuşma yapıyordu, ilgiyle izledim. Sizlere bahsetmekistediğim konu hakkında, yaptığı konuşmayı özet olarak anlatmak istiyorum. Dahasonrada üzerinde birlikte düşünelim.

Peygamberimizin ilk zamanlar, hadis yazımını kesinlikle yasakladığınıanlatıyor ve nedeni olarak da Kur’an ile karışma tehlikesi olabileceğisöyleniyordu. Devamında ise, Kur’an ın bazı ayetlerinin açıkçaanlaşılamayacağı, anlatmak istediği konuların açık olmadığı ayetlerin olduğusöylenerek, peygamberimizin hadislerine, bunun için mutlaka ihtiyaç duyulduğunusöylüyordu.

Bir ayeti örnek verip, Rahman elçisine kitabı ve hikmeti verdisözünden, ona Kur’anı açıklama, anlama gücünü ve bilgisini verdi diyerek,konuyu pekiştirmişti. Peygamberimizin sonzamanlarında ise etrafındaki sahabeleri, Allahın elçisine tekrar müracaatederek, bu hadislerin yazılmasına izin istediği, sahabelerin anlamlarıanlaşılamayacak ayetlerin, bizden sonrakilere ulaşmasında tehlikeler görüleceğive bizlerinde ezberinden gideceğini öne sürülerek izin istendiğinde,Peygamberimizin hadislerin yazılmasına, peygamberliğinin son zamanlarda izinverdiğini anlatılıyordu.

Şimdide yukarıdaki fikri, düşünceyi, inanışı birlikte Kur’an rehberliğindedüşünelim. Peygamberimiz hadis yazımını, ilk önce yasaklamasının nedeni olarak,Kur’an ile karıştırılmasın diye yasaklamıştı, fikri üzerinde duralım. Peki, madem Kur’an ın muhkem ayetleri açık değil, anlaşılması zor veanlamları kapalı, neden karışsın anlaşılır sözle, anlaşılmayan söz?

Siz olsanız anlamadığınız, açıklayamadığınız bir bilgi ileaçıklanmış ve anlatılmış, izah edilmiş bir sözü, bilgiyi karıştırır mısınız? Madem anlaşılması zor bir ayet indi, neden Rabbim elçisine bunuinsanlara anlayacağı şekilde Kur’an da yaz demedi?

Şöyle de düşünebiliriz,Allah madem sizlere rehber olsun diye indirdim diyor Kur’an ı, neden muhkemayetlerin bir kısmı anlaşılması zor? Rehber olması için, kolay anlaşılır olmasıgerekmez mi? Kur’an ın başka bir ayetinde ise, sizlere yemin olsun kolay anlaşılan,kolay bir kitap, rehber gönderdim dediği halde, zor anlaşılan muhkem ayetlerinolacağını söylememiz, Kur’an a ne derece uyar? Bakın bu düşünce, Kur’an ınyüzlerce ayetine dahi ters düşüyor.

Şöyle düşünelim, çünkü böyle düşünen ve savunanlarda var. Kur’an a ilgi azalmasın, yalnız Kur’an a yönelin sin diye yasakladıhadis yazımını peygamberimiz, diyen bir fikirde var. Eğer Kur’an anlaşılması zor birkitap ise, Allahın ayetleri açık ve anlaşılır değilse, ilginin olmasını nasıldüşünebiliriz? Hiç kimse anlamadığı, ya da açıklayamadığı bir şeye çok fazlailgi duymaz, hatta ondan çekinir, yanlış anlarım diye. Eğer ilk önce yasaklamasının nedeni ilginin azalmaması ise, daha sonraizin vermesi ilgiyi azaltmaz mı? Açıklanan ve anlaşılır hangi kitapsa, ona yönelirinsanlar. Bakın söylenenler, akla ve mantığa uymuyor.

Allah Kur’an da bazı ayetlerde elçisine, ayetleri kullarınaaçıklasın, anlatsın sözünden, o günkü toplumakabul ettirmek, ikna etmek için çaba göstersin ve eski geleneklerinden vazgeçirmekiçin uğraş versin, hatta hükmü kaldırılan ayetlerin nedenlerini anlatsın diye, onailim verdim, hikmet verdim diye aslında anlamak gerekmez mi bu ayetleri?

