Jump to content

Kuranda zikirin önemi


ozge_72
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Ahzap 56: Hiç şüphesiz Allah ve melekleri peygambere salat etmektedirler.Ey iman edenler!Siz de ona salat edin ve tam bir teslimiyetle ona selam verin ( çok değer ve önem verin ve mücadelesini sürdürün ).

İsra 44 : Yedi gök, yer ve bunların içindekiler O’nu tespih etmektedirler.Onu övgü ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Ancak siz onların tesbihlerini kavrayamıyorsunuz, şüphesiz o halim olandır, bağışlayandır.

 

Rad 13: Gök gürültüsü onu hamd ile; melekler de ona olan korkularından tesbih ederler.....

Bakara 152: Öyle ise ( yalnızca ) beni anın, ben de sizi anayım ve ( yalnızca ) bana şükredin ve ( sakın ) nankörlük etmeyin.

Ahzap 41: Ey iman edenler Allah’ ı çokça zikrediniz.

Araf 205: Rabbini sabah akşam yüksek olmayan bir sesle kendi kendine ürperti ile yalvara yalvara ve için için zikret, gaflete kapılanlardan olma

206 : Hiç şüphesiz Rabbin katında olanlar ona ibadet etmekten büyüklenmezler, onu tesbih ederler ve yalnız ona secde ederler.

Müzemmil 6 : Doğrusu gece neşesi ( gece ibadeti insanın iç dünyasında uyandırdığı ) etki ( neşe ) bakımından daha kuvvetli, okumak bakımından daha sağlamdır.

7 : Çünkü gündüz senin için uzun uğraşılar vardır.

Rad 28: Bunlar; iman edenler ve kalpleri Allah’ ın zikri ile mutmain olanlardır, haberiniz olsun kalpler yalnızca Allah’ ın zikri ile mutmain olurlar.

Saf 2: Ey iman edenler yapmayacağınız şeyi neden söylersiniz (Bu ayete göre; zikirde ne söylüyor ve hayatta ne vaad ediyorsak onu yapmalıyız.)

Ahzap 35: ..... Allah’ ı çokça zikreden erkekler, ( Allah’ ı çokça ) zikreden kadınlar...( işte ) bunlar için Allah bir bağışlama ve büyük bir ecir hazırlamıştır.

Ankebut 45: .... Allah’ ı zikretmek ( namaz ) ise muhakkak en büyük ( ibadet ) tir, Allah yapmakta olduklarınızı bilmektedir.

Ali imran 19: Onlar ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah’ ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler ( ve derler ki ) Rabbimiz; sen bunu boşuna yaratmadın, sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru.

Kehf 23: Hiçbir şey için ben bunu yarın yapacağım deme

24: Ancak bunun Allah’ ın dilemesine bağlanması hariç, unuttuğun zaman Rabbini an ve de ki, Umarım, Rabbim beni bundan daha yakın bir hayra erdirir.

Zariyat 18: Seher vakitlerinde de onlar istiğfar ederlerdi.

Enfal 45: Ey müminler, bir düşman topluluğu ile karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah’ ı çok anın ki kurtulabilesiniz.

Zuhruf 36: Kim Rahman ( olan Allah’ ın ) zikrini görmezlikten gelirse, biz bir şeytana onun üzerine kabukla bağlattırırız, artık bu onun bir yakın dostudur

37 : Gerçekten bunlar ( bu şeytanlar ) onları yoldan alı koyarlar, onlar ise kendilerinin gerçekten hidayette olduklarını sanır - sayarlar.

Taha 124: Kim de benim zikrimden yüz çevirirse artık onun için sıkıntılı bir geçim vardır.....

 

Bu Ayetlerden Almamız Gereken Dersler

1-Allah kendi gönderdiği için bir yandan peygamberini kendi ismi ile birlikte zikretmiş, ona yardım etmiş, diğer yandan vahiy göndererek hem peygamberini hem de inananları eğitmiş ve kuranı ile eğitmeye devam ediyor, meleklerde onun davası için dua ve Allah’ın izni ile yardım ediyor, müslümanlar da salat etme adına onun getirdiklerine inanırken onu iyi dinleyecek, ona önem verecek ve onun mücadelesini devam ettirecektir.

2-Biz anlamasak da yer ve göklerde bulunan her şey kendi lisanları ile Allah’ ı zikretmektedirler.