Peygamberimizin daha yaşadığı dönemde, sözlerini naklederken yapılanyanlışları, ilaveleri gördüğünden, bunun devam etmesi halinde, ümmetinin Kur’andan sapacağını çok iyi gördüğündendir ki, hadis yazımını ve naklini peygamberimizyasaklamıştır. Bu gerçeği gören Allah ın elçisi, daha sonra hadis naklini veyazımını serbest bırakır mı hiç?

Kur’an ayetlerinin muhkem ve müteşabih ayetler olarak ikiyeayrıldığını anlatır bizlere. Bizlerin sorumlu olduğu ve dinin anası olanayetlerin muhkem ayetler olduğunu ve bunların açık, anlaşılır olduğunu söyler.Bizlerinde iman ve itikat konularında gerekli olan ayetlerin bunlar olduğunubelirtir. Müteşabih ayetlerin anlamını ise, bir ben bilirim, birde ilimdederinleşmişler bilir diyerek, zamanla bu ayetlerin anlaşılacağını ve imanedenlerin imanlarının artacağını söyler. Onun içindir ki muhkem ayetlerintamamı açık, anlaşılır ayetlerdir. Bunu söyleyen Kur’an dır.

Kur’an dan bazı örnekler vermek istiyorum sizlere, acaba Allah ınbu sözlerinden sizler, Kur’an ın zor anlaşılır bir kitap mı olduğunu anladınız?

Kamer 17. Andolsunbiz, Kuran'ı öğüt almakiçin kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?

Kamer 22 Yemin olsun ki, biz, Kuran'ı öğüt ve ibret içinkolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?

Nahl 89; Gün olur, her ümmet için kendi aleyhlerine kendi içlerinden birtanık çıkarırız. Seni de şu insanlar hakkında tanık olarak getireceğiz. Sana bu Kitap'ı indirdik ki herşey için ayrıntılı bir açıklayıcı, bir kılavuz, bir rahmet, Müslümanlara da birmüjde olsun.

Nisa 174; Eyinsanlar! SizeRabbinizden apaçık, çok parlak ve güçlü bir kanıt gelmiştir. Bizsize, her şeyi açıkseçik gösteren bir ışık gönderdik.175. ayet; Allah'a inanıpO'na sarılanları O, kendisinden bir rahmetin ve lütfun içine sokacak ve onları kendisine ulaşan dosdoğru biryola kılavuzlayacaktır.

İsra 89; Yemin olsun, biz bu Kur’an da, insanlar içinher benzetmeden nice örnekler sıraladık. Ama insanların çoğu inkârve nankörlükten başka bir şeyde diretmediler.

Kehf 54; Yemin olsun, biz, bu Kur’an'da,insanlar için her türlüörneği değişik ifadelerle gözler önüne koyduk. İnsan ise varlığın,tartışmaya en çok tutkun olanıdır.

Şimdi sormak istiyorum sizlere, yukarıdaki ayetleri okuduğunuzda,Kur’an ın zor anlaşılan bir kitap olduğunu mu anladınız? Rabbin yemin billâh bukitabı öğüt alasınız diye kolaylaştırdım ayetine, acaba iman etmiyor mu busözleri söyleyenler?

Bu kitabı indirdik ki, her şey için açıklayıcı ve sizlere birkılavuz olsun diyor Allah. Rabbinden apaçık ve çok parlak bir kanıt gelmiş,açık seçik her şeyi gösteren bir ışık gönderdik, her benzetmeden nice örneklerverdik, her türlü örneği değişik ifadelerle anlattık sözlerini hiç migörmüyorlar da, Kur’anı anlamak ve açıklamak çok zordur diyebiliyor ve bunainanabiliyoruz.

Şimdide peygamberimiz son dönemlerde, sahabelerinin isteği üzerinebizler ezberimizde unutabiliriz, bizden sonrakiler birçok ayeti okuduklarındaanlayamayacaklar, onun için hadisleri yazmamıza izin ver, ey Allahın resulüdedikleri sözleri düşünelim.

İşin ilginci sahabelerinakıl ettiği bu anlayışı, bu düşünceyi acaba peygamberimiz akıl edemedi ve neredeyseKur’an ın doğru anlaşılmasını, ileri çağlara doğru aktarmayı hesaplayamadı da,çevresindeki sahabeler mi hatırlattı peygamberimize dersiniz?

Ne dersiniz, Rabbimpeygamberimize Kur’an ile birlikte verdiği hikmet, ilim hiç hesaba katılmadanbu sözleri söylediğimizde, bu sözlerin peygamberimizesaygısızlık olacağının farkında bile değil miyiz?

Peygamberimizin Kur’an ile karışmasını engellemek, ya da Kur’an ailginin azalmasını yok etmek için, hadis yazımını yasakladığına inandığımızda,acaba daha sonra izin vermesi ile ilk yasakladığını söyledikleri sözler,çelişmez mi?

Madem okunduğunda bizler Kur’anıanlayamayız, neden okuyalım Kur’anı? Yazılan hadisleri okuyup işi garantiyealmak varken, yanlış anlama riskine neden girelim? İşte böyle düşünmemiziisteyenler, emellerine ne yazık ki ulaştılar. Artık böylece ilk başvuracağımızkitap, hadis külliyatı oldu, Kur’an değil, çünkü o anlaşılması zor bir kitapilan edildi. Rabbim affetsin bizleri. Daha sonra peygamberimizin izin verdiğinisöylemek, peygamberimize apaçık bir iftiradır. Bu yolla da ne yazık ki Kur’an,devre dışı kalmıştır.

Kur’an a ilginin azalması ve Allahın sözleriyle karıştırılmasındankorkan ve hadis yazımını yasaklayan Başöğretmenimiz Allahın elçisi Hz. Muhammetasla daha sonra serbest bırakıp, insanları Kur’an dan uzaklaştırmaz. Bu sözlerisöylemek, hiçbir aklın onayından geçmez. Bakın peygamberimizden sizesöylediklerimi doğrulayan birkaç hadis nakledeyim.

Benden sonra, benim adımasöylenecek çok söz duyacaksınız, Bu sözleri KURAN İLE KARŞILAŞTIRINIZ ki, benimsözüm olup olmadığı hakkında delalete düşmeyesiniz. Her kim ki, bensöylemediğim halde bu sözü peygamber söyledi dese BUYURSUN KENDİNİ CEHENNEMDEKİ YERİNE HAZIRLASIN.

Allah’ın elçisindensözlerini yazmak için izin istedik, bize izin vermedi.

Tirmizi, EsSunan, K. İlm 11

Biz hadisyazarken Hz. Peygamber yanımıza geldi ve “Yazdığınız şey nedir?” dedi. “Senden işittiğimiz hadisler”dedik. Hz. Peygamber: “Allah’ın kitabından başka kitap mı istiyorsunuz? Sizdenevvelki milletler Allah’ın kitabı yanında başka kitaplar yazdıkları için yoldançıktılar.”

El Hatib,Takyid 33

Sizce yukarıdaki sözlerisöyleyen Allahın resulü, daha sonra izin verir mi? Bizler hadislere çokdikkatle yaklaşmalı ve tıpkı peygamberimizin söylediği gibi, çok dikkatliolmalıyız. Söylenen her peygamber sözüdür dediklerini, Kur’an süzgecindengeçirmeliyiz.

Allah bu Kur’anı ben koruyorum diyor, ya bizlere ulaşan rivayethadislerin doğruluğunu kim ya da kimler koruyor? Bunu da lütfen düşünelim.Allah sizleri bu kitaptan sorumlu tutuyorum, bu kitaptan hesaba çekeceğimdedikten sonra, bu kitabı anlaşılması zor gönderip, Kur’an dışından da hesabaçeker mi dersiniz bizleri? Bu düşünceyi, adaleti nasıl olurda Rabbim e layıkgörürüz, bunu da hesaba katalım ve yaptığımız saygısızlığın farkında olalım.

Elbette bizler için peygamberimiz örnektir ve onun sünneti Kur’anın hayatına geçirilmiş halidir. Bizler bunları öğrenmeli ve onun yaşamındanistifade etmeliyiz. Fakat bizlerin yapacağı en önemli konu, onun adına sarfedilen sözleri(hadisleri) yine Kur’an ile tasnif edip, süzgecinden geçirip öylealmalıyız. Böylece peygamberimizin gerçek ümmeti olduğunu da, bu yollagöstermeliyiz.

Çünkü peygamberimiz mahşer günü; Benim ümmetim Kur’an ı devre dışı bıraktılar diyecekse, bizlere düşenelimizden geldiğince Kur’an ı yanı başımızdan eksik etmeden, onun onayındangeçmeyen hiçbir bilgiyi de kabul etmeyerek, Kur’an ın ardı sıra gittiğimizigöstermeliyiz.