3- Gök gürleyerek, melekler de onun azametinden korkarak tesbih etmektedirler.

4-Kim Allah’ ı anarsa Allah’ ta onu anar. Bu nedenle biz de Allah’ ı çok anarak imanda adeta çelikleşmeliyiz.

5-İnsanlar Allah’ ı tanıdıkça sever, sevdikçe de anar. Bu nedenle Allah’ ı hakkıyla tanımaya çalışmalıdırlar.

6-Büyüklenmeden, ona secde ederek ve gaflete kapılmadan, sabah akşam hafif bir ses ve ürpertiyle, yalvara yalvara, zikretmelidir.

7-Geceleri secdeye kapanmak, kuran okumak, zikretmek ve dua etmek ahlaki güzelliği ve manevi huzuru artırmaktadır.

8-Kalpler ancak Allah’ ın emirlerini yapmak ve yasaklarından kaçmakla huzur bulur. Örneğin şirk ve isyan içindekiler bedenen haz alsalar da kalben huzur bulamamaktadırlar.

9-İnsan zikirle ne söylediğini ve ne amaçladığını bilmelidir. Söylediğine ters düştükçe nefsi yendiğini zannederken tam tersine onu azgınlaştırdığının farkına varamaz. Örneğin zalimi engelleyeceği yerde övebiliyorsa, helal ve harama dikkat etmiyorsa, şirkin sınırlarını bilmiyorsa, iyiliğin yayılmasına çalışmıyorsa, sürekli hayattan şikayet ediyorsa hakdan şikayetçi olup-olmadığını, diğer zikirlere ters düşüp-düşmediğini araştırıp düşünmelidir.

10-Allah’ ı çok anan erkekler ve kadınlara Allah bir mağfiret ve mükafat hazırlamıştır.

11-İmandan sonra namaz en büyük zikirdir.

12-Müminler halk içinde ama ruhen hakla olmalı, ayaktayken, otururken, yatarken bile hiç Allah’ ı unutmamalı, göklerin ve yerin yaratılışını düşünürken bunları sebepsiz yere yaratmadın diyerek Allah’ ı anmalı, azabından koruması için de dua etmelidir.

13-“İnşallah” demeden direkt olarak şunu veya bunu yapacağım dememeli, eğer gaflete düşerek bir an unutursak bile derhal kendimize gelerek Allah’ ı hatırımızdan çıkarmamalı ve ondan daima hayır istemeliyiz.

14-Seher vakitlerinde de hep Allah’ ı anarak ondan affımızı istemeliyiz.

15-Düşmanla karşılaştığımızda bile bize düşen görevleri yaparken, ölecekte kalacakta olsak Allah’ ı anarak, Allah ile bağımızı ve dostluğumuzu sürdürmeliyiz.

16-Kim Allah’ ın kuranını okumayarak, araştırmayarak görmezlikten gelirse Allah ona bir şeytanı musallat eder, şeytan da onu saptırır ama ne acı ki hala o kendini hidayette sanır.

17-Kim kurandan yüz çevirirse onun için ölçüsüz bir hayat olmasından ötürü cehaletin verdiği doyumsuzluklardan ve sıkıntılardan kurtulamaz.

Zikrin Arka Planı:

 

1- Zikir hallerinden bazıları;

a- Allah’ ı dil ve tüm bedenle anma ve düşünme,

b- Olumlu veya olumsuz bir olayda Allah’ ı hatırlayıp kendine çeki düzen verme,

c- Günah işlememe,

d- Hayır yapma, sıkıntılı anlarında Allah’ ı anıp direnç kazanma,

e- Sevgi besleme,

f- Canlı ve cansız varlıkların zikir korosuna katılma ve manevi hazzı duyabilme,

g- Nasihat etme veya nasihat dinleme,

h- Kuran okuma ve dinleme,

ı- Tüm ibadetleri Allah için yapma,

i- İyiliği anlatıp kötülüğü engellemeye çalışma,

j- Hayaya uygun halde bulunma, kadınların tesettür hali,

k- Sürekli Allah ile bağlantı içinde yaşama.

 

2- Bir insanın zikirde Allahu Ekber ( Allah büyüktür ) demesine rağmen;

a.Allah’ ın emir ve yasaklarına göre yaşaması ve islamı yaymaya ve yüceltmeye çalışması gerekirken...

b. Buna uygun yaşamaması ve çalışmaması bir çelişkidir.