Peygamberimizin sağlığındahadis yazımını yasakladıktan sonra, daha sonra izin vermiştir düşüncesinisavunanlara, aşağıdaki bilgiler, hadisler sanırım ders olacaktır. Eğerpeygamberimiz hadis yasağını kaldırmış olsaydı, Peygamberimizin en çokgüvendiği, onun en yakınında yaşayanlar, aşağıdaki sözleri söyleyerek Hadisyazımıyla mücadele eder miydi, bunun yorumunu ve kararını da sizlerebırakıyorum.

Dilerim Rabbimden, Kur’an ıanlamaya çalışmak adına çaba gösteren, kullarından oluruz. Birilerinin sözlerinidoğrulamaya çalışmak yerine, gelin KUR’ANI ANLAMAYA ÇALIŞALIM.

SaygılarımlaHaluk GÜMÜŞTABAK

DÖRTHALİFENİN, HADİS YAZIMI YASAĞI KONUSUNDAKİ ÇABALARI;

.Hz. Ebu Bekir’in aldığı önlemler:

 

Hz. Ebu Bekir,peygamberin vefatından sonra Müslümanları toplayarak şöyle demişti: “Sizler, Peygamberden hadisrivayet ediyorsunuz ve bu hadislerde ihtilafa düşüyorsunuz. Sizden sonrakilerise daha fazla ihtilaf edecektir. Peygamberden hiçbir şey tahdis etmeyin.Size bir soru soran olursa, “Bilgimizle sizin aranızda Allah’ın kitabı var”deyin ve onun helal kıldığını helal, haram kıldığını haram kılın”

 

[Zehebi, “Teskiretu’l Huffaz, I, 2-3]

Hz.Ebu Bekir vefat ettiği gece bir hayli huzursuz olmuş ve uyuyamamış, bununsebebini soran kızı Hz. Aişe’ye sebebinin hadisler olduğunu söylemiş, sabah olunca da evde mevcutolan bütün yazılı hadisleri getirtip yaktırmış.

 

[Zehebi, I, 5]

Hz.Ömer’ın aldığı önlemler:

Hz. Ömer diğer şehirlerdeki sahabelere mektuplar yazarak ellerinde yazılıbulunan hadis mecmualarını yok etmelerini istedi.

 

[İbn Abdilberr, 108]

 

Hadisler Ömer döneminde çoğalmıştı. Ömer halktan beraberlerinde bulunan hadissayfalarını getirmelerini istedi. Sonra bunların yakılmasını emrederek şunu söyledi: Kitap Ehli’ninMişna’sı gibi Müslümanların Mişnası’dır bunlar.

 

[İbn Sad/Tabakat 5/140]

 

Hz. Ömer Irak’a yolcuğa giden arkadaşlarına şöyle demişti: “Siz öyle bir ülkeyegidiyorsunuz ki halkı arı uğultusu gibi Kur-an okur. Hadislerle onları meşgul etmeyiniz ve yollarınısaptırmayınız.

 

[Hanbel, Kitabul Ilel 1/62-63]

 

Hz. Ömer şöyle der. “Ancaksizden önceki kavimleri hatırladım, onlar da kitaplar yazmışlardı ve Allah’ınKitabı’nı bırakarak onlara sarılmışlardı. Allah’ın Kitabi’nı asla başka birşeyle değiştirmem” başka bir rivayette “Ben yemin ederim ki, Allah’ın Kitab’nı hiçbirşeyle gölgelemem. ”

[El Hatip, Takyıdull İlm Sayfa 50; İbn Sad, Tabakat, 3/206]

 

. Hz.Osman’ın aldığı önlemler.

Hz. Osman çok hadis nakletmelerinden ötürü Ebu Hureyre’yi Devş dağlarınagöndermekle, Kab’ı Kırede dağlarına göndermekle tehdit etmiştir.

 

[Tahzırul Havas 10b. ]

 

Hz.Ali’nin aldığı önlemler:

Hz. Ali’den rivayet edildiğine göre o yanında yazılı sahifeler bulunankimseleri, bunlara müracaat etmekten sakındırmış ve “Sizden önceki insanlar, Rabb’lerinin Kitabınıterk ederek âlimlerinin sözlerine uydukları için helak olmuşlardır” demiştir.