 

3- Bir insanın zikirde Elhamdülillah ( Allah’ a hamd olsun ) demesine rağmen durmadan hayattan şikayet etmesi de bir çelişkidir.

 

4- Bir insanın zikirde Subhanallah ( Allah’ ı her türlü eksikliklerden, ortaklıklardan tenzih ederim ) demesine rağmen;

a- Hala malı, evladı, ırkı, toprağı, parayı, arabayı, evi, kişi veya kişileri vs. Allah’ tan daha çok düşünüp ilah edinircesine yüceltmekle adeta Allah ile alay etmiş olur,

b- Bundan ötürü kişi ne söylediğini, ne istediğini bilmeli ve ona uygun hareket etmelidir

c- Yoksa bu çelişki ile nefsini terbiye etmez bilakis azdırır ve acı bir duruma düşer.

 

5- İnsanlar Allah’ a yüz çevirdikleri müddetçe mutluluğu ;

a- Parada, malda,

b- Şöhrette,

c- İdeolojiler uğrunda koşmakta,

d- Zevkte, gezi ve eğlence merkezlerinde,

e- Yüksek saraylarda bulamayacaklardır.

 

6- Ancak Allah ile dost oldukları ve Allah’ın rahmeti geldikçe ;

a- Hz. Yusuf gibi zindanda,

b- Hz. Musa gibi Firavunla savaşta,

c- Hz. İbrahim gibi ateşte,

d- Hz. Yunus gibi balığın karnında,

e- Hz. Eyyüp gibi hastalıkta ve sonrasında,

f- Hz. Peygamberimiz Hira mağarasında mutluluğu bulduğu gibi bu noktayı yakalayanlar da en acı anlarında bile Allah’ın rahmeti ile mutluluğu bulabilirler.

 

7- Asrı saadetten günümüze kadar Nefis Terbiyesi ile İlmi yan yana götürenlerin bazı özellikleri ;

a- Elleri işte, gönülleri Allah ile beraber olmuştur.

b- Gecelerini ibadet ve Kur’anla, gündüzlerini de hizmetle geçirmişlerdir.

c- İç zenginliğine ulaşmış, her ağlayanla yürekleri yanmış, her mutlu insanla mutlu olmuşlardır.

d- Cömertliği ve insanlara hizmeti kendilerine görev bilmişlerdir.

e- Bedensel arzularının zincirlerini kırarak manevi özgürlüğe ulaşmışlardır.

f- Sürekli Allah’ ı anarak, Rasulüne salavat getirerek meleklere parelel bir yaşam sürmüşlerdir.

g- Kalplerini Allah ve Rasulüne bağladıklarından kalpleri kirlenmemiştir,

h- Bu nedenle hizmet, ibadet ve hayır yapma şevkleri hiç azalmamış ve herhangi bir anarşi de yer aldıklarını kimse görememiştir.

ı- Bunlar anlatmak istediklerini az ve öz kelimelerle, iyilikle, ikramla ve yaşayarak göstermişlerdir.

i- Kendilerini kınayanlardan veya alay edenlerden değil yalnız Allah’ tan korkmuşlardır.

 

8- İlim ve nefis terbiyesi yapan Allah dostları;

a- Bazı yerlerde hem yaşayarak, hem eğiterek ve toplumsallaşarak bir uygarlık modeli olmuşlardır.

b- Bir çok insanın takva elbisesine bürünmesine sebep olmuşlar çünkü bazen dili ile anlatmasalar da beden dilini konuşturmuşlardır.

c- Bütün kültürel saldırılara rağmen erimeyerek ayakta kalmayı başarmışlardır.

d- Toplumda daha saygın bir yer tutmuş, bölgelerinde dahi sükunet oluşmuştur.

e- Bu kahramanların çevresinde olan insanlar da haramlardan, özellikle gıybetten uzak durmuşlar ve hayır işlerinde yarışmışlardır .

 

9- Kendilerini ve mana kahramanlarını bilmeden konuşanlar;

a- Tarih boyunca “Bana yalnız Kuran yeter” diyenlerle

b- “Sünnete ve zikre ihtiyacım yok” diyenler

c- Bazen de; ilim sahibi olup nefis terbiyesi olmayanlar, gururdan, sinirden, argo kelimelerden kendilerini kurtaramamışlar,

d- Fayda yerine zarar vermişler,

e- Hep tartışma ve kavgalarla yolda kalmışlardır.

f- Yine bu mana erlerini eleştirenler mana denizinin sahilinde gezenlere bakarak kendini bilmez laflar etmişler

g- Fakat deryanın derinliklerindeki inci, mercan misali mana öncülerini ne acı ki görememişlerdir.