 

[İbn Abdilberr, 108]

 

Ayşe annemizin mücadelesi

•İbn Abbas’ın Allah’ın görülmesi hakkındaki rivayetine karşı çıkması. (Zerkeşi,IV Fasıl, 6. hadis)

•İbn. Ömer’ın “ailesinin ağlamasıyla ölünün azap çekeceğini” rivayetine karşıçıkması. (Zerkeşi, II. Fazıl, Hz. Ömer, 1. hadis)

•Ebu Hureyre’nin “Uğursuzluk üç şeydedir” rivayetine karşı çıkması. (Zerkeşi,VII Fasıl, Ebu Hureyre, 2. hadis)

•İbn Ömer’ın ölülerin işiteceğine dair rivayete karşı çıkması (Zerkeşi, V.Fasın, İbn Ömer, 10. hadis)

 

Hadis rivayet eden sahabelerinbundan vazgeçmeleri:

Şeddad, İbni Abbas’a“Hz. Peygamber bir şey bıraktı mı? ” diye sordu.O da “Sadece Kuran’ın iki kapağı arasında olanları bıraktı” cevabını verdi.

 

[buhari, K. Fezailul Kur-an 16; Müslim K. Fezailus Sahabe 30, 31; Ebu Davud K.Fiten 1, Tırmızı K. Fiten 43]

 

İbn Mesud elinde bir hadis sayfasıyla geldi. Sonra su isteyerek sayfalarısildi, sayfanın yakılmasını emretti ve şunu söyledi: “Allah kime bir hadissayfasının yerini bildirirse ve o da beni bundan haberdar etmezse Allah’a yeminederim ki, Hindistan’da dahi olsa onu arar bulur ve yok ederim.

 

[Ebu Reyye, Muhammedi Sünnetin Aydınlatılması, s. 27]

 

 

 

Oluşturulan notlarınyakılması/imha edilmesine dair:

Ebu Musa el Eşari’nin bir taraftarı, teşvik üzerine hocasının hadisleriniyazmış; ancak o bunu öğrenince hepsini imha ettirmiş.

 

[İbn Sad, IV, 112]

 

 

Ubeyde b. Kays, kitaplarının yakılmasına veya başka türlü imha edilmesine,vasiyetinde yer vermişti.

 

[İbn Hanble, Ilel, I. 104]

 

Ömer, Şam’a geldiğinde Zeyd b. Sabit’in diyete dair sahifesini sorup getirttive onu parçaladı.

 

[İbn Hanbel, Ilel, I, 206]

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Benim Kur'an-ı Kerim'de kitabın açıklayıcı olduğuna dair gözüme çarpan ayet sayısı 69.Buna rağmen gaflete düşmüş bir çok Müslüman,Kur'an-ı Kerim'in açıklayıcı bir kitap olmadığını söyleyebiliyor.

 

Geçen hafta D&R'ye gittim ve Büyük Hadis Külliyatı adında 3 kitaplık bir set gördüm.Tekrarlardan kaçınılarak yazılmış ve buna rağmen kitaptaki hadis sayısı 10.133.Kur'an-ı Kerim'deki ayet sayısı 6236.Yarın veya haftaya cumartesi bu seti almayı planlıyorum.Merak ettiğim konu,Kuran'ın iki kapağı arasındakilerin bırakıldığına dair yazılı olan ve bu gibi kitapla çelişmeyen hadisleri sette bulabilecek miyim acaba ?

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Yasaklanan, yazılıp Kur'ân sayfaları ile beraber Hz. Peygamber'in evinde bırakılmasıdır; yasaklanan, Kur'ân ile aynı sayfaya yazılmasıdır; yasaklama ezber işine sekte vermesin diye bazı şahıslara mahsustur gibi yorumlar bunlar arasındadır.

 

Ancak uzmanların tercihine göre doğrusu, karışma tehlikesinin bulunduğu zaman genel olarak yasaklanmış, bu tehlike ortadan kalkınca da izin verilmiş olmasından ibarettir. (İbn Kesîr, İhtisâru Ulûmi'l-hadîs, A. Şâkir neşri, Mısır, 1951, s. 132 vd.)

 

Alimlerimiz, hadislerin yazılmasını asaklamayı ifade eden hadis rivayeti ile, hadislerin yazılmasına izin veren ve fiilen yazıldığını gösteren sahih hadis rivayetlerinin arasını bulmak için, birkaç ihtimale dayandırmışlardır:

 

Birincisi; yasak emri, Kur’an’ın nazil olduğu ilk döneme aittir. Yazmaya ruhsat ise, diğer zamanlar içindir.

 

İkincisi; yasak emri, Kur'an'la birebir aynı sahife ya da levha üzerine hiçbir şeyin yazılmamasını kastetmektedir. Çünkü satır aralarına veya kenarlara yazılacak kelime ve cümleler, insana Kur'ân-ı Kerîm'denmiş gibi bir hüküm verdirebilirdi. Ruhsat ise, Kur’an’la aynı sayfada yazılmama durumuyla ilgilidir.

 

Üçüncüsü; yasak, hadisleri ezberlemeden sadece yazıya dökenler içindir. O zaman hem yazı yazanlar az, hem doğru yazanlar nadir olduğu için, hadisleri ezberlemeden sadece yazıyla kaydedenlerin yanlış yazacakları endişesiyle yasak konmuştur. Ruhsat ise, ezber ile yazmayı birlikte yapanlara yöneliktir.

 

Dördüncüsü; hikmeti ne olursa olsun, Hz. Peygamber (asm)'in yasak emri önceki zamanlara aittir, daha sonra verilen ruhsatla yasak hükmü nesh edilmiş, ortadan kalkmıştır.

 

Şu bilgiler Asr-ı saadette hadislerin yazıldığının belgesidir:

 

İslâmî kaynakların verdiği bilgiye göre, hadisleri Hz. Peygamber (asm)’den ilk duyup hıfzeden sahâbe neslinin birbir aradan çekildiğini ve yerlerine kendileri gibi sünneti bilen hafızların bırakılmadığını, ayrıca bid‘atlerin de yayılmaya başladığını gören halîfe Ömer b. Abdulaziz (ö.101/719), bütün vâli ve âlimlere mektup göndererek hadislerin yazıya geçirilmesini emretmiştir. Emrin gereğini ilk gerçekleştiren ünlü âlim imam Zührî (ö.124/741) olmuştur (İbn Hacer, Fethu’l-Barî, 1/208).

 

Burada altı çizilmesi gereken nokta şudur: Zührî’nin gerçekleştirdiği faaliyet -devlet eliyle yaptırılan- resmi tedvîndir. Daha önceleri fertler bazında gayri resmi kitabet/hadisleri yazıyla kaydetme ve tedvin etme işi hep var olagelmiştir. Abdullah b. Amr b. el-‘As'ın (ö.63/682) bin hadisi ihtiva eden "es-Sahifetu’s-Sâdıka"sı ile Hemmâm b. Münebbih’in (ö.101/719) hocası Ebû Hureyre’den aldığı hadisleri içeren yüz otuz sekiz hadislik sahifesi bunlar arasında en meşhur olanlarıdır (bk. Çakan, İsmail Lütfü, Hadis Edebiyatı, s.12).

 

Kaldı ki, Hz. Peygamber (asm) tarafından bizzat yazdırılmış olan bazı vesikalar, mektupların varlığı, yine -yukarıda iki örnek verildiği üzere- onun zamanında bazı sahabilerce yazılmış hadis sahifelerinin bulunduğu bu gün ilmî olarak ispatlanmış ve neşredilmiş bulunmaktadır (bk. M. Hamidullah, el-Vesaiku’s-siyasiye; Çakan, a.g.e).

 

Bin hadis ihtiva eden "es-Sahifetu’s-Sâdıka" sahibi Abdullah b. Amr b. As’ın anlattığı şu olay hadislerin yazıya geçirilmesine dair verilen izin bakımından manidardır:

 

“Resulullah’dan duyduğum her şeyi ezberlemek maksadıyla yazıyordum. Kureyş beni bundan nehyetti ve ‘Resulullah (a.s.m) kızgınlık ve sükûnet hallerinde konuşan bir insan iken, sen ondan duyduğun her şeyi nasıl yazarsın?’ dediler. Bunun üzerine yazmaktan vazgeçtim. Sonra durumu Resulullah’a arzettim. Eliyle ağzına işaret ederek; ‘Yaz, canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki buradan haktan başka bir şey çıkmaz.’ buyurdu.”(Ebu Davud, ilim,3).