 

Zikir ve Ruh Sağlığı:

1- Temiz Fıtratla Doğan İnsan ;

a- Fıtratını kirletmedikçe,

b- İş ve ibadet dengesi ile yaşadıkça,

c- Allah, eşya ve insanlar arasında dengeyi bozmadıkça,

d- Şirke düşmedikçe mutlu yaşar,

 

2- Bunalım Nedenleri;

a- Hakkı ile yaratanını tanıyamama,

b- Kanatsızlık ve israf,

c- Çevresince anlaşılamamak,

d- Her geçen gün yalnızlaşmak ve bir türlü sevemediği insanlar sevememek,

e- Ümitsizlik ve kararsızlık,

f- Alkol ve diğer bağımlılık yapıcı maddeler kullanmak,

g- Sağlıksız evler, dar sokaklar arasında yaşama,

h- Bitmeyen tükenmeyen sorunlar,

ı- Çok acil ihtiyaçları dahi karşılayamama,

i- Gürültü, kirlilik ve trafik kargaşası,

j- Kronik stres ve rahatsızlıklar,

k- Dinlenemeden çalışma zorunluluğu,

l- Bir sığınak ve gerçek dost bulamama,m- Koştukça, kazandıkça serap gibi bir şey bulamama,

n- Her şeye rağmen bir hiçle karşılaşma,

o- Bir türlü kendini ve dua edeceği Rabbini bulamama,

ö- Kadere isyan ettikçe,

p- Kendine ve çevresine dünyayı zindan etmekle.

r- Kötülerle düşüp kalktıkça,

s- Neden böyle? sorularına sağlıklı cevap bulamadıkça da bunalır. Kanadı kırık kuş gibi bir sığınak bulamayan bu insan yıkılmıştır.

 

3-Bunalımdan Çıkış Yolları ;

a-Eksiklerinden çok sahip oldukları nimetleri keşfederek Rabbine hamdetmeli,

b- Yalnız ona kulluk etmeli, yalnız ondan istemeli,

c- Geceleri belli bir zamanı kuran ve secde ile geçirmeli,

d- Ya Rabbi beni yolundan ayırma, akıl nimetini benden alma, karşılıklı sevgimizi ve şevkimiz artır diye bir kaç damla göz yaşı ile, ürpererek gecenin karanlığında dakikalarca dua etmeli ve dua da nimet verdiklerinin yoluna götür demeli,

e- Daima ilahi sanatı sezmeye ve görmeye çalışmalı,

f- Her an Allah tarafından görüldüğünü, meleklerce amellerinin yazıldığını unutmamalı,

g- Olmayacak şeyleri istememeli, dertleri ve yersiz itirazları büyütmemeli,

h- Daima sadık dostlarla beraber olmaya çalışmalıdır .

 

4- Zamanla Tecrübeler Gösterdi ki ;

a-Ne kadar güzel olsa da insanlar, evler, arabalar, bahçeler insanı bir gün yormakta, kendileri uzaklaşmakta ve kendilerinden de uzaklaştırmakta iken

b- Allah’ a yaklaştıkça ise mutluluk artmaktadır.

c- İnanmayanlar diyar diyar geziyor, yüzüyor, yiyor, içiyor, bedence zevk alıyor ama bir türlü kalp huzuru bulamıyorlar,

d- Çünkü kalp sahibini aramaktadır.

 

5- Vücud ;

a- Acı, elem ve emeller arttıkça mutsuz,

b- İhtiyaçları giderildikçe geçici olarak mutlu olur.

 

6- Kalp de

a- Allah’ tan uzaklaştıkça huzursuz,

b- Onu andıkça huzur bulmaktadır.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

bazen bazi arkadaslar, "dua ettim olmadi, inancim kalmiyor" dediklerinde cok uzuluyorum :(

 

arkadaslar duzenli namaz, ibadet ve dua bizim kalkanlarimiz, bir dilek kabul olmasa da bin musibet onlar sayesinde onleniyor...

 

lutfen boylesi dusunmekten vazgecip, islamin gercek hazzina ve sonsuz mutluluguna eriselim... amin...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...