Hz. Ebu Hureyre’nin şu ifadeleri de Hz. Peygamber (asm) zamanında hadislerin ezberlenmesi yanında yazıldığını da göstermektedir:

 

“Resulullah’ın ashabı içinde Abdullah b. Amr hariç, benden daha fazla hadis rivayet eden kimse yoktur, Abdullah yazar, ben yazmazdım.”(Buharî, ilim, 39).

Başlangıçta -hadisin yazılması ile ilgili- görülen bazı tereddütler neticede ortadan kalkmış ve hadislerin yazıya geçirilmesinin cevazına fikir birliği sağlanmıştır(İbn Salah, Ulumu’l-Hadis, s.161).

 

Ayrıca, ayetlerdeki Hz. Peygamber (asm)'in sünnetinin önemine işaret eden ifadelere bakmak yeterli olur:

 

“Hakikaten, Allah’ın Resulünde sizler için, Allah’a ve âhiret gününe kavuşmayı bekleyenler ve Allah’ı çok zikredenler için en mükemmel bir numune vardır.” (Ahzab, 33/21)

 

“Peygamber size her ne getirirse onu alın, sizi neden menederse ondan da sakının.”( Ahzab, 33/21).

 

“Kim Resûlullah’a itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur.”( Nisâ, 4/80).

 

“Ey iman edenler! Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin. Kur’ân’ı ve Resûlullah’ın öğütlerini işitip durduğunuz halde ondan yüz çevirmeyin!”(Enfâl, 8/20)

 

“Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle ve salihlerle birliktedir. İşte bunlar ne güzel arkadaştır!”(Nisâ, 4/69).

 

“Allah ve Resûlü, herhangi bir meselede hüküm bildirdikten sonra, artık inanmış bir erkek ve kadının, o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Resûlüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.” (Ahzab, 33/36).

 

“Hayır, hayır! Senin Rabbin hakkı için, onlar aralarında ihtilâf ettikleri meselelerde seni hakem kabul edip, sonra da verdiğin hükümden ötürü içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın sana tam bir teslimiyetle bağlanmadıkça iman etmiş olmazlar.”(Nisâ, 4/65).

Aşağıdaki hadislerde de sünnetin dindeki yeri ve önemi vurgulanmıştır:

 

“Sözlerin en hayırlısı, Allah’ın kitabı Kur’ân’dır; tutulup gidilecek yolların en hayırlısı da Muhammed’in (a.s.m) yoludur, sünnetidir. İşlerin en şerlisi de, sünnete muhalif olarak, sonradan ortaya çıkarılan bid’atlardır. Her bid’at da dalâlettir.”(Müslim, Cuma 43).

 

“Benim sözlerimi işitip, iyice belledikten sonra başkalarına ulaştıran kimselerin Allah yüzlerini ak etsin.”(Ebu Davud, ilim, 10; Tirmizî, ilim, 7).

“Ümmetimden herkes Cennet’e girecektir, girmemekte direten müstesna.” Ashab,

 

“Girmemekte direten kimdir yâ Resûlallah?” diye sordular. Allah Resulü de şu cevabı verdi:

 

“Bana itaat eden Cennet’e girer; bana isyan edense Cennet’e girmemek için ayak diretmiş demektir.”( Buhârî, İ’tisâm 2)

 

 

HADİS-İ ŞERİFLERİ YAYMAYA TEŞVİK

“Allah, benim sözümü işitip de benden işittiği gibi (başkasına) tebliğ eden kişinin yüzünü ağartsın.”[Tirmizî 2795, İbni Mace 232]

“(Veda Hutbesi’nde)Sizden burada bulunanlar bulunmayanlara tebliğ etsin.”[buhârî 4096, Müslim 1679/29]

Peygamberimiz, sadece teşvik etmekle kalmamış, hadislerine ilgi duyanlar hakkında:“Allah’ım! (Benden sonra gelip hadislerimi ve sünnetimi rivayet ederek insanlara öğreten) halifelerime rahmet et!”[ Şerefu Ashâbi’l-Hadis s.31] diye dua etmiş ve onları ‘halifelerim’ diye nitelendirerek onore etmiştir.

Dolayısıyla Peygamber Efendimiz’in hadis-i şeriflerini yazılı veya sözlü olarak yaymak büyük bir şereftir.

 

 

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